Otto Von Bismark Günceli

TLT 55

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 55: Kasırga Şehri (1.Sıra)

 Taş bulvara geldiğimizde etrafta kimse yoktu. Saat daha sabah 5 olduğundan dükkanlar açılmamıştı.

Shan Shan şaşırmıştı. Sanırım bunu beklemiyordu. Ama burada olduğumuz için onunla dolaşmam için ısrar etti. Böylece taş bulvarından Guan caddesine kadar yürüdük. Güneş doğmuştu ve saate baktığımda çoktan sabah 7 olmuştu. Shan Shan’ın sınavı 9.00 da olduğundan yol kenarındaki küçük bir dükkanda kahvaltı yaptık.

Yemeğimizi yerken aniden caddenin karşısından ağır metal müzik sesleri gelmeye başladı. Biraz tereddütle birlikte Shan Shan bana bakıp “Su Ning’de bugün bir etkinlik mi var? Neden bu kadar erken açtılar? Hadi hızlı yiyip bakalım.” Dedi.

Son buharda pişmiş hamuru da ağzıma attığımda sabah erken kalkmamdan dolayı yaşadığım enerji kaybı biraz daha geri geldi. Ama karşımdaki coşku dolu güzel kızı gördüğümde ne kadar bu küçük enerjinin dayanacağını bilmiyordum.

Yoğun kar yağışı yüzünden tezgahlar bile toplanmıştı. Ne olduğunu bilmiyordum ama bu kadar erken saatte aşırı bir kalabalık vardı. Çalışanların birkaç dakikada bir süpürdüğü kırmızı halı karlarla kaplanmıştı.

Büyük bir afiş gördüm. Shan Shan şaşırmış bir şekilde afişi gösterip “Bu [Moon Monochrome]’nin reklam afişi değil mi? Üzerinde bir oyuncu gözüküyor.” Dedi.

Gerçekten de afişte [Moon Monochrome]’dan bir sahne vardı. Afişin ortasında bir hırsız hançerini tutuyordu. Afişte ki en belirgin şeyler parlayan koyu mavi hançer ve oyuncunun üzerinde yazan “Impulsive Hotpot” yazısıydı.

“Çin’de 1. sırada ki oyuncu?”

Shan Shan ve ben aynı anda söyledik. Yanımızda ki birçok gençte afişi gösterip konuşuyordu.

“Şuan ki 1 numaralı oyuncuyu kullanıp bir ana kart reklamı yapmak istediklerini duydum. Görünüşe göre Su Ning bu ana kartın çok tutulmasını sağlamak için oyuncuya neredeyse 1 milyon (453.022 TL) ödemiş. Onun ana kartın markasına imza atmasını bile istemişler.”

Şaşırarak yanımda ki kıza baktım ve “[Impulsive Hotpot] Jiangsu bölgesinde yaşamıyor mu?” Neden buraya tanıtım için gelerek zamanını harcıyor?” Dedim.

Shan Shan bana boş boş baktı ve hızlı bir şekilde “bir milyon (453.022 TL) için herkes bunu yapar. Uçakla sadece yarım gün sürüyor ve uçakta uyuyabilirsin. Yani seviye atlamak için gerekli zamanından çok fazla harcamıyor.” Dedi.

“Böyle söyleyebilirsin ama reklam için gerekli prova çok zaman alıyor. Korkarım ki Impulsive Hotpot aynı konumunda çok kalamayacak.”

“Hehe. O kalamasa bile hala senin sıran değil. Oh doğru. Ben muhteşem Hotpot hakkında biraz bilgilere baktım. Duymak ister misin?”

Shan Shan’ın büyülü bir elfe benzeyen gülüşü yanımızdaki birkaç erkeğin aptalca bakmasına neden oldu.

Impulsive Hotpot’un kişisel bilgilerini aradığını düşününce…. ondan hoşlanıyor olabilir mi?

Bunu merak ederken ellerimi uzatıp Shan Shan’ın süt beyazı atkısını düzelttim. Bu her normal arkadaşın yapacağı bir şey olsa da Shan Shan’ın utanıp kızarmasını sağlamıştı. Ve buda beni mutlu etmişti. Bir an için neden böyle hissettiğimi merak ettim. O sadece benim müşterimdi…

“Söyle bakalım. Onunla ilgili hangi bilgilere sahipsin?” Sakinleştikten sonra sordum.

“Şey… Bir düşüneyim.”  Yakamdaki karları atmama yardım ederken gülümseyip konuşmaya başladı. “Impulsive Hotpot gerçek adı Liu Xu ve FIRE nick’li profesyonel bir WAR3 oyuncusu. (Ç.N: bir WAR3 oyuncusu daha 😀 ). 2014 CEG şampiyonu ve 2015 Çin WCG de şampiyon olması bekleniyor. El becerileriyle ünlü ve zihinsel nitelikleri göze çarpıyor. Çin liginde ardışık olarak en çok galibiyet kazanma rekorunu elinde tutuyor. Şu an [Moon Monochrome] da 1 numaralı hırsız ve Güneydoğu bölgesinde saygınlığı çok yüksek.”

