Tankların Tarihi Günceli

TLT 39

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 39: Kasırga Şehri (Beleş Yemek) 

 Konuşurken Murong Shan Shan beni çekerek yanına oturttu ki bu Xu Xing’i tek başına bıraktı.

Yemekler servis edilmeye başladı ve şu anda kuzu kızarma dışında ki tüm yemekler masadaydı. Xu Xing’ in markalı kıyafetlerine bakıldığında onun zengin bir aileden geldiği belliydi. Ancak yine de bu kadar hızlı 10000 RMB ( 4581 ) harcamasının onun için zor olduğunu düşünüyordum. Her yemeğin servis edilmesiyle yüzündeki seğirmeler belli oluyordu.

Zavallı çocuk. Sanırım o savurgan  Murong Shan Shan’a aşık olmuştu.

“Shan Shan o senin peşinde mi?” Diye fısıldadım.

Murong Shan Shan duymamış gibi davrandı ve bunun yerine elini ceketimin cebine atarak “Ah. Lin Fan bu mektup kime?” Diye yüksek sesle konuştu.

Bir süre sersemlemiştim. Ne yapmaya çalışıyordu?

Konuşurken cebimdeki zarfı aldı ve masaya koydu. Karşımızda ki Xu Xing’de yüzündeki ilginç ifade ve sonuna kadar açık gözleriyle bize bakıyordu.

“Woah. Bu bir aşk mektubu. Bunu kime yazdın? Lin Fan yazdıkların o kadar kötü de değil.”

Büyük ihtimal bunu kendi yazmıştı ve utanmadan bunun hakkında övünüyordu.

“Ah!”

Murong Shan Shan’ın ten rengi mektubu okuduğu zaman birden değişti ve ardından bana utangaç bir bakış attı.

Ben ellerimi birbirine geçirip onun ne oyunlar oynadığını seyrettim. Daha sonra mektubu okumaya başladı.

“Hayallerimin kızı Shan Shan seni ilk gördüğüm andan beri seviyorum.”

Gülmemek için kendimi zor tutsam da karşıda oturan Xu Xing öfkeyle dolmuştu. Shan Shan sanki bir şey olmamış gibi okumaya devam etti.

“Sonunda cesaretimi toplayıp sana bu mektubu yazdım. Umarım duygularım sana ulaşır. Hala ilk tanıştığımız zamanı hatırlıyorum. Ateş gibi sıcak bir havada senin güzelliğinle büyülenmiştim. Senin benim kalbimde bıraktığın etki tüysüz bir kuğu gibiydi.” (Ç.N: acaba oralarda iltifat falan mı bu 😀 )

“Pfff.” Ağzımdaki çay dışarı fırladı. Bu aptal kız düzgün bir aşk mektubu bile yazmamıştı.

Murong Shan Shan güzel gözleriyle bana masumca baktıktan sonra devam etti. “Shan Shan bu mektubu okuduğunda heyecanlanıp benim, senin kalbini çalan yetenekli bir hırsız olduğumu düşünmedin mi? Seni ilk gördüğümden beri sana deli gibi aşığım. Senin için bazı “İşlevleri” etkilediğini duyduğum için alkol ve sigarayı bile bıraktım. Artık evimin önünde ki kız yurdunu bile gözetlemiyorum ancak bu artık perdelerini çektikleri için olabilir. (Ç.N: Aşk mektubu böyle yazılır öğrenin 😀 ). Ama aslında ana neden sendin. Senin o binada kalmadığını duydum. Gördüğün gibi sana olan aşkım çok derin.”

“Keş şunu! Keş şunu!”  Sonunda kendimi tutamadım ve “Gerçekten bunu ben mi yazmışım? Neden bu kadar tüy ürpertici?” Dedim.

Murong Shan Shan sinirlendirici bir şekilde ” Eğer sen değilsen kim yazdı?” Dedi.

Kalbindeki tanrıçanın mahçup olduğunu gören Xu Xing kederli bir şekilde bakıyordu. Murong Shan Shan’a baktı ve “Shan Shan itirafını kabul ediyor musun?” Dedi.

“Şey. Tabi ki. Duygularını ne kadar samimi ifade ettiğini gördün.”

Her terk edilmiş erkek gibi Xu Xing de kederli ve acı çeken bir ifade takınıp 70liği kendi başına içti.

Murong Shan Shan bana parlak gözlerle bakıp masadaki yemekleri mideye indirmeye başladı.

Ben burada nasılsa yemek için olduğumdan Murong Shan Shan ile beraber tüm yemekleri silip süpürdük.

