Dünyanın Oluşumu Günceli

TLT 54

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 54: Kasırga Şehri (Kar Yağışı Altındaki Güzel) 

 4 yıl geçmesine rağmen hala çok çeviğim.

Ağaca çıktım. Ağacın yardımıyla üzeri karla kaplı duvara atladım. Kampüsün içine baktım. Kimsecikler yoktu. Öğretmen ve öğrenciler hala güzel rüyalarını görüyordu. Sadece uykumu alamadan Shan Shan tarafından kaldırılan çok çalışkan olan ben vardım.

Tam o sırada Shan Shan aradı ve heyecanlı bir şekilde “Geldin mi? Kızlar yurdunun 3. bölümünü bul. Daha sonra en batıda ki binaya git ve beni ara.” Dedi.

Kapattım. Spor salonundan çok uzak olmayan kızlar yurduna bakındım. Kızlar ve erkekler yurdu yeşil çalılarla ayrılıyordu. Karla kaplı çimlere yürüdüm.

Kızların 3.yurdu çok özeldi. Duvarlar bile pembeydi. Her ne kadar anormal olsa da yine de Shan Shan gibi zarif ve çekici kızlar için uygundu.

“Hey Shan Shan en batıdaki yurt binasının merdivenlerine geldim. Neredesin?”

“Buradayım.” 2.kattaki balkon camı açıldı. Shan Shan yukarıdan bana gülümseyerek “Yurt teyzesinin ışıkları açık mı?” Dedi.

Baktım ve cevapladım. “Henüz değil. Nasıl aşağı ineceksin?”

“Sadece bekle.”

Shan Shan dönüp odaya girdi. Biraz sonra kalın mavi bir şerit sallanmaya başladı ve benim önüme hafif sallanarak indi.

Bu ne içindi? “Cennetten inen ölümsüz” yapacak olabilir mi? (Ç.N: 20 dakika arasam da bunun ne olduğunu bulamadım. Bilen varsa söylesin yorumlardan 😀 ). Kalbimin derinliklerinden Shan Shan’a hayran olmaya başladım.

Birkaç dakika sonra Shan Shan bez şeridin diğer ucunu yukarıda bir şeye bağlamış gibiydi. Tatmin olmuşçasına ellerini çırptı ve “Tamam. Aşağı geliyorum.” Dedi.

Bezi biraz çekiştirdim ve endişeli bir şekilde “Bu sağlam mı? Ne bunlar? Senin ağırlığını taşıyabilecek mi?” Dedim.

“Onlar benim çarşaflarım. Bunu yapmak 1 saatimi aldı. Saçmalamayı kes. Aşağı geliyorum.”

Şeride yeniden baktım. Sadece bunu yapmak için bir saat mi harcadı? Bu kızın elleri gerçekten “yetenekli”.

Shan Shan dikkatli bir şekilde aşağı inmeye başladı. Bezi tutarken yavaş yavaş aşağı kaymaya başladı.

“Whip~!”

Aniden çok sağlam görünmeyen bez cidden koptu. Vucudu öylece yere düşmeye başladı ve yer betondu. (Ç.N: ve son shan shan öldü. Xue Han kazandı Xin Yu da kuma olacak mis gibi 😀 )

“Thump~!”

Onu yakalayacak kadar şanslı olsam da Shan Shan’ı taşırken yere düştüm. Bu durum sonrası ben iki seksen yerde soğuk zeminde uzanırken oda göğsümde oturuyordu. Güzel yüzü kızarmıştı.

“iyi misin?” Hemen Shan Shan’ ayağa kalkmasında yardım ettim ve endişeli bir şekilde ona baktım. İyi olduğundan emin olduktan sonra onu azarladım. “Bu gerçekten tehlikeliydi. Artık büyümelisin.”

“Ama heyecanlı değil miydi?” Shan Shan güldü. Güzel gülümsemesi bahar havası gibiydi insanın sinirini götürüyordu.

“Lin Fan seni neden aradığımı biliyor musun?”

Shan Shan elbisesindeki tozu temizledi. Bugün çok özel bir şekilde giyinmişti. Beyaz bir kazak, beyaz bir yün ceket ve beyaz bir deri çizme bile giymişti. Sadece pantolonu koyu maviydi. Erdemli bir duygu veriyordu.

Ne yazık ki o erdemli değildi çünkü onu duvara çıkarmamı önermişti.

Alçak olmayan duvarın altında duran Shan Shan mutsuz bir ifade takındı. Merak edip “Yapabilirsin. Çıkmak için omuzlarıma basmana gerek yok değil mi?” Dedim.

Büzüşmüş dudaklarıyla gülümseyen Shan Shan “Başka yolu yok. Aslında bende istemiyorum….” Dedi.

“Hadi ama…” Boğuk bir sesle söyledim. Eğilip onu tuttum ve daha sonra duvarın üzerine çıkardım.

