Tankların Tarihi Günceli

TLT 100

Eylül 03, 2016
Çeviri için Useless, düzenleme için Rising Grey ve 1ghostdreamer, kontrol, edit için 1ghostdreamer arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Bölüm 100: Silvermoon Şehri (Karadul) 

 Ormanın derinliklerine ilerlemeye devam ederken çok uzakta olmayan başka bir nadir “Karadul” vardı. Hemen onu karşılamak için koştum. Bu beklediğim şeydi.
Örümcek kolayca öldürüldü ve beklediğim gibi yeşil bir parça büyücü cübbesi düşürdü. Bu 21 puan çeviklik ve 15 puan kuvvet veren 30.seviye bir ekipmandı. Bunun fiyatı 5.000 RMB’nin (2.311 TL) üzerine çıkabilirdi. Bu para senin telefon görüşmeleri yapabileceğin ve oyun oynayabileceğin bir akıllı telefon alman için yeterliydi.
En az öldürmeyle, en fazla kazanma prensibi ile birlikte sabah 8’e kadar bu nadir canavarları öldürmek için Dağ Çamı Ormanında kaldım. Forumdaki bilgilere göre [Moon Monochrome] da her haritada her zaman ekipman düşüren çok az sayıda nadir canavar vardı.  Ancak yeniden doğuş zamanları çok uzundu. 2 ay sonra yeniden doğuyorlardı. Ve Silvermoon Şehri de son güncellemeden sonra gidilebilir olduğundan bu canavarlarda haliyle yeni ortaya çıkmıştı. Bunun sistemdeki bir hata olup olmadığını bilmiyordum ama bu ormanda çok sayıda nadir canavar vardı. Bu çok nadir bir fırsattı. 2 ay sonra canavarlar yeniden doğduğunda çoğu oyuncu 40.seviyeye ulaşmış olacaktı ve o zaman da 30.seviye yeşil ekipmanlarında değeri tabi ki aşırı derecede düşecekti.
Saat neredeyse sabah 8 olduğunda çok uykulu hissetmeden edemedim. Shan Shan herhangi bir şey söylemeden uzun zaman önce yatmaya gitmişti. Stüdyomuzda hala birkaç kız vardı ama onlarda ayakta durmaya daha fazla dayanamayacak kadar zayıflardı. Onlara sorduğumda çoktan görev aldıklarını öğrendim. Xue Han, Xin Yu ve Xu Lin ile birlikte tüm gece oynayarak 4 görevi tamamlamayı başarmış ve 3 tane mavi ekipmankazanmıştı. Bu gerçekten çok tatmin ediciydi.
Bana gelince bundan söz etmeye gerek yoktu. Tüm gece oynayarak bütün Dağ Çamı Ormanını alt üst ettim. İlk kez doğan nadir örümceklerin hepsini öldürdüm. Toplamda 55 tane yüksek seviyeli yeşil ekipman ve 7 tane yüksek seviyeli mavi ekipman düşmüştü. Hiçbirisinin kullanabileceğim bir ekipman olmayışı çok kötüydü ama bu önemli değildi. Bunların hepsini sattıktan sonra büyük bir servet kazanacaktım.
Örümcekleri öldürürken ayrıca daha fazla Yanan Korkunç Kurt da öldürdüm. Ortalama olarak yaklaşık 10 tane Yanan Korkunç Kurt öldürmek bana bir parça kurt derisi veriyordu. Envanterimdeki elliden fazla kurt derisini gördüğümde ağlasam mı gülsem mi bilemedim. Bu kurt derilerinin ne için kullanılacağı hakkında hiçbir bilgim yoktu. Ancak yendiğim canavarların zorluğu göz önüne alındığında bu kurt derilerinin değeri kesinlikle düşük olamazdı. Benim yüksek özelliklerimle bile bir tanesini öldürmek için 2 tane orta boy şifa iksirine ihtiyacım vardı. Eğer başka bir oyuncu olsaydı daha canavar ölmeden çoktan kendi canını kaybetmiş olurdu.
Ekipmanlarım çoktan ağır hasarlı duruma geldiğinden sadece doğrudan şehre geri dönmeliydim. Nasılsa görev kaybolmayacaktı. Ekipmanlarımı tamir ettirdikten sonra çevrimdışı oldum. Öğleden sonra yeniden enerjiyle dolduğumda buraya yeniden gelecektim.
Büyük ihtimal dün gece çok heyecanlı bir şekilde oyun oynamamızdan dolayı sabah kimse yiyecek bir şey bile pişirmemişti. Bu yüzden ceketimi giydim ve hemen aşağı kata indim. Aşağı kattaki aperatif dükkânından 8 kahvaltı paketi aldım. Xue Han soya sütü içmeyi sevmediğinden ona 2 kese ılık süt aldım. Xin Yu bütün bu zaman boyunca çok neşeli gözüktüğünden ona sadece 1 kese soya sütü ve 2 kızartılmış kirikkırak aldım. Her ne kadar bu fazla bir şey olmasa da onun için yeterli olmalıydı. Bu Guo Zi göğüslerinin boyutu küçük bir çörek kadar bile olmayan tahta göğüslü bir kızdı. Onu cesaretlendirmek için 2 tane buğulanmış çörek almalıydım….
(Ç.N: Yemeklerin resimlerini attım diye açıklamıyorum. Bu arada buda troll olma yolunda ilerliyor gibi :D)
