Tankların Tarihi Günceli

SW 5 - Mistik Ay

Eylül 22, 2016

Çeviri,Düzenleme,Kontrol ve Edit için Yusaince00’a Teşekkürler.Keyifli Okumalar

 Bölüm 5 – Mistik Ay

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm
Yun Feng ayrıldıktan sonra Ling Chen’in sakin eğilimleri yok oldu. Shui Ruo’nun odasına doğru hızla ilerliyordu ve az kalsın başını kapıya vurmuştu.
Kapıyı açtığında Ling Shui Ruo’nun çoktan uyandığını ve yatakta oturduğunu gördü.Ona meleksi bir bakış ile gülümseyerek : ‘’Abi,O  az önceki büyük abi kimdi?Abime bazı etkileyici şeyler söylemiş gibi görünüyor…abimi bu kadar heyecanlı görmek gerçekten ama gerçekten çok nadir.’’
Ling Chen kolayca kalp atışlarını duyabiliyor gibiydi. Şuana kadar hala rüyada gibi hissediyordu.Ling Shui Ruo’nun yanına oturdu ve kutuyu dikkatlice dizlerine koydu…Bu basit bir kap değildi,ellerinde tuttuğu,hayatındaki en mutlu insanı kurtarmak için son umuduydu…o tamamen umutsuz olmuşken,cennetten gelen ve ona yaklaşan bir umut.
Bu ana kadar hiçbir zaman göklere ve bir kişiye böyle teşekkür etmemişti…Yun Feng 13223 ilacını ona bir takas eşliğinde vermiş olsada,Shui Ruo’nun hayatını kurtarabilirse o,bu iyiliği hayatı boyunca hatırlayacakdı ve Yun ailesinin finansal grubuyla 2 yıl içinde karşılaşabilmek aşırı büyük bir hedef olsada sözünü tamamlayacakdı.
Yun Feng’in verdiği koda göre,Ling Chen kabı yavaşça açtı,içinde küçük,orta parmak kadar küçük kahverengi bir şişe vardı.Şişenin içinde,hafifçe sallanan sıvıyı gördü.
Shui Ruo’nun hayatını kurtaracak bu küçük şişeyi dışarı çıkartan Ling Chen en hafif hareketleri kullanarak yavaş yavaş kapağı kaldırdı.Anında garip bir koku dışarı yayıldı.Ling Chen’in eleri titredi ve küçük şişeyi Shui Ruo’nun dudaklarına yerleştirerek : ‘’ İşte,Ruo Ruo,acele et ve bunu iç.’’ Dedi.
Ling Shui Ruo’nun az önce gülen yüzü şimdi göz yaşlarıyla dolmuştu. O hafifçe : ‘’Bu, abimin o büyük abiyle takas ettiği şey mi ?Bu…Bu beni abimle evleneceğim güne kadar canlı bırakır mı?’’ dedi.
Ling Chen ağır bir şekilde başıyla onayladı ve sonra hemen onu salladı :‘’Bu, Ruo Ruo’yu sadece abisiyle evleneceği güne kadar yaşatmayacak,yaşlanıp ayrılacağımız güne kadarda yaşatacak ve tam bir yenilenme yapacak.’’
‘’Un!!’’ Ling Shui Ruo  kararlı bir sesle kabul etti, abisinin ellerini tutarak,soğuk sıvının dişlerine damla damla  akmasına izin verdi.
‘’Bunu içtim,Gerçekten ölmeyecek,Gerçekten Abimi bırakmak zorunda kalmayacak mıyım?’’
