Kilimanjaro Günceli

MGA 82

Eylül 08, 2016

Savaş Sözü


Çeviri için Çılgın Hamsi, kontrol / düzenleme için Wertyul, Dike arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Köpük köpük olan parlak tükürük sanki bir kuyruklu yıldızmışçasına Gong Luyun’un yüzüne doğru uçtu.

Her şey çok aniden oldu. Sonuç olarak böyle bir mesafeden Gong Luyun’un tepki vermesi imkânsız olduğundan tükürükten kurtulamadı.

Yüzündeki yapışkan şeye dokunan Gong Luyun:

“Seni geberteceğim.”

Sonrada çılgınca yumruğunu sıktı ve Chu Feng’in kafasına doğru salladı.

Basit bir yumruk değildi. Etrafındaki rüzgâr adeta acı çekiyordu ve vızıldaması kulakları inletiyordu. Çarpmadan önce Chu Feng ona karşı durmakta çok zorlandı. Saçları dağılıp yüzü parçalanacaktı. Bu yumruk çarptığı zaman Chu Feng bakırdan bir deri ve demirden kemiklere sahip olsaydı bile mahvolurdu.

Bunları gören bazı insanlar izlemeye dayanamayıp gözlerini kapattılar. Ona kim dedi ki gidipte Gong Luyun’u rahatsız et. Şimdi kimse bir şey yapamazdı.

Azure Ejder Okulunun bir numaralı öğrencisi burada gerçektende çok yüksek bir pozisyona sahipti ve büyük ihtimalle de okulun gelecekteki başkanıydı. Okulun gelecek başkanının yanında küçük bir çekirdek öğrencisinin hayatı ne olabilirdi ki? Yani Gong Luyun burada Chu Feng’i öldürse hiç bir ceza almazdı. En fazla azarlanırdı.

Bakmaya dayanamayanlarla karşılaştırıldığında önlerindeki eziyetten zevk alanların sayısı oldukça fazlaydı. Yüzlerinde herhangi bir merhametten iz yoktu hepsinin istediği sadece daha fazla vahşetti.

Chu Feng’in öldürülüşünü görmek istiyorlardı. Her yana saçılmış kana zevkle baktılar. Sonuçta bir numaralı öğrenciyi kızdırmıştı.

Fakat herkes tamda Chu Feng’in öldüğünü düşünürken kurumuş iskelete benzeyen bir el ortaya çıkıp Gong Luyun’un bileğini kavrayıp onun yumruğunu durdurdu.

Bu herkesi şaşırttı:

“Bu o?”

İnsanlar onun kim olduğunu gördükleri zaman ağızları açık kaldı. Gong Luyun’u durduran yaşlı adam küçük vücutlu, neredeyse saçsız ve deve gibi kamburdu. Yaşayan bir ölü adam gibiydi. Gerçekten çok korkunçtu.

Kim olduğuna gelirsek kalabalıkta onu tanıyordu elbet. Bu adam Azure Ejder Bahçesine bakan ve yeni öğrencileri karşılamak yükümlü yaşlı adamdı. Hiç kimse ismini bilmezdi fakat onu Kıdemli Li diye çağırırlardı.

Kıdemli Li’nin çekirdek kısmındaki pozisyonu o kadarda yüksek değildi. O diğer kıdemlilerin küçümsediği birisiydi. Hatta öğrenciler bile onu küçümserdi ve görmezlikten gelirdi.

Fakat tam gözleri önünde Gong Luyun’un yumruğunun üstesinden gelmişti. Doğal olarak herkes şaşırıp onun sandıkları kadarda güçsüz olmadığını hissettiler. Tam tersine çok güçlü birisiydi.

Yaşlı adam:

“Uzaklaş.”

Öfkeli olan Gong Luyun yaşlı adama yüz bile vermedi. Gizemli Tekniği kullanarak elini sallayıp yaşlı adamı savurmak istedi.

Fakat işe yaramadı. Şaşkınlıkla fark etti ki elini bile oynatamıyordu. Bileği adamın elinde öyle sıkı bir şekilde kilitlenmişti ki küçük bir hareket bile yapamıyordu.

Kıdemli Li ne yavaş ne de hızlı bir şekilde:

“Gong Luyun, Azure Ejder Okulunun bir numaralısı olarak astlarınızı korumanız gerek. O halde bu olaylara müdahale etme şekliniz tam olarak nedir?”

Adamın suratında yumuşak bir gülümseme vardı fakat öyle bir gülümsemeydi ki dehşet saçıyordu.

