Tankların Tarihi Günceli

TLT 63

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 63: Kasırga Şehri (Buluşma) 

 İlahi Kutsama: Pasif yetenek. Tüm büyü türlerine direnç %40 artar. Başka etkilerle birleşebilir.

Büyük ikramiye!!!

Bu pasif yetenek herhangi bir ekipman yada yetenekle karşılaştırılsa bile verdiği tüm büyü tiplerine %40 dirençle hepsinden üstündü. Normalde bir büyücü bana 100 hasar veriyorsa bu pasifle yiyeceğim hasar 100/1.4 = 74 olur. Yüksek hareket hızım ve Donmuş Bıçak ile beraber karşımda ki büyücü donmuş zırh kullansa bile 3 saniye içinde öldürebileceğime eminim.

Görevde başarılı olduktan 3 dakika sonra sistem uyarısı aldım. Sistem uyarısı: Lütfen şuan ki haritayı terk edin. 5 dakika içinde harita yenilecek. Şirket oyuncunun yaşayacağı hiçbir kayıp ve rahatsızlıktan sorumlu değildir. Anlayışınız için teşekkürler.

Bu değişiklik büyük ihtimal görevle ilgiliydi. Sanırım harita yenilendiğinde Altın Atlılar burada olmayacaktı. Ve böylece bu görev bir daha alınamayacaktı.

Hızlıca kereste fabrikasına doğru gittim. Vahşi at ovasından çıktığıma emin olunca arkamı dönüp haritanın değişmesini izledim. 5 dakika sonra her şey yatıştı. İnsanların hepsi gitmiş yerine yüksek seviyeli canavarlar gelmişti.

Neredeyse zamanı gelmişti. Yarın geri gelip bu yeni haritadaki yeni görevleri keşfedecektim.

Daha sonra 3 tane mesaj gönderdim.

Xu Lin’e – “Senin için uygun yetenek kitabı aldım. Şehre gel.”

Xin Yu’ya – “Tatlım beni özledin mi? Sana yardım etmek için yetenek kitabı aldım. Buraya gel!”

Xue Han’a – “Güzel Xue Han 2 tane yetenek kitabı takas için hazır. Bana teşekkür etmenin bir yolunu düşünebiliriz…”

Birkaç saniye sonra 3 güzel kız yanıtladı.

Xu Lin : “Hemen geliyorum. Maaşını yakında alacaksın.”

Xin Yu : “Tabi ki seni özledim. Bu gece birini kucaklamak ve onla yatmak istiyorum…”

Xue Han : “hehe. Hemen geliyorum.”


Biraz sessizleşmiştim. Xu Lin parayı seviyordu, Xin Yu çekiciydi ve Xue Han zekiydi. Hepsi de 1 numaralık güzellik olarak düşünülebilirdi. Merak ediyorum da benim durumumu kaç kişi kıskanırdı.

Ben geri dönüş parşömenini kullandığımda 3 güzel kız doğu kapısında ki köprüde bekliyordu. Onları görmediğim birkaç günde ekipmanları değişmişti. Xu Lin mavi büyücü cübbesi giyiyordu ve elinde kasvetli ışıklar yayan bir değnek tutuyordu. Ne kadar bakarsanız bakın o uzman bir kadın büyücü gibi gözüküyordu. (Ç.N: uzman olmak için gerekli şeyler. 1 cübbe. 2 değnek. Bu kadar 😀 ). Xin Yu’nun çarpıcı vücudu deri ekipmanlarla kaplanmıştı ve tuttuğu yayla daha uzun görünüyordu. Güzel yüzü de eskisine göre daha göz kamaştırıcıydı. Xin Yu büyük ihtimal Kasırga Şehrinin hatta tüm Doğu Çin bölgesinin en güzel elf oyuncusuydu. Xin Yu’nun aksine Xue Han’ın insanların elinde olmadan putperest olmalarına neden olabilecek bir güzelliği vardı. Giydiği beyaz rahip cübbesi yumuşak kıvrımlı vücudunu yansıtıyordu. Kar beyazı kusursuz yüzü her erkeğin onu el üstünde tutmak istemesine neden oluyordu. Ben bile bu anlaşılmaz dürtüyü hissediyordum.

Xin Yu mutsuzca Xu Lin’e “Bu Lin Fan gerçekten bizim güzel Xue Han’dan hoşlanıyor gibi duruyor. Ne kadar arzulu baktığına baksana.” Dedi.

Xu Lin başıyla onaylarken Xue Han kızarmış yüzüyle utanarak bana baktı.

