Dünyanın Oluşumu Günceli

TLT 36

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 36: Kasırga Şehri (Prenses ve Kadın Hayalet) 

 Aynı taktiği kullanarak 40 sihirbazı defalarca dışarı çektim. Artık içerisi bomboştu. Çürük perdeleri neredeyse düşecek olan odanın sonundaki kapının arkasından kendinden geçmiş bir kız sesi geliyordu. Ne dediğini anlamıyordum ama daha çok bir şey çağırıyor gibiydi.

Yeniden kısa süreli mutlak bir korku hissettim. Bu oyunu oynamak bana pek yarar sağlamasa da en azından cesaretimi arttırıyordu. En azından bir daha hep beraber korku filmi izlediğimizde Xin Yu’ya sarılmak zorunda kalmayacaktım.

Kapının arkasında 2 süt beyazı hayaletin olduğu yere çıkmaya yarayan merdivenler vardı.

Ne kadar tüylerimi diken diken etse de bu 26.seviye canavarları çekmek büyücülere göre çok zor değildi.

Hemen iletişimi açıp Xin Yu’ya ” Konuşma sadece buradaki sesleri dinle” dedim.

Xin Yu itaatkar bir şekilde ses çıkarmadan dinliyordu. Ses ayarlarını maksimuma çıkardıktan sonra hayalete saldırdım.

“Nasıl Xin Yu? Bu oyun oldukça iyi değil mi?”

Xin Yu bir süre sessiz kaldıktan sonra öfkeyle “Lin Fan ne dolaplar çeviriyorsun?” Dedi.

Kahkaha attım. Xin Yu’nun bir dahaki cümlesini duyduğumda gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

“Neredeyse anneni kıskançlıktan öldüreceksin. Bu kadınların ** sesleri yoğun bir şekilde insanı tahrik ediyor.”


Bir şey demeden iletişimi kapattım. Kalan canavarı da hallettikten sonra sonunda 3 yıl önce vebadan etkilenmiş prensesi görme anı gelmişti. Tabi bu çevrede 3 yıl hayatta kalıp kalmadığını bilmiyordum.

Sessizce yukarı çıktıktan sonra dikkatlice prensesin ne yaptığına bakmak için korkuluklardan kafamı uzattım. Gördüğüm şey yüzünden o kadar korktum ki neredeyse aşağı düşüyordum.

Prensesten hiçbir iz yoktu sadece saf beyaz kadın bir hayalet vardı. Beyaz bir etek, şeffaf bir vücut ve yüzündeki sayısız yarayla orada duruyordu. Beni en çok korkutan şey ise ayaklarının olmamasıydı.

Tüm vücudu havada süzülüyordu ve dönüp bana baktığında neredeyse altıma işiyordum. Şuan sadece tek bir gözü vardı diğeri çoktan çürümüştü. Çürümüş gözüne asılı kanlı damarları gözüküyordu.

Sistem bildirimi: Bu dramatik sahnenin etkisiyle 232 can kaybettiniz.

Lanet olsun! Bir şey yapmadan çoktan 200den fazla can kaybetmiştim. Kelimenin tam anlamıyla bu öldüren güzellik korkunç yüzüyle beni öldürüyordu.

Ne kadar yüzüne bakmaya cesaretim olmasa da korkudan titreyerek kadın hayaletin yanına gittim.

“Yabancı burada ne yapıyorsun? Huzurlu istirahatimi bozmaktan korkmuyor musun?” Kadın hayaletin sesi yüksek ve ürperticiydi.

“Ben sadece prenses Misha’yı kurtarmak istiyorum.”

Kadın hayalet dudak bükerek “Kral sonunda prensesi almak için birini mi gönderdi? Hala kızını hatırlıyor mu?” Dedi.

“Kral tarafından gönderilmedim. Prenses nerede? Onu geri götüreceğim.”

“Onu geri götürmek mi istiyorsun? Kral göndermediyse seni kim gönderdi?”

“Beni şifacı Lance gönderdi.”

“Öğretmen……..Lance?” Kadın hayaletin sesi titriyordu ama sonra soğuk bir ifadeyle “Eğer prensesi geri istiyorsan beni geçmek zorundasın” dedi.

“Orospu çocuğu bu kadar konuşmanın ardından hala savaşmak istiyor.” Derken kılıcımı çekip ona doğru koştum.

Sistem bildirimi: Veba yüzünden can yenileme hızı %50 azaldı.

