Otto Von Bismark Günceli

TLT 25

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…



 Bölüm 25: Sessiz Köy (Pusu)

 Cevap vermediğimi görünce Murong Shan Shan somurtarak “700! 700 RMB ( 310 TL ) verebileceğim en yüksek miktar. Bundan daha fazlası için bir kızın sokakta kendisini satması gerek.” Dedi.

O da mı? Günümüzdeki kızların böyle bir eğilimde olduğunu beklemiyordum. Apar topar ” Hayır. Bunu yapma. 700 iyi. Acımasız biri değilim. Nerede buluşalım?” Dedim.

Murong Shan Shan güldü ve ” Tamam. Günay kapısında buluşalım. Arkadaşlarımla beraber bekliyorum.” Dedi.


İletişimi kapatıp doğu kapısının oradan yürümeye başladım. Neyse ki kilise güney kapısına yakındı. 10 dakika sonra rüzgarla birlikte dalgalanan saçlarıyla Murong Shan Shan’nun beklediği yere geldim. Geçen sefer ona sattığım silahı kullanıyordu. Bu kadar kaygısız ve rahat bir görüntüyle kim onun 1 seviye düştüğünü tahmin edebilirdi ki?

Murong Shan Shan’ın yanında 5 tane daha oyuncu vardı. 2 tanesi rahip 1 tanesi büyücü kalan 2’side canavar efendisiydi. Canavarlarla yüz yüze savaşacak tek kişi bayan savaşçı olan Murong Shan Shan’dı.

Güney kapısındaki asma köprünün üstünde duran Murong Shan Shan oldukça güzel gözüküyordu. Göğüs zırhının üzerindeki parlayan beyaz iplik enfes vücudunu sarıyordu ve arkasındaki alev kırmızısı pelerin onun daha cesur biri gibi gözükmesine neden oluyordu. Gözlerimi şuan ondan alamıyordum.

“Bakmayı kes. Hadi göreve gidelim.” Kızın teki sırıtarak gözlerimin önünde ellerini sallayarak bunları söyledi. Ve bunları Murong Shan Shan’a bakarak söylediği için yüzünün utandığı için kızarmasına neden oldu.

Murong Shan Shan bana silahının kabzasıyla vurup kapının dışarısına çıkarırken “hadi gidelim” dedi.

“Asil savaşçı sana nasıl hitap etmemizi istersin? Qing Cai ( Yeşil sebzeler) usta? Ya da Baiyu Tang ( tofu çorbası) usta ?”

Bunu duyunca Murong Shan Shan’da gülümseyerek “Doğru. Seni 1 gündür tanıyorum ama nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum. Sana Xiao Bai ( Küçük Beyaz ) diyelim mi?

“Boş ver. Bu önemli değil. Neden bana görevinizden bahsetmiyorsunuz? Sadece Patron sınıfı canavarımı öldüreceğiz?”

“Bu o kadar kolay değil. Golemin yüksek saldırı ve savunması var. Geçen sefer 10 dakika boyunca saldırmamıza rağmen sadece çeyrek canını indirebildik. Sanırım yaklaşık 10,000 canı var.”

Şaşırmıştım. Çok güçlü bir canavardı.

“Senin savunman kaç? Geçen sefer canavar sana kaç hasar verdi?”

Murong Shan Shan ciddi bir şekilde düşündükten sonra “Savunmam 46. Ne zaman hasar alsam 80 canım azalıyordu. 385 canım olduğundan en fazla 5 saldırıyı karşılayabilirim.” Dedi.

“Benim 462 canım var ve 60 savunmaya sahibim. Seninle çok farkımız yok. Saldırdığımızda ana tank sen olursun ve canın azaldığında geri çekilirsin. Aynı anda ben tanklamaya başlarım.”

“Tamam. Öyle olsun.”

Güney kapısının çevresindeki düşük seviyeli canavarlar kolay lokmaydı. Yolda ilerlerken herkes birbirine kendini tanıttı.

Murong Shan Shan üniversite öğrencisiymiş ama çoğunlukla dersleri asıyormuş. Diğer 3 kız onun oda arkadaşıymış kalan 2 erkekte onlara eşlik ediyorlarmış. Murong Shan Shan’ın seviyesi 14 olsa da diğerleri 11-12 civarıydı. Onlar goleme önemli bir hasar veremezdi.

Neşeli kız Cocoa’ya göre aslında partideki 2 erkek Murong Shan Shan’a yakınlaşmaya çalışmış ama Murong Shan Shan erkekleri ciddiye almadığı için onları reddetmiş.

Sonunda golemi görmüştük.

Canavar efendisi olan çocuklardan biri Murong Shan Shan a bakıp dikkatlice ” Shan Shan bu sefer hayvanlarımın önden gitmesine izin ver 2 tane saldırıya dayanabilirler.” Dedi.

“Hayır. Hayvanların ana saldırı güçleri. Hayvanlarınız olmadan ne yapacaksınız?”

