Kilimanjaro Günceli

TLT 41

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


 Bölüm 41: Kasırga Şehri (Para İçin Öldürmek)

Kılıcını omuzuna dayayan Çatlak Savaşçı burnu havada biçimde "Bizim burada 300 kardeşimiz var ve çoğu 10.seviyeden yüksek. Sen kim olduğunu sanıyorsun? Sadece grubunuzda ki birinin ağzı bozuk diye bizle savaşacak mısınız?  [Little Ants on the Tree Leaves] bu sabah yeteri kadar ölmedin mi?" Dedi. 

(Ç.N: omzuna kılıç dayayan adam örneği - http://fc09.deviantart.net/fs71/i/2013/265/a/6/berserk___guts_by_yoyaan-d6ndc9y.jpg ) 

Ye Qiu korkusuz bir adamdı ve gülümseyerek "Bu doğru. Bu sabah bir çok kardeşimiz öldü. Bizim grup üyelerimiz fazla değil ama TOT grubundaki olan kardeşlerimizin hepsi 15.seviyeden yüksek elitlerdir. Sizin gibi bir grup çürük domates ve patates değiller. " diye cevapladı. (Ç.N: Helal Lin Fan'ın kankası yürü be kim tutar seni.) 

TOT savaş takımı? Benim bir düzineden fazla kardeşlerimin hepsi  [Moon Monochrome] mi oynuyor? 

Heyecanlandım ve elimde tuttuğum silahın kabzası yavaşça sallanmaya başladı. Ama şuan ki ben Ye Qiu yada diğerleriyle konuşamazdı. Nede olsa onlara ihanet eden bendim. Eğer onlara doğru koşup takıma geri dönmek istediğimi söylesem beni yeniden kabul ederler miydi? 

TOT savaş takımı çoktan ülkede ünlü olmuştu. 2 yıl üst üste yerel ligi ilk 3 de bitirmişlerdi. Yaklaşık 20 üyenin hepsi inanılmaz oyunculardı yedekleri bile 1. sınıf oyuncuydu. Şimdi hepsi  [Moon Monochrome] oynuyordu. Onların bu oyunda terör estirmeleri sadece zaman meselesiydi. 

Onlarla beraber [Moon Monochrome] de efsane yaratmak istiyordum. Hala şansım var mıydı? 

Ben bunları düşünürken Ye Qiu ve Çatlak Savaşçı çoktan savaşa başlamıştı. 

Karma karışık bir sahne olmuştu. 17.seviye büyücü Ye Qiu Çatlak Savaşçının darbesinden sıyrılmak için hızlı hareket ediyordu. Onun arkasındaki birkaç oyuncu çoktan hamlelerini yapmaya başlamıştı. Çok geçmeden gökyüzü ok ve büyülerle doldu. Daha sonrasında Çatlak savaşçının grubundaki birkaç düşük seviyeli oyuncu anında öldü. Etraftakilerin almak istedikleri beyaz kumaş tozluklar yere düşmüştü. 

Çok kötü... TOT üyeleri elitlerden oluşsa da sayı bakımından eksiklerdi. Yakında canları boşalıp ruhları şehrin canlanma bölgesine geri döndü. 

2 tane yüksek seviyeli rahibin de yardımıyla Çatlak Savaşçı Ye Qiu'yi geri püskürtüyordu. Her ne kadar Ye Qiu çok zorlu bir rakip olsa da sürekli rahiplerin destekleriyle canını dolduran Çatlak Savaşçıya karşı daha fazla dayanamazdı. Etraftaki kalabalık sabırla Ye Qiu'nin ölmesini ve elindeki çürümüş asanın düşmesini bekliyorlardı. 

Sessizce Çatlak Savaşçının arkasındaki 2 rahibe doğru yaklaştım. Kılıcımı kaldırıp rahibe vurduğum an o pusuya düştüğünü anladı. 

“211!” 


“196!” 

İlk vuruşun ardından gelen yatay bir kesik! 2 normal vuruşla 16.seviye rahibi şehre geri yollamıştım. 

Kalan rahip bana bana panik içinde baktığı sırada tereddüt etmeden [Ağır Vuruş]'u kullandım. 

“454!” 

Kritik vuruş! 

Kılıç ustasının tam gücü ile beraber Çatlak Savaşçının arkasında gecikme olmadan 2 tane beyaz ışık parladı. (Ç.N: Yazar bunu yazmasa bile biz adamların öldüğünü ve şehre gittiğini anlardık...) 

Ye Qiu'yi heyecanla kovalayan Çatlak Savaşçı akıbetini fark edemedi. 

