Dünyanın Oluşumu Günceli

TLT 66

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 66: Kasırga Şehri (Rekabet Bölgesi)

 2 gün içinde cesaret müsabakası başlayacaktı. Sıralamada dünya altıncılığına düşmüştüm. Çin de üçüncüydüm ve tabi ki şehirde birinciydim. Shan Shan belki de bugün karda çok eğlendiği için üçüncülüğe düşmüştü. Ye Qiu 26.seviyesiyle Shan Shan’ı geçip ikinci olmuştu ve onların arkasında Çatlak Savaşçı vardı. Xue Han ve Xin Yu sırasıyla beşinci ve altıncıydı. Sıralamada ki diğer kişileri tanımıyordum. Eskiden sıralamada olanların bazıları sıralamadan çıkmıştı. Sanırım yoğun bir rekabet olacaktı.

Yetenek kitapları satan çocuğun patronu da göz ardı da edilemezdi sonuçta gizli meslek terfi görevi yapmıştı. [Moon Monochrome] da gizli mesleklerle ilgili bir şey duymamıştım. Yarışmada gizli mesleği olan biri olursa tüm savaş planlarımız değişirdi.

Bizim grubumuzda ki seçilen 5 kişi Kasırga Şehrinin elitleri olarak düşünülebilirdi. Xue Han, Xin Yu ve ben şehir sıralamasında en üstte olan oyunculardık. Xu Lin 25.seviyesiyle on dördüncüydü. Ve son olarak Li Qing 23.seviyesiyle sıralaması üç yüzden daha fazlaydı. Güçlü olmasa bile bizi geriletmeyecekti.

Bildiğim kadarıyla bizim için en büyük tehdit Shan Shan ve Ye Qiu’nin takımlarıydı. Ye Qiu’nin oyuncu öldürme becerileri onla uğraşırken dikkatli olmamı gerektirecek kadar zorluydu. Yüksek seviyesini düşündüğümde onun ekipmanlarının ve yeteneğinin (Ç.N: Başlangıçta aldığı) de kötü olduğunu düşünmüyordum.

Yine de en zahmetlisi Shan Shan’dı. Saldırısı benden yüksekti. Eğer az canı olan rahibimiz Xue Han öldürülürse bu bizim için felaket olurdu. Cocoa ve diğer kızlar Shan Shan’ı desteklemekte iyi koordine olurlarsa o takımızdakileri teker teker öldürebilirdi. Ayrıca benim hançerimi alan hırsız Tou Tian Zhe da vardı. Eğer o Shan Shan’ın takımına katılırsa bizim için daha zor olacaktı. Benim dışımdakilerin hırsızın gizli saldırılarından kaçınacak kadar kabiliyetleri yoktu. Kısa zamanda rahip yada büyücümüz ölürse durumumuz çok kötü olurdu.

Çatlak Savaşçının takımı dikkat etmeye değmezdi. Sonuçta zengin olduklarından iyi ekipmanlar alsalar bile oyun oynama becerileri yoktu. [Moon Monochrome] yüksek kaliteli ekipmanları olan oyuncuların yenilmez olduğu bir oyun değildi. Özellikle 5v5 savaş durumlarında karşılık verme hızı ve durum kontrolü yeteneği en önemli şeylerdi.

Bu şeyleri düşünürken vahşi at ovasına vardım. Çok uzakta olmayan büyük bir 31. Seviye çayır kurtları sürüsü vardı. Şuan 28.seviyede ve deneyim barınında%94ü dolu olduğundan yarım saat içinde seviye atlayabilirdim. 25.seviyeden sonra ilerleme gittikçe daha zor oluyordu. Shan Shan’ın 26. Seviye olması tam iki gün almıştı. O 25.seviyeyken Xue Han 21. Seviyedeydi ama şuan 25. Seviye olmuştu. Bu Shan Shan’dan hızlı kasıldığı için değildi. Bunun nedeni 25.seviyeden sonra seviye atlama hızının önemli ölçüde azalmasıydı. 25.seviyeye kadar hızlıca gelen oyuncular o noktadan itibaren eskisi kadar hızlı ilerleyemiyorlardı.

