Dünyanın Oluşumu Günceli

TLT 110

Eylül 04, 2016
Çeviren : byLuffy  Düzenleyen : bebebiskuvisi


Bölüm 110: Yeni Politika Duyurusu

NOT: Bölüm sonu çeviri notunu okuyun duyurum var 🙂 iyi okumalar…
Şehre dönmek üzereyken, yanlışlıkla ayağımın değdiği bir buz parçası aşağıya düştü. Garip bir ses yankılandı.
Buz parçası yere düştüğünde, bir vadinin orada olduğunu fark ettim. Şimdiye kadar yolumun üstündeki canavarları kesmeye o kadar odaklanmıştım ki etrafıma bakmayı ihmal etmiştim. Aşağıya bakmak için kafamı uzattığımda “Buzz” sesi ile beynim dondu ve hiçbir şey düşünemez oldum.
Cennet, gerçekten benimle dalga geçiyor ama bu kadarı da çok fazla.
Büyük vadinin içi canavarlar ile dolup taşıyordu. Vadinin sonu gözükmüyordu ve canavarlar vadinin her yerini kaplıyordu, sanki orada sonsuz tane canavar vardı. Her türlü canavar orada vardı. Titreten Buz Şeytanı, Balta taşıyan Mavi Şeytan, Karanlıkta Gizlenen Suikastçı ve Büyük Yeti. Onlar benim mevcut seviyem için mükemmellerdi, Seviyeleri 42 ile 45 arasındaydı. Ne yazık ki sayıları çok fazlaydı ve çoğunluğu uzun menzilli canavarlardan oluşuyordu. Aptalca bir şekilde aşağıya atlarsam, büyük olasılıkla bir saniyeden de kısa bir zamanda ölürdüm.
Orada bulunan tüm canavarlarda düşük savunma, düşük sağlık ve yüksek deneyim bulunuyordu. Böyle güzel bir fırsatı kaçırmam kesinlikle aptalca olurdu. Büyük vadinin etrafını pür dikkat aramaya başladım. Vadi çok büyüktü buz yolunu kullanarak etrafında gezmeye başladım ve ileride buz yolu daralmaya başladı. Sadece bir kişinin üzerinde durabileceği büyüklükte bir alan vardı.
Eureka. Bu sefer,  seviyem kesinlikle 40 seviye şövalyeyi geçecek.
ÇN: Eureka anlamı https://tr.wikipedia.org/wiki/Eureka bu Bir şey bulduğunda filmlerde veya anime’lerde kafanın üstünde çıkan ünlem işareti. Detaylı bilgi ve ilk ne zaman oraya çıktığını öğrenmek için üstteki linke tıklayın J
Hızlı bir şekilde çevrim dışı olmak için şehre döndüm. Akşam yemeği hazır olmalı. Daha sonra, Lu Xue Han’ın tüm canavarları yakmasını sağlarım. Bende bu süre zarfında yolun yukarısında, canavarların gelmemesi için onu savunurum. Böylelikle Lu Xue Han güvenli bir şekilde canavarlara odaklana bilir.  Ateş tipi büyü. buz canavarları için mükemmel bir şekilde uyumlu.
Odadan çıktığımda ve Xin Yu’nun mutlu ifadesini gördüğümde: “ Seni bu kadar mutlu eden şey nedir? Oyunda birkaç zengin adam bulmuş olabilir misin ?” diye sordum
Xin Yu  yüksek sesle güldü ve büyük göğüslerini dikleştirerek “Aynen öyle, bu sabah o zengin çocuk bana 100 altın sikke verdi ve ben de bu sayede bir beceri öğrenebildim. Gelecekte onunla yatmayı düşünüyorum.” dedi.
Ben, Xin Yu’nun ikiz doruklarına bakarak yutkundum ve: “Nasıl istersen, bu konuda elimden bir şey gelmez.” dedim.
Xu Lin durumu kavramak için, Xin Yu ve benim hareketlerimi gözlemledi ve gülümseyerek: “Siz ikiniz oldukça iyi anlaşıyorsunuz.” dedi. Oh doğru, Li Fan, Xu Han bugün tüm zamanını kurlarını yakmak için harcadı ve biz üçümüz birer seviye atlayarak 36 seviyeye ulaştık. Şu anda, ülkenin en iyi 50 kişisi arasına girdik. Ne yazık ki artık kurtlar eskisi kadar tecrübe vermiyor.
