Otto Von Bismark Günceli

MGA 38

Eylül 04, 2016

100 Mil Boyunca Meşhur

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


Arkadaşlar size bir iyi bir kötü haberim var. Nishaven arkadaşımız artık çeviri yapmayacak ve bu onun son çevirisi. Ona yardımları için çok teşekkür ediyorum. Ancak üzülmeyin arkadaşımız ayrılır ayrılmaz Solgera arkadaşımız bu seri için çevirmenlik yapmaya başladı. Bu yüzden herhangi bir aksama olmayacaktır. Solgera arkadaşımıza hoşgeldin diyorum.

Çeviri için Nishaven kontrol/düzenleme için Bora arkadaşlara teşekkürler. Keyifli okumalar….

*whoosh*

Chu Feng sahneden atladı. Alkış ve tezahüratlardan keyif almasına kalmadan hemen eğitim alanından

çıktı.

Chu Feng’in arkasından baktıklarında kimse ne yapacağını bilmiyordu.

“Görünüşe göre bu çocuğun çok derin kini var” Chu Yuanba sessiz ve gülümseyerek konuşuyordu.

Dövüş sanatları eğitim alanını terk ettikten sonra, Chu Feng, Chu Guyu’nun odasına gitti.

Chu Hongfei’nin yumruğu Chu Guyu’ya çarptığında çok sertti ve gerçekten ağır bir yumruktu. Chu Guyu

4 saattir bilinçsiz bir şekilde yattıktan sonra yeni yeni kendine geliyordu.

“Kardeşim, dışarıda ne oldu? Neden bu kadar gürültülü?” diye sordu Chu Guyu. Baygın olduğu sırada

dövüş sanatları eğitim alanında ne olduğunu bilmiyordu.

Chu Feng sakin gülümsemesiyle “Hiçbir şey.” dedi.

“Ah, belki de 6. amca efendi olmuştur şimdi. Hepsi benim yüzümden. Eğer kazansaydım, babam…”

Chu Guyu kendini suçlamaya devam etti.

“Guyu, daha iyi misin?” diye sordu Chu Yuanba içeri girerken. Arkasında Chu Yuan, Chu Renyi, Chu

Nanshan ve yüksek mevkili başka kişiler vardı.

“Büyükbaba, ben iyiyim.” Chu Guyu büyükbabasını görünce hemen ayağa kalktı. Büyükbabasının onu

böyle görmesine cesaret edemedi.

“İyi olman güzel.” Chu Yuanba hafifçe kıkırdadı ve yüzünde, nadir bir yardımseverlik ifadesi vardı.

Arkasındaki Chu Nanshan’a bir bakış attı. Bunu gören Chu Nanshan biraz utanarak, “Guyu, bunların

hepsi Chu Hongfei’nin uygunsuz saldırmasından oldu. Ama rahat ol çünkü onun yaraları seninkinden

daha ağır.”

“Ne? Chu Hongfei de mi yaralandı?” Chu Guyu biraz şaşkındı.

“Ahh…” Chu Nanshan acı acı güldü, başka bir şey söylemedi ve anlamlı bir şekilde Chu Feng’e baktı.

Chu Nanshan’ın bakışını takip edince Chu Guyu başta bir şey anlamadı. Kısa bir süre sonra bir şey

düşündü ve şaşkınlıktan yüzünün rengi değişti. Tam o anda Chu Yuanba da konuştu.

“Feng-Er, bu gün için teşekkürler, yoksa Chu ailemizin itibarı Xu ailesi tarafından ayaklar altına

alınacaktı.” Chu Yuanba konuşurken cebinden 10 adet Aziz Ruh Otu’nu çıkardı ve Chu Feng’e verdi.

“Ama bu…” herkes çok şaşırmıştı. Yarışmada birinci olmanın ödülü sadece 2 adet Aziz Ruh Otuydu.

Ama şimdi Chu Yuanba 10 tane çıkarmıştı. Bu az bir sayı değildi!