(( Cennet  bile mi benim ve abimin ayrılmasına dayanamıyor…
Ölmekten korkmuyorum ama abim olmadan bu dünyadan ayrılmaktan korkuyorum.Abimin benden ayrıldıktan sonra hissedeceği acı ve yalnızlıktan daha da çok korkuyorum…
Bu 3 yıl abim tüm zamanını benimle geçirerek harcadı,bir çok şeyden vazgeçti.Her zaman abimin bir çok hayale sahip olduğunu ,sevdiği bir çok şeyin olduğu ve yapmak istediği  şeyler olduğunu biliyordumAma benim için,O herşeyden vazgeçti.Abimin bana yaptığı iyilikleri,tüm yaşamım boyunca bunu asla geri ödeyemem…Eğer daha da iyi olucaksa,öleceğim güne kadar abim için yaşayacağım,ona ne yapmak isterse istesin yardım edeceğim.Bir gün abim herkesin nefret ettiği korkunç bir kişi olsa bile,her zaman abimin yanında olacağim,onun yanından asla ayrılmayacağım…
Abi,bugüne kadar bana dayanma gücünü veren sendin,bugünden sonra bu dünyada yaşamamın …tek nedeni olmaya devam edeceksin… ))
Ç.N: Aşkım burada hep içinden konuştu .  Parantez içine aldım içinden konuştuğu yerin başlangıcından sonuna kadar.
Ağzına giren soğuk sıvının son damlasından sonra, dudaklarını kapattı,acı sıvıyı yuttu ve gözlerini tekrar açtı.Ling Chen’e doğru en sıcakkanlı gülümsemesini gösterdi.
Ling Chen onu ilacı içmeyi bitirene kadar,gözlerini ondan ayırmadan izledi.Boş şişe ve kabı kenara koyarak,Shui Ruo’nun omuzlarını tutarak sordu : ‘’Ruo Ruo,Özel bir şeyler hissediyor musun?’’
Ling Shui Ruo usulca gülümsedi : ‘’Abi,bu bir iksir değil.Bu, o kadar hızlı bir etki veremez…fakat görünüşe göre vücudum bir tür yanma hissine sahip.’’
Ç.N: İçten bir yanma ise o zaman =( ͡° ͜ʖ ͡°)( ͡° ͜ʖ ͡°)( ͡° ͜ʖ ͡°)
‘’İlk olarak uzan.Şuanda en çok ihtiyacın olan şey dinlenmek.Kim bilir,uyandığında,belkide çoktan yataktan kendin çıkıp yürüyebilir duruma gelirsin.’’Shui Ruo’nun vücudunu koyup,üstünü örterek  konuştu Ling Chen.
‘’Kesinlikle!’’ diyerek güldü Ling Shui Ruo:  ‘’O Yun Feng büyük abi,o çok iyi bir kişi,değil mi?’’
 Ling Chen biraz sessizdi  ama bir süre sonra başını sallayarak konuştu : ‘’Onun gözlerinden,herhangi bir kötü düşünce göremiyorum.Yoksa,o ilacı bu kadar rahat bir şekilde içmene kesinlikle izin vermezdim.’’
‘’O zaman ,abim ona söz verdiği gibi yapacak,oyun dünyasının içine gidecek ve o Meng Xin büyük kız kardeşe yardım edecek,değil mi ? ‘’ diyerek Shui Ruo soru sormaya devam etti.
Ç.N: Ling Chen şuanda kritik bir sorudasın. Eğer o kız kardeşe yardım edeceğim dersen kız kardeşin yandere olacak.
‘’Evet…Gerçi,Ruo Ruo ‘yu arkada bırakmayacağım,nerede olursam olayım,her zaman Ruo Ruo’yla eşlik edeceğim.’’
Ç.N: Son saniye kurtardı. Adamsın mübarek !
Ling Shui Ruo başını salladı : ‘’ Abi, Ben buna karşı değilim.Aslında ben her zaman sanal oyun dünyalarına dikkat etmişimdir.Çünkü o dünyada bir kişi ne kadar hasta olursa olsun , fiziksel  engelli bile olsa ,orada mükemmel bir vücutları olacak.Onun içinde  normal bir insan gibi koşabilir,bağırabilir,istediğim yere gidebilir ve dövüşebilirim.Biraz da olsa korkutucu olmayan küçük yaratıklarla dövüşebilirim.Ayrıca abimin en şık halini de görebilirim…Bugün,Abimin geçmişte oyun dünyasında çok harika bir insan olduğunu öğrendim.Yun Feng abi,Abimin Eve ile uzun süre kapışabilen ve yenilmeyen tek kişi olduğunu söyledi…Abi,Eve  adı biraz garip,o da kim ? ‘’
Ç.N: Demedi demeyin bu kız yandere. Abisine geçmişte olsa bile yaklaşan kim varsa bulacak.Bakalım Ling Chen nasıl bir hamle yapacak? 😀
‘’Eve…’’  Ling Chen bu adı nefesler altında söyledi,unutması imkansız sahneler zihninde belirlendi, ‘’O korkunç bir kişi,bir çok yönden,Isrock virüsünden bile korkunç,o genel olarak tanınan…oyuncular  arasında tanrı.’’