“Haklısın, oldukça çok altın sikke ve ekipman elde ettik.”
Çn : Bu arada favori kızım burada Xu Lin. Sizde yorumlarda favori kız karakterinizi yazın bu seri için.
DN: Okumayalı çok uzun zaman oldu, o yüzden isimleri hatırlamıyorum ama benim favorim şu utangaç rahibe.
“Evet!” Xu Lin başını salladı ve konuşmaya devam etti: “ Biz, 20’den fazla yeşil ekipman ve 2 adet mavi ekipman düşürdük. Kullanabildiklerimizi çıkarırsak yarısından fazlası satılabilir ekipman. Hepsi 28 seviye civarında. Şu anda hepsini satılığa koyduk ve bir gün içinde tükeneceklerini düşünüyorum.”
Lu Xue Han, yarım saat boyunca düdüklü tencerede haşlanmış çorba ile içeriye girdi: “Kemik çorbası, herkes hepsini içmeli.” diyerek gülümsedi.
Hızlı bir şekilde yanıma bir koltuk çekip söyledim: “Xu Han gel buraya otur. Seninle görüşmek istediğim bir konu var.”
Xu Lin gülümseyerek:  “Senin bizden gizleyerek konuşmanı sağlayacak konu nedir çok merak ediyorum, yoksa bizim güzel Xu Han’ı kaçırmayı mı planlıyorsun?” dedi.
Xu Han, yüzü kırmızıya dönüşerek ve öfkeyle:  “Lin abla benimle dalga geçme lütfen, hem herkese söylemen gereken önemli bir konu olduğunu söylemedin mi? Neden şimdi söylemiyorsun?”
“Oh, neredeyse unutuyordum…” Xu Lin başını kaşıdı ve ciddi bir şekilde konuşarak: “Dün gece bir süre düşündüm ve  hepinizin geleceğini göz önüne alarak, stüdyo için komisyonu azaltmaya karar verdim. Bundan sonra sattığınız ekipmanlardan ve diğer öğelerden stüdyo sadece %20 komisyon alacak.”
Xu Lin’in sözlerinden sonra herkes şok oldu. Ekipmanların satımında stüdyo önce 2/3 alırken şimdi sadece %20 alacak. Guo Zi gibi başkaları bile heyecanlandı çünkü bundan sonra  kazanç sağlayabileceklerdi. Onlar, ana şehre girdiklerinde ekipmanları çok iyi değildi. Bu nedenle düşürdükleri ekipmanların kalitesiyle, sattıkları zaman, eldeki paranın ⅔’ünü stüdyo alınca kalan para sadece geçimlerini sağlamaya yetiyordu. Şimdi onlar için bile refah dönemi başladı diyebiliriz. Bu benim içinde geçerliydi. Mavi Buz Halberd ve Mor Çılgınlık Bıçağını sattıktan sonra gelen para ile ev almam mümkün olmalı.
ÇN : Burayı çevirirken bıçağın ismi diğer bölüm ile uyuşmayabilir aradım ve bulamadım kusura bakmayın.
İnanmaya cesaret edemeyen Xin Yu, Xu Lin baktı ve yavaşça sordu: “Bu gerçekten doğru mu?”
“Tabi ki doğru.” Xu Lin, gülümseyerek cevap verdi. “Biraz düşündükten sonra %20 komisyonun yeterli olacağına karar verdim. Lin Fan teşekkür etmemiz gerek. Şimdiye kadar çok fazla ekipman ele geçirmiş bulunmakta. Şu anda, bir mor ekipman 1 milyondan fazla fiyata satılabilir ve stüdyonun yarım yıllık masrafı 200.000 bin civarı, Lin Fan’ın yeteneklerini göz önüne aldığımızda mor ekipmandan daha fazlasını ele geçirmesi çok zaman almayacaktır.”
“Sadece bu nedenle mi buna karar verdin, yoksa artık patron olmaktan vaz mı geçtin?” Xin Yu şaşkınlıkla sordu.