Xu Xing kötü bir ruh hali içindeydi ve yemek yerken bana soğuk bir tutumla yaklaştı. Ancak onu görmezden gelip yemeğe devam ettim.

“Xu Xing ben doydum. Artık gidiyorum. Acele etme ve hesabı ödemeyi de unutma”

Shan Shan ağzını sildikten sonra vicdansız gibi beni çekerek dışarı çıkardı.

Güneşli havada yürürken merak ettiklerimi sormamak için kendime engel olamadım. “Shan Shan ne yaptığını bilmiyorum ama bu yaptığın bize yemek ısmarlayan Xu Xing için çok haksızca değil mi?”

Shan Shan kaşlarını çatarak ” ne o? Ona sempati mi duyuyorsun?” Dedi.

“Pek değil ama biraz ileri gittiğimizi düşünmüyor musun?”

“Hmph. Onun eskiden ne kadar iğrenç biri olduğunu bilmiyorsun. Kendi babasının benimkiyle olan ilişkisini kullanıp beni tehdit etmeye bile cesaret etti.” Shan Shan öfkeyle konuşmuştu.

“O… Seni tehdit etmeye cesaret mi gösterdi?” Kaşlarımı çattım ancak yine de ahmak görünümlü Xu Xing’in nasıl baş belası Shan Shan’ı tehdit edecek kadar cesaretinin nasıl olduğunu anlamamıştım.

“Nasılsa anlamayacaksın. Onun babası aslında benimkinin üstüydü. O her zaman babasının söyleyeceği tek sözün benimkini köşeye sıkıştıracağına inanıyordu. Hmph. O salak gibi babasının da çocuksu olduğunu düşünüyordu.

Başımı salladım. Bu sorunlara karışmak istemiyordum. Şuan ki benim, tek istediği satmak için daha çok eşya bulmaktı.

“Shan Shan nereye gidiyoruz? Öğlen kasılmayı düşünmüyor musun?”

Murong Shan Shan gülümseyerek “Okulda elektrik kesintisi var ve 6ya kadar düzelmeyecek bu yüzden….” Dedi.

“Bu yüzden sende yemek ve alışverişte sana eşlik edecek birini arıyorsun.”

“Aynen.” Shan Shan gururla parmağını ısırdı.

“Shan Shan yanlış anladığını düşünüyorum.” Adımlarımı düzenleyip ciddi bir şekilde “Ben profesyonel bir oyuncuyum. Vakit nakittir. Bir bedel almadan zamanımı anlamsız faaliyetler için geçirmem.” Dedim.

Shan Shan dişlerini sıkıp burnundan soluyarak “Seni pislik. Parasız yaşayamaz mısın huh? Bana öğleden sonra eşlik etmek bu kadar zor mu?” Dedi.

Biraz korktum ve dönüp “Buna ne dersin. Ödeme olarak bana bir külah dondurma al bende sana eşlik edeyim.” Dedim. (Ç.N: çok ucuza satıyorsun kendini Lin Fan…)

Shan Shan aniden gülümseyerek ” Sorun değil. Hadi gidelim.” Dedi.


Ben nadiren kızlarla alışverişe giderdim. Son 6 ay içinde onlarla olmamı isteyen çok kız yoktu. Shan Shan istisna olarak kabul edilebilirdi. Onla ilk tanıştığımda Xin Yu’ya benzediğini düşündüm. Cana yakın ve aynı derecede güzeldi. Tabi tek fark o Xin Yu’ya göre daha baş belasıydı. Sokağın ortasında yiyişen çiftleri gösterip yüksek sesle onları ayıpladığı bile oluyordu.

Shan Shan gerçekten güzeldi belki de Xin Yu’dan bile daha güzeldi. Onla beraber olduğumda tüm dikkati o çekiyordu.

Sokaktaki birçok çift olduğundan bizde yakında kendi rolümüzü uygulamaya başladık. Fırında kızarmış ördeğe bakıp ağzımızın suyu aktı, mini etek giymiş kadınların kıçlarına bakıp hayal kurduk. Dondurma almak için Kfc ye gidip hatta “Cowboys Are Busy” isimli şarkıyı dinlemek için karşılıklı oturduk.

——————ÇEVİRME NOTU——————–

2 gün mü kaldı ne kaldı pazara az kaldı sürprize çok şaşıracaksınız 😀

Bir aşk mı doğuyor? Shan Shan ile daha neler yaşanacak? Lin Fan eve gittiğinde ne olacak? Merak mı ediyorsunuz? Etmeyin! Bekleyin okuyun ve öğrenin.


Yorum Yap "TLT 39"