Kilimanjaro Günceli

TLT 17

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, kontrol düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…



 Bölüm 17: Sessiz Köy (Kılıç Ustasının Hiddeti)

 Xu Lin’e mesaj atarak takasın gerçekleştiğini söyledim. Daha sonra hala kurt liderini öldürme görevini teslim etmediğimi hatırladım. Kafası hala envanterimde duruyordu.

Köy şefinin evine gidip kurdun kafasını şefe verdim. Ardından karşıma klasik bir diyalog çıktı. “Tanrım. Bu nasıl olabilir? Gerçekten kaptan Ai Mi’nin intikamını aldın mı? Artık ruhu huzur bulabilir. Cesur genç adam bunu da yanına al ve kılıcınla bu essiz yeteneği kullan.”

“Ding~”

Sistem bildirimi: <Ai Mi’nin Son Arzusu> görevini tamamladınız. 32,000 deneyim, 4 altın sikke ve +120 ün kazandınız.

“Ding~”

Sistem bildirimi: [Kılıç Ustasının Hiddeti] ‘ni aldınız.


Mal gibi önümdeki ekrana bakıyordum. [Kılıç Ustasının Hiddeti]’nin ne olduğunu merak ediyordum. Ardından paketi açıp içine baktım.

[Kılıç Ustasının Hiddeti] ( Yetenek Kitabı )

Uyarı: Sadece Kılıç ustası sınıfını seçmiş kişiler bu yeteneği kullanabilir.

Heyecandan kalbim patlayacaktı. Yeteneği öğrendikten sonra yetenek bölümünden açıklamasına baktım.

[Kılıç Ustasının Hiddeti]: Pasif yetenek. Kalıcı olarak saldırı ve savunmayı %10 arttırır. (Ç.N: 10 numara yetenek değil mi sizce de )

Aceleyle istatistiklerimi kontrol ettim. Saldırım hala 50-86 idi. Ama yanında maviyle yazılmış (x110%) vardı. Sanırım bu bir gizli yetenekti. Aslında maksimum saldırım 94’dü ancak gösterilmiyordu.

Fena değil. %10 şuan fazla bir etki yapmasa da ilerde saldırım 1000 olduğunda bu yetenekle beraber 1100 hasar verecektim ve bu özellikle aynı seviyedeki oyuncularla yapılan savaşlarda büyük etki yaratacaktı.

Sıralama listesini açtığımda ilk 200 den ilk 3000 e düşmüştüm. Gerçekten ne kadar fazla çılgın oyuncu 24 saat uyumadan oynuyordu.

Arkadaş listemdeki kızlara baktığımda Lu Xue Han’ın 9.seviyeye onun dışında Xin Yu ve Xu Lin 8.seviye geri kalanlarda 7.seviye olduğunu gördüm. Aslında fena değillerdi.

Lu Xue Han ile mesajlaşırken hala 9.seviye canavarları kestiğini öğrendim. Neredeyse 10 saattir sıkılmadan aynı canavarları kesiyordu. Bu kızda gerçekten potansiyel vardı.

“Lu Xue Han yanına geliyorum. Daha güzel bir yere götüreceğim seni daha hızlı seviye atlarsın.”

Büyük ihtimal oda benim gibi 10.seviyeye ulaşmakta sıkıntı çekiyordu. Biraz sonra mesajıma cevap geldi. “Tamam bekliyorum.”

Lu Xue Han’ın yanına gittiğimde çoktan tüm canavarları öldürmüştü onun için kurt liderinin yanına giderken zorluk yaşamadık.

Oraya vardığımızda 11. Seviye kurtları gördüğünde Lu Xue Han’ın güzel gözleri sonuna kadar açıldı ve şaşkın bir şekilde “Gerçekten bu kurtları mı avlayacağız” dedi.

“Evet, sakin ol” Lu Xue Han’ın elini çektim. Farında olmadan Lu Xue Han’ın yüzü kızarmaya başlamıştı. Ardından kendimden emin bir şekilde “Arkamda kal ve emirlerimi uygula” dedim. ( Ç.N: Sen benim kızımsın seni ben koruyacağım dedi bence bu 😀 )

“Anlaşıldı.” Lu Xue Han hala biraz gergindi.

Kılıcımı çıkarıp kurtların yanına koştum. Kurtlar bizi fark edip bize doğdu koşmaya başladılar. Ardından Lu Xue Han’a doğru “Çabuk taşlardaki yarığa gir” dedim.

Lu Xue Han biraz tereddütlü gözükse de yarığa girdi. Kurt sürüsünü peşimden getirerek yarığa bende girdim.

