Otto Von Bismark Günceli

TLT 28

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…



 Bölüm 28: Sessiz Köy (Güzel Çicekler)

 Görev: <Mezar bekçisinin İsteği>

Görev açıklaması: Mezar bekçisine kemiklerin üzerinde büyüyen güzel çiçeklerden 20 tane bulmasına yardımcı ol. Ancak dikkatli ol çiçeklerin etrafı büyük tehlikelerle çevrili. Görevi tamamladığında bekçi tarafından büyük bir ödül alacaksın.


Envanterime baktığımda öldürdüğüm savaşçılardan düşen bir sürü “Kalitesiz ölümsüzlerin kumaş kalıntıları” topladığımı gördüm. Ne için kullanıldığını bilmiyordum ama yine de parayla satabilirdim.

Mezarlığın diğer bölgesine baktığımda iskelet savaşçıların yine devriye gezdiğini gördüm. Huzursuz hissetsem de yanlış giden bir şey görememiştim.

Birkaç küçük grup öldürdükten sonra neyin değişik olduğunu anladım. Dış taraftaki savaşçılar hariç geriye kalanlar sanki bir şeyi koruyor gibi devriye geziyordu.

Biraz izledikten sonra korudukları şeyin küçük bir çiçek olduğunu gördüm. Ay ışığının altında süt beyazı çiçeğin etrafında kristal berraklığında yarı saydam bir ışık yayılıyordu. Sanırım aradığım şey oydu ve görevi kabul etmem canavarların hareketlerinin değişmesine neden olmuştu. Belki bu eşsiz bir görevdir.

5 dakika boyunca izledikten sonra sonunda devriye yollarını anladım.

1 adım ileri atıp aniden geri çekildim. Hesapladığım gibi 2 tane savaşçı bana doğru koşmaya başlarken diğerleri devriye gezip çiçeği korumaya devam ediyordu.

Kılıç hareketlerimle birlikte kısa sürede savaşçıları öldürdüm. Diğer canavarları çekip öldürmek içinde aynı taktiği kullandım. Son 2 savaşçıyı öldürdüğümde saat 11 olmuştu. Deneyim barım %72 olmuştu. 1 saat sonra 18.seviye olabilirdim. Şuan dünya 1.si 18. Seviye idi.

Çevredeki savaşçıların ölmesiyle güzel çiçekler yalnız başına kalmıştı.

Cevher görevinin aksine 20 kişilik bir grubu öldürdükten sonra sadece 1 çiçek elde etmiştim. Yani bunun gibi 19 tane daha grubu öldürmem gerekiyordu ve çiçeğin ne zaman yeniden büyüyeceğini bilmiyordum.

Yemek 12’deydi onun için hızlıca diğer bölgelere gidip savaşçıları öldürmeye devam ettim. 2. çiçeği aldığımda 18.seviye olmuştum. Sıralamayı açtım ve 1.nin 19.seviye olduğunu gördüm. Şuan ki seviyemle dünyada ilk 800 arasındaydım.

“Lin Fan yemekten sonra sana bir şey söyleyeceğim” Xin Yu dedikten sonra oyundan çıktı.

Onların sıralamasına baktığımda Lu Xue Han 15, Xu Lin ve Xin Yu 14.seviyeydi. Her ne kadar çok yüksek olmasa da yine de şehirde ilk 100 içindelerdi.

Oyundan çıkıp içeri gittiğimde herkes masada oturuyordu. Xu Lin benim geldiğimi görünce şaşkın bir şekilde “Lin Fan ne oluyor? Şehirde Çatlak savaşçının seni ve Murong Shan Shan’ı 0.seviyeye gelene kadar öldürtmek için adam topladığını gördük. Nasıl bir düşmanlık oluşturdun?” Dedi.

Xin Yu da gülerek “Doğru cidden ne yaptın? Başkasının kız arkadaşıyla takılmadın değil mi?” Dedi.

“Hadi ama. Saçmalama. Çok kötü bir şey yapmadım sadece Çatlak savaşçı ve getirdiği adamlarla aramda küçük bir anlaşmazlık oldu.”

