Tankların Tarihi Günceli

MGA 99

Eylül 27, 2016

MGA 99.Bölüm Ödüller ve Cezalar

Çeviri,  kontrol ve düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…

Dağ kasabasının dövüş sanatları antrenman sahasında. Tamamen sessiz ve ortamın gerginliği yüksekti.
Herkes uzaktan havada uçan tozu görebiliyordu. Savaş atlarının seslerini duyabiliyorlardı. Altın-mor şehrinin ordusu gelmişti.
“Şehir lordunu karşılamak için beni takip edin.” Yönetici Li’nin yüksek sesle bağırdı ve kasaba girişine doğru hızlıca yürüdü. Çoktan dağın yöneticisi ilan etmiş gibiydi
Bunu görünce, antrenman sahasındakiler saygısız olmaya cesaret edemediler ve takip ettiler. Yönetici Li’ye karşı daha önce bir şüphe olsa bile, Altın-mor şehir ordusunu gördükten sonra, şüpheleri duman gibi kayboldu ve daha önce söylediklerine tamamen inandılar.
Chu Feng, dışarı çıkan büyük bir grup insanı görünce, istemese bile bu konuda bir şey yapamazdı. Sadece kasabanın girişindeki insanları takip edip, Altın-mor şehir lordunu karşılayabilirdi.
Kalbinde Altın-mor şehrini gözüne koymamasına rağmen, mutlak güce sahip olmadan önce, geçici olarak eğilmekten başka seçeneği yoktu. En azından o, kimseyi sebepsiz yere rahatsız etmezdi.
“Chu Febg, senin Chu ailen Altın-mor komuta rozetini gördükten sonra bile diz çökmedi. Bunu şehir lorduna rapor edeceğim.“ Şehrin girişine ulaştıktan sonra, yönetici Lin sakinlikle Chu Feng’e dedi.
“Ne isterseniz onu yapın.” Chu Feng ona bir bakış attı ve küçük insanların başarılarına sevinmelerini rahatsız etmedi.
“Hmff. Sadece biraz bekle. Acı sana gelecektir.” Yönetici Li soğukça homurdandı ve ağzının köşesindeki gülümseme daha da karanlık oldu.
“Giriş sesleri gelir….”
Sayısız insanın bakışları altında, guruldama sesleri daha yakından geliyordu.  Çok hızlı bir şekilde, onlar toz içinde Altın-mor Şehir ordusunun siluetlerini gördüler.
Zırhlı, düzenli Altın-mor şehir ordusunu görünce,  hemen hemen herkes ihtişam tarafından şaşırdılar.
O anda, Chu ailesi ile çatışmaları olanlar gizlice yüreklerinde sevindiler. Onlar Chu ailesinin başka bir felaketle daha karşılaştıklarını hissettiler.
Chu Feng’in kibirli davranışını ve yüzleşeceği durumu düşününce, nasıl heycanladıklarından söz etmeye gerek bile yoktu.
Kalabalığın gergin bakışları altında, Altın-mor Şehir ordusu görkemli Chen Hui öncülüğünde Dağ kasabasının girişine geldi.
“Biz şehir lorduna saygılarımızı sunarız.”
Bunu görünce, yönetici Li hemencecik diz çöktü ve aynı anda, birçok kişide diz çöktü. Chu ailesi bile diz çöktü. Altın-mor Şehiri üzerinde en fazla kontrolü olan kişiyle yüzleşince, saygısızlık etmeye cesaret edeemediler. Ancak Chu Feng hala ayaktaydı.
“Reezil Chu Geng! Şehir efendisi için diz çök.” Yönetici Li, Chu Feng’e bağırarak işaret etti.
“Erkeklerin dizinde altın vardır. Ailemden ve iyilik borçlu olduklarımdan başka, ben, Chu Feng, cennete bile diz çökmeyeceğim.”
Chu Feng’in sözleri direk Chen Hui’ye yönelikti. Onun bakışlarında korkudan tek bir iz bile yoktu. Aslında oldukça dürüsttü çünkü o sözler kalbinden geliyordu. O ölene kadar dövülse bile, ailesinden ve iyilik borcu olan kişilerden başka kimseye diz çökmezdi. Bu onun onuruyla ilgiliydi.
İnsanlarda, kazansalar bile hala alt bir çizgi olacaktır. Chu Feng alt sınırı ona  vurulsa ya da hakaret edilse bile sorun değildi. ( ÇN: Arkadaşlar bunu nasıl çevirebileceğimi bilemedim. Eğer daha düzgün bir tavsiyeniz varsa yorumlarda yazabilirsiniz. “For humans, even if they yielded, there would be a bottom line. Chu Feng’s bottom line was being fine even if he was hit or insulted.”) Ancak ölümüne dövülse bile diz çökmezdi.
