Kilimanjaro Günceli

MGA 53

Eylül 05, 2016

Sembol Haritası


Çeviri için Team Spirit, kontrol / düzenleme için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…


Gizli ruh Teknikleri Metotlarını takip ettikten sonra Chu Feng Ruh gücündeki kontrolünü denemeye başladı.

Yemeden içmeden hemen hemen her gün her saniye onu çalışıyordu. Chu Feng çalışkan bir şekilde ilerlerken çok daha fazla insan Antik şehre geldi. En sonunda Antik şehir kalabalıklaştı ve birçok insan şehrin dışında yerleşebildiler.

Su Mei’nin tahminlerine göre Azure Ejder okulundan insanlar da geldi. Azure Ejder okulundan gelenlerin Bin Rüzgâr okulundan gelenlerden daha fazla olmamasına rağmen hepsi çekirdek Elderlar ve çekirdek öğrencileriydiler. Yani okulun elitleri.

Bunu takiben daha da fazla güçler geldi. Antik kent gerçekten herkesin karıştığı bir yer haline geldi. Çatışmalar ve istasyona bakmalar hemen hemen her gün oluyordu. Chu Feng mezar açıldığında kanlı savaşların olacağını biliyordu.

*bzz*

O anda Chu Feng pencerenin yanında duruyordu ve sokaktaki Bin Rüzgâr okulundan gelen Elderlere bakıyordu. Aniden gözleri kapandı ve dudağında hafif bir gülümseme belirdi, ״ 9. Seviye Ruh âlemi. Bu Bin Rüzgâr Okulu Elderları çok sıradan.״

Birkaç günkü ilerlemeden sonra Chu Feng becerikli bir şekilde Ruh gücünü kontrol etme metotlarını kavradı. Onun ve karşı tarafın gücünün arasında çok büyük bir güç farkı olmadığı sürece Chu Feng onların ilerlemelerini görebiliyordu.

״ Eğer Ruh gücünü buna koyarsam hareket edebilmem gerekiyor değil mi ?״ Pencereleri kapatırken Chu Feng World Spirit pusulasını çıkardı.

Bugünlerde,  Ruh gücü tekniklerini aşina olacak kadar okumanın yanı sıra yaşlı adamdan aldığı diğer kitaplara göz gezdirdi. Bazıları gerçek bir World Spirist’in notlarıydı ve üstünde Ruh gücü pusulasının kullanımı yazıyordu.

Chu Feng de biliyordu ki Ruh gücü pusulası bir hazineydi. Eğer Ruh gücü pusulasını kullanırsa bir savaş sırasında yaşamak için bir yer bulabilir ve bir labirentte yönünü bulabilirdi. Daha basit bir ifadeyle, bu hazineleri aramak için bir araçtı.

*bzz* Chu Feng kafasını hareket ettirdi bir tel formsuz Ruh gücü beyninin dışına çıktı. Havada dolaşan görünmez bir yılan gibiydi. Sonunda Ruh gücü pusulasına karıştı.

*whoosh whoosh whoosh—*

O anda ruh gücü onunla karıştı, Ruh gücü pusulasındaki yazılar hafifçe parlamaya başladı. Daha sonra hızlıca Ruh Gücü pusulasında dolanmaya başladı.



״ Bu gerçekten bir servet.״ Bunu görünce Chu Feng çok sevindi. Anladı ki bu gerçek bir World Spirit pusulasıydı. Mezara ulaştığı sürece kesinlikle inanılmaz kullanımlara sahip olacaktı.

Hepsinden sonra, Kaynak âlemi uzmanının mezarında, hiç düşünmeden, herhangi biri her yerde tehlike dolu düzeneklerin olduğunu anlardı. Bunun diğer bir nedeni her türlü güç en iyi uzmanlarını göndermişti.

Chu Feng World Spirit pusulasına sahipti, bu yüzden gücü yetmezse bile en azından bazı fırsatlara sahip olabilecekti ve mezarda kendini koruyabilecekti.

*whoosh* Chu Feng World Spirit pusulasını Evren torbasına tıkadı. Torbadaki semboller döndü ve World Spirit pusulasını birkaç defa içine çekti. Bu da Evren torbasının gizemiydi.

Chu Feng memnuniyetle torbayı beline koydu ve yatağa uzandı. Fakat aniden gözleri parıldadı ve Bin Kemik mezarlığında oluşan göğsündeki garip sembolleri hatırladı.

״ Bu şeyi incelemek için Ruh gücünü kullanıp kullanamayacağımı merak ediyorum.״

Bu noktada düşünürken, Chu Feng onu ihmal etmedi ve Ruh gücünün tellerinden birini göğsündeki sembollerin üzerine attı. Bu o kadar da önemli değildi ama aslında bu garip semboller bir hareketin izlerine sahipti!

Bunu görünce Chu Feng hemen ayağa kalktı ve beynindeki Ruh gücünü kontrol etmeye başladı. Durmaksızın onları göğsüne yönlendirdi ve o anda göğsüne yapışmış tuhaf semboller elbiselerine doğru gitti ve uçtu.

Chu Feng’in önünde büyük bir çizim oluşturdu. Chu Feng’in bitmeyen ruh gücü ile birlikte sembollerden oluşan çizim aşama aşama sıralanmaya başladı. Karışık olmasına rağmen Chu Feng bunun bir harita olduğunu söyleyebilirdi.

