Otto Von Bismark Günceli

MGA 9

Eylül 03, 2016
Onun İçin Tanıklık Edeceğim

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


“Chu Yue, Bu…” Chu Feng’in nutku tutulmuştu.

“Evet. Bu, bu yılki verilen eklerden biri ve ben sana veriyorum.” Chu Yue söylediği gibi o, Chu Feng’in ellerine Aziz Ruhu Bitkisini zorla koymaya çalıştı.


“Bu şekildeyse, bunu alamam. Sana hala 2 tane Aziz Ruhu Bitkisi borçlu olduğumu unuttun mu?” Chu Feng Aziz Ruhu Bitkisini eliyle itip, cebinden 2 tane Aziz Ruhu Bitkisi çıkardı.


“Chu Feng, bu Aziz Ruhu Bitkii rafine etmedin mi?” Bozulmamış Aziz Ruhu Bitkisine baktığında, Chu Yue o bitkinin, Chu Feng’e verdiği bitki olduğunu sandı.


“Hmmm. Ben zaten seviye atladım, o yüzden artık buna ihtiyacım yok. Ben de sana bunu geri veriyorum.”


“Senin Aziz Ruhu Bitkini nasıl alırım? Onlar senin acele et ve cebine geri koy onları.”


“Chu Yue, iki tane vereceğimi söylediğimde, 2 tane veririm. Sen de bana söz vermedin mi? Böyle olduğun zamanlar, işleri benim için daha da zorlaştırıyorsun.”


“Ama sen, sana verdiğim Aziz Ruhu Bitkisini kullanmadın bile ve bunun yerine bana seninkileri veriyorsun. Sadece benden faydalanmıyor musun?”


“Chu Yue, senin bu tür düşüncelerini anlıyorum. Bütün Chu ailesinde, Babam ve ağabeyim dışında sadece sen bana iyi davrandın. Bunu, küçük kardeşin saygı göstergesi olarak gör.”


Bu söylediği Chu Feng’in kalbinden geliyordu. Chu ailesindeki herkes onu bir kenara itti, bu yüzden Chu Yue, ona iyi davranmak istedi.


Chu Feng’in kararlığını görünce, Chu Yue utanmaya başlayıp sessizce söyledi.


“Chu Feng, bunu yaparken beni gerçekten utandırıyorsun. Aslında… Bu Aziz Ruhu Bitkileri benden değil. Chu Guyu, benden sana teslim etmemi istedi.”


“Ağabeyim mi?” Chu Feng, boş boş bakmasına engel olamadı.

Chu Guyu, Chu Yuan’ın öz oğluydu ve Chu Feng’in Ağabeyiydi.
Qingzhou’nun bir numaralı okulu, Lingyun Okulunda okuyordu. 17 yaşında, 6.seviye ruh uzmanıydı ve Chu ailesinin genç kuşakları arasında en güçlüsüydü.

Chu Feng, Chu Yuan’ın biyolojik oğlu olmamasına rağmen Chu Guyu ona öz kardeşi gibi davranırdı. Ve o, Chu Feng’in en sevdiği ve saygı duyduğu insanlardan biriydi.


“O, yük olacağından korkuyordu, bu yüzden ondan olduğunu söylememem için beni uyardı. Fakat şimdi, sana gerçeği söylemek zorundayım.” Chu Yue’nin Yüzü kırmızıydı ve gerçekten utandığı görülebiliyordu.


“Chu Yue, böyle olsa bile sana teşekkür etmeliyim. Bu Aziz Ruhu Bitkisi senden gelmemesine rağmen bütün bu yıllar boyunca bana karşı duyguların vardı, bir kardeş olarak. Ve dediğim gibi, bu iki Aziz Ruhu Bitkisini küçük kardeşinin saygı göstergesi olarak al.”


“Ayrıca, yakında Ruh Aleminde 5.Seviyeye gireceksin. Bu yüzden bu Aziz Ruhu Bitkisi senin için daha önemli. Bu nedenle, bu Aziz Ruhu Bitkisini reddetme.” Chu Feng, Aziz Ruhu Bitkisini Chu Yue’nin ellerine koymaya devam etti.


“Bu durumda, bu Aziz Ruhu Bitkisini ödünç alıyormuşum gibi bakacağım. Fakat sadece bir tane alabilirim çünkü ben de sana bir tane verdim.” Chu Feng’in ısrarını görünce, Chu Yue dişini ısırdı ve Bir tane Aziz Ruhu Bitkisini aldı.


Aslında, Chu Feng’in dediği doğruydu. Chu Yue, yakında Ruh Aleminde 5.Seviyeye girecekti ve şuan kritik bir aşamadaydı. Bu Aziz Ruhu Bitkisi, onun için gerçekten çok önemliydi.


“Oldu.” Chu Feng gülümsedi.


“Doğru. Chu Feng, Chu Guyu bana bir mektup verdi, sana vermem için.” Chu Yue, belinden bir mektup çıkardı.


Mektubu alınca, Chu Feng bir duygu patlaması hissetti. Chu Feng, 5 yıldır Chu Ailesine geri dönmemişti, bu da babasını ve ağabeyini 5 yıldır görmediği anlamına geliyordu. Geri dönmemişti çünkü onları görmenin utanç verici olduğunu düşünmüştü.


Fakat bu beş yılda, hemen hemen her ay, ağabeyi ve babası ona mektup yazmıştı. Bu, onların Chu Feng hakkındaki düşüncelerini gösteriyordu.


