Tankların Tarihi Günceli

TLT 69

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 69: Kasırga Şehri (Gece Elflerinin Yayı) 

 Yarı saydam ateş kırmızısı bir yay envanterimde sessizce duruyordu. Bir bakışta bile mükemmel olduğunu anlayabiliyordum.

[Gece Elflerinin Yayı] ( Mavi Ekipman )

Saldırı: 110-165

Kuvvet: +15

Canlılık: +24

Çeviklik: +27

Seviye gereksinimi: 26


Gözlerimi ovuşturdum. Bir daha baktıktan sonra bu yayla Shan Shan’ın kılıcının set olduğunu ama bunun saldırısının biraz daha az olduğunu fark ettim. Ama okçuların uzun menzilli saldırıları olduğundan yeterli olacaktı. Sonuçta okçuların kılıç ustalarından daha fazla saldırı yetenekleri vardı. Sonsuzluk akışı, yanan ok, öfkeli ok, mermi ok, delici ok ve dağınık atış tüm bunların NPC eğitmenden öğrenilebiliyordu. Ayrıca Xin Yu’nun Savaş tanrısını baskısı yeteneği de vardı.

Bu yay gerçekten güzeldi. Xin Yu şuan 25.seviyeydi ve  onun çalışkanlığını düşündüğümde 2 gün içinde 26.seviye olup turnuvada ki gücümüzü önemli ölçüde arttırabilirdi.

Hala bir yetenek kitabı vardı…

[Çabukluk]: Beceri etkinleştirildiğinde kılıç ustasının saldırı ve hareket hızı 30 saniye boyunca %30 artar. Becerinin seviyesi arttıkça yetenek süresi ve etki artar. Gerekli seviye:32


Başka bir aktif beceri. Ayrıca bu yeteneğin ve kılıcın istediği seviyeler aynı. 2 gün içinde 32. Seviye olmalıyım yoksa turnuvada tüm gücümle dövüşemeyeceğim.

3 parça ekipman ve yetenek kitabı envanterimde güvenli bir şekilde duruyordu. Şimdi çevremdeki duruma bakmalıydım. Bölgenin adı haritada yazıyordu. Çamurlu Bataklık.

Patron seviyesi canavarın Bataklık koruyucusu diye adlandırılmasına şaşmamalı. Gerçekten bataklığı koruyormuş.

Uzakta ormanın içinde birkaç devasa timsah ileri geri kayıyorlardı. Ve 30.seviye olmama rağmen seviyelerini göremiyordum. Ama şu anda böyle canavarlarla ilgilenmiyordum. Sonuçta ekipman yada para olarak güzel ödüller vermiyorlardı.

Ormanda yürürken dar orman yolunu inceledim. Aniden önümde uzun büyük bir nehir buldum ve nehrin karşı tarafından bir orman daha vardı. Karşı tarafta gökyüzüne doğru yükselen dumanlar vardı. Hata falan yok! Orada bir kamp olmalıydı.

Hemen nehrin üzerindeki köprüye yürümeye başladım ama oraya varmam 30 dakikamı aldı. Neyse ki karşıda gerçekten de insanlar vardı.

Bu bölgede tedarik askerleri duruyordu. Burada ki tüm askerler bazı sorunlarla karşılaşıp kamp kurmuşlardı.

Subay gibi gözüken biri bana bakıp “Biz Shaka krallığından tedarik askerleriyiz. Bir ay önce buradan geçerken büyülü bir yaratıkla karşılaştığımız için burada kamp kurmak zorunda kaldık. Ve burada kaldığımız bir ay içinde hırsızlar bizim yemeklerimizi ve ekipmanlarımızı çaldılar. Genç savaşçı. Bize eksik öğeleri bulmamızda yardımcı olur musun?” Dedi.

Sistem bilgilendirmesi: Shaka krallığından olan askerlere eksik olan 50 öğeyi bulmakta yardımcı ol.

Öğeleri bulmak aslında 35.seviye olan bataklık hırsızlarını öldürmek demekti. Görev olmasa bile insansı canavarları öldürme şansını kaçırmazdım.

Etrafa bakıp kampta ki çadırlarda ekipmanlarımı tamir edebilecek bir zanaatkar buldum. Son 2 yıldır ölümsüz kuvvetleri agresif bir şekilde artmış. Kıtadaki ülkeler karşılıklı anlaşıp geçici bir ittifak kurmuşlar. Bu yüzden diğer ülkelerin NPCleri bana böyle arkadaşça davranıp sorun teşkil etmeden ekipmanlarımı tamir ediyorlar.


İki saat sonra bu harita ile ilgili düşüncelerim tamamen değişti. Lanet olsun burası gerçekten bir hazine bölgesiydi. Bu iki saat içinde sadece 15 tane görev eşyası buldum ve gerekli eşyaya sahip olan tüm bataklık hırsızlarını öldürdüm. Ve bu iki saat içinde deneyim barım beklenmedik bir şekilde %15 den %40a yükseldi. Daha önemlisi bu kısa sürede 6 tane yüksek kalite 23-25 seviye isteyen yeşil ekipman elde etmeyi başardım. Ve bu ekipmanların seviyeleri şuan en çok talep gören seviyeydi. Bunların arasında iki tanesi Xue Han ve Xu Lin içindi. Geri kalanları da satışa koyulacaktı. Seviye 23 55-80 saldırısı olan yeşil balta ve seviye 24 40-75 saldırısı olan yeşil yay iyi bir fiyata satılacaktı. Diğer ekipmanlarında fiyatları oldukça iyi olacaktı. Seviye 20 ve üstü yeşil ekipmanların fiyatları 1.000 RMB (457 TL) den az değildi.