“Büyükbaba, bu ne demek?” Chu Feng anlamamış gibi davrandı.

“Alman gereken şey bu. Eğer alırsan daha rahat hissederim.” Chu Yuanba konuşurken özür dileyen bir

yüzü vardı.

Hiçbir zaman işleri Chu Feng için zorlaştırmamasına rağmen, Chu Feng’in zorlandığı hiçbir sahneyi

durdurmaya gerek görmemişti. Sebebi ise oldukça basitti. Çünkü kalbinde Chu Feng’i sevememişti.

Ama bugün, Chu Feng olmasaydı Chu ailesi kalabalığa maskara olurdu. Ayrıca Chufeng sayesinde Chu

ailesinin saygınlığı katlarca artmıştı. Çoktan farklı güçlerden kişiler Chu ailesine iyi niyetlerini ifade

etmişti bile. Chu Yuanba sebebinin Chu Feng olduğunu çok iyi biliyordu, Bu yüzden Chu Yuanba

Chu Feng’e karşı kendisini daha da suçlu hissetti.

“Feng-Er.” Chu Feng’in tereddüt ettiğini gören Chu Yuan onu alması için teşvik etti.

“O zaman teşekkür ederim büyükbaba.” Chu Feng Aziz Ruh Otlarını kabul etti ama yüzünde

gülümseme yoktu.

Chu Yuanba Chu Feng’in hareketlerini kafasına takmadı. Hatta mutluydu. Arkasını döndü ve Chu Yuan’a

şöyle dedi, “Gelecekte Feng-Er için yıllık ilave 5 Aziz Ruh Otu olacak.”

Chu Yuanba’nın sözleriyle sadece Chuyuan değil diğerleri de bir o kadar hayrete düşmüştü. Daha

önce asla böyle bir muamele olmamıştı, Chu Yuanba belli ki Chu Feng’in iyi gelişmesini istiyordu.

O anda, Chu Nanshan ve diğerlerinin yüzlerinin hoş olmamasına rağmen hiç kimse bir şey demeye

cüret edemedi. Çünkü Chu ailesinde, Chu Yuanba gökyüzü gibiydi. Aile efendisi pozisyonu değişse

bile, Chu ailesinin gerçek patronu hala Chu Yuanba’ydı.

“Siz üçünüz sohbet etmeye devam edin. Guyu’nun yaralarıyla ilgilenmeyi unutmayın. Bu gün efendi

olmana rağmen, aile ilişkilerini unutma.” Chu Yuanba Chu Yuan’a talimat verdi.

Chu Yuan “Anladım baba.” dedi.

Chu Yuanba Chu Feng’e baktı ve onun buz gibi suratını görünce garip ve beceriksizce gülümsedi.

Ardından kalabalıkla birlikte dışarı çıktı.

“Baba, Chu Feng’in tavrına bak. Gerçekten de çok…” Tam bahçede yürürken Chu Nanshan Chu Feng’i

eleştirmeye başladı.

“Kes sesini!” ama onun yerine aldığı şey Chu Yuanba’dan öfkeli bir azardı. Buz gibi bir suratla

kalabalığa işaret etti ve aşırı ciddi bir ifadeyle söyledi.

“Hepiniz dinleyin, hiç kimseden Feng-Er hakkında kötü bir şey duymak istemiyorum. Eğer duyarsam,

kim olursa olsun istisna olmadan aile kanunuyla halledilecek.”

Bu sözleri duyan Chu Nanshan ve diğerlerinin suratları soldu. Hiçbir şey söylemeye cesaret

edemediler çünkü gelecekte Chu ailesinde Chu Feng’i daha fazla gücendiremeyeceklerini biliyorlardı.

***

“Baba, artık sen mi efendisin?” Chu Feng şaşkınlıkla odada konuşuyordu.