Murong Shan Shan’un sözleri erkekleri mahcup etmişti. Kızlar bir şey demeden gülüyorlardı.

“Başlayalım mı? Shan Shan önden buyur.” Karşımdaki devasa golemi gördüğümde endişeli bir şekilde Murong Shan Shan’ı ileri ittim. (Ç.N: işte erkek ne kadar beyefendi önden bayanlar diyor her zaman 😀 )

Murong Shan Shan bana mutsuzca baktı ve ” Sende de hiç kahramanlık yok. Benim gibi zayıf bir kızı bile önden gönderiyorsun” dedi.

“Sen mi zayıfsın? Bende şövalye değilim aslında hırsız olacaktım. Neyse unut bunu neden bunu dediysem. İlk ben tanklayacağım benden sonra peşimden gel saldırıya odaklan. Rahipler Shan Shan’ın sağlığına dikkat edin.”

Stratejiyi konuştuktan sonra liderliği alıp [Ağır Darbe] ile beraber saldırdım. Her ne kadar golemin savunması yüksek olsam da yine de 112 hasar vermiştim. Murong Shan Shan şaşırdı ve bir şey diyemedi. Geri adım atıp Murong Shan Shan’a doğru ” Ee neyi bekliyorsun?” Dedim.

Murong Shan Shan bana bir süre boş boş baktıktan sonra kendi [Kombo] yeteneğini kullandı. Ve “34” “28” sayıları gözüktü. Saldırısı kesinlikle benden düşüktü. Golem bana saldırdığında 54 canımı kaybediyordum. O kadarda fazla değildi.

“Shan Shan görevin ödülünü biliyor musun?”

Murong Shan Shan gülümseyerek “Hayır. Sadece mavi ekipman vereceğine inanıyorum. Aksi halde neden bu kadar zorlu olsun ki?” Dedi. (Ç.N: bunu anlaşırken söylesen Lin Fan görevi arardı sana da yardım etmezdi 😀 )

“Ne mavi ekipman mı?”

“Ne? Kendine bak sanki hiç ekipman görmemiş gibisin.”



“Oyunun bu aşamasında mavi ekipmanın olmasını beklemiyordum” diye iç çektim.



Murong Shan Shan düşmanlık içeren yapmacık bir bakışla “Erm. Xiao Qing Cai ( Küçük yeşil sebzeler ). Sana bir şey sormak istiyorum. Qing Cai Keke (Ç.N: Lu Xue Han olur kendileri. 11.bolumde gösterilmesi lazımdı. ) ile nasıl bir ilişkin var. Tanımadığını söyleme.” Dedi.



Cevap vermeden saldırmaya devam ettim. Murong Shan Shan konuyu kapamadı bunun yerine “Hey kız arkadaşın var mı?” Diye sordu. (Ç.N: Güçlü erkek güzel kızı kapıyor mu yoksa 😀 )

Xin Yu’yu düşündüm sonra başımı sallayıp “hayır” dedim.

“Güzel.”

“Ne güzel?”

“Bir şey yok. Sadece güzel demek istedim.”


Yardımımla beraber herkes sürekli saldırıyordu. 20 dakika sonra golemin canı dibe dayanmıştı.

Murong Shan Shan yeni açan bir çiçek gibi gülerek (Ç.N: abı cidden nasıl gülüyor bu yeni açan çiçekler ) ” Mavi ekipman. Yakında alacağım” dedi.

Sonuç beklediğimiz gibi olmuştu ama tam golem yok olacakken rahip olan Cocoa nın arkasında 2 tane kırmızı ışık parladı. Bedeni bir süre titredikten sonra beyaz ışığa dönüşerek şehirde yeniden canlanmaya gitti.

Hırsızlar! Hain bir saldırı…

3 tane hırsız bize pusu kurmuştu.

Ana destekçi Cocoa’nın ölmesinden sonra diğer rahipte kısa sürede öldü. Aslında çok güçsüz olmamasına rağmen 3 hırsızın beraber saldırmasından dolayı karşılık bile veremedi.

Yaptıkları hain saldırıdan sonra hırsızlar yeniden gizlilik yeteneklerini kullanmak için 1 dakikaya ihtiyaç duyuyorlardı. Murong Shan Shan da benim gibi düşünmüşe benziyordu golem bırakıp hırsızlara doğru koşmaya başladı.

————-ÇEVİRMEN NOTU————–

Beynim yandı beyler ama ne güzel yerde kaldı bölüm dimi burada bırak mıyım dedim ondan 1 bölüm daha çevireceğim ama cidden çok yoruldum 😀

Lin Fan diğer bölümde neler yapacak? Golemi öldürebilecekler mi? Hırsızların arkasında kim var? Murong Shan Shan ile ilişkisi nasıl ilerleyecek bekleyin okuyun ve görün 😀


Yorum Yap "TLT 25"