Xu Lin gülümsedi ve dedi: “Bu kadarı benim için yeterli, hem benimde kendi düşüncelerim var. Şu anda sahip olduğum üç fan yüzünden yeteri kadar kazanıyorum. Daha fazlası geleceğimizi yakabilir.”
Şaşırarak: “Fanlarının seni takip etmesine izin mi vereceksin?” dedim.
Xu Lin hemen: “Sen asker istemiyor musun? Bunu ilk adım olarak say.” diyerek cevap verdi.
ÇN : Buradaki askerden kastı Şu animelerde stalker varya onlar gibi üstlerinden kazanç sağlıyor benim kızım 🙂 seviyorum ben bunu
“Benim askere ihtiyacım yok şu anki mevcut hızım ile hiçbir sorun olmadan kasılmaya devam edebilirim. Ayrıca, senin de askerlere ihtiyacın yok, benim mevcut hızım ile gelecekte herhangi bir sorun ile karşılaşmanız imkansız.” dedim burnumu kaşıyarak.
Xu Lin büyüleyici bir şekilde gülümseyerek: “Hepiniz, bunu duydunuz mu? Lin Fan gelecekte bana bakmak istediğini söyledi. Sanırsam ben gelecekte bunun üstünde düşüneceğim…”
Ben bunları duyunca şaşırdım. Murong Shan Shan yetmezmiş gibi şimdi de Xu Lin tarafından soyulacağım galiba.
Her an patlayabilirmiş gibi duran Xin Yu, Xu Lin’e baktı ve Lu Xu Han ise ciddi, mahçup, sulu gözleri ile Xu Lin baktı.
ÇN : Ben Bunları var ya Eski inde bir adamın 3 4 eşi olması gayet normal ne diye sorun çıkarıyorsunuz akışına bırakın işte. Burada editör Bey’in düşüncelerini duymak isteriz.
DN: Harem iyidir ama bu serideki kadınları uyuz buluyorum. İnşallah, bizimki hepsine tekmeyi basar.
“Ah, ben sadece şaka yaptım, ikiniz beni yiyecek gibi bakmayın.” Xu Lin, durumu düzeltmek için telaşla konuşmaya başladı.
Xİn Yu Korkutucu bir şekilde gülümseyerek: “Şirin Lin Lin, korkmayın. Ben, Lin Fan’ın kaç kız  istediği umursamıyorum.” dedi
Xu Lin alçak bir sesle: “Eğer umurunda değilse öyle garip davranmayı bırak…” dedi
Ben hemen durumu düzeltmek için: “Yemek yiyelim hemen, daha sonra bir görevi tamamlamak için Xu Han’ı ödünç almam gerekiyor.”
Şaşıran Xin Yu:  “Xu Han’ı mı ödünç alacaksın? Tek başına üstesinden gelemeyeceğin görevler daha var mı?”
“Tabi ki. Çok fazla canavar var ve ben hepsini tek başıma öldüremem, Xu Han’ı onları yakması için götürmeyi düşünüyorum.”
Xu Lin gülümseyerek: “Onu götürmek istiyorsan götürebilirsin, o da gelmek istiyorsa onu durdurmak mümkün değil zaten.” dedi
Çevirmen Notu : Dün gece 5 civarı uyudum ve kalktığımda saat 8.15 civarı bir şeydi az daha uyumaya çalıştım ve beceremedim yüzümü yıkadım ve şuanda bölümü bitirdiğim saat 9.42 bundan sonra bölüm çevirir miyim bilmiyorum canım sıkılırsa 1 tane daha çeviririm bu arada dün İSHHT başladım çeviri hızım büyük ihtimal ile düşecektir bayramdan sonra hızlanırım o arada biraz bölüm biriktirmeyi ve bayram sonrası toplu yapmayı düşünüyorum yani bu bölümü okuyorsanız bayrama kadar bölüm gelmiyor eğer bölüm gelirse gelmiş demektir 🙂

Bebebiskuvisi Notu: TMW’yi bundan sonra ben çevireceğim arkadaşlar. Seri düzenli bir şekilde çevrilecek. Ayrıca MGA’da da hala yardımcı olacağım.

Useless notu: Herkes not yazmış bende yazıyım dedim. Ee keyifler nasıl 😀


Yorum Yap "TLT 110"