Tankların Tarihi Günceli

TLT 6

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 6: Sessiz Köy (Başlama)

 Herkes çok heyecanlıydı. Çok nadir gülen Lu Xue Han bile yeni açan bir çiçeğe benziyordu.(Ç.N: Yeni açan çiçekler heyecanlı oluyormuş beyler 😀 )

Alışverişten döndükten hemen sonra Xu Lin hepimizi toplayıp konuşmaya başladı.

“Hepiniz çoktan sınıflarınıza karar verdiniz. Şuan siz dâhil kimse oyunun ya da acemi kasabalarının nasıl olacağını bilmiyor. Dünya çapında şuana kadar yaklaşık yüz milyon oyun kaskı dağıtılmış durumda ancak oyunun sunucuları sınırlı. Çok sayıda acemi kasabası olmasa da tüm oyuncular oralarda kasılmaya çalışacaklar. Bu yüzden oyun başladıktan sonra herkesin bir süre oyunda kendi başına zaman geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu gece yarısı oyun başlayacak bu yüzden hepiniz öğleden sonra uyuyun. Saat 23.00 da kalkıp yemek yeriz böylece oyun başladığında online oluruz. Sabah 8.00 da çıkış yaparız ardından herkes oyundaki ilerlemelerini birbirine anlatır. Sorusu olan var mı?”

Xin Yu elindeki fincanı bıraktı ve ” Tüm gece uyanık kalmak güzelliğimizi etkileyecek bunun yanı sıra akşamda çok geç yemek yiyeceğiz bu bizim için kötü değil mi?” Diye sordu. ( Ç.N: Herkes ne derdinde Xin Yu ne derdinde 😀 )

Xu Lin herhangi bir yüz ifadesi göstermeden ” Oynamamayı seçebilirsin ama hepinizin maaşı klana verdiğiniz katkılara göre olacak bu yüzden ne istersen onu yap. ” dedi.

“Saçmalama oyun daha önemli ” (Ç.N: Lin fan war3 şampiyonu Xin Yu da karakter değiştirme şampiyonu 2 saniyede ne güzel döndü )

….

Kimsenin başka sorusu olmadığından hepimiz kestirmek için odalarımıza gittik. Lu Xue Han beni takip etti ve odasına girmeden önce bana dil çıkardı. Bu hareket birkaç saniyeliğine şaşırmamı sağladı.

Hafif bir şekerleme yapıp kalktığımda saat 15.00 bile değildi. Akşam yemeğine çok fazla zaman olduğundan uyumadım ve oyunun forumunda yararlı bilgiler olup olmayacağına baktım.

Forum sayfasına baktığımda ana sayfada “YETENEK” isimli başlık ilgimi çekti. Konuyu açıp okumaya başladım. Oyunun resmi sitesinde böyle bir bilgi olmasa da konunun içinde bu bilginin güvenilir bir kaynaktan elde edildiği söyleniyordu. <Moon Monochrome> karakter oluşturma aşamasında her oyuncu bir “YETENEK” elde edeceği yazıyordu. “YETENEK”in ne demek olduğu hakkında bir bilgi yoktu. Ancak elde edilen “YETENEK” oyundaki dengeyi bozmayacağı belirtilmişti. Her kullanıcı bir hesapla oynaya biliyordu. Hesabını silip yeni hesap açtığında bir ay boyunca yeni bir “YETENEK” elde edemiyordu. Yani güzel bir “YETENEK” elde edene kadar yeni karakter açmak mümkün değildi. Herkesin aldığı “YETENEK” tamamen şansa bağlıydı.

Diğer başlıkları tek tek incelemiş olsam da önemli bir şey buladım. İşe yarar çok az bilgi vardı. Görünüşe göre gizliliği korumak için gerçekten iyi çalışıyorlardı.

Kendimi zorlayarak da olsa 23.00 e kadar uyumuştum. Akşam 23.00 da Lu Xue Han hepimizi akşam yemeğine çağırdı. Ona baktığımızda uyurken zor zamanlar geçirmediği anlaşılıyordu. Makyajı bile bozulmamıştı.

Oyunun başlamasına bir saatten az süre kalmasından dolayı bazı kızlar sofra adabını bile önemsemeden yemeklerini yiyip odalarına koşuyorlardı. Çoğunlukla sessiz kalan ya da yumurta çorbamı bitirirken bana eşlik eden Liu Yun bile aceleciydi.

Liu Yun aslında güzel ve narin bir kadındı. Her zaman onun bu işte neden çalıştığını merak etsem de hiçbir zaman sormaya cesaret bulamadım. (Ç.N: 6 aydır çalışıyor arkadaş kimsenin geçmişini öğrenememiş daha pısırık 😀 ) . Liu Yun odasına gitmeden dönüp bana nazik bir şekilde gülümsedi.

Dönüp masaya baktığımda kafama ağrılar girmişti. Hızlı bir şekilde dağınıklığı toplayıp bulaşıkları mutfağa götürdükten sonra odama gittim. Temizliği bitirdiğimde saat 23.50 idi. Oyunun resmi olarak başlamasına sadece on dakika kalmıştı.

Hemen kaskı takıp fragmanı atladım. Şuan görüşümde devasa bir geri sayım vardı.

