Kilimanjaro Günceli

MGA 67

Eylül 06, 2016

Destekçi


Çeviri için Solgera, kontrol / düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teekkürler. Keyifli okumalar…


Aniden Jian Fengyinin bedeni parladı ve bir hayalet gibi ortadan kayboldu.

Tekrar göründüğünde, Chu Feng’in önüne varmıştı. Gittikçe büyüyen bir yumruk Chu Feng’in gözlerinin önüne geldi. Nerede olduğunun önemsemeden saldırıya geçmişti.

Ama Chu Feng’i küçümsemişti. Yumruğunun isabet edeceğini ve Chu Feng’i yere sereceğini düşünmüştü. Ama yumruğunun Chu Feng’e karşı güçsüz olduğunu bilmiyordu.

Chu Feng’in ağzının köşesi biraz yukarı kıvrıldı. Öne çıktı, omuzlarını gerdi, sağ yumruğunu genişletti ve o da yumruk attı.

İki yumruk havada çarpıştı. Yüksek hızda ve güçte hava hışırdadı.

“Durun”

Ama tam iki yumruk çarpıştığı sırada, bir beden aniden ikisi arasında belirdi ve Chu Feng’i ile Jian Fengyi’ni bileklerinden tutarak iki saldırıyı zorla durdurdu.

“Kök âlemi?” Chu Feng’i bileğinden tutan güç buydu. Başını uzattı ve baktı. Dövüş sanatları binasındaki elderdi bu.

Ama o an Elderde Chu Feng’e bakıyordu. Gözlerinde bir miktar şaşkınlık vardı.

İki yumruktan açıkça Chu Feng’in daha güçlü olduğunu fark etmişti. Sonuçta  Chu Feng 7. seviye iken Jian Fengyi 9. seviye idi.

“Neler oluyor? Niçin ruhsal enerjide dalgalanmalar hissediyorum?”

O an Elder binasından bir ses geldi. Siyah saçlı yaşlı bir adam yürüyordu ve bu dövüş binasından başka bir Elderdi. Pozisyonunun önündeki Elderden yüksek olduğu ortadaydı.

“Elder Wang, bu iki öğrenci burada kozlarını paylaşıyorlardı.” Onu görünce orta yaşlı eleman rapor verdi.

“oh?” Elder ilk önce Fengyi’ye baktı, daha sonra Chu Feng’i azarladı,  “Niçin burada saldırıyorsun? Buranın neresi olduğunu bilmiyor musun? Hiç okul kurallarına uymaz mısın sen?”

“Elder, ilk onun saldırdığını görmediniz mi? Ben sadece kendimi korudum. Bunun neresi yanlış?”

Bu sözleri duyunca, Elder Wang kaşlarını çattı. Bir öğrencinin kendisi ile bu şekilde konuşacağını hiç düşünmezdi. Ama sonunda Fengyi’ye döndü ve sordu, “Fengyi, ilk sen mi saldırsın?”

“Ben..” Bir an, Fengyi ne diyeceğini bilemedi. Kesinlikle o hatalıydı.  Sonuçta birçok kişi onu görmüştü.

“Tamam, bir dahakine daha dikkatli ol. İç saha öğrencilerinin bir temsilcisi olarak, bunun etkilerini daha çok düşün tamam mı?”

“Anlıyorum.”

“Mm, sen daha önce hiç burada gelmemiştin. Bugün burada işin ne?”

“Elder Wang, ben burada bugün bu binadaki gizemi hissetmeye geldim.”

“Birkaç gün içinde çekirdek öğrenci olacaksın yani kafana göre takıl. Ama kendini çok zorlama. Geldiğine göre devam et.” Elder Wang gülümsedi ve elini salladı.

“Teşekkür ederim Elder.” Fengyi duraksamadı ve evren çantasından bir aziz ruh bitkisi çıkardı. Saygıyla bunu orta yaşlı Eldere verdi ve ilerledi.

Yine de, Chu Feng’in yanından geçtiği sırada onun duyabileceği bir ses tonuyla konuştu.

“Evlat sana iç sahada destekçilerim olduğunu söylememiş miydim?”

“Ayrıca, Kanatlar Birliğine katıldın diye kendini güvende sanma. Kardeşime saldırmaya cürret ettiğinden seni gökler bile koruyamaz.” Bunları söyledikten sonra, Fengyi büyük kolunu salladı, büyük adımlarla ilerledi ve büyük kısma tırmandı.