Xin Yu ile hiç tartışmadan ekipmanları ve yetenekleri onlara verdim. Daha sonra “Shan Shan seviye 26 mavi kılıç kazandığı bir görev yaptı. Aynı kılıcı kazanmak için onu bu gece yemeğe götüreceğim.” Dedim.

Xin Yu anında bana baktı ve “Yemeğe mi gidiyorsun yoksa başka bir şey yapmaya mı? Shan Shan güzel biri ona bizle Noel arifesinde bizle yemek yemeye cesaret edemeyecek kadar aşık olmuş olabilir misin?” Dedi.

Hızlıca açıkladım. “Sadece görev için lütfen yanlış anlamayın.”

“Wow. Yüzün kızarsa bile yine de yalanladın.” Xin Yu böbürlenmeye başladı. “Dürüst ol. Şuan güzel Xue Han’ı ihmal ediyorsun ve her gece yanındaki odada uyumasına rağmen biraz bile umursamıyorsun. Senin kahvaltını hazırlamak için her sabah sekizde yemeği ısıtıyor. Senin gibi nankör bir serserinin onu fark bile etmeyeceğini kim düşünürdü.” (Ç.N: hala diyorum ben Shan Shan’dan çok Xue Han ile olsun en son diyorum 😀 )

Şaşırdım ve aptalca sordum. “Xue Han bu doğru mu? Özür dilerim. Ben gerçekten fark edemedim.”

Xue Han büzdüğü dudaklarıyla gülümseyerek “canın sağ olsun.” Dedi.

Gerçekten çok garip hissettim. Shan Shan ile anlaştığımız zaman yaklaşsa da aniden oyundan çıkmanın gerçekten rahatsız edici olacağını hissettim. Önümde duran 3 kişi ve üzerine Xue Han’ın kızaran yüzünü görünce gerçekten ne yapacağımı bilemedim.

Xin Yu bana baktı ve “Hala gitmiyor musun? Diğer insanları bekletme.” Dedi.

Ona baktım ama ne diyeceğimi bilemiyordum. Bu sefer Xu Lin konuştu. “Lin Fan sadece git. Shan Shan sana çoktan yüz bin ödedi. Mantıksız bir şey istemediği sürece yapmaya çalışmalısın.”

Xin Yu hemen ardından “Evet ama gece geri geldiğinden emin ol. Seni bekliyor olacağım.” Dedi.

Xin Yu’nın sıcak bakışlarından kaçınmak için acele ettim. Eğer onun bakışlarının devam etmesine izin verirsem sanki bir şey giymiyor gibi hissederdim.

“Sorun değil çabuk çevrimdışı ol.” Xue Han sonunda çıkmama izin vermek için konuştu.

Vedalaştıktan sonra oyundan çıktım.

Kaskı çıkardığımda aniden böyle ayrılmanın yanlış olacağını hissettim. Yastığın yanında ki bir kutu kurabiyeyi görünce aklıma bir fikir geldi. Dolaptan kalem bulduktan sonra telefonun yanında ki not defterinden bir sayfa koparıp “Xue Han hemen eve geleceğim. Bu kurabiyeler senin yemen için ve geldiğimde de yemen için bir şey getireceğim.” Yazdım.

Kağıdı kurabiyelerin içine koyup Xue Han’ın odasına girdim ve dikkatlice yatağının üzerine koydum. Kızların odaları her zaman hoş ve tatlı kokuyordu. Xue Han yatakta uzanıyordu. Onun ikiz yumuşak göğüslerine bakmak kalbimin hızlı ve kısa soluklu atmasına yol açtı. Zar zor yutkunduktan sonra odadan çıktım. (Ç.N: Kendini zor tutuyor bazen 😀 )


Kışın gece erken geliyordu ve etrafta hala kar yağıyordu. Işıkların yanmasıyla birlikte kar taneleri çok romantik bir ortam oluşturuyor ve çiftler şemsinin altında birbirlerine sarılarak yolda yürüyorlardı. Kışın insanların gülme sesleri sıcak duygu dalgası oluşturuyordu.

“Hey neye bakıyorsun? Acele edip buraya gel.”

Yolun karşısında güzel bir kız bana el salladı. O okuldan çıkan Shan Shan’dı. Yanında Cocoa ve başka bir kız vardı.

———————–ÇEVİRMEN NOTU———————–

Diğer bölümde ufak bir bilgi öğreneceksiniz bence hemen okuyun 😀

Buluşmada ne olacak? Lin Fan gece eve gelecek mi? Xue Han’a gelirken ne getirecek? Diğer kız kim? Merak mı ediyorsunuz? O zaman beklemeden diğer bölüme geçip okuyun ve öğrenin 🙂


Yorum Yap "TLT 63"