Geri sayıma bakarken zaman yavaş yavaş geçti. Benim dışımda aynı benim yaptığım gibi geri sayıma bakan yüzbinlerce oyuncu olduğunu biliyordum. Online oyunların tarihlerinde her zaman oyuna ilk girene ödül olmuştu.

“10”

“9”

“8”

….

“3”

“2”

“1”

Aniden bir sistem uyarısı önümde belirdi .” Lütfen ırkınızı seçiniz.”

En ufak bir tereddüt duymadan ırkımı insan seçtim. Elfler çok hassastı erkeklik belirtisi bile göstermiyordu. Orklar ise …… Unut gitsin.

Sistem cevabı hızlı bir şekilde geldi. “Lütfen karakter isminizi seçiniz.”

Hızlı bir şekilde ” Qing Cai Doufu” dedim. (Ç.N: yeşil sebzelerden yapılmış tofuymus tofuda bir uzak doğu yemeği.)

“Üzgünüz. Bu isim başka bir oyuncu tarafından kullanılıyor.” (Ç.N: hadi 1 tane kişi seçse anlarım adamlar böyle saçma ısımı seçmek için yarış yapmış bildiğin.)

“Qing Cai Baiyu Tang” (Ç.N: buda aynı yemeğin çorbası :D:D:D:D )

“Başarıyla isminizi seçtiniz. Şimdi yüzünüz taranacak. Görünüşünüzde değişiklik yapmak ister misiniz? ”

Avatarım bana aşırı benzediği için tanınacağımdan korkup küçük değişiklikler yapıp devama tıkladım. (Ç.N: adam geçmişte ünlü olduğundan tanınmamak istiyor.)

“Tebrikler. Karakterinizin oluşturulması başarıyla tamamlandı. Oyuna şimdi başlamak ister misiniz?

“Onayladıkdan sonra manzara değişti. Şuan eski küçük bir köyde duruyordum.

“Ding” Sistem bildirisi.

“Oyuna giren 1,250,003.kişisiniz.” (Ç.N: ödülü az farkla tam 1,250,002 kişi farkla kaçırmış.)

“Tebrikler “Pusu” isimli “YETENEK” elde ettiniz.”

Pusu mu? Buda ne?

Karakter durum penceresini açıp yetenekler kısmına baktım. Gerçekten pusu isimli bir yetenek vardı.

Aniden aptala dönmüştüm.

Yetenek —– Pusu: Oyuncunun varlığını karanlıkta saklama becerisidir. Oyuncunun varlığını sadece canavarlar veya 4 metrelik mesafe içinde, gizlenmiş oyuncudan 5 ya da daha fazla seviye yüksek oyuncular tespit edebilir. Hareket edildiğinde gizlilik etkisi kaybolur. Bekleme süresi 5 dakika.

Bu ne? Gerçekten bekleyip ölü rolü yapmam mı gerekiyor?

Başlangıçta aldığımız yetenek oyuncular için önemli olsa da benimki tam anlamıyla işe yaramazdı. Belki de durumumu oyun operatörüne açıklarsam yeteneğim iptal edilir. (Ç.N: güzelim yeteneği beğenmiyor tam suikast yeteneği.)

Şimdilik bunu bir kenara koyup sonra düşünelim.

Haritayı açtığımda “Vahşi Köpek Köyü”nde olduğumu gördüm. Bir köy ismi için nadir olsa da oldukça uygundu. Her yerden köpek havlamaları duyabiliyordunuz.

Diğer oyuncular köy merkezine birbiri ardına gelmeye başladı. Görünüşe göre şuan bu oyunu oynayan çok sayıda oyuncu vardı. Güçlü görünümlü orkların yanı sıra sadece iç çamaşırı ve sütyen giymiş genç kadın elflerde vardı.

Kendi ekipmanlarıma bakıp kendime acıdım.

[Hasarlı Ceket]

Savunma: +2

[Hasarlı Bacak Zırhı]

Savunma: +1

[Hasarlı Kısa Kılıç]

Saldırı: 1-2

Karakterin durumunda gösterilen nitelikler aslında oyuncunun karakterinin temel niteliklerinin ekipmanlardan gelen bonuslarla toplanmasıydı. Saldırım gerçekten acınasıydı. Kılıcım olmasına rağmen saldırım 2-3 dü. (Ç.N: sende öyle seçip öyle klan isimi önerirsen oyun sana da bunları yapar.). Ben bu saldırı ile ne yapacaktım?

Etrafa bakınırken köyün etrafından dolaşan bir asker gördüm. Bir görev alırım umuduyla askere doğru yürüyüp konuşma başlattım.

“Son zamanlarda köyün dışında çok sayıda vahşi köpek ortaya çıkmaya başladı. Onlar köylülerin köyün dışına çıkmasını engelliyorlar. Köylülerin iyiliği için bu canavarları ortadan kaldırır mısın ?”

Hemen kabul ettim. Ardından görev açıklamasına baktım. “20 vahşi köpek öldürüp kürklerini topla ve köy koruması Ha Ke ‘ ye teslim et ”



—–CEVİRMEN NOTU—–

Evet, beyler sonunda başladık arada yorumlarımı eklemeye başladım bu bölümde. Bu bölüm eklenince yorum olarak görüşlerinizi yazarsanız bundan sonra ekleyip eklemeyeceğime karar veririm. Hepinize okuduğunuz ve takip ettiğiniz için teşekkür ederim. İyi günler.


Yorum Yap "TLT 6"