O an Chu Feng’in yüzü çirkinleşti. Huzursuzca Elder Wang’a sordu, Açıkça buraya ilk ben geldim. Niye ilk o giriyor?”

“Açıkça öncelik onda. Jian Fengyi iç sahadaki olağanüstü öğrencilerden biri. Doğal olarak da önceliği o alıyor.”

Elder gözlerinde sinirle bunları söyledi. Tekrar Chu Feng’i tavrı onu sıkmıştı.

“Nereden biliyorsun ondan daha olağanüstü olmadığımı?” Chu Feng konunun dağılmasına izin vermedi.

“Haha, daha mı olağanüstüsün? Sadece 7. seviye bir öğrenci kendini olağanüstü olarak mı adlandırıyor? Senin gibi kaç öğrenci var bu okulda biliyor musun?” Elder Wang’ın sesi çok daha soğuktu.

“Öyle olsun ya da olmasın beni bununla yargılayamazsın. Sen sadece bir iç saha Elderisin. İnsanları yeteneklerine göre yargılama hakkın yok.” Chu Feng Elderin Fengyi ile olan ilişkisini görünce daha da kabalaştı.

“Ne küstah bir velet. Benimle bu şekilde konuşmaya cüret mi ediyorsun?” Elder Wang dişlerini gıcırdatarak bunu söyledi.

“Bir Elder olarak haksızlık yapıyorsun. Nasıl olurda benden saygı beklersin?”

“Küstah. Eğer bugün dersini almazsan bunu yapmaya devam edersin.”  Sonunda Elder daha fazla Chu Fengi dinlemedi. Kolunu salladı ve güçlü bir avuç Chu Feng’e ilerledi.

“3.seviye kök âlemi mi?” O an Chu Feng şok olmuştu. Onun 3. seviye olmasını hiç beklemiyordu. Eğer 1. seviye olsa onla yüzleşebilirdi. Ama eğer 3. seviye ise Chu Feng’in pek şansı yoktu.

“Ahh”

Ama Chu Feng saldırırsa sonucunun kötü olacağını düşündü, Elder Wang şaşkın bir  şekilde bağırdı ve birkaç adım geri gitti. Büyük bir darbe hissetti ve yüzü soldu.

“Elder Wang, öğrencilere bu şekilde saldırmanız sizce uygun mu?”

O an insanlar Chu Feng’in yanında beyaz saçlı bir Elder olduğunu fark etti. O dövüş sanatları binasından Elder Ouyangdı.

Ayrıca o Elderin çok güçlü olduğunu düşündü. Hiç fark ettirmeden yanına sokulmuş ve fark ettirmeden bir darbe yapmıştı.  Ama ondan gelen aura çok büyüktü. Elder Wang’dan çok daha üst seviyeydi.

“Sayın yöneticiye saygılarımı sunuyorum.” Onu görünce Wang ve orta yaşlı Elderin tavırları daha saygılı bir hal aldı.

“Yönetici mi? O dövüş sanatları binasının yöneticisi mi?” Chu Feng yanındaki adamın kim olduğunu görünce bir nebze şok geçirdi.

“Bu çocuk nasıl Elder Ouyangı tanıyor olabilir?” Bir anda sahnedeki Fengyi de şaşkınlığa uğramıştı.

Ailesi nedeniyle Elder Wang ile ilişkileri vardı. Bu sebeple sahnede bulunuyordu. Ama Chu Feng’in yöneticiyi tanıyacağı aklının ucundan geçmiyordu.

Görünüşe bakılırsa Chu Feng ile yönetici arasındaki ilişki sağlamdı yoksa niye bizzat Chu Feng’i kurtarmaya gelsin? O an Fengyi işlerin iyi gitmediğinin farkına vardı.

“Neler olduğuna çok fazla bakma fırsatı bulamadı. Yine de benim dövüş sanatları binamda kural ilk gelen ilk hizmet alırdır.”

“Teşekkür ederim Elder.” Chu Feng saygıyla başını eğdi ve kalabalığın bakışları arasında sahneye ilerledi.

Ama Fengyi’nin yanına varınca Chu Feng istem dışı durdu. Gülümseyerek şunları söyledi.

“Görünüşe göre iç sahadaki destekçin sadece süs.”

“Ayrıca sadece kardeşine saldırmaya cürret etmiyorum. Sana saldırmaya da cürret  ediyorum. Benim karşıma tekrar çıkmaya cesaret etme yoksa sonuçlarına katlanırsın.”

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "MGA 67"