‘’Tanrı?’’ Shui Ruo gözlerini kırptı : ‘’ O zaman,abim onu en sonunda yendi mi?’’
Ling Chen başını salladı: ‘’Hayır..Ayrıca kesinlikle dünyada onu yenebilecek hiç kimse yok,gerçi,ben de kaybetmedim.3 yıl önce, Cennet Katliamı oyununda, ona  bir dövüşte meydan okudum,yer  normal oyuncuların tırmanamayacağı Kara Bulut dağı olarak seçilmişti.Biz dövüşürken,beklenmedik bir şekilde, bir oyuncu tırmandı…O , az önce bizim evimize gelen Yun Feng’di.Onun oyun adı  o zaman ‘ Lun Hui Feng Xue’ olarak çağırılıyordu.Eve ile dövüşürken bir an olsun dikkatsiz olamazdım.Eve içinde aynısıydı.Bu yüzden ikimizde   ona  dikkat etmedik.Ben ile Eve arasında olan dövüşe tanıklık olmasına izin verdik.O sırada giydiğim maske Eve’in ekipman yokeden bir silahıyla  yok edilmişti. Buda yüzümün Eve ve Yun Feng tarafından görülmesini sağlamıştı…’’
Ç.N: Katliam Cenneti ‘ni  artık  Cennet Katliam’ı olacak. Yine değiştirebilirim.Çünkü hala kararsızım.Gerçi artık önemi yok. Çünkü fazla görmeyeceğiz artık.
‘’Ve o zaman…’’
‘’Ve o zaman…ve o zaman Eve’nin maskemi yok etmesine sinirlenerek.Onun çok sıkı bir şekilde kıçını tuttum, ve dönüp kaçtım.’’O zamanki sahneyi düşününce Ling Chen kendini beğenmiş bir kahkaha verdi.Kesinlikle onun hızlı,sapkın eylemi Yun Feng tarafından görülmemişti.Yoksa…belkide o,ona daha fazla tapardı.Eve’nın kıçına dokunacak topları(Ç.N :Ne topu olduğunu biliyorsunuz 😀 )olan birisini,dünyada kesinlikle ikinci bir defa bulamazsınız.
Ç.N: Çünkü intikamın en tatlısı her zaman arkadandır. (ince)
‘’Haha.’’ Shui Ruo gülerek ağzını kapattı.
‘’Ve o zaman,Eve beni takip etmeye devam etti.Yun Feng de bizi arkadan hayatı için takip etti,ama onun hızı bizden daha kötüydü. Bu yüzden hemen arkamızda kaldı.Ondan sonra ne olduğunu Yun Feng bilmiyor.Kesinlikle yarım saat boyunca koştum,sonunda  Eve hala arkamdaydı.O anda bakışlarında,o beni gerçekten 17,18 parçaya  bölmeyi diliyordu.Tekrar dövüşeceğimizi düşündüğümde… Cennet Katliamı aniden bakım gerektirdi ve çevrimdışı olmaya zorlanarak atıldık.Ondan sonra,bu güne kadar onunla hala görüşmedim.Buna Rağmen…’’Sesi bir an için durdu,inanılmaz derecede karmaşık bir ifade yüzünde gözüküp gitti. : ‘’Tahminimce o hala beni arıyor.’’
Ling Shui Ruo güldü : ‘’Yani Eve bir kız…abim ondan yararlandı.Elbette abimi bulmalı ve bazı geri ödemeleri almalı.Abi,ne zaman Mistik Ay’dayken, dikkatli olmalısın.’’
Çoktan kaygısızca gülmek için güçlü olması gerektiklerini unutmuşlardı.Tüm bu yıllar,Isrock her zaman kalplerinde korkunç bir kabus gibi olmuştu ve bugün,sonunda bu kabusa görüşürüz demişlerdi—-bu geçici bir veda olsada.Gülerken,parlak güneşe doğru derin bir nefes aldılar.Kalplerinde,gelecek için güzel bir çizim vardı.