Saate baktığımda akşam 11 olduğunu gördüm. Oyunu bu kadar hevesle oynamasına rağmen Shan Shan hala çevrimiçi değildi. Özellikle turnuvadan önce seviye atlama şansından bu kadar kolay vazgeçmemeliydi.

Çevrimiçi olduktan sonra ayaklarımı yıkadım ve elbiselerimi çıkardım. Yorgana sarılmış şekilde cama uzanıp camdaki buğuyu elimle sildim. Hafifte olsa dışarıda yağan kar tanelerini hala görebiliyordum. Sanki Shan Shan’ın sevimli yüzü ve tatlı gülümsemesini görüyormuş gibi hissettim. Yatağın üzerindeki parıltılı cep telefonumun görüntüsü sanki dışarıda ki acı kar gibiydi. Ve odanın içi çok sessizdi. (Ç.N: bu Çinliler çok güzel anlatıyor bazı şeyleri bazen de bir şey bile anlamıyorsun 😀 )

Telefonu alıp Shan Shan’ın numarasını aradım ama sonra tereddüt ettim. Aramalı mıyım aramamalı mıyım? O benim sadece müşterimdi. Samimi bir ilişkimiz yoktu onun hakkında çok endişelenmeli miydim?

Xue Han yüzünü silerek odaya girdi. Beni yatağımda yatık bir şekilde görünce gülümsedi ve “Bugün oldukça erken yatıyorsun. Sorun nedir? Henüz uyumadın mı?” Dedi.

Gülümseyip “Erken yat. Bu şekilde daha güzel olursun.” Dedim.

Xue Han sadece gülümsedi ve kendi odasına gitti. Bu arada bende çoktan arama butonuna basmıştım. Biraz endişelendiğim için sadece yapmalıydım aksi halde daha sonra pişman olurdum.

“Beep…”

Telefon uzun süre çaldı ama kimse cevap vermedi. Altı kez çaldıktan sonra biri açtı ama ses Shan Shan’ın değildi. (Ç.N: Yoksa Shan Shan’ın sevgilisi mi açtı :O )

“Merhaba. Lin Fan sen misin?” Cocoa’nın sesine benziyordu. (Ç.N: Değilmiş 😀 )

“Cocoa? Shan Shan nerede? Neden bu gece oyuna girmedi? Ün kasacağımızı söylememiş miydi?

Cocoa’nın sesi biraz endişeli geliyordu. “Shan Shan hasta. Yüksek ateşi vardı ve şimdi hastanede kalıyor. Doktor ona infüzyon verdi (Ç.N: Damara sıvı vermek gibi bir şey sağlık okuyanlar daha iyi bilir. ) ve taburcu olması için yarına kadar beklemesi gerektiğini söyledi. Oldukça ciddi bir ateşi var.” Dedi.

Şaşırmıştım. “Neden aniden bu kadar ciddi ateşi olmuş ki? Şuan hangi hastanede?”

“XX hastanesinin 3.katında.” Cocoa bunu söyledikten sonra telefonu kapattı. Gidip gitmeyeceğimi sormadı bile.

Onu görmeye gitmeli miydim yoksa gitmemeli miydim?

Eğer gidersem ne demeliydim?

Biraz düşündükten sonra yataktan çıktım. Giyindikten sonra Xin Yu ve Xu lin’in odasına gittim.

“Xin Yu… Xin Yu…”

Xin Yu’yu kaldırmak için fısıldadım. Erken yatmasına rağmen nasıl bu kadar derin uyuyabiliyordu?

“Lin Fan sorun nedir?” Xin Yu gözlerini ovarken sordu.

“Bana 1.000 RMB (457 TL) borç ver. Hadi acele et.”

Xin Yu anında şaşkınlıkla cevapladı. “Saat bu kadar geç ve sen bu kadar para istiyorsun. Nereye gidiyorsun?”

“Sorma. Yarın sana seviye 26 mavi yay vereceğim. 1.000 RMB ver sadece…”

Xin Yu hemen cüzdanını alıp parayı çıkardı.

———————ÇEVİRMEN NOTU—————–

Kaç oldu inanın ben bilmiyorum. Ama bu son değil onu biliyorum daha karpuz bile kesmedik devam devam 😀

Shan Shan’ın ateşi kaç derece? Hastane özel mi devlet mi? Xue Han yüzünü yıkıyarak Lin Fan’ın odasına neden girdi? Çevirmen öldü

Kandırdım ölmedim 😀 Merak mı ediyorsunuz? O zaman diğer bölüme geçin okuyun ve öğrenin 😀


Yorum Yap "TLT 69"