Taze bir koku alabiliyordum. Shan Shan’ın vücudunun kokusu Xue Han’a benziyordu. Tıpkı sevdiğim gibi.

Hızlıca duvara çıktım daha sonra ellerimi açıp gülümseyerek “Hadi aşağı inelim. Eğer diğerleri güzel bir kızın duvarda oturduğunu görürse bir şaka sanabilirler.” Dedim.

Shan Shan elimi tuttu ve yavaşça aşağı atladı. Fiziksel formu gayet iyiydi. Normalde kızlar şimdiye nefes nefese kalırdı. Ama o olgun bir elma gibi kırmızı bir yüzle oldukça çekici gözüküyordu. İnsanın onu tutup ısırası geliyordu. (Ç.N: Sapık var kızı ısıracak 😀 )

Tabi ki onu tutup ısırmaya cesaret edemezdim. Kalbim duvardan atladıktan sonra bile hala hızlıca atıyordu. Demin onu taşımanın verdiği his çok harikaydı. Kalın kazağının arkasından bile yumuşaklık ve duyarlılık hissedebiliyordum. Onunkiler Xue Han ve Xİn Yu’nun arasında gibiydi. Xin Yu’nunkinden biraz küçük ama Xue Han’ınkinden daha dolgun. Doğru boyuttaydı.

“Lin Fan seni niye bu kadar erken aradığımı biliyor musun?”

Yol kenarında yan yana yürürken Shan Shan düşen kar taneleri tarafından büyülenmiş gibiydi. Bazen kar taneleri uzun kirpiklerine düşüyordu. Düşer düşmez kirpiklerini kırpıyordu. Bana gülerek baktı ve “Suzhou da iki yıldır kar yağmamıştı. Ama bu yıl tam bu anda kar yağıyor. Ayrıca yarın noel arifesi. Oh Sessiz Gece (Ç.N: noelde çalınan bir şarkıymış bu.)  Nasıl bunu kaçırabilirim? Neden gece keman çalmıyoruz? Duyduğuma göre kar yarına kadar sürecekmiş. Tüm masrafları ben karşılıyorum. Ne dersin?” Dedi.

Bir süre düşündüm. Yemek ve içecek ısmarlamak isteyen güzel bir kız çok cazip geliyordu. Ama seviye atlamak için harcayamadığım 1 gün çok büyük bir kayıp olurdu. Şuan [Moon Monochrome] da her dakikayı hesaba katmalıydım. Eğer bir gün boyunca sıralamada tırmanamazsam ne kadar aşağı düşeceğimi bilemiyordum. Şuan ilk 10 içindeydim ama yarına kadar kasılmazsam ilk 100 e zar zor girebileceğimden emindim.

Boğazımı temizleyip “Hayır. Senin bugün sınavın var ve benimde eve gidip şekerleme yapmam gerek. Gözlerime bak yakında panda gözlerine benzeyecek.” Dedim.

Shan Shan yan taraftan bana bakarak sırıttı ve “Ben çoktan sınava yeniden girmeye hazırım. Ayrıca seni bıraksam ve eve gitsen bile uyuyacağından şüpheliyim.” Dedi.

İkimizde geri dönüğümde oyuna girip kasılacağımı bildiğimizden ona açıklama yapmadım. Ağırbaşlı bir şekilde “Her neyse bugünkü sınavında daha başarısız olmadın. Saat 4.30. saat 7 de geri döneceksin anlaşma bu. Sana kahvaltı ısmarlayacağım.” Dedim.

Shan Shan’ın sırıtışları durdu ve “O zaman şimdi nereye gidiyoruz? Yeni müzik çalar almak istiyorum. Taş bulvarına gidelim olur mu?” Dedi.

Başımla onayladım. Taş bulvarında bugün “Beş gezegen” mağazasının ucuzluğu olduğunu duydum. Aslında oradan bir şeyler alabilirdim. Neyse ki taş bulvarı çok uzakta değildi yoksa çok zahmetli olurdu. Sonuçta çevrede otobüs yada taksi yoktu.

———————-ÇEVİRMEN NOTU————————

Evet beyler dünkü molam beni özlemenizi sağlamıştır belki. Görüşmeyeli nasılsınız. İyisinizdir umarım. Parmağımın ağrısı büyük ölçüde geçti. İyi geldi 1 günlük tatil 😀 neyse imza bölümüme geçiyorum 😀

Lin Fan ne ısmarlayacak? Oyuna ne zaman geri girecek? Eve gittiğinde kızların tepkisi ne olacak? Lin Fan alışverişte ne alacak? Oyuna girdiğinde sıralaması ne olacak? Ve bunu yazsam mı bilemedim ama…. Çin ve aynı zamanda dünya 1.si olan oyuncu kim? 😀 bilmek mi istiyorsunuz? Yarını bekleyin ve okuyun ve öğrenin 🙂


Yorum Yap "TLT 54"