Tankların Tarihi Günceli

TLT 77

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 77: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 6) 

 Shan Shan kalabalığı iterek beni çekip yandaki müzayede evine doğru koştu. Kalkanı başlangıç fiyatı olarak 500 RMB’ye (230 TL) koydu ve gülümseyerek “Bak gece buraya geleceğiz. Kaç paraya satılırsa satılsın eşit bölüşeceğiz. Tamam mı?” Dedi.

“Ciddi olamazsın.” Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. “[Kılıç Enerjisi] yeteneğini çok iyi kullandın. Sadece bir kez kaçınmayı başardım. Ve [Buzul Bıçak] yeteneğini nereden öğrendin? Nihai oyuncu öldürme yeteneği gibi. Eğer en başta kullansaydın hiç şansım olmazdı.”

“Hummp. Fark etmen iyi oldu. Görevden kazandım.” Shan Shan memnun bir bakışla konuştu. Eğer benim [Donmuş Bıçak] ve [Çabukluk] yeteneklerimi kullanmadığımı bilse acaba ne düşünürdü?

Ona satılanlara göz atmasında eşlik ettim. Turnuvada iksir kullanılmadığı için hiç almadık. Satılan yetenek kitaplarının arasında benim için uygun olan yoktu. Olsaydı bile almaya dayanamazdım çünkü turnuva yüzünden yetenek kitaplarının fiyatları göklere ulaşmıştı. En basit yetenek kitaplarından olan [Buz Oku] bile 2000 RMB (922 TL) fiyatla satılıyordu. Biraz daha yüksek seviyeli yeteneklerin fiyatları çoktan 10.000 RMB’ye (4.611 TL) ulaşmıştı. Seviye 20 ve daha yüksek kitaplar sadece birkaç taneydi sonuçta çok nadir düşüyorlardı. Birkaç gün önce beklenmedik bir şansla 3 tane +20 yetenek kitabını altın sikkeyle alabilmiştim.

“Bu arada.” Shan Shan aniden sordu. “ne zaman bana ün kasmamda eşlik edeceksin?” Hala hatırlıyor gibi gözüküyordu.

Biraz düşündükten sonra “bu gece yapalım. Gece maç yok. Turnuvadan sonra yüksek seviyeli oyuncular ana şehirlere gidecek. Bende buraya kasılmaya gelmeyeceğim.” Dedim.

Shan Shan başıyla onaylayıp “Bu gece olması sorun değil mi? Güzel iş arkadaşlarınla beraber olman gerekmiyor mu? Cocoa, Flying Feathers, vede Temptation bunların hepsi güzel kadınlar değil mi?” Dedi. (Ç.N: yeşil sebze takımındakilerin isimleri onlar 😀 Cocoa bizim shan shan’ın arkadaşı değil burada ki Green Veggie Cocoa = Xue Han Flying Feathers = Xu Lin olması lazım. Temptation= Xin Yu )

Şaşırmış bir şekilde “Nasıl onların kullanıcı adlarını biliyorsun?” Dedim.

“Humph. Bu sabah sizin savaşınızı gördüm. Yani tabi ki biliyorum. Mor kolyeyi verdiğin rahip olan Cocoa değil mi? Çok canlı gözüküyor.” Shan Shan’ın sesi ekşiydi.

“Kendi maçın yok muydu? Bizi izlemek için zamanın mı vardı?”

“5 çaylağın işini bir dakikada bitirdim sizin takım gibi sıkıntı çekmedim. Yarım gün geçmesine rağmen biriniz öldünüz. Ne yazık.”

“…”


“Beep~!”

Xue Han mesaj göndermişti.

“Lin Fan önceki yere gel. Turnuva başlamak üzere.”

Saate baktığımda neredeyse 2 olduğunu gördüm. Shan Shan’a veda ettikten sonra buluşma yerine gittim.

Neredeyse zamanı gelmişti ve beşimiz oyun alanına transfer edilmiştik. Bir bakışta rakibimizin bizden güçsüz olduğunu anlamıştık. Bu yüzden strateji tartışmaya gerek duymadık. Bir çok raunttan sonra Xue Han, Xu Lin ve Xin Yu ölçüm yetenekleri ve ekip çalışmaları oldukça gelişmişti. Özellikle Xue Han’ın şifa yetenekleri göz önüne alındığında kesinlikle Kasırga şehrinde ondan daha iyi bir rahibin olduğunu düşünmüyordum.

Bu öğlen 16.30a kadar güçlü bir rakiple karşılaşmadık. Kabaca hesaplarsak çoktan ilk 64e girmiştik.

Rakip takımdaki tüm oyuncular Xue Han’dan bir seviye düşük ve Li Qing’den bir seviye yüksek olan 26.seviyedeydiler. Rakip takımda 2 büyücü, bir rahip, bir hırsız ve bir şövalye vardı. Görünüşe göre mavi ekipmanları yoktu ama tüm vücutları yeşil ekipmanlarla kaplıydı. Güçleri hafife alınamazdı.