Diğer oyuncular korkuyla bağırdı. Çatlak Savaşçıya yaklaşıp aniden [Donmuş Bıçak] kullandım ve onu 3 saniyeliğine sersemlettim. 

Daha sonra [Kombo]'yu kullandım bunun üzerine Ye Qiu'nin ateş topları tarafından da vurulunca Çatlak Savaşçı anında öldü. Yere baktığımda üzerine giydiği gümüş zırhı düşürdüğünü görünce hemen aldım. 

Sistem bildirimi: Suç puanınız 100'ü aşıyor. Geçici olarak şehrin en çok arananlar listesine alındınız. 

Çoktan katil oyuncu durumuna mı düşmüştüm? 

Aceleyle kalabalığın arasından geçip şehrin batı kapısına doğru koştum. Diğer oyuncular neler olduğunu fark ettiklerinde ben çoktan ormana girip gözden kaybolmuştum. 

“Whoosh!” 

İsmim katil olduğum için kırmızıydı. Yeniden beyaz olması için 10 saat canavar öldürmem gerekiyordu. 

Belki çok hızlı öldürmüştüm belki de çok hızlı kaçmıştım. Ye Qiu beni aramaya gelmedi. Sanırım ismimi net görememişti. 

Ormanın içinde ve veba mezarlığının karşısında kırık bir köprü vardı. Köprünün arkasında ki kereste fabrikasını yüksek seviyeli ölümsüzler işgal etmişti. Yine iskelet savaşçı olsalar da seviyeleri 26-30 arasındaydı. Ama yine de benim yüksek saldırım göz önüne alındığında benim için mükemmel rakiplerdi. 

Oh doğru. Ben Çatlak Savaşçının zırhını almıştım. Hemen envanterimi açıp baktım. 

[Gümüş Zırh] 

Savunma: 32 


Canlılık: +8 


Kuvvet: +7 


Seviye gereksinimi: 16 

“Beep~!” 

Lu Xue Han mesaj göndermişti. 

"Lin Fan [Little Ants on the Tree Leaves]'e yardım ederek Çatlak Savaşçı'nın grubunda ki 3 kişiyi öldüren sen misin?" 

"Huh. Xue Han çoktan duydun mu?" 

"Şehirde ki herkes bunu konuşuyor. Çatlak Savaşçı Lin ablayı buldu ve oda başka seçeneği olmadığından senin bizim grubumuzdan olmadığını söyledi. Senin için bir sorun olmaz değil mi?" 

"Tabi ki olmaz. Şuan ismim kırmızı. Lin ablaya tüm gece rengi düzeltmek için oynayacağımı söyler misin? Eğer düzeltmeden biri beni öldürürse bu çok kötü olur." 

"Tamam." 

İletişimi kesip " kırmızı ismi temizleme" yolculuğuma başladım. Şuanki 152 savunmamla 26.seviye iskeletler bile bana her vuruşlarında 30 hasar veriyorlardı. Ben saldırdığımda da saldırım sağ olsun 250 hasar veriyordum. Can çalma efektim olduğundan canım doluyor v iksir kullanmama gerek olmuyordu. 

2 saat burada takıldıktan sonra saat akşam dokuz olmuştu. Sıkıldığım için gümüş zırhın resmini çektim ve Shan Shan'a yolladım. Birkaç saniye sonra cevap geldi. "Lin Fan param yok. Beni cezbetmeyi bırak." 

Çarpım bir gülümsemeyle "Shan Shan veresiye sistemim mevcut. Neredeyse ay bitecek. Diğer ay ne kadar harçlık alacaksın?" Dedim. 

"Büyük ihtimal 5000 (2282TL) civarı. Ama birkaç gün içinde bu ekipman değersizleşecek ondan sonra ihtiyacım kalmayacak." 

"Sorun değil. Sana 2000e (912TL) satarım. Nasılsa bunu Çatlak Savaşçı'nın ekibinden almak için az bir caba harcadım. Şu anlık kullan parayı bana harçlığını alınca verirsin." 

"Sorun olmaz mı? Neredesin? Hemen geliyorum." 

"Tamam. Koordinatlarım xxx,xxx. Çabuk gel seni çok özledim." (Lin Fan aşık mı oluyorsun la..) 

"Ugh. İğrençsin." 

… 

Yarım saat sonra Shan Shan uzun saçlarına takılmış birkaç yaprakla ormanda gözüktü. 

-----------------ÇEVİRMEN NOTU------------------ 

Yarına hazırlanın beyler :D  

Shan Shan kırmızı isimi görünce ne yapacak? Shan Shan vs Lin Fan olacak mı? Shan Shan'ın annesi kim? Annesi ne alaka dediniz değil mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman bekleyin okuyun öğrenin... :D 



Yorum Yap "TLT 41"