Yarık zaten küçüktü ve şuan içerde iki kişi sıkışık bir şekilde duruyorduk. Arkamda baskı yapan 2 yumuşak şey hissediyordum. Gerçekten onun şuan nasıl hissettiğini bilmiyordum. (Ç.N: Gerçekte bu çocuğun amacı buydu bence bu çocuk Xin Yu ile takıla takıla bozuluyor bana göre 😀 )

Aşıklar için çok güzel bir ortamdı. Mükemmel bir buluşma yeriydi. (Ç.N: Buluşma yeri hem de mükemmel = yarık. Kız arkadaşlarınızı duvarlardaki yarığa götürün çok güzel yerlermiş 😀 )

Ne yazık ki bu güzel ortamı teker teker içeri giren kurtlar bok ediyordu. Düşündüğüm gibi şuan ki anormal saldırımla 11.seviye kurtları 4 vuruşta öldürebiliyordum. [Ağır Darbe]’yi kullandığımda bu kurtlar çantada keklikti. 11.seviye kurtları öldürmek için yoğun caba harcayan Lu Xue Han ile kıyaslayınca sanki kavun kesiyordum.

Aslında doğruyu söylemek gerekirse Lu Xue Han ile yarıkta her çarpıştığımda onun iki büyük dağını hissetmeyi dört gözle bekliyordum. Ama yine de onunla çarpışmak için geri adım atmamak için vücudumu dizginliyordum. Sonuçta diğer kızlar tarafından sapık olarak bilinmek hoş olmazdı.

Deneyim hızlıca yükseliyordu. Lu Xue Han’ın ifadesinden oldukça fazla deneyim kazandığı anlaşılıyordu. Takımımızda can basan birinin olması önemliydi. Bunun için seviye atlama hızımı azaltarak ona destek oluyordum.

Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum.

“Lin Fan” Lu Xue Han hafifçe bana seslenmişti.

“Evet”

Lu Xue Han dudaklarını hafifçe ısırdı ve ” Xin Yu’dan kız arkadaşın olduğunu duydum. Doğru mu?” Dedi. (Ç.N: yarık yaradı galiba ilerleme oldu 😀 )

Hareketlerim aniden durmuştu. Ardından “Eskiden vardı.” Dedim.

Doğal olarak sesimde bir acı vardı. (Ç.N: acının kaynağını daha sonra açıklıyor)

Lu Xue Han tereddüt etse de yine de “Ama Xin Yu şuan kız arkadaşının olduğunu söyledi.” Dedi.

Alçak bir sesle “Öyle söylediğinde kesin kendinden bahsediyordur. Utanmaz orospu.” Dedim.

Lu Xue Han önce kıkırdaya başladı ve daha sonra güldü. Omuzuma dokunup “Xin Yu aslında iyi bir insan. Biraz vahşi ama biliyorsun gerçekte mutsuz.” Dedi.

Kılıcımı kurdun cesedinden çıkardıktan sonra Lu Xue Han’a bakmadan “O mu mutsuz?” Dedim.

“O aslında üniversite öğrencisi” Lu Xue Han’ın sesi sanki titriyordu.

Aniden durdum ve “Ne. Bekle bir dakika. Üniversite öğrencisi mi? Benimle aynı yaşlarda mı?” Dedim.

Lu Xue Han başıyla onayladıktan sonra konuşmaya devam etti.

“Evet. Üçüncü yılında okuldan ayrıldı. Eskiden Xin Yu’nun onunla evleneceğini söyleyen bir erkek arkadaşı vardı. Ne yazık ki o pislik zorluklara katlanamadı. Xin Yu’nun bekaretini aldıktan sonra zengin bir kadın buldu ve Xin Yu’dan ayrıldı.”

Lu Xue Han hafifçe içini çekti ve konuşmaya devam etti.

“Bazen kadınlar gerçekten aptal olabiliyor. Erkek arkadaşından ayrıldıktan sonra kuaförde çalıştı. Eski oda arkadaşlarının hepsi onun bu olaydan sonra ahlaki olarak değiştiğini söylediler. Kaygısız olmuştu. Belki de böyle yaparak eski acılarını unutmaya çalışıyordur.”

Ben hala kurtları öldürüyordum. Herkesin kendi hikayesi olduğunu biliyordum. Ama Xin Yu’nun böyle acı bir geçmişi olacağını düşünmezdim. Buna rağmen her gün gülümseyebiliyordu. İki aydır burada olmasına rağmen bunca olay yaşadığını bilmiyordum. Eğer en aşağılık erkeğe pislik dersek onun orospu çocuğu erkek arkadaşı pislik bile olamazdı. O kadar kötüydü benim gözümde (Ç.N: Burayı hafif anlatmış ama o.ç kısmı vardı gerisini ben ekledim kendi düşüncem birazda 😀 )

Bir erkek için en önemli şey ne olmalıydı?

HAYSİYET.

——–ÇEVİRMEN NOTU———

Bu bölümü okuyunca Xin Yu’ya olan bakışlar değişmiş olabilir belki de en azından Lin Fan’ın değişmiştir. Yakında öğrenirsiniz zaten 1 haftaya falan yine bölüm patlaması olabilir yoğunluğuma bağlı. Neyse iyi okumalar iyi günler hoşça kalın 😀


Yorum Yap "TLT 17"