Tankların Tarihi Günceli

TLT 74

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 74: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 3) 

 Hızlı ve acımasızca [Kombo]’yu kullanıp önümdeki hırsızın hızlıca boşalttım ve onu beyaz ışıkla beraber seyirci koltuğuna gönderdim. Ama arkama baktığımda gördüğüm sahneye şoka sokmuştu.

Takımımızın geri kalanı hırsızlar tarafından kaosa düşmüştü. Xu Lin’in canı 2 hırsız tarafından boşaltılmıştı. Diğer tarafta Xue Han hırsızları lanetlerken geri çekilerek koşuyordu. Li Qing paniklemişti. Xin Yu ve ben Xue Han’ın arkasındaki hırsıza saldırmaya başlayana kadar panik hali devam etti. Ardından su elementalini çağırıp sonunda saldırmaya başladı.

Kovalanan Xu Lin yardım için ağlamadı. Hırsız [çabukluk] yeteneğini kullandığından hareket hızı çok hızlı oluşmuştu. Zayıf küçük büyücü Xu Lin ölmek üzereydi.

“Swish~!”

Gümüş ışıklar yayan bir ışık onu kurtarmıştı. (Ç.N: çok saçma cümle ama ışık gümüş ışıklar yayıyormuş cidden 😀 ). Xue Han tarafından uygulanan büyük şifa 800den biraz daha şifa basarak onun canını tamamen doldurmuştu.

Xue Han’ı kovalayan hırsız benden 400 hasar yiyince çabukluk yeteneğini kullanıp hemen benim saldırı alanımdan çekildi. Ne yazık ki Xin Yu’nun saldırma alanının dışına çıkamamıştı. Yanan ok ve delici ok kombosu onu anında öldürmüştü Xin Yu gece elflerinin yayını kullandığından beri saldırı gücü olağanüstüydü.

Sadece 3 hırsız kalmıştı. Xue Han’ı kovalayan hırsızın ölümüyle baskı azalmıştı ve Xu Lin de artık daha çok güvendeydi. Donmuş zırh yeteneği sadece çok savunma vermiyor ayrıca hırsızları da yavaşlatıyordu. Bu yetenek ve süper ekipmanları olmayan bir büyücü iyi kontrol becerileri olsa bile 2 tane hırsızın zehirli hançerlerine bu kadar uzun süre dayanamazdı.

Eskiden Li Qing’i kovalayan hırsızda şimdi dönüp Xu Lİn’e yönelmişti. Xue Han hemen Xu Lin’e büyülü bir kalkan verdi böylece daha çok saldırıya dayanabilecekti. Hepimiz elimizden geleni yapmaya çalışıyorduk. Sonuçta rakibin 3 hırsızı Xu Lin’i öldürmek için çok çalışıyorlardı.

Xin Yu’nun sonsuzluk akışı yeteneğinin bekleme süresi bitmişti ve benim kombo yeteneğimle beraber başka bir hırsızı öldürmeyi başardık. Şuana kadar donmuş bıçak ve çeviklik yeteneklerimi kullanmamıştım. Bu iki yeteneği finale kadar kullanmamayı ve insanların kozlarımı bu kadar erken öğrenmemelerini istiyordum. Uzmanlar son anlarda böyle şeyleri kullanırlardı.

“Hey ne yapıyorsunuz? Acele edin ve bitirin işlerini.”

Xu Lin sonunda bizi tersledi ve öfkeyle bağırdı.

“Herkes meşgul.” Hızlıca ilerledim. Ağır saldırım ve Xin Yu’nun patlayan ok kombosuyla bir hırsız daha öldü.

Sadece bir hırsızın kalmasıyla Xu Lin’in üzerindeki baskı büyük ölçüde azaldı. Agresif doğasını açığa çıkararak döndü ve onu kovalayan hırsıza ateş topları gönderdi.

Hepimiz küçük dilimizi yutmuştuk. Şanssız hırsız bile şaşırdı ve Xu Lin’in yolladığı iki büyük ateş topuyla anında ölmüştü. (Ç.N: ulan madem tek atabiliyorsun ne diye kaçıyorsun kaç saattir 😀 )

Bir zafer daha elde etmiştik. Her ne kadar Xu Lin birkaç kez ölecek gibi olsa da diğerlerinin canları neredeyse tamamen doluydu. Genel olarak 5 hırsız ilk başta bize aptalca gözükse de performansları oldukça iyiydi. Gelecekte hırsızlarla karşılaştığımızda şimdi kazandığımız değerli tecrübe faydalı olacaktı.

Zamanı hesaplarsak sabah 3 saat boyunca 12 raunt yapmamız gerekiyordu. Kasırga şehrindeki yaklaşık 10 milyon oyuncuyla 24 raundun ardından şampiyon belli olurdu. Başka bir deyişle yarın ki oyunlarda ilk 16 canlı yayına alınacaktı.

Sıradaki maç yine beyaz ekipmanlara sahip düşmanlarlaydı. En iyi takım üç büyücü ve iki rahipten oluşan ve hepsinde ikişer tane yeşil ekipman olan takımdı. Ne yazık ki seviyelerimizin arasında ki fark çok fazlaydı böylece savaşırken bir gerilim yaşanmadı.

Öğlen olup son raunda geldiğimizde sonunda iyi bir rakiple karşılaştık.