Çayır kurtlarından kazanılan deneyim düşük olmasa da altın sikke düşme oranını ekleyince hala yetersizdi. Önemli nokta altın sikke ve ekipman düşme oranının az olmasıydı. 3 yetenek kitabını aldıktan sonra para sıkıntısı çekiyordum. Eğer yeterli param olmazsa 30.seviye olduğumda yetenek öğrenemeyebilirdim. Ekipmanları tamir ettirmenin fiyatının yüksek olduğundan bahsetmiyordum bile. Hiç küçük bir masraf değildi.

Beklediğim gibi olmadı ve 29.seviye olmam tam 1 saatimi almıştı. Ekipman düşmemişti ve kazandığım altında çok değildi büyük sürüyü öldürmeme rağmen sadece 3 altın sikke kazanmıştım. Kurt sürüsünün arkasında Kasırga Şehrini ve vahşi at ovasını ayıran bir uçurum vardı.

Uçurumun çevresinde çok canavar yoktu ama yakınında dar bir dağ yolu vardı. Dar yol çalılarla kaplıydı ve fark etmesi oldukça zordu. Burada ki canavarlar bana bir şey kazandırmadığı için bu yol nereye gidiyorsa oraya gidip şansımı denemek istedim.

Dar yolda ilerlerken ‘Swish’ sesiyle birlikte sistem yapılandırma sesi duyuldu ve harita kayboldu. Ardından sistem mesajı göründü.

Sistem bilgilendirmesi: Rekabet bölgesi – Sonbahar Rüzgarı Patikası’na girdiniz.

Şaşırmıştım. Rekabet bölgesi? Bunu ilk kez duymuyordum ama ilk defa karşılaşıyordum. Forumda birisi bundan bahsetmişti. Dediğine göre rekabet bölgesi kullanılarak diğer ülkelere gidilebiliyordu. Yani birisi şehirler arası transfer açılmadan diğer serverlara gidebiliyordu. Ama şuan ki oyuncu seviyeleriyle bu mümkün değildi. Bu konu hakkında bilgileri yazan kişi girmeyi denerken 3 kez ölmüş ve bölgede ki canavarların seviyeleri gözükmüyormuş. Ayrıca canavarların tek vuruşuyla canının yarısı azalmış.

Biraz tereddüt etsem de ilerledim. Sonuçta bu harita vahşi at ovasına bağlı olduğundan canavarların seviyeleri çok farklı olmamalıydı. En azından beni tek vuruşta öldürebilecek bir canavar olmaması gerekiyordu.

İlerledikçe ortam daha kasvetli oluyor ve her yerde çiy damlaları gözüküyordu. Dar yolda duyulan tek ses yere bastığımda çıkan ‘baji-baji’ sesiydi.

Yaklaşık 20 dakika yürüsem de hiç canavar görememiştim. Sanki dağ yolunun sonu yok gibiydi. Yokuş aşağı indikçe ışık gittikçe azalıyordu. Gökyüzüne baktığımda tek görebildiğim uçurumun iki tarafındaki sarp kayalıklardı.

“Lanet olsun! Buraya gelerek yanlış mı yaptım?” Kendime alçak sesle laf atıyordum.

10 dakika daha yürümeye devam ettikten sonra sonunda ışık görmüştüm. Ve bu ışık neredeyse gözlerimi acıtacak kadar parlaktı. Hayır sadece gözüm değil tüm vücudum acı çekiyordu. Bu nasıl mümkün olabilirdi?

Sistem mesajı: Bataklık Gardiyanı tarafından saldırıya uğradınız. 68 can kaybettiniz.

Şok olmuştum. Herhangi bir canavar göremiyordum. Bu nasıl mümkün olabilirdi?

——————–ÇEVİRMEN NOTU————————

Devam beyler devaaaaaam 😀

Lin Fan hayal mi kuruyor? Canavar gerçekten var mı? Lin Fan neler yapacak? Yeni bölümde ne var? Merak mı ediyorsunuz? Hemen diğer bölüme geçip okuyun ve öğrenin.


Yorum Yap "TLT 66"