Tankların Tarihi Günceli

MGA 46

Eylül 05, 2016

Kanatlar Birliğine Giriş


Çeviri, kontrol ve düzenleme için Solgera arkadaşımıza teşekkürler. Size de keyifli okumalar…


“Buyur, kendine gelmek için bir fincan çay al.” Surou güzel bir gülümseme ile fincanı Chu Feng’e verdi.

“Teşekkürler Elder Surou, gerçekten çok susamıştım.” Chu Feng fincanı aldı ve içmeye başladı. Daha fazla olması umuduyla sordu:” Biraz daha var mı?”

“Hemen yaparım.”

Surou birkaç fincan daha doldurdu ve Chu Feng hepsini tek dikişte içti. Tüm çaydanlık bittikten sonra rahatlıkla ağzını sildi. Hatta geğirdi bile.

Chu Feng’in tavırlarını gördükten sonra, Surou çok şaşırdı.” Bu eleman mı korkmuş? O sadece fazlasıyla susamış.”

Böyle genç bir adamın öylesine tehlikeli bir duruma bodoslama dalışını düşününce, böylesi bir cesaret, hikmet ve bilgeliği görünce Surou’nun ona bakışları tamamen değişti. Doğru kişiyi kurtardığını düşündü.

“Elder Surou, bugün için teşekkürler. Yoksa korkarım bu kısacık hayatım son bulacaktı.” Chu Feng ayağa kalktı ve içtenlikle teşekkür etti.

Ama o ayrıca Surou’nun onu kendisine bağlamak için kurtardığını tahmin etti. Ama sonuçta onu kurtarmıştı. Eğer sadece şükranla kalırsa kendini kandırılmış hissedecekti.

“Teşekküre gerek yok. Bu durumda, ilk hata yapan Liu Mang’dı ve Azure Ejder okulunun bir Elderi olarak, seni korumam gayet normal. Sonuçta sen çok nadir ve mükemmel bir öğrencisin.”

Surou sevimli bir şekilde gülümsedi ve daha sonra Chu Feng’e dedi ki:” Sen hali hazırda üç yıldırım stilini biliyorsun. Bu tekniği dışarı yaymak hoş olmaz.”

“Eh Elder Surou, size karşı dürüst olacağım. Üç yıldırım stili içinde, sadece ilk ikisini anladım ve üçüncüyü anlamayı henüz başaramadım.” Chu Feng üç yıldırım stili kitabını verdi ama buna biraz gönülsüzdü.

Surou kitabı aldı ve gülümseyerek Chu Feng’e dedi ki:”
Bunu senden saklamayacağım. Kurucu haricinde okuldan kimse üçüncü stili anlamadı, yani ilk ikisini anlasan kafi.”

“Oh?” Surou’nun sözlerini duyduktan sonra, Chu Feng içten içe mutlu oldu. Çünkü hala üçüncü stilde anlamadığı önemli bir nokta vardı.

Ama Chu Feng bir gün üstüne düşerse üçüncü stili tamamen anlayacaktı. O an, üçüncü stili kurucu ve ondan başka bilen kimse olmayacak mıydı?

Bundan sonra Surou Chu Feng ile biraz daha sohbet etti, ama bunlar sadece bir öğrencisi için endişe duyan bir Elderin sözleri idi, Chu Feng’i bağlayacak bir şeyler içermiyordu.

Elder binasından ayrıldıktan sonra, Chu Feng kalbinde bir değerlendirme yaptı. Surou Sumei’den daha nazik görünmesine rağmen, düşünceleri daha derindi.

“Hey, sonunda gelebildin.” Chu Feng, Elder binasının büyük kapısından çıktığı sıra, tatlı bir ses işitti.

O yöne bakınca, kelebek misali biri yanında duruyordu. Bu Surou’nun kız kardeşi Sumei idi.

“Bu sefer için teşekkürler.” Chu Feng gülümsedi. Surou’nun yardım etmesinin sebebinin bu kız olduğunu gayet iyi biliyordu. Nihayetinde Surou’yu haberdar eden oydu.

“Oh? Bunu söyleyemeyeceğim ama görünüşe göre hala bir kalbin var. Ama bana şükranlarını göstereceksen, sadece ağzını kullanamazsın tamam mı?
Bunu daha gerçekçi yapamaz mısın?”

“Seni öpmemi mi istiyorsun?”

“Kes Şunu!”

“Seni kucaklamamı mı istiyorsun?”

“Hemen kes şunu!”

“Tamam. Bir açık bulup seninle evleneceğim.”

“Hemen kes şunu!”

Sumei’nin küçük suratı sinirden kıpkırmızı kesilmişti. Chu Feng’in utanmaz olduğunu biliyordu ama asla bu kadarını düşünmemişti. Bu yüzden onu daha fazla dikkate almadı ve arkasını dönüp gitmeye başladı.

Sumei’nin somurtup ayrıldığını görünce, Chu Feng kahkahayı bastı. Surou’yu kızdıramasa bile, bu kızı kızdırmaya cesaret edebilirdi.

Bir süre güldükten sonra, Sumei’yi yakaladı ve dedi ki:” Kanatlar birliğine katılsam nasıl olur?”

“Gerçekten mi?” Bu sözleri duyduktan sonra, Sumei aniden yürümeyi kesti. Titrek bir çift parlak göz Chu Feng’e bakıyordu.

“Elbette. Er ya da geç kardeşine ödeyeceğim bir iyilik borcum var. Bu geri ödeme bile sayılmaz. Bu sadece senin küçük arzunu tatmin için.”

Chu Feng’in sözleri kalbinden geliyordu. Ancak Sumei ondaki potansiyeli görmese, kendisi bir hiçti.

Eğer onlar onu kurtarmasalardı, şimdi yaşıyor olmayacaktı. Bir iyilik muhakkak geri ödenmelidir. Chu Feng böyle düşünen bir insandı.

İlk başta, Ejder ve Kaplan kardeşleri reddettiği zaman, eşsiz yeteneğini ifşa etmekten çekinmişti ama şimdi bir sorun yoktu.

Bugün reddetmişti çünkü Sumei’nin onu tehdit etmesinden hoşlanmamıştı. Ama şu an, kendi gücüyle, Chu Yue ve ailesini kendi başına korumasının yolu yoktu.

Şu an kanatlar birliğine girmenin yüzlerce faydası olacaktı ve hiç zararı yoktu. Chu ailesinin gelişimine büyük katkısı olacaktı.

Ayrıca, Chu Feng Sumei ve Surou’nun arkasındakilerin sıradan olmadığını düşündü ve Su aileside sıradan bir aile değildi.

Gizemli teknikleri olan bir ailenin gücü kesinlikle normal olmazdı. Azure Ejder okuluna yakın bir güçleri vardı.

Yani bu nedenle Surou ve Sumei azure ejder okuluna gelmiş ve uygun güçte kişileri bulup kendi ailelerine bağlamışlardı.

Aynı Liu Chengenin Surou’ya sorduğu soruda olduğu gibi. Niçin bu güçle iç sahada kalıyorsun? Niye ana Elderlerden biri olmadın?

Çünkü ana saha Elderleri kolay kolay birini kendine bağlayamazlar. Ama iç saha öğrencilerinin çoğu yeni öğrenciler. Kolayca cezbedilebilirler.

Sonuç olarak o kızlar ailelerinin gücünü geliştiriyordu. Chu Feng ayrıca onların ailesine de katılmaya karar verdi.

ÇN: Burada klan daha iyi olurdu ama tutarlı olması için aile kavramını kullandım.

“Yani hala biraz vicdanın var.” Chu Feng’in kabul ettiğini duyduktan sonra, Sumei gülümsedi ve: “Yarın kanatlar birliği için bir görev var. Sen de katılacaksın.”

“Görev mi? Hangi görev bu kadar kişinin katılmasını gerekli kılar?”

Chu Feng’in kafası karışmıştı. Kanatlar birliği üyelerine bakınca, hepsinin yüksek zorlukta bir görevi tek başına bitirecek gücü vardı. Niçin onun da katılması gerekliydi?

“Bunun görev seçim yerindeki saçma görevler gibi olduğunu mu düşünüyorsun?”
Sana şunu söyleyeceğim. Kanatlar birliği asla o görevleri yapmaz. Görevlerimiz ana öğrencilerinki kadar zordur yani kendini iyi hazırla.”

“Ayrıca, görevin ödülü de oldukça bol. Bu yüzden kimse bu görevi bize vermedi, bu yüzden görevden gelen her şeyi biz alıyoruz.” Sumei gayet ciddiydi.

“Lanet olsun. Gidip soygun filan yapmıyoruz, değil mi?” Chu Feng gülümsedi.

“Aptal. Yarın buraya gel ve beni bul. Ayrıca okul kıyafetlerini giyme.”

Sumei ona bir kâğıt parçası ve rozet verdi. Kâğıt buluşma yerini yazıyordu, rozet ise kanatlar birliğinin sembolü idi.

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "MGA 46"