Tankların Tarihi Günceli

TLT 103

Eylül 04, 2016
Çeviri için Useless, düzenleme için 1ghostdreamer, kontrol, edit için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 103: Silvermoon Şehri (Xin Yu Kayboldu) 


[Kan Ay Koruyucusu] ( Kask - Mavi Ekipman )

Savunma: 64

Canlılık: +32

Kuvvet: +18

Çeviklik: +36

Ekstra: Kritik Vuruş şansını %3 arttırır.

Seviye Gereksinimi: 35


Fena değil. Xin Yu şuan 33.seviyede ve bunu giymekten çok uzak değil. Onun gelişim hızı göz önüne alındığında 3 gün içinde ekipmanı giyebilir.

Kendi seviyeme baktım. Demin Gergedan Kralı öldürdüğümde 39.seviyeye yükselmiştim. 55.seviye Altın Patron olan Gergedan Kral bana sadece 2 mor ve 1 mavi ekipman kazandırmamıştı ayrıca 300 altın sikke de düşürmüştü. Daha önceden sahip olduklarımla beraber şuan neredeyse 500 altın sikkem vardı. Bu beni neredeyse kendimden geçirecekti. Şuanda altın sikkelerin değeri gerçek paradan daha yüksekti. 30.seviyeye ulaşan çoğu oyuncunun 4 ana şehre gidecek kadar altın sikkesi yoktu. Onlar yeterince gümüş sikkeye sahip olup şehirlere gelseler bile iksir alacak, yetenek öğrenecek yada benzeri şeyleri yapacak paraları olmayacaktı. Gelecekte insanlar gerçek parayla altın sikke takas edecekti. Haha benim gibi fırsatçılar tamamen büyük bir servet elde edecekti.

Aceleyle şehre dönüp 3 ekipmanı depoya koydum. Gölge Zincir 40.seviye istiyordu ve benim kasılma hızımı düşünürsek 2 gün içinde onu giyebilecektim. Mor baltaya gelirsek onu da planlandığı gibi 1 hafta daha fazla oyuncunun şehre gelmesini bekledikten sonra açık arttırmaya koyacaktım. Sistem duyurusuna göre haftasonu NPC tarafından düzenlenen bir açık arttırma olacaktı. O zaman sistem en değerli şeyleri seçecek ve açık arttırmaya koyacaktı. Açık arttırmanın şartları aynı kalacaktı ve sistem yine %2 pay alacaktı. Aslında bırak %2 yi sistem eşyaları seçtiği için %20 bile alsa insanlara doğrudan satmaktan daha fazla gelir elde edilecekti.

Neredeyse kırılacak ekipmanlarımı tamir ettirdikten sonra saate baktım. Neredeyse akşam yediydi. Kimsenin hala bana çevrim dışı olmam için seslenmemesi oldukça şaşırtıcı olduğundan bir bakmak için çevrim dışı oldum.

Odadan çıktığımda Lu Xue Han'ın yüzündeki endişeli bakışı gördüm. Xu Lin'de yanda telefonla uğraşıyordu. Masada hiç yemek yoktu ve mutfakta da hiç faaliyet gözükmüyordu. Diğer kızlara gelince onlar hiçbir yerde gözükmüyorlardı.

İyi değil. Bir şeyler doğru değil.

Kafam karışmış bir şekilde konuştum. "Neler oluyor? Guo Zi ve diğerleri nerede?"

"Xu Lin endişeyle cevapladı. "Xin Yu sabah dışarı çıktığından beri geri gelmedi. Telefonuna da ulaşamıyoruz. Sanırım sim kartı çıkarılmış. Guo Zi ve diğerleri onu aramaya çıktı. Herkes gerçekten endişeli."

Kaşlarımı çattım. "Polise haber verdiniz mi?"

Xu Lin fısıldadı. "Bunu Xue Han ile konuştuk ve bence bunun için hala çok erken bu yüzden haber vermedik."

Hemen ceketimi giyip döndüm ve konuştum. "Evde herhangi bir haber için bekleyin. Ben onu aramaya gidiyorum. Xin Yu artık küçük bir çocuk değil ve kendi başının çaresine bakmayı bilmeli. Bir şey olmuş olmalı aksi taktirde bizi böyle endişelendirmezdi."

Xu Lin başıyla onayladı. "Tamam o zaman sen gitmelisin. Eğer akşam 8e kadar haber alamazsak polisi arayacağım."

Lu Xue Han bir şey söylemek için ağzını açtı ama bir şey demedi. Bende ona bir şey demeden baktım. Doğrudan kapıya gidip dışarı çıktım.


Dışarı çok soğuktu. Xin Yu'nun nereye gittiğini bilmediğim için yönsüz bir biçimde yürüyerek kalabalıkta tanıdık bir yüz arıyordum. Yaklaşık 30 dakika aradıktan sonra yılmış bir şekilde yol kenarındaki taş trabzanın üzerine oturdum.  Xu Lin'inden de hç haber yoktu. Xin Yu nereye gitmişti?

"Oh bu Lin Fan değil mi?"

Arkamdan tatlı bir ses geldi. Dönüp baktığımda arkamda Cocoa ve başka bir kızın odluğunu gördüm. İkisi de bana şaşırmış şekilde bakıyordu. "Akşamın bu saatinde burada oturup ne yapıyorsun? Üşümüyor musun?"