Xu Lin kafasını sallayıp “Eğer küçük bir anlaşmazlıksa sorun değil. Çatlak savaşçı bizim bölgemizdeki küçük bir çetenin lideri. Demin benimle iletişime geçip eğer senin bizle alakan yoksa bize dokunmayacağını ama senle bizim bağlantımız varsa bizi gördüğünde nazik olmayacağını söyledi.” Dedi.

Lu Xue Han nefes nefese kaldı ve “Gerçekten o nasıl bir insan? Nasıl bu kadar sert olabiliyor? Ondan bu kadar korkmamız gerekiyor mu?” Dedi.

Xu Lin ciddi bir şekilde “Çatlak savaşçıyı tanıyorum ve hiç iyi bir insan değil. Geçmişte sokakta birini bıçakladığı için hapise girdi ama çıktıktan sonra bile pişman olmadı. Parası olduğu için bir grup hergele toplayıp sokaklarda terör estirdi. Şimdide muhtemelen parasını kullanarak şehirde 1.liği elde etti. Ama yine de oyunda pek gücü yok yetenekli bir oyuncu onun gibi 3 tanesini öldürür.” Dedi.

Rahatlamıştım. Çatlak savaşçının benle savaşmadığına şaşmamalı. Aramızdaki farkı görünce kaçmıştı.

Xu Lin ince beyaz parmaklarını birleştirdikten sonra “Ama yine de onu tahrik etmemek daha iyi olur. Oyunda korkmamız gerekmese bile gerçek hayatta arayıp bizi bulursa ne yapacağız? Sadece Lin Fan’a mı güveneceğiz?” Diye konuşmaya devam etti.



Xin Yu bana bakarak ” Lin Fan’a güvenirsek berbat oluruz.” Dedi.

Lu Xue Han gülümseyerek “Böyle konuşma. Lin Fan’ın bizi koruyacağına eminim.” Dedi. (Ç.N: helal be kız 😀 )

“Çok safsın.”

“….”

Derin bir nefes alıp onlara baktım ve ” Daha çok tartışmayalım. İlerde oyundayken elimden geldiğince ondan uzak durmaya çalışırım. 1 hafta sonra şehirlerarası transfer açılır başka bir şehre gidebiliriz. Kocaman oyun dünyasında karşılaşmamı çok kolay değil.” Dedim.

“Tamam. Yemek yiyelim öyleyse.”

“Ah. Xin Yu yemekten sonra bana bir şey diyecektin. Konu ne?”

Xin Yu gizlice Xu Lin ve Lu Xue Han’a bakıp fısıldayarak ” Herkesin yemesi için benle beraber şehir merkezindeki süper markete gelsen olur mu?” Dedi.

“Çok uzun sürmezse gelirim. Öğlen yapmam gereken bir görevim var.”

“Tamam.”

Lu Xue Han güzel gözleriyle bir süre Xin Yu’ya baktıktan sonra bir şey demeden kafasını eğip yemek yemeye başladı. Xu Lin de bizi dikkatlice izleyip soğuk bir yüzle ” Siz ikinizin ilişkisi son zamanlarda çok hızlı ilerliyor.” Dedi. (Ç.N: yakında kız kavgası çıkar 😀 )

Xin Yu göğsünü doğrultup nazikçe gülerek ” Yanlış anlamayın. Aramızda bir şey yok.” Dedi.

Onun açıklamasından sonra bir şey demeden hızlıca yemeğimi yedim ardından beraberce dışarı çıktık.

Kalabalık sokakta beyaz teninin çoğunu gösteren düşük yaka t-shirt giydiği için Xin Yu’nun muhteşem görüntüsü çok belli oluyordu.

Bende normal bir insandım. Gözümü şuan ondan alamıyordum.

Xin Yu gözüyle bana baktıktan sonra kolumu çekip ” Lin Fan yapmak ister misin?” Dedi.

“Ne…!” Son derece gergindim.

—————ÇEVİRMEN NOTU—————-

Ne güzel yerde bitti değil mi sizce de 😀

Lin Fan görevini bitirecek mi? Görevin ödülü ne olacak? Shan Shan ne zaman gözükecek? Ve en önemlisi Xin Yu ne yapmak istiyor 😀 bekleyin okuyun ve öğrenin.. 😀


Yorum Yap "TLT 28"