Sabahın erken saatlerindeki günışığı çok sıcacıktı. Okula gitmek için hazırlanana birçok öğrenci dükkânın yanında oturuyordu. Bu gürültücü durum benim canlı hissetmemi sağladı. Bu çok güzeldi.
Geri döndüğümde herkes çoktan dışarıdaydı. Benim kahvaltı getirdiğimi gördüklerinde yüzlerindeki gülümsemeler yeni açan bir çiçek gibiydi. Beni tek şaşırtan şey yarım ay önce aldığı masmavi pelüş paltosuyla beyaz pantolonunu eşleştiren Xin Yu’du. O özellikle hayat dolu gibi gözüküyordu. Merak etmeden edemedim. “Xin Yu bu kadar güzel bir şekilde giyinerek ne yapıyorsun? Tüm gece boyunca oynamadın mı? Ve şimdi de dışarı mı çıkıyorsun?”
Xin Yu büyüleyici bir şekilde gülümsedi. Göğsünü doğrulttu ve cilveli bir bakış atarak konuştu. “Bu kişisel bir mesele. Ne zamandan beri ilgilenmeye başladın?”
Çöreği ısırdım ve bir şey demedim. Eğer benim kelimelerimi bana karşı kullanırsa bu çok rahatsız edici olurdu.
Kahvaltıdan sonra Xin Yu gerçekten de dışarı çıktı. Merak ettim ve Xu Lin’e sordum. “Xin Yu’nun neyi var? Tüm gece oynadı ve yine de dışarı çıktı. Ona sormadın mı?”
Xu Lin başını salladı ve cevapladı. “Bende bilmiyorum. Bu sabah bir telefon geldiğinden beri çok mutlu görünüyor. Onu öğle yemeği için beklemememiz gerektiğini bile söyledi. Bir arkadaşının onu yemeğe çağırdığını söyledi.”
“Huh ne oluyor? Onun hala dışarıda arkadaşı mı var?”
Xu Lin hafifçe iç çekti. “Evet  eski erkek arkadaşı. Onun telefonuna gizlice baktım. Eğer doğru hatırlıyorsam o numara onun olmalı.”
Bir şey söylemedim ama kalbimin içinde biraz rahatsız hissettim. Her ne kadar Xin Yu genelde umursamaz gibi gözükse de ona alıştıktan sonra onun başka bir erkekle buluşmaya gittiğini duyduğumda sanki biri benim eşyamı çalmış gibi kasvetli hissettim.
Görünüşe göre Xue Han benim huzursuzluğumu görmüştü. Gülümseyip konuştu. “Xin Yu zaten o adamla tamamen ayrıldı. Körü körüne endişelenmene gerek yok.”
Hızlı bir şekilde açıkladım. “Endişelenmedim. Xue Han herhangi bir aptalca fikre kapılma. Kıskanmak şöyle dursun ona karşı kesinlikle bir şey hissetmiyorum. Eğer kıskanç hissedersem bu senin için olurdu.” (Ç.N: OOooOO gelişme mi yaşıyoruz ne yapıyoruz :D )
Benim dobra sözlerimi duyduğunda Xue Han’ın bembeyaz yüzü alev kırmızısına döndü. Soğuk bir bakışla konuştu. “Bunu ayrıca o yakınlardayken de söylemelisin.”
Tanrım. O benle beklenmedik bir şekilde böyle kıskançlık dolu bir ses tonuyla konuşmuştu. Mutluluktan ölebilirdim.
Güldüm ve yumuşak bir sesle konuştum. ‘’Xue Han gerçekten benim ve Xin Yu arasında bir şey yok. Endişelenmene gerek yok.”
Büzülmüş dudaklarıyla gülümsedi ve mutsuzca konuştu. “Eğer bu gerçekten doğruysa o zaman sorun yok.”
Onun figürünün odasına girmesini izlerken Aniden bu günlerde değiştiğimi hissettim. Xiao Yu beni terk ettikten bir yıl sonra sonunda yeniden aşık olmuş olabilir miyim?
Ceketimi çıkardıktan sonra perdeleri çekmeden doğrudan yorganın altına girdim. Dışarıdaki gökyüzünü seyrederken uyumayı seviyorum. Yorganın üzerine düşen sıcak güneş ışığının hissi özellikle çok rahatlatıcıydı. Buna ek olarak sokaktaki genç erkek ve kadınlara bakmak beni her zaman daha genç hissettiriyordu. Belki gerçekten yaşlanıyordum. Çoktan 23 yaşıma gelmiştim ve 21 yaşındaki Shan Shan’dan çok uzaktaydım.
Bu öğleden sonra görevler için geri dönmem gerekiyordu. İskeletlerin kaburga kemiğini toplama görevi neredeyse bitmişti. Sonraki Kızıl Gümüş Cevherini toplama görevi olacaktı. Dağ Çamı ormanının arkasındaki bölge Kızıl Gümüş Cevheri madeninin olduğu alan olmalıydı.
Tamam uyumalıyım. Toparlanmaya ihtiyacım vardı böylece kadın ve ev için çalışabilirdim.
—–ÇEVİRMEN NOTU—–
Uykum geldi. Uyudum kalktım ama yatmadan bunu çevirdim ama neden bunu anlattım bunu bende sizde ve kimsede bunu bilmiyor. İşte bunlar hep uykusuzluktan. Siz siz olun uykusuz kalmayın gidin uyuyun.
Lin Fan kiminle evlenecek? Kız bulamazsa evlendirme programına mı katılacak? Katılacaksa sunucu Müge Anlı mı yoksa Esra Erol mu yoksa Zuhal Topal mı yada Orkun mu olacak? One Punch Man 3. bölüm ne zaman çıkacak? Merak mı ediyorsunuz? Ben ediyorum 2.bölümde baya güldüm. O zaman bekleyin hem okuyun hem de izleyin öğrenin…

Yorum Yap "TLT 100"