Tamamen yeşil ekipmanlarla donanmış 24.seviye şövalye, ekipmanlarının yarısı yeşil olan 23.seviye kılıç ustası, mavi bir pelerin dışında yeşil ekipmanlara sahip 23.seviye bir büyücü, dinozor suratlı genel ekipmanlar giyen kadın bir 22.seviye rahip ve elindeki beyaz hançer dışında diğer ekipmanları yeşil olan 22.seviye hırsız.

Bu değerlendirme sadece ekipmanlarına bakılarak yapılmıştı. Ekipmanlarının verdiği özellikler hala bilinmiyordu. [Moon Monochrome] da eğer oyucu ekipmanlarının gösterme özelliğini açmazsa diğer oyuncular özelliklerini göremiyordu.

“Rakip takımın kompozisyonu çok kapsamlı. Ekipmanları kötü değil ve seviyeleri de yüksek.” Xu Lin kısa bir değerlendirme yapıp bana bakıp “Lin Fan stratejimiz ne olmalı?” Dedi. (Ç.N: Lider dediğin askerlerinden fikir alır 😀 )

Bu kritik zaman gelmiş olsa da o bana soruyordu.

Daha önce düşündüğüm için pürüzsüzce onlara anlattım. “Xin Yu sonsuzluk akışını kullanacak ve benle beraber rahibi öldürecek. Hırsız şu anlık göz ardı edilebilir. Silahı zayıf olduğundan saldırıları ciddi hasarlara yol açmaz. Xue Han sağlıklarımıza dikkat etmelisin. Lin abla Li Qing ile beraber büyücüye saldıracak. Xin Yu ile beraber rahibi öldürdüğümüzde yardıma geleceğiz.”

Sözlerimi bitirdiğimde maç başlamıştı. Xin Yu’nun hareket hızı inanılmazdı. Hemen rahibe sonsuzluk akışıyla saldırdı. Zavallı rahip ellerini kaldırsa da lanetini uygulayamadan saldırıya uğramıştı. Ancak en perişan oyuncu o değildi. Bizim çağırıcımız Li Qing idi.

Neredeyse anında büyücünün ateş topu ve kılıç ustasının kombosu acımasızca bedenine isabet etti. Az canı olduğundan anında öldü. (Ç.N: ve böylece siftah yapılmış oldu 😀 )

“Qing abla!”

Xue Han çığlık attı. Hızlı bir şekilde “Sakin ol! Plana göre savaş.” Diye bağırdım.

Bunu dediğim zaman çoktan rahibin yanındaydım. Kılıcımı salladım ve [kombo] ile birlikte gerçekten büyük bir hasar verdim.

Anında ölüm…

Rahip beyaz ışığa dönüştüğünde kolaylıkla yan taraftaki büyücüye [Ağır Darbe] kullanıp hediye verdim ve anında canının yarısından fazlasını götürdüm. Yüzündeki paniklemiş ifade net bir şekilde gözüküyordu. Normal saldırı yaptıktan sonra rakibin 2 uzun menzilli oyuncusu çoktan ölmüştü.

Bizim tarafımızdaki durumda çok farklı değildi. Bu sefer rakip Xue Han’a saldırmaya yoğunlaşmıştı. Neyse ki Xu Lin onlara buz okunu atıp onları yavaşlatmıştı. Xue Han’da tereddüt etmedi. Kaçarken lanetini kullandı ve çok geçmeden 3 yakın mesafe dövüşçüsü yavaş hareket eden “Kırmızı İnsan”lara dönmüştü. (Ç.N: araştırsam da sadece Oklahoma’nın adının kırmızı insandan geldiğini öğrendim buda buraya uymuyor bilen varsa yorumlarda söyleyebilir bende öğrenmiş olurum.)

Mükemmel bir şekilde kullanılan uzun mesafeli saldırıların güzel bir manzarası olmuştu. Xue Han ve Xin Yu’nun saldırıları yüksek hasara neden oldu ama Xu Lin biraz abarttı. 3 rakibin ona dokunamadığı mesafeden onlara alan büyüleriyle saldırmaya devam etti. Mükemmel menzil kontrolleri güzel ekipmanları olan yakın mesafe oyuncularını neredeyse kendilerini öldürmek isteyecek kadar bunalıma soktu. Ancak şuan da biraz kederli hissediyordum. Büyüsel dokunulmazlık yetenekleri olmadan yakın dövüşçü sınıfları güçlü büyücü ya da rahiplere karşı koyamıyordu.

Bir anda 3 büyük adam bu üç sevimli küçük kız tarafından ölene kadar eziyet edilmişti. Bugünün sabah maçları sona ermişti. Hepimiz çok yorgunduk. Her ne kadar çok maç olmasa da sürekli çok gergin bir durumdaydık.

“Sonunda. Yemek yiyebilirim.” Bu oyundan çıktığımda düşündüğüm tek şeydi.

————————–ÇEVİRMEN NOTU—————————-

Devam edelim biraz daha hadi 😀

Yemekte ne var? Yarının maçları nasıl olacak? Canlı yayını kaç kişi izleyecek? İlk maçları kimle? Yarın ilk kim ölecek? Merak mı diyorsunuz? O zaman durmayın biraz bekleyin ve okuyup öğrenin…


Yorum Yap "TLT 74"