Chu Feng’in sözleri duyulduğunda, chu Yuan ve diğerleri dehşete düştü. Chu Feng’in, Chen Hui’yi sinirlendireceğini hissettiler.
Yönetici  Li ve diğerlerine gelince, onlar oldukça neşeliydi.  Chu Feng’in cesur olduğunu bilmelerine rağmen, bu kadar cesur olabileceğini düşünmezlerdi. O basitçe Chen Hui’yi provoke ediyordu ve kalabalığın önünde yüzüne tokat atıyormuş gibiydi.
Ancak, kalabalık Chen Hui’nin Chu Feng ile nasıl ilgileneceği ile ilgili güzel bir show beklerken, Chen Hui sadece hafifçe gülümsedi, attan attan indi ve Chu Feng’e doğru yürüdü.
Aynı anda, arkasındaki birkaç memurda atlarından indi,Chen Hui’yi takip etti ve Chu Feng’e doğru yürüdü.
“Chu Feng sen misin?” Chen Hui, Chu Feng’i değerlendirirken gülümsedi. Onun bakışları içinde biraz hayranlık bile vardı.
“Benim.” Chu Feng homurdanmadan gururla söyledi.
“Bu yaşta böyle bir atmosfere sahip olmak, ne kahramanımsı bir genç. Bu oldukça nadirdir.” Chu Feng ile yüzleşirken Chen Hui sinirli değildi. Bunun yerine gülümsedi ve daha sonra, bakışları Chu ailesine doğru yöneldi, “Chu Feng’in babası kim?”
“Ben Chu Feng’in babasıyım. Bu çocuk çok genç, o yüzden sözleri basit olabilir. Onun affedilebileceğini umuyorum.” Chu Yuan,  Chen Hui’nin Chu Feng’e zarar verebileceğini düşündüğünden hızla Chu Feng için yalvardı.
“Ahh, böyle konuşmaya gerek yok. Böyle bir oğla sahip olmak büyük bir talih ayrıca benim Altın-mor şehrim içinde iyi bir talih. Bu kişi iyi bir şekilde gelişmeli.”
“Sizin Chu aileniz siyah demir madenini bulmakla iyi bir hizmet yaptı. Yani oğlunun bir adım daha gelişebilmesi için Chu Feng’i 1000 Ruhsal boncukla ödüllendiriyorum ve Masmavi Ejder okulunda benim Altın-mor şehrim için savaşmalı.”
Siyah madeni içinse, Chu ailesi çıkarmakla sorumludur. Çıkarılanların hiçbiri benim Altın-mor şehrime teslim edilmeyecektir. Tamamı Chu ailesine aittir.”
“Bundan başka, bugünden sonra dağ alanın yöneticisi Chu ailesi olacaktır.”
Chen Hui’nin sesi son derece netti ve her yerdeki sesizliğe ek olarak, onun sözleri  açıkça  kalabalığın kulağına kazındı.
Altın-mor şehri insanlardan başka o anda, diğer insanların hepsinin gözleri ve ağızları açıldı ve çok şaşırmışlardı. Yönetici Li ve Chu ailesini aşağılayanlardan başka Chu Yuan ve Chu ailesi bilene yapacaklarını bilemediler.
Bu durumda neydi? Altın-mor şehrinin lordu Chu Feng’i tutumu yüzünden ceza vermemekle kalmadı, Chu Feng’i 1000 Ruhsal Boncukla ödüllendirdi, 1000 Ruhsal Boncuk…”
Sadece bununla kalmayıp siyah demir madenini Chu ailesine devretti. Siyah Demir madeninin değeri 1000 Ruhsal Boncuğu aşıyordu. Hepsi çıkarıldığında, binlerce Ruhsal boncuğa eşit olacaktır. Bu paha biçilmez bir hazineydi.
En önmeli şeycHu ailesini dağ alanının yöneticiliğine getirmesiydi. Bu da neydi? Eğer Chu ailesi yönetirse, Yönetici Li’ye ne olacaktı?
“Milord, sen… benim korkunç Kaplan Ofisim tarafından yönetileceğini daha önce… daha önce söylemedin mi?”
Nitekim, o anda yönetici Li artık diz çökmeye devam etmedi ve çabucak ayağa kalktı, korkuyla titrerken Chen Hui’nin önüne yürüdü. O bunu sorarken düşük ses kullandı.
Bunu duyunca, Chen Hui’nin ifadesi biraz değişti ve Yönetici Li ile konuşurken son derece soğuk bakışlarını kullandı. ” Senin dürüstlüğün yeterli değil ve bana hizmet etmek için nitelikli değilsin. Birisi ondan Altın-mor komuta rozetini alsın ve onun kafasını kesin.”

Yorum Yap "MGA 99"