Yukarı bakıp acı bir şekilde gülümsedim. "Arkadaşıma bakıyorum. Yaklaşık 1 gündür kayıp."

Cocoa gözlerini kırptı ve konuştu. "Geçen sefer seninle KFC'ye gelen güzel kız mı?"

Şaşırmış bir şekilde ona bakıp başımla onayladım. "Evet o. Onu gördün mü?"

"Evet yarım saat önce Youyao Bar'a girerken gördüm."

"Kaç kişiyle?"

"Şey. Yalnız olduğunu düşünüyorum. Sanki her an ağlayacakmış gibi gözüküyordu.

Dişlerimi gıcırdattım. Neden Xin Yu böyle bir yere gitmişti? Benim bildiğim kadarıyla Youyao Barı iyi bir yer değildi. Orası ne yapacağı belli olmayan serserilerin toplandığı bir yerdi. Orasının şehir yetkililerinin birinin oğluna ait olduğu söyleniyordu ve orası kanunsuz bir yerdi. Yarım yıl önce barda 2 kız uyuşturulup tecavüze uğrakmıştı. Muhtemelen bu serserilerin işiydi.

(Ç.N: Lin Fan goooşşşş yedirme Xin Yu'yu kimseye aslanım ben tabana kuvvet yardırrrrr :D )

Bar çok uzakta değildi. Hemen ceketimin düğmelerini kapadım ve Cocoa'ya dönüp konuştum. "Ben bakmaya gidiyorum. Sağol Cocoa."

Daha bir şey deme fırsatı bulamadan gecenin içinde kaybolmuştum. Soğuk rüzgar yüzüme çarpıyordu ve bu acı vericiydi ama kalbimdeki endişe bunu göz ardı etmeme neden oluyordu.

Bir nefeste barın girişine ulaştım. Daha 2 kaslı garson beni sorgulamadan önce ben çoktan içeri girmiştim. İçeri girer girmez alkol, parfüm hatta vücut kokularından oluşan karışık bir koku almıştım. Neden Xin Yu böyle pis ve kirli bir yere gelmişti?

Dikkatlice bankonun yanındaki tüm kadınların yüzlerine baktım. Gözlerim anında şehvet ve güzellik dolu bir manzara ile doldu. Tüm bar yarı çıplak vücutlu kızlar ile doluydu. Sütyen tarafından sıkıştırılmış et çiftleri loş ışığın altında daha seksi gözüküyordu. Erkekler kadınların göğüslerine ve uyluklarına şehvet dolu bir şekilde bakıyordu. Kendi çıkarları olan iki cinste kendi ihtiyaçlarını karşılamak için bakıyorlardı.

Lanet olsun. Salonun neredeyse her köşesini aramıştım. Ne yazık ki hala Xin Yu'yu bulamamıştım. O özel odalara gitmiş olabilir miydi?

Özel bir odayı iterek açtım. Xin Yu'nun orada olmadığını görünce hızlıca özür diler gibi gülümsedim. "Üzgünüm . Özür dilerim yanlış odaya girmişim. Lütfen devam edin..."

Bu yine iyiydi. Bazı odalarda ihtiras dolu görüntüler oluyordu. Ben sadece kadının üzerinde uzanmış adamı çekebiliyordum. Kadının Xin Yu olmadığını görünce özür diler gibi gülümsüyordum. "Pardon yanlış kişi..."

(Ç.N: Bir arkadaşa bakıp çıkacaktım hesabının üst modeli :D )

Ben neredeyse tüm odaları aramıştım ve fazlasıyla insanı rahatsız etmiştim. Birkaç ganster tipli insan yanıma gelip beni zorla iterek şiddetle konuşmuşlardı. "Lanet olası ufaklık ortalığı batırmak mı istiyorsun?"

İtildiğimde kendimi bankonun oraya devirdim. Hızlıca gülümseyip konuştum."İçiyorum....Ben sadece içiyorum. Üzgünüm garson bana bir şişe kırmızı şarap getir."

"Siktir. Kendine dikkat et!" Bir serseri dışarı çıkarken konuştu.

Canı sıkkın bir şekilde dışarı çıkacakken arkamda cilveli bir kahkaha duydum. "Güzelim tek misin? Sana eşlik etmemi ister misin?"

Dönüp baktığımda dilim tutulmuşçasına şaşırmıştım. Xin Yu kırmızı yüzüyle barın yanında oturuyordu. Onun önünde 2 boş şarap şişesi vardı. Sarışın bir adam ona yaklaşıp iffetsizce ona bakıyordu. Onun sıçan gibi gözleri doğrudan Xin Yu'nun göğüslerine ve bacaklarının arasına bakıyordu.

Sıçayım. Bu sefer sorun olacak.

----------ÇEVİRMEN NOTU--------------

Diğer bölümü bekleyin :D güzel bir bölüm geliyorrrr :D tabi ing çıkınca bu hafta 3 bölüm çıkacakmış öyle dedi bugün.

Lin Fan neler yapacak? Xin Yu neden orada? Serseriler Xin Yu'ya bir şey yapacak mı? Lin Fan kahramanlık yapacak mı? Yapacaksa dayak mı yiyecek? Yoksa alayını dövecek mi? Xin Yu neler yapacak? Merak mı ediyorsunuz? Edin bencede :D ediyorsanız bekleyin okuyun ve öğrenin...




Yorum Yap "TLT 103"