Otto Von Bismark Günceli

TLT 70

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 70: Kasırga Şehri (Hastahaneden Ayrılma)

 Xin Yu’dan para aldıktan sonra otobüs durağına gittim. Kalbim bir şekilde komik hissediyordu. Bugün kaderimde kesin yazıyordu. Shan Shan sabah beni çağırdığından şu zamana kadar üç kez ona bakmıştım. Belki de geçmiş yaşantımda ona bir şeyler borçluydum.

20 dakika sonra sonunda taksi çağırdım. XX hastanesi çok uzakta değildi ama yürümeye korkuyordum. Sonuçta Shan Shan ile hastanede aynı odada kalabilirdim. Çok kalın giyinmediğim için Shan Shan gibi soğuktan hasta olmamam garip olurdu.


Ön masada ki nöbetçi hemşire çok zarifti. Benim geldiğimi görünce gülümseyerek “Efendim size nasıl yardımcı olabilirim?” Dedi.

Omzumdaki karları silkeledikten sonra gülümseyerek “Shan Shan’ı arıyorum. 3. katta kalıyor ama hangi oda olduğunu bilmiyorum.” Dedim.

Hemşire biraz kontrol ettikten sonra başıyla onaylayıp “Evet. 3. katta 302 numaralı odada kalıyor.” Dedi. (Ç.N: bu kadar kolay mı yani öğrenmek 😀 )

Direk 3.kata doğru gittim. Hastanede merkezi klima olsa da içerisi daha sıcaktı. Saat 11 i geçtiği için merdivenlerde ki ışıklar karanlıktı. Neyse ki 3. kata gidiyordum bu yüzden elimden geldiğince hızlı koştum. Buradaki hemşire yanağını masaya yaslayıp uyuya kalmıştı.

302 numaralı odanın kapısını çaldığımda çok geçmeden biri gelip kapıyı açtı. Shan Shan  bu VIP odasında çoktan uyuya kalmıştı. Kar beyazı yüzü yorgun görünüyordu ve kirpikleri belli belirsiz kıpırdıyordu.

Cocoa’ya fısıldadım. “Ne zaman uyudu?”

“Şimdi. Sen… Sen onu görmeye mi geldin?” Cocoa da alçak sesle cevapladı.

Başımla onayladım. Cocoa çok mutlu bir gülümseme takınarak “bu harika. O zaman bu gece ben eve uyumaya giderken sen burada onunla kal.” Dedi. (Ç.N: Cocoa bak koyunu kurda emanet ediyorsun haberin yok 😀 )

Şaşkına dönmüştüm. “Bu gerçekten uygunsuz olur. Shan Shan’ı bir aydan daha kısa bir süredir tanıyorum. Kendi başıma burada ona bakacağım konusunda bana güveniyor musun?”

Cocoa gülümsedi. Yatakta yatan Shan Shan’ı gösterip somurttu ve “Ben güvenmiyorum ama o güveniyor.” Dedi.

Dilim tutulmuştu. Cocoa sırıttı ve küçük çantasını toplamaya başladı daha sonra da güle güle demek için el sallayıp odadan çıktı. (Ç.N: Gece + Hastane + Erkek + Kız= Hiç bir şey olmayacak ne bekliyordunuz ki ? 😀 )

Kapı kapandıktan sonra odada sadece ben ve Shan Shan kalmıştık. Gülünç olduğumu düşündüm. Hastaya elleri boş gelmiştim bir çiçek bile almamıştım.

Dünden bu yana sadece 4 saat uyuduğum ve ellerim deli gibi ağrıdığından odaya basitçe göz gezdirdim. Yatak dışında sadece bir televizyon ve birkaç sandalye vardı.

Shan Shan derin uykudaydı. Sandalyelerden birini yatağın yanına çektim. Sanırım bu gün sadece yatağın yanına uzanarak uyuyacaktım. Bu soğukta sıcak yatağımı gerçekten özlemiştim.

Görünüşe göre benim hareketlerim çok gürültülüydü. Shan Shan kaşlarını çattı ve gözleri hala kapalıyken “Cocoa lütfen bana bir bardak su getir. Teşekkür ederim.” Dedi.

Bir şey demedim sadece bir bardak su alıp komodinin üzerine koydum. Daha sonra oturup “Komodinin üzerinde. Alabilir misin? Yoksa getireyim mi?” Dedim.

Shan Shan benim sesimi duyduğunda şaşırdı ve kalktı. İfadesi çok şirindi.

“Lin Fan… Sen…neden buradasın?”

Göğsünden kayan battaniyeyi yavaşça geri çekip çaresizce “Üşümeden yatmalısın. Burada olmayı istediğimi mi düşünüyorsun? Bunların hepsi eve uyumaya gidip beni burada kalmaya zorlayan Cocoa’nın suçu. Dün gece zaten çok uyuyamadım. Bugünün uykusu da mahvoldu.” Dedim.

Kafasını salladı ve yanında ki ceketi giydi. Daha sonra da yorganı çekip yatağa uzandı.

“Yazık tüm gece kasılma zamanı boşa gitti.” Shan Shan’ın sesinden biraz moralinin bozuk olduğu anlaşılıyordu.