Sistem bildirimi: Hayaletin çığlığının etkisi altına girdin. Hareket hızı %50 azaldı.

Sistem bildirimi: Dehşete düştün. Saldırı hızın %50 azaldı.

Sistem bildirimi: Kadın hayaletin kızgınlığından etkilendin. Şifa iksirlerinin etkileri %50 azaldı.

…. (Ç.N: ne hayaletmiş bea 😀 )

4 tane sistem bildirimi gerçekten kalbimi kırdı özellikle sonuncusu. Şifa iksirlerinin etkisi %50 mi azalacak? Ben onlara para vermiştim.

Neredeyse her şeyim düşse de saldırımın düşmemesi biraz daha iyi hissettirdi. [Donmuş Bıçak] kullanarak hayaleti sersemlettikten sonra [Ağır Darbe] kullandım ve 230 hasar verdim. Ardından [Kombo]’yu kullanarak 200+ daha gitti.

Ama kadın hayaletin saldırıları da bana zor anlar yaşatıyordu. Her vuruşu 80 hasara neden olması beni üzüyordu. Normalde 500 can veren iksirler şuan 250 can veriyordu. Yani 10 saniye bekleme süresi olan bir iksir şuan 3 saldırının hasarını yok edebilirdi. Bu sefer hareket hızımda yavaştı. Yine de bu savaş için hayatımı ortaya koydum.

İksirleri kullanım hızım çok fazlaydı. Hayaletin 1/3 den az canı kaldığında çoktan 10 iksirden 8ini kullanmıştım. Yakında hayaleti başarıyla öldürmek için yardımcı hiçbir şeyim kalmayacaktı.

Savaş çok çetin geçiyordu. Kafa kafaydık. Kılıç parlamaları hiç durmuyordu.

Daha fazla devam edemezdim. Kalan 2 iksiri içtim. Kadın hayaletin çok canı kalmasa da benimde fazla yoktu. Devam eden saldırı takaslarından sonra belki de canın 0a düşebilirdi.

İkimizin de canı dibe vurmuştu. Sonunda kim kazanacaktı?

3 dakikadır yeni yeteneğimi bekleme süresinin bitmesini ve onu yeniden kullanmak için bekliyordum.

Sonunda [Donmuş Bıçak]’ı yeniden kullandım.

Kadın hayalet dondu ve 3 saniyeliğine sersemledi.

[Ağır Darbe] [Kombo]

“Woo~!”

Yüksek sesle haykırdıktan sonra hayalet yere düştü. Ama yok olmamıştı. 2 ekipman ve bir kitap yere düştü. Kadın hayalet bana cansız bir bakış attı.

Hızlıca düşen şeyleri alıp envanterime koydum. Daha sonra hayaleti izlemeye başladım. Oturup canımı yenilemeyi bile tamamen unutmuştum.

“Sen gerçekten öğretmen Lance tarafından prensesi kurtarmak için mi gönderildin?” Kadın hayalet nefes nefese kalmış zayıf sesiyle konuştu.

“Evet. O çoktan prensesin hastalığının tedavisini buldu.”

“Ne? Öğretmen benim hastalığımın tedavisini buldu mu?” Kadın hayalet çok şaşırmıştı.

Aynı ölçüde şaşırarak “Sen prenses Misha mısın?” Diye sordum.

Kadın hayalet üzgün bir şekilde “Buraya geldiğimden beri veba tarafından sürekli acı çektim. Daha sonra gelen birkaç ruh çağırıcının ruhumu çıkarması beni yalnız bir hayalete çevirdi.” Dedi.

“O zaman. Prenses siz çoktan ölmüş olmuyor musunuz?” Şok olmuştum. Bu durumda görevi başaramamış mıydım?

“Daha ölmedim ama ruhum bedenimi terk etti.”

Ne boktan bir durum.

—————-ÇEVİRMEN  NOTU—————–

SÜRPRİZ İÇİN KALAN ZAMAN: 4 GÜN

Yarın belki az bölüm çıkabilir çünkü çok uyuz bir yerde bitiyor 3.bölümü insan merak ediyor ya 3 çıkar ya 1 ama 2 de gelebilir 😀

Lin Fan prensesin bedenini bulabilecek mi? Görev başarılı olacak mı? Görev başarılı olursa ödülü ne? Hepsi buraya gelecek bekleyin okuyun öğrenin 😀


Yorum Yap "TLT 36"