Böyle bir adamdan böyle bir güç beklememişti yinede kendini bırakmadı. Ona göre Azure Ejder Okulunda okul başkanından başka sadece altı koruyucu ve Kıdemli Zhuge saygıya değerdi diğerleriyse değersizdi.

Kıdemli Li:

“Eğer mesele cezaysa zaten onu cezalandırdın. Gerisini de bırak artık.”

Kıdemli Li soğuk bir şekilde gülümseyip aniden elini salladı. Gong Luyun savrulduktan sonra dehşet verici güç onu bir kaç adım geri atmaya zorladı.

Çevredeki şaşkın öğrenciler:

“Bu yaşlı adam baya güçlüymüş.”

Az önce Gong Luyun’un yumruğunun üstesinden gelmişti bu da onun gelişiminin güçsüz olmadığı anlamına gelirdi. Şu an bu adamın yaptıklar baya güçlü olduğunu gösteriyordu ya da en azından Gong Luyundan güçlü olduğunu.

Kaynak Seviye. Azure Ejder okulundaki kaynak seviyedeki kıdemlilerin sayısı bir elin parmakların geçmezdi. Ve bu kişiler çok önemli ve yüksek görevlerde bulunurlardı. Herkes de onlara saygı duyardı.

Peki, bu ihtiyar madem bu kadar güçlüydü neden böyle ayak işlerini yapıyor? İnsanlar buna bir anlam veremiyordu. Fakat şu andan itibaren Kıdemli Li hakkındaki düşünceleri tamamıyla değişmişti.

Kalabalığın önünde savuşturulmuş olan Gong Luyun yüzsüz bir şekilde:

“Onu koruyor musun?”

Yüzü inanılmaz derecede soğuktu.

Kıdemli Li gülümseyerek:

“Onu korumuyorum. Sadece çok yetenekli birisinin başkası tarafından öldürülmesini istemiyorum.”

Gong Luyun soğuk bir şekilde gülümseyerek:

“Yetenekli birisi? Onun hakkında baya bir olumlu düşünüyor olmalısın.”

“İleride anlayacaksın yetenekli birisi olup olmadığını. Bu sadece senin yıllardır gördüğün gelişimine güvenip onunla alay etmen sonuç olarak. Her neyse sende erdem yok.”

“Erdemsiz mi? Yıllardır gördüğüm gelişimi kullanarak bu çocuğun kısa sürede öğrendiği gelişimiyle alay ettiğimi mi söylüyorsun?”

Gong Luyun daha da sinirlendi. Kendini bir gelişim dehası olarak düşünmüştü ve aynı şekilde etrafındaki insanlarda. Fakat şimdi kalkmış birisi ona karşısındaki kişiyi daha uzun süre işleme gördüğünden dolayı dövebildiğini söylüyordu.

Kıdemli Li soğuk bir şekilde:

Yani öyle demiyorsam başka ne diyor olabilirim?”

Çok Sinirlenen Gong Luyun yaşlı adama:

“İyi ona on yıl veriyorum. Eğer on yıl içinde hala beni yenemezse ikinizde önümde diz çöktüreceğim.”

Gong Luyundan öte yana bakan yaşlı adam rahat bir gülümsemeyle Chu Feng’e:

“Küçük arkadaşım, ne düşünüyorsun?”

“10 yıl çok uzun. 1 yıl yeterli.” Chu Feng yavaşça gülümseyerek söyledi.

Bu sözler duyulduğunda Kıdemli Li de dahil olmak üzere herkes çok şaşırdı. Bir yıl mı? Beni tuzağa mı düşürmeye çalışıyor? Onun kaybetmesi önemli değildi önemli olan kendisininde onun gibi diz çökecek olmasıydı.

Bunları düşünürken Kıdemli Li gülümseyerek:

“Küçük arkadaşım emin misin?”

Chu Feng kendinden emin bir şekilde:

“Bir yıl yeter çünkü ben öcümü almayı ertelemek istemem.”

Gong Luyun Chu Feng’i işaret ederek:

“Ha ha, ne kadarda kibirli bir velet. Tamam, bir yıl. Sakın seni ezdiğimi söyleme. Bir yıl sonra beni yenmene gerek yok sadece benim üç tane saldırımı karşıla o zaman sen kazanırsın.”

Chu Feng gülümseyip:

“Hayır, bir yıl sonra seni öldürene kadar döveceğim.”


Yorum Yap "MGA 82"