״ Bin Kemik mezarlığında gerçekten  hazine olması mümkün mü ? bu bin Kemik mezarlığını çözmek için bir harita olabilirdi!״

Chu Feng çok heyecanlıydı. Aşağı yukarı söylenebilidi ki bunlar sadece zararsız tuhaf semboller değildi aksine iyi şans olabilirdi.

*bzz* Fakat tam harita şeklini oluşturacaktı ki Chu Feng’in beynine bir ağrı dalgası girdi çünkü ruh gücünü tamamen tüketmişti.

״ Demek ki eğer bu haritayı okumak istersem çok güçlü bir Ruh gücüne ihtiyacım olacaktı.״ Ağrıyan beynine masaj yaparken Chu Feng mutsuz olmak yerine gülümsüyordu.

Bugünkü hasadı çok büyüktü. Eğer kendilerini hazineye ulaştıracak vücudunda gizlenmiş bir haritaya sahip olsalardı herkes heyecanlı hissederdi.

Ruh gücünün geri gelmesini bekledikten sonra Chu Feng bunu kendi daintane doğru kullanmaya başladı. En çok onun altına saklanmış şeyler için heyecanlıydı.

Ama bu yararsızdı. Kendi daintasının çevresinde bariyer gibi bir şey vardı ve bu Ruh gücünün giriş yolu yoktu. Bu sonuç önce Chu Feng’in canını sıktı ama sonra hemencecik delicesine mutlu oldu.

Eğer kendi ruh gücüyle kendi dantani göremiyorsa Ruh gücüne sahip diğer insanlar da onun kendi dantasını göremezdi. Yani kendi dantanın içindeki kutsal ışığın gizemi hiç kimse tarafından keşfedilemeyecekti.

Modu çok yüksekti bu yüzden hanın dışında nefes almak istedi. Fakat gitmek için yürümeden önce bir dizi sövgü dikkatini çekti.

״ Sen çalıyor musun? Görelim bakalım daha fazla çalabilecek misin? Lanet dilenci. Öldürene kadar vuracağım sana!״

Belli bir sokak arasında iki iri yarı adam birlik olup birini dövüyorlardı. Bu kalın saçlı yırtık elbiseli dilenciydi.

Chu Feng normalde bu tür şeylere karışmak istemezdi. Ama bu dilenci iri yarı adamların yumruklarından etkilenmemişti. Kendi işini bile önemsemiyordu ve elindeki çöreği yiyordu.

Chu Feng merakla Ruh gücünü çıkardı. Dilenciye doğru gittiğinde sonucu aldı. Daha önce gelişmemiş sıradan bir insandı. Ama normal bir insan nasıl bu kadar iyi bir vücuda sahip olabilirdi?

״ Durun !״ Yanlış bir şeylerin olduğunu hisseden Chu Feng onlara durun dedi.

Birinin bağırdığını duyan o iki adam hemen durdu. Özellikle de Chu Feng’i görünce. Onların beni gelişmiş bir insan olarak hissetmelerini sağladım bu yüzden bana karşı çok kibarlardı.

״ Neler oluyor?״ diye sordu Chu Feng.

״ Bu dilenci bizim çöreğimizi çaldı.״ diye cevapladı adamlarda biri.

״ Çalınan çöreğin parasını ödeyeceğim. Hatta 10 tane daha getir buraya.״Chu Feng adamlara birkaç bakır para verdi.

״Tamam, tamam, tamam…״ Adamlar yavaşça hareket etmedi ve 10 tane çörek bıraktı.

O anda sokakta sadece Chu Feng ve dilenci kaldı. Chu Feng detaylı bir şekilde dilenciyi inceledi.

Yaşının çok da büyük olmadığını fark etti. Orta yaşın altında görünüyor ve gözlerinde kafası karışıkmış gibi boş bir ifade vardı. Eğer Chu Feng ona çörekleri verirse onları yerdi ama eğer Chu Feng çörekleri vermezse o da almazdı. Fakat Chu Feng’in elindeki çöreklere solgun ve ağzı sulanmış bir şekilde bakardı.

״ Bu…״

Tam o anda Chu Feng ‘in gözleri aniden açıldı. Hayretler içinde o iri yarı adamın alnında tuhaf bir yara olduğunu fark etti. Yara olduğu bile söylenemezdi, çünkü cennetten gelmiş ve insan etinin üstünde büyümüş gibiydi.

Tuhaf olduğunu söylemesinin sebebi şeklinin tuhaf olmasıydı. Ateş topu gibiydi ve şu anda yanıyormuş gibi bir izlenim veriyordu.

Chu Feng merakla parmağını çıkardı ve ateş gibi olan yaraya dokunmak istedi.

״ Ne yapıyorsun ?!״

Fakat Chu Feng yaraya dokunduğu anda iri yarı adam aniden başka biriymiş gibi bağırmaya başladı. Çelik midye gibi olan el Chu Feng’in bileğini kaptı.

Tam o anda Chu Feng ‘in yüzü değişti ve gizli bir şekilde lanetlendi.  O açıkça korkunun, boğucu baskının tabakalarının bu insanın avuç içinde kabardığını hissedebiliyordu. Vücuduna girmişti ve eğer böyle devam ederse kısa bir süre sonra vücudu kesinlikle patlayacak ve o ölecekti.

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "MGA 53"