“Yazıkmış. Hastanede yatıyorsun ve hala böyle mi hissediyorsun?” Sesli bir şekilde söyledim.

Aniden şaşırmış bir şekilde bana baktı.

Hızlıca ses tonumu değiştirip nazikçe “Kaybettiğin zamanı telafi edebilirsin. Önce iyileşmelisin.” Dedim.

“Ve burada senin kirli konuşmayacağını düşünmüştüm.” Shan Shan büzdüğü dudaklarıyla gülümseyip bana baktı ve “Bugün oyuna girmedim. Bir şey kazandın mı?” Dedi.

Sorusu meni memnun etmişti ve hızlı bir şekilde “Tabi ki. Bir patron öldürdüm ve 170-245 saldırısı olan bir mavi kılıç kazandım.” Dedim.

“Oh.” Shan Shan şaşırdı ve elindeki bardağı yerine bırakarak “Saldırısı benimkinden yüksek. Patronun seviyesi kaçtı? Kaç kişi savaştı?” Dedi.

“Sadece ben. Patronun seviyesini göremedim ama 35.seviyeden yüksek olmalı. Ayrıca başka ekipmanlarda düşürdü. Şaşırma.”

“Ne ekipmanı? Mor olabilir mi?” Shan Shan ışıltılı gözerini kırptı.

Sessizce başımı salladım.

“Sen…. Sen ciddi olamazsın. Değil mi?” Tutuğu yorganı bile düşürmüştü.

Hızlıca yorganı almasına yardım ettim ve “Tabi ki ciddiyim. +37 canlılık, +42 zeka veren 30.seviye isteyen bir kolye. Ayrıca şifa etkilerini %45 arttırıyor.” Dedim.

“Ne? %45 mi?” Shan Shan ağzını elleriyle kapadı.

Güzel gözlerinin yeşil ışıklar saçtığını görünce hızlıca “Kolye güzel ama ona o kadar dikkat etmemelisin. İş arkadaşıma vermeye karar verdim.” Dedim.

Shan Shan gözlerini kısarak bana baktı ve “Geçen günkü güzel kız mı?” Dedi.

“Hayır bu başka.” Açıklayamadım ama aniden konuşmaya devam ettim. “hayır neden ben bir ilişkim olup olmadığı sorulmuş gibi hissediyorum.”

Shan Shan yüksek sesle güldü ve biraz su içtikten sonra “şu haline bak nasıl korkmuşsun. İş arkadaşından hoşlansan bile seni yemezdim.” Dedi.

Acı acı fısıldayarak “eğer yeseydin bu iyi olurdu.” Dedim (Ç.N: Ye beni 😀 )

Shan Shan’ın yüzü buz gibi oldu ve “Ne dedin?” Dedi.

Gergin bir şekilde “Bir şey yok. Acele et ve uyu. Eğer yarın ateşin düşerse hastaneden çıkabilirsin.” Dedim.

Shan Shan aniden kahkaha attı ve tatlı bir şekilde “Yatağa yaslanarak uyumana izin veriyorum ama buraya gelmeyebilirsin. Tamam hepsi bu kadar. İyi geceler.” Dedi. (Ç.N: yani ister yaslan ister yaslanma diyor. )

Bana baktığı sırada onu görmedim. Elimi uzatıp ışığı kapattım ve yatağa yaslanarak uyudum.


Kaç saat uyuduğumu bilmiyordum sadece dışarısının çoktan aydınlandığını hissediyordum. Yukarı baktım ve Shan Shan’ın hala uyuduğunu gördüm. Saat çoktan sabah 7 olmuştu. Çok rahat uyumasam da gücümün çoğu geri gelmişti. Oda sıcaklığı iyi olduğundan uyurken üşümemiştim.

“Huh. Çoktan sabah mı oldu?”

Shan Shan gözlerini açtı. Dün gece mışıl mışıl uyumuştu.

“Lin Fan ateşimi kontrol etmesi için hemen hemşireyi getir böylece eve gidebilirim.”

Başımla onaylayıp hemşireyi çağırdım. Shan Shan’ın zindeliği iyiydi. Bir gün geçmesine rağmen iyileşmişti. Vücudumu gerdim. Sonunda 32.seviye olmaya gidebilecektim.

—————————ÇEVİRMEN NOTU—————————-

Beyler cuma günü anahtarı evde unuttum. Böylece dışarıda kaldım 😀 Sonra ne oldu bizimkiler çilingir çağırıp kapıyı mahvetmek istemediklerinden şehir dışından babamın gelmesini bekledik ve tam 15 saat boyunca dışarıda kaldım. Bunu niye anlatıyorsun diyebilirsiniz. Çünkü eğer güncele gelemezsek bugün tek sorumlusu bu olay 😀 tüm planlarımı bozdu 😀

Shan Shan’ın ateşi kaç dereceydi. Hemşirenin adı ne? Odada ki televizyon hangi marka? Merak mı ediyorsunuz? Etmeyin öğrenemezsiniz ama Lin Fan turnuvadan önce 32.seviye olacak mı? Turnuva ne zaman başlayacak? Gibi şeyler burada hemen okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 70"