Mistik Ay…
Akşama yakın bir zamanda ,Yun Feng terler içinde Ling Chen ve Ling Shui Ruo’ya ait olan oyun cihazlarını getirdi.Aynı zamanda ikisinede iletişim cihazlarını getirmişti.Hatta iletişim ücretlerini ödemişti.Ling Chen reddetmeyip hepsini kabul etti. Shui Ruo’nun durumunun kötüleşmemesi için,önceden o asla cep telefonları ve ona benzer güçlü elektromanyetik radyasyonlara sahip şeyleri kullanmamıştı.Ama şimdi Shui Ruo’nun Isrock virüslü vücudu tamamen uykuda olduğundan,bunu sık sık kullanmak artık bir sorun değildi.
‘’Unutma,Yarından sonraki gün sabah 9’da.Oh,doğru,şuan oyuna giremesen bile,çoktan karakterini yaratabilirsin.Onu yarattıktan sonra, bana adını söylemeyi unutma.’’diyerek ayrılmadan önce uyardı Yun Feng.
Ling Chen’in ve Shui Ruo’nun oyun cihazları hem küçüklerdi, hemde zarif bileziklerdi.Ling Chen’in kırmızı,Ling Shui Ruo’nun  ise su mavisiydi.Ayrıca saat özelliği vardı.
Yani karakter oluşturma çoktan açık mı ?
Ling Shui Ruo çoktan sessizce uyuyordu.Ling Chen cihazla biraz oynadı ve bir süre sonra kanepeye yatarak gözlerini kapattı.Oyuna girmek için düşüncelerini kullandı.
Anında bileğindeki oyun cihazı parlak bir ışıkla parıldadı.Ling Chen’in önü beyaz bir boşluk oldu.Zihni bir anlığına afallamış oldu ve sonra birdenbire parladı.Ling Chen’in gözlerinde renkli ışıklar belirdi.Renkli dünyada,küçük ve zarif bir vücut ona doğru uçuyordu…Bu figür elinde gökkuşağı renkli bir sihirli değnek ile gökkuşağı renkli kıyafetlerle,bir avuç kadar büyük olan küçük bir peri olarak ,tatlı,çıtır bir genç kızın sese sahipti.
‘’Nasılsınız Bay Ling Chen,Mistik Ay dünyasına hoşgeldiniz,Mistik Ay dünyasının açılmasına 39 saat 42 dakika var.Lütfen sabırla bekleyin.Bu senin oyun cihazını ilk kullanımın.Karakterini yaratmak istiyor musun?Oh doğru,kendimi tanıtmayı unuttum.Ben en zeki ve en sevimli , 52000 numaralı  resepsiyonist perisiyim.’’
 Ç.N: En son bölümden beri uzun zaman oldu ! Nasılsınız 😀.Duyduğunuz gibi sınavlarım yüzünden ancak şimdi çeviriye dönebildim.Eminim çoğunuz önceki olayları unutmuşsunuzdur. Kusura bakmazsanız tekrar okuyun  derim. Bende tekrar okudum. Çünkü çevirirken özel kelimeleri nasıl çevirdiğimi hatırlamam gerekti. Hepinizi tekrar görmek çok güzel. Okuduğunuz için Teşekkürler 😀 .
Bölümle İlgili Çevirmen Notu:
İngilizce çeviride Xia Wa yazıyordu. O yüzden bazı yerlerde Eve yazarken bazı yerleri akıl karışıklığından Xia Wa olarak yazmış olabilirim. Xia Wa ile Eve aynı kişi. İng çevirmen ileride Eve olarak kullandığından karışıklık olmuştu. Ben bu karışıklığı atabildiğim kadar attım. Kısaca Eve = Xia Wa ve bundan sonra Eve kullanılacak.
Not: Orkun bunu okuyorsan eğer, hata bulursan editle 😀. (bulamıyacağını bildiği için bakmaz kesin.) Son olarak bölüm listesine bölümü ekle <3.

Yorum Yap "SW 5 - Mistik Ay"