“Tamam. Mektubu geri döndüğünde oku. Acele et ve beni takip et çünkü bugün güzel bir gün.” Chu Yue, Chu Feng’in kollarını yakalayıp konuta doğru sürükledi.


Fakat yaklaşmadan, Chu Feng kaşlarını çattı. Konuttan tanıdık birkaç ses duydu ve bunların hepsi hoşlanmadığı kişilerdi.

Nitekim, konutun kapısı açıldı. Orada 32 yüz vardı. Bunların büyük kısmı, tanıdık yüzlerdi. Hepsi de Yeşil Ejder Okulunda okuyan Chu ailesi üyeleriydi.

Bu birkaç yabancıya gelince, Chu Feng nereden geldiklerini tahmin edemezdi. Onlar Chu Birliğinin üyeleri olmalıydı.


“Millet. Bakın, kim burada?” Chu Yue mutlulukla bağırdı.

Kalabalığın bakışları sese doğru döndüğünde, onların nefret ve küçümsemeyle dolu olduğunu hissediyordu.

“Ohh… Kim olduğunu merak ediyordum. Bu kişi, bizim Chu ailesinde olağanüstü işler yapan kişi değil mi?” Bir genç Chu Feng’e doğru yürüdü.


O Chu Cheng’di ve Chu Zheng’in ağabeyiydi. O, Chu Yue ile Yeşil Ejder Okuluna aynı anda girdi ve Ruh Aleminde 4.Seviyeydi.

“Chu Feng, sen olağanüstü işler yaptın, bunu biliyor muydun?” Chu Cheng, Chu Feng’e işaret etti ve bakışları nazik değildi.

“Chu Cheng, ne hakkında konuşuyorsun? Bugün mutlu bir gün, o yüzden saçma sapan konuşma.” Chu Yue hızla konuştu.


“Ne oldu Chu Yue? Onu yaptığı işleri hakkında, konuşmamıza izin vermiyor musun?” Chu Cheng, Chu Yue’ye bir bakış attı, daha sonra Chu Feng’e baktı. “Chu Feng, yaptığın işleri biliyor musun? Kahretsin, sen harika işler yaptın.”


“Yeşil Ejder Okulunda beş yıldır, dış saha öğrencisi olarak kaldın. Chu ailemizin tüm yüzlerini kaybettin. Ama bugün bile, Chu Birliğine katılmak için bir yüzün mü var?”


“Chu Cheng, kes sesini.” Chu Yue biraz sinirlenmişti fakat Chu Feng, onun daha fazla konuşmasına izin vermedi.


Chu Feng’in yüzü değişmedi, ama hafifçe güldü ve dedi ki, “Çok fazla düşünüyorsun. Sizin topluluğunuza katılmaya niyetim yok. Burada bir ödemeyi tahsil etmeye geldim.”


“Ödeme mi? Ne ödemesi?” Bu kelimeleri dinleyince, Chu Cheng’in yüzü anında değişti.


“Bu oldukça komik. Benim Chu ailem tarafından alınan kişi aslında Chu ailesinden ödeme mi bekliyor? Şuan sahip olduklarını sana kimin verdiğini bilmiyor musun?”


“Doğru. Oldukça utanç verici.” Aynı anda, tüm Chu ailesi Chu Feng’i eleştirmeye başladı.


Chu Feng, kalabalığın sözlerini göz ardı edip konutun içine yürüdü ve konuştu.


“Birkaç gün önce, belirli bir kişi benimle bir bahse girdi. Ve bahis, benim iç saha sınavını geçemememdi. Hatta o kaybederse onun bu yılki Aziz Ruhu Bitkisini bana vereceğini bile söyledi.”


“Chu Zhen, bunu unutmadın değil mi?” Chu Feng, Chu Zhen’in önünde durdu.


Chu Zhen sandalyede oturuyordu ve ağzında birkaç meyveyi çiğniyordu. Fakat ağzının köşesi seğirdi ve yüzü çirkinleşti.

Tabii ki Chu Zhen o gün söylediği şeyleri unutmamıştı. Çünkü Chu Feng’in bundan bahsedeceğinden korkuyordu. Ve bu yüzden, burada kalmıştı. Yoksa çoktan Chu Feng’e bir sorun yaratmak için bir şeyler bulmuştu.

“Chu Feng, sözlerin için bir kanıt göstermen gerek.” Sadece o zaman, Chu Zhen’in yanındaki genç ağızını açtı. Konuttaki, çoğu kız ve erkek, Chu Feng ile aynı yaştaydı. Fakat bu genç adam değildi, onun adı Chu Wei’di


“Chu Wei, haklı. Chu Zhen ile bir bahis yaptıysanız, kanıtını göstermen gerek. Yoksa yanlış suçlamalarda bulunma.” Chu Zhen’in ağabeyi olarak ilk Chu Cheng bağırdı.


“Doğru, kanıtını göster ya da bugün burayı terk edeceğini bile düşünme.” Chu Cheng’den sonra, Chu ailesindeki hemen hemen herkes bağırmaya başladı.


Chu ailesinden olmayanlar bile katıldı. Chu ailesinin bir parçası olmamalarına rağmen Chu Feng’in, Chu ailesindeki pozisyonun, çok düşük olduğunu söyleyebilirlerdi. O kendi ailesi bile küçük görüyorsa doğal olarak onlar da küçük görürlerdi.


Ama o zaman, konuşmayan Chu Yue birden konuştu. “Ben, Chu Feng için tanıklık edeceğim.”



Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "MGA 9"