Bu kadar uzun bir bilgiyi akıcı bir şekilde söylemesi beni biraz şaşırtmıştı. “Nasıl bu kadar net hatırlıyorsun? Onu bu kadar araştırmanın anlamı ne?”

“Araştırmadım forumda gördüm. İlk 10da ki tüm oyuncuların bilgilerini koymuşlar.”

Şaşırmış bir şekilde “o zaman… benim bilgilerimde var mı?” Dedim.

Shan Shan gülümseyerek “Merak etme. Bilgileri koyduklarında sen ilk 10 da değildin.” Dedi.

Rahatladım ve Impulsive Hotpot’un bilgilerini kafamda tekrarladım. Onun 2 yıl önce yeri ve göğü sarsan ünlü FİRE olacağını beklemiyordum. Bu çocuk son derece anormaldi. Oynayış ve davranış şekilleri de iğrençti. Zihinsel zindeliğini yükseltmek için bir keresinde Avrupalı çılgın bir gruba BATTLENET’ de 50 setlik bir maçta meydan okumuş ve beklenmedik bir şekilde bir kere bile kaybetmemiş. Normalde oyuncular birkaç maç sonunda zihinsel yorgunluktan dolayı kaybeder ama o durumunu koruyup bir şey olmamış gibi hepsini kazanmıştı. [Moon Monochrome] başladığından bu yana geçen yaklaşık 10 günde iyi bir uyku çektiğinden şüpheliydim.

Impulsive Hotpot buraya 9dan önce gelmeyecekti. Saate baktığımda neredeyse 8 olmuştu. Eğer yakında dönmezsek büyük ihtimal Shan Shan sınava giremeyecekti. Ayrıca onu görmekle de ilgilenmiyordum. Hala kar yağsa da sokak otobüs ve taksilerle doluydu ki bu benim için çok elverişliydi. Böylece aşırı enerjisi varmış gibi görünen Shan Shan’ı geri götürürken yorulmayacaktım.

Taksinin içinde Shan Shan üzülerek “Impulsive Hotpot’un nasıl göründüğünü göremememiz çok kötü oldu. Çok yakışıklı olduğunu duydum.” Dedi.

“Ne? Yakışıklı mı? Yüzü Wu Meng Da’ya benziyor. (Ç.N: Wu Meng Da –http://image.tmdb.org/t/p/h632/znv8ijv2P34HQZO2xKHou83ZyMg.jpg ). Beraber yemek yerken kızları bile korkutup kaçırdı.” Ağzımdan kaçırmıştım.

“Ne? Onu tanıyor musun?”

“Hayır. Hayır!” Apar topar söyleyip ciddi bir şekilde “onla sadece restoranda karşılaştık. Ben onu hemen tanıdım ama o beni bilmiyordu.” Dedim.

“Hmmmph. Lin Fan akşam sana yemek ısmarlayacağım.”

“Yemek mi ısmarlayacaksın? Ne için?” Shan Shan’ın bir amacı varmış gibi hissediyordum.

“Bana bu gece ün kazanmamda yardım et. Bizle gelmesi için Cocoa’yı da çağırdım.” Shan Shan tatlı bir gülümsemeyle konuştu. Onun sevimli yüzünü gördüğünde şoför salyalarını direksiyona damlatacak kadar kendinden geçmişti.

Biraz düşündükten sonra cevapladım “Sana ün kazandırmaya yardım etmekle ilgili bir sorunum yok. Ama yemeğe dışarı çıkmaya gerek yok. Evde yiyebilirim bu yüzden dışarı çıkmama gerek yok. Bu sadece rahatsız edici ve zaman kaybı.”

Eğer Xin Yu yada Xue Han Noel’den önceki geceyi başka bir kızla geçirdiğimi bilirlerse oluşacak hasarın tedavisi olmazdı.

Shan Shan biraz hayal kırıklığıyla “Tamam o zaman. Bir daha ki zaman ısmarlarım.” Dedi.

Taksi XX üniversitesinin kapısında durdu. Taksiye parasını verdikten sonra Shan Shan bana hoşça kal demek için el salladı ve hafifçe kampüse koştu. Kapıdaki 2 güvenlik görevlisi ona sanki sarhoş ve sersemletilmiş gibi bakıyorlardı.

“Noel arifesinde Xue Han ve Xin Yu’ya eşlik etsem daha iyi olacak.” Sessizce söyledim ve eve yürüdüm.

——————-ÇEVİRMEN NOTU—————–

Yine biten bir bölüm yine bir şeyler öğrendik. Artık devamına bakacağız.

Lin Fan dediği gibi 1 numaralı oyuncuyu tanımıyor mu? Noel arifesinde Lin Fan ne yapacak? Taksi kaç para tuttu? 1 numaralı oyuncu ve Lin Fan karşılaşacak mı? Bunlar ve daha fazlası için takipte kalın. Merak mı ediyorsunuz? Bekleyin okuyun ve öğrenin…


Yorum Yap "TLT 55"