Xu Lin ciddi bir şekilde emirlerini verdi. “Eski yöntem. Xin Yu ve Lin Fan ilk önce rahip ardından büyücüyü öldürecek. Diğerleri ölmeden rakibe ellerinden geldiğince zarar vermeye çalışsın. Xue Han şifa basmaya dikkat et.”

Konuşmayı bitirmeden maç başladı.

Hırsız kaybolmuştu. Xin Yu’nun sonsuzluk akışı da rahibe kritik hasar vermişti. Rahibin kafasının üzerinde 426 rakamı çıktı. Ne yazık ki rahibin ekipmanları iyiydi ve sadece yarı canı azaldı.

Hızlıca oraya koşmuştum ama düşman büyücüsü tarafından buz okuyla vurulduğumdan hareket hızım yarıya indi. Rahibin üzerindeki sersemletme etkisi geçti ve elini kaldırıp beni lanetledi. Diğer büyücünün de attığı ateş topu bana çarpıp patladı. 168 rakamının gözükmesi onların endişelenmesine yol açtı.

Sonunda beni ilk saldırı hedefleri yapan bir takım vardı. Ama ne yazık ki Shan Shan gibi sapkın bir saldırıları yoktu. Sadece Xue Han’ın yaptığı hızlı bir şifa büyüsünden sonra canım yine tamamen dolmuştu. Bir süre sonra parlak beyaz bir ışık bedenime indi ve Xue Han’ın [Büyü Dağıtma] yeteneği bir anda bana güzel bir his vermişti. Yavaşlatma etkisi tamamen kaybolmuştu. Ve ayaklarımdaki arındırma aurası beni 15 saniyeliğine olumsuz etkili tüm büyülerden koruyordu.

“Swish~!”

Arkamda güzel kırmızı bir kesik gördüm ve ardından sırtımda hafif bir acı hissettim. Lanet olsun. Hırsız hainlik yeteneğini arkamda kullanmıştı. Ama neyse ki sadece 88 hasar vermişti. Ağır zırhlar giydiğimden düşük saldırısı olan hırsızın vuruşları ölümcül bir zarar veremiyordu.

Büyük adımlarla koşarak rahibin yanına geldim ve [Kombo]yu kullandım. Anında iki tane mesaj gözüktü.

Sistem bildirimi: Oyuncu “Big Tits Mom” (Ç.N: lol 😀 ) oyuncu “Qing Cai Baiyu Tang”ın [Kombo] yeteneğiyle öldürüldü.

Sistem bildirimi: Tebrikler. [Gelişmiş Kombo] yeteneğiniz seviye atladı.


Aşırı sevinçliydim. [Kombo]nun turnuvada seviye atlayacağını düşünmemiştim. Seviye 4 – efsanevi 3 vuruşluk saldırı.

Rahip öldükten sonra rakip takım paniklememişti. Hırsız ve şövalye bana şiddetle saldırmaya devam etti ayrıca büyücüler de doğrudan ateş toplarını üzerimde kullanıyorlardı. Her ne kadar savunmam ve büyü direncim yüksek olsa da aynı anda 4 oyuncunun baskısına dayanamazdım. Xue Han canımın düşme hızına bakmaksızın aralıksız olarak bana şifa basıyordu. (Ç.N: atg den öğrendik damarlardan falan gidince aşık oluyor karakterler. Xue Han şifa basarak aşık et kendine.)

Takım kanalından bağırdım. “Xin Yu, Lin ablaya yardım edip büyücüleri öldürün.”

Xin Yu hemen hırsızı bıraktı ve büyücüye odaklandı. Onun saldırısı çok yüksekti. Ve özellikle de ince zırhlı büyücülere karşı delici okları fazladan hasar veriyordu. Birkaç vuruştan sonra büyücüyü öldürmeyi başardı.

“345!”

“364!”

“324!”

Beyaz bir ışık parladı. Kanla kaplı 26.seviye büyücü anında ölmüştü.

Sadece iki düşman kalmıştı. Tam tekrar saldırmaya başlayacağım sırada hırsız saldırısını kafama indirdi ve beni sersemletti. Büyük ihtimal şehirdeki en güçlü kılıç ustasını öldürmenin oldukça imkansız olduğunu fark etmişlerdi. Beni sersemlettikten sonra hırsız hızlıca Xue Han’a doğru koştu. Ne yazık ki onlar Xu Lin’in gücünü yanlış değerlendirmiş ve bu sevimli küçük büyücünün güçsüz olduğunu düşünmüşlerdi. Onlara önceden hazırladığı büyüleriyle saldıracağını beklemiyorlardı. Sadece yarı canı kalmış olan hırsız anında ölmüştü. Her ne kadar şövalyenin yüksek savunması olsa da sadece yarı canı kalmıştı ve yok olmanın eşiğindeydi.

Ne olursa olsun Xu Lin 3 tane mavi ekipman giyiyordu. Onlar gerçekten çok hafife alıyorlardı.

——————————–ÇEVİRMEN NOTU————————————-

Devam beyler devam 😀

İlk 16 maçları ne zaman başlayacak? Diğer maçta ki strateji ne? Rakipleri nasıl olacak? Nasıl bir maç olacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 77"