“Evet, efendi pozisyonunu alabilmemin senin sayende, değerli oğlum.” Chu Yuan gülücüklerle doluydu,

“Bu kadar şey sakladığın aklımın ucundan bile geçmezdi.”

“Hehe.” Chu Feng de babasının övgüsünü duyunca mutlulukla gülümsedi. Chu Yuan’ın gururu olabilmek

için çok çalışmıştı ve bugün dileğine ulaşmış gibi gözüküyordu.

“Baba, kardeşim, burada neler oluyor?” Sonunda Chu Guyu şaşkın bir şekilde konuştu.

Bunu gören Chu Yuan önce gülümsedi, daha sonra Chu Feng terk ettikten sonra dövüş sanatları eğitim

alanında olan her şeyi detaylarıyla anlattı. Xu ailesinin üzgün bir şekilde ayrılışı, Chu Yuanba’nın

ailenin efendisi pozisyonunu Chu Yuan’ın alacağını duyurması, çeşitli güçlerin iyi niyetlerini ifade

etmeleri…

Hepsini öğrendikten sonra Chu Guyu’nun ağzı açık kaldı, o kadar şaşkındı ki hiçbir şey söyleyemedi.

Chufeng’e doğru garip bir şekilde baktı. Aklı karışıktı. Kardeşinin böyle olacağı aklının ucundan bile

geçmemişti. Ama ne olursa olsun, Chu Feng’in ağabeyi olarak gerçekten de onun için sevindi. Çünkü

artık kardeşinin onun korumasına ihtiyacı olmadığını biliyordu.

Toplantıdan sonra Chu Feng 100 mil çevresindeki bir alandaki ateşli bir tartışmanın ana konusu oldu.

Birçok insan Chu ailesinin sadece 15 yaşında olan bir dövüş eğitimi dâhisi ortaya çıkardığını

öğrenmişti.

Bazı insanlar Chu Feng’i ağır biçimde abarttı. Tek bir ayakla sahneyi çatlatmak, tek bir nefesle fırtına

oluşturmak. Abartılar efsanelere dönüştü. Bazı insanlar Chu Feng’in insan olup olmadığı hakkında

şüphe duymaya bile başlamıştı.

Ne olursa olsun, Chu Feng apaçık dağ bölgesindeki en çok dikkat çeken konuydu. Özellikle Chu ailesi

içinde. Chu Yuanba’nın baskısı altında kimse Chu Feng’e kötü bir şey söylemeye ve saygısız olmaya

cüret edemedi. Chu Feng’le bambaşka bir tavırla yüzleşmek ve onu bu şekilde kabul etmekten başka

çareleri yoktu.

O gün, Chu Feng ve diğerleri Yeşil Ejderha Okuluna geri döndü. Ayrılırken Chu Feng Chu Guyu’ya bir

kağıt parçası verdi ve sadece ayrıldıktan sonra açmasını söyledi.

“Yastığının altında bir şey var…”

Kağıdın içeriği buydu. At süren ve gittikçe uzaklaşan Chu Feng’e ve diğerlerine bakan Chu Guyu

çaresizce başını salladı. Kardeşinin ne yapmaya çalıştığını bilmiyordu.

Odasına döndükten sonra merakla yastığını kaldırdı. Chu Guyu’nun yastığını kaldırırken sanki

önemsizmiş gibi sakin bir ifadesi vardı. Ama yüzü hemen değişti çünkü yastığının altında 10 adet Aziz

Ruh Otu vardı.

Bu sayı iki Ruhsal Boncuk ve düzinelerce Aziz Ruh Otu arıtan Chu Feng için çok değildi ama Chu Guyu

için büyük bir sayıydı.

“Ah…” oldukça şaşıran Chu Guyu aniden gülmeye başladı. Yeşil Ejderha Okulunun olduğu yere baktı

ve mırıldandı, “Görünüşe göre bundan sonra ağabeyinin kardeşine güvenmesi gerekecek.”

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "MGA 38"