Tankların Tarihi Günceli

MGA 325

Eylül 25, 2016
Martial God Asura 325  -  Donuk Yüzlü Jiang Han



“Jiang Hanedanı?!”

Ordu sancağındaki kelimeleri gördükten sonra, Chu Feng’in kalbi sıkıştı. İlk defa Jiang Hanedanı’ndan birilerini görüyordu. Dokuz Eyalet Kıtası’nın hükümdarını ilk görüşüydü.

Kudret açısından Jiang Hanedanı’nın ordusu, Chu Feng’in daha önce gördüğü hiçbir şeyle kıyaslanamazdı. İnanılmaz gücünü ve eşsiz niteliklerini bir kenara koysak bile yaydıkları benzersiz atmosfer insanların altını ıslatmasına yeterli olurdu.

Chu Feng, Jiang Hanedanı’nın insanlarının sıradan olmadığını daha önce duymuştu. Özel bir kanları, diğerlerini aşan güçleri ve yetenekleri vardı. Tüm alanlarda, normal insanlardan açık ara daha üstündüler.

Hatta herkes, Jiang Hanedanı’nın dahilere uygun bir yer olduğunu söylerdi. Bu, uzun yıllar boyunca Jiang Hanedanı’nın, Dokuz Eyalet Kıtası’na hükmetmesinin ana nedeniydi.

“Garip. Neden Jiang Hanedanı’nın ordusu burada ortaya çıktı? Önemli bir şey için mi Azure Eyaleti’ne geliyorlar, yoksa tesadüfen mi buradan geçiyorlar.”

Chu Feng, Jiang Hanedanı’nın gücünü görünce apışıp kaldı. Jiang Hanedanı’nı gören masum köylüler kadar korkmasa da, Hanedan’ın gerçekte basit olmadığını da kabul etmek zorunda kalmıştı.

“Kimin umrunda. Sen zaten Azure Eyaleti’nden ayrılmaya hazırlandın ve ailenin de durumunu ayarlamıştın. Jiang Hanedanı insanları, Azure Eyaleti’ne gidiyorsalar bile seni ilgilendirmez.” Eggy söyledi.

“Mm.” Chu Feng, başını salladı ama kalbinde bir düşünce de vardı. Jiang Hanedanı insanları buradan tesadüfen geçiyorlarsa önemi yok ama hedefleri gerçekten Azure Eyaleti ise büyük ihtimal İmparator Mezarlığı olurdu.

Qilin Prens Konağı zaten İmparator Mezarlığı’nı bulmuştu. Kendi başlarına açamayacaklarını anladıkları zaman kesinlikle yardım için Jiang Hanedanı’na başvururlardı. Böyle yaparak İmparator Mezarlığı’ndaki hazineleri alamayacak olsalar bile, en azından, Jiang Hanedanlığı önlerine biraz da olsa kemik atardı.

Gerçi Chu Feng pek de endişeli değildi çünkü İmparator Mezarlığı’nın derinlerinin ne kadar korkunç olabileceğini biliyordu. Jiang Hanedanı ordusu olsa bile yine de oraya girmekten acizdiler. Sadece, zirve uzmanları gönderirlerse biraz yararlanma şansı bulabilirlerdi.

Jiang Hanedanlığı ordusu ayrıldıktan sonra Chu Feng de beyaz bulutlardan dışarı fırladı ve Qin Eyaleti’ne doğru devam etti.

Jiang Hanedanı’nın nereye gittiğine gelince, Chu Feng’in de tahmin ettiği gibi, Qilin Prens Konağı’na gidiyorlardı. Ancak Chu Feng’in tahmininden farklı olarak çağrılmamışlardı.

“Çabuk! Çabucak Konak Lordu’nu çağırın!”

Jiang Hanedanı ordusu görkemli bir şekilde gökten indi. Ölümlü dünyaya inen askerler ve komutanlar gibi görünüyorlardı. Bu, insanların korkudan gebermelerine neden oldu ve bir anda Azure Eyaleti’nin yöneticisi olan Qilin Prens Konağı, kendini kaos içinde buldu. Qilin Prens Konağı’nın eskiden burnundan kıl aldırmayan insanları korkudan delirdiler.

“Lordlarım, ben Lin Moli. Konağımıza teşrif edeceğinizi bilmiyordum, yoksa nasıl olurda sizi karşılamak için gelmem. Lütfen hatalarımı bağışlayın.”

Lin Moli’nin de eli ayağına dolaştı. Jiang Hanedanı’ndan bir iki kişi gelseydi, bununla baş edebilirdi ama şu anda Qilin Prens Konağı’na Jiang Hanedanı’nın gerçek bir ordusu geldi. Ne yapacağını bilmemesine neden oldu ve deli gibi korktu. Kontrolsüzce, endişe hissetti.

*ta* O anda, azman canavarın çektiği altın renkli arabadan, altın renkli elbise giymiş bir erkek yavaşça çıktı.

Genç bir adamdı. İki metre boyunda, yapılı vücudu, kafasında altın ejderha tacı olan, omuzlarına inen siyah saçları ve kar gibi beyaz yüzüyle insanlara anormal derecede soğuk bir his verdi. Özellikle de gözleri. Eşsiz bir küstahlık ve vahşilik yaydığı için kimse gözlerine bakmaya cesaret edemedi. (ÇN: adeleli ve hatta edeleli yazmamak için kendimi zor tuttum.:))

“Lor… Lord Jiang Han!” Bu adamı gördükten sonra, Lin Moli’nin yüzü hemen kağıt gibi ölümcül beyaza döndü ve kan rengine dair bir iz kalmadı. Tarifsiz bir şekilde gözlerindeki korku arttı. Ondan çok daha genç olan adamın  önündeyken ne kadar korktuğu gözlerinden  anlaşılabiliyordu.