Otto Von Bismark Günceli

TLT 73

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 73: Titanların Savaşı (Cesaret Müsabakası 2) 

 Xue Han ve Xu Lin hemen iki ayrı yöne koştu. Bende [Kombo]’yu aktifleştirip hedefim olan büyücüye doğru koştum.

“784!” “821!” (Ç.N: yuh 😀 )

Belki de rahip bir şey bile yapamadan büyücünün anında ölmesine yol açan bu sayıları görmeleri rakipleri çok korkutmuştu. Ona 3 metre yakınlaşana kadar bu korku ve şok, geçmemişti. Geçtikten sonra kendi büyüsünü benim üzerimde kullanıp “50”, “50” hasar verdi ve hareket hızımı %80 azalttı.

Rahip aceleyle kaçmaya başladığı sırada vücuduna büyülü bir donmuş ok isabet etti. Xu Lin sonunda saldırmıştı.

Donmuş okun etkisi yıkıcı oldu. Yanına gidip [Ağır Darbe]’yi kullanarak 18.seviye rahibi oyun dışarı ettim. Bu arada kırmızı bir ışık Xue Han’ın arkasında belirdi. Düşman hırsızı saldırısına başlamıştı.

“284!” (Ç.N: biri vurur 700-800 ardışık vuruş düşman vurur 200 😀 sonra hırsız suikastçı tek atıyor diyorlar 😀 )

Hırsızın saldırısı beklenmedik bir şekilde kritik geldi ve Xue Han’ın canı neredeyse 1/3 azaldı. Aynı anda gök gürültüsü sesi eşliğinde parlak bir ışık onun kafasına doğru uçtu.

Bu ışık [Savaş Baltası Vurusu] idi. Xue Han tehlikedeydi. (Ç.N: satıyorsun kitapları millet size karşı kullanıyor 😀 )

Li Qing çığlık attı ama Xue Han sakince elini kaldırıp anında canını tamamen doldurdu. Xin Yu hızlıca sonsuzluk akışını kullanıp Xue Han’ın arkasında ki hırsızı sersemletti. Şövalyede Xu Lin’i köşeye sıkıştırmış ve ona kargısıyla vuruyordu. Xu Lin’in canı 54 azaldı. Şövalyenin ekipmanlarının kötü olması onun için büyük bir şanstı. Ek saldırı yetenekleri ve güzel ekipmanları olmadığından birinci sınıf ekipmanlar giyen Xu Lin’e çok fazla hasar veremiyordu.

Thief sersemletme etkisinden çıktığında ona saldıran Xin Yu’ya doğru atladı. (Ç.N: Aha garı buldum 😀 ). Her ne kadar hırsızın saldırısının ölümcül bir hasar vermeyeceğini bilse de utanmadan panik içinde benim yanıma koştu. Ama 21.seviye hırsız üzerine doğru gittiği kişinin takımdaki en güçlü oyuncu olduğunu bilmiyordu. Tabi ki onu selamlayan şey Karanlığın kılıcıydı. (Ç.N: merhaba ben kılıç hadi oynayalım . 😀 )

“584!”

Her ne kadar normal saldırı olsa da bu hasar onu beyaz ışığın ardından önceden ölen iki kişinin yanına seyirci koltuğuna gönderdi.

425-550 saldırı gerçekten küçümsenecek bir miktar değildi. Üç oyuncu benim tarafımdan anında öldürülmüştü. Her ne kadar ekipmanlarımızın farkı önemli olsa da yine de bu bana yeteneklerimi göstermekte fırsat veriyordu.

Xu Lin’in sesini kulaklarımda duydum. “İlk barbara saldırmalıyız saldırısı çok fazla belki de mavi ekipmandır.”

Dönmek için baktım ve barbarın Xue Han’ı kovaladığını gördüm. Her ne kadar donmuş ok tarafından yavaşlatılsa da ara sıra saldırıları ona isabet ediyordu. Şövalye muhtemelen ekipmanlarının kalitesinin çok düşük olduğunu fark etti. Sadece köşede durup takım arkadaşının güzel küçük rahibi kovalamasını izledi. (Ç.N: çekirdekte olsa ne izlenirdi 😀 )

Xin Yu kolumu gülümseyerek dürttü ve “Devam et! Bu kahramanın güzel genç kızı kurtarması için iyi bir fırsat.” Dedi.

Ona baktım ve çaresizce “anlamadın mı? Xue Han şuanda onu takım arkadaşlarından ayırmaya çalışıyor. Açıkça onu tek başına yenmek istiyor” Dedim.

“Oh. Gerçekten böyle gibi…” Xin Yu aniden farkına vardı. İşe yaramayan şövalyeyi öldürmek için gelişigüzel bir ok fırlattı.

Xu Lin ve Li Qing da durmuştu. Xue Han alanın sonuna kadar gidip barbardaki yavaşlama etkisi gidince ona büyü yapıp yeniden kaçmaya başladı.

Gülmeden edemedim. “Xue Han uzak mesafeli saldırılarını çok iyi kontrol ediyor gibiydi. Sırada ki şey ona yavaş yavaş işkence ederek rakibi öldürmesi.”

Tahmin ettiğim gibi güzel kontrolü sayesinde barbar ona yaklaşamadı. Bunun yerine Xue Han ona bağlama laneti ve cezalandırma kullanarak ona inanılmaz acılar verdi ve kısa sürede yarı canını azalttı.

Savaş baltası vuruşunun bekleme süresi sonunda doldu.

Tam bunu beklerken parlak ışık barbarın elinden çıktı ve Xue Han’ın canının yarısını anında sildi. Ama o buna hazırmış gibi gözüküyordu ve sadece 1 saniye kullanma süresi isteyen şifa yeteneğini kullandı. Neredeyse baltanın vurduğu zamanla aynı anda canı yeniden tamamen doldu. Savaş baltası vuruşunu tamamen işe yaramaz yapmıştı ve ikisinin yetenekleri arasında ki bekleme süresi farkları düşünüldüğünde barbarın yeteneği ona karşı tamamen etkisizdi.

Bir dakika sonra güzel ekipmanları olan 23.seviye barbar sevimli küçük rahibimiz tarafından öldürülmüştü.

Sistem bildirimi: Tebrikler! Green Veggies takımı zafer elde etti. Umarız bir dahaki rauntta daha iyi bir sıralama elde edersiniz. (Ç.N: hakem taraf tutuyor şike var 😀 )

Zafer! İlk rauntun sunucu zaferdi.

5 dakika içinde sırada ki maç başlayacaktı. Tek yapmamız gereken sistemin bizi 2.maçımıza transfer etmesini beklemekti.

“Beep~!”

Shan Shan mesaj atmıştı. “Kazandınız mi?”

“Tabi ki. Peki ya siz?”

“Aynı şekilde. Tek başıma 3 kişi öldürdüm.”

Sadece gülümsedim. Shan Shan şuan da 28.seviyeydi ve saldırısı da çok fazlaydı. Bu şehirde ki en güçlü 2. kılıç ustası ve takımımız için en büyük tehditti.

5 dakika hızlıca geçti ve biz yeni maçın olduğu alana transfer edildik. Bu sefer rakiplerimiz gerçekten can sıkıcıydı. Beklenmedik şekilde hepsi deri zırh giyip hançer kullanıyorlardı. Eğer onlar şuan hançer kullanan okçular değillerse beş hırsız gerçekten zor anlar yaratacaktı.

“Ne yapacağız?”

Bu sefer Xin Yu bile biraz şaşkına dönmüştü.

Xu Lin’inde kafası karıştığı için sadece bana bakıyordu.

Aslında hiç böyle bir duruma düşmemiş olsam da hala bunla başa çıkmak için birkaç yol biliyordum.

“Xue Han can basmak hakkında endişelenmemelisin sadece direk olarak hırsızları lanetle. Maçlarda şifa iksirleri kullanılmadığından canları az olan hırsızları lanetleyerek verdiğin 200 hasar onlar için oldukça önemli olacak. Daha önemlisi lanetlendikleri için yeniden görünmez olamayacaklar. Maç başlar başlamaz Xin Yu sonsuzluk akışını kullanarak hırsızlardan birini sersemlet bende onu öldürmene yardımcı olacağım. Lin abla fiziksel saldırıda bulunmaman gerek. Sadece hareket et ve alan büyülerini kullan. Çok manan olduğundan çok fazla hayatta kalamazlar.”

Kızlar kafalarıyla onayladılar ama Li Qing “Ben ne yapacağım?” Dedi.

“Sadece istediğine saldır ve hayatta kalmaya çalış.” (Ç.N: Sen kuru fasülyesin takıl kafana göre 😀 )


Maçın başlaması için geri sayım başladı.

3!

2!

1!

Kıvılcımlar çıkaran mavi bir ışık havada süzüldü ve diğer 4 hırsız kaybolurken kalan hırsızı sersemletti. İçimden “aferin” deyip kılıcımla beraber koştum.

————————–ÇEVİRMEN NOTU———————

Devam beyler 😀

Bu maç nasıl geçecek? Lin Fan kaç kişi öldürecek? Bizim takımdan biri ölecek mi? Ölecekse kim ölecek? Merak mı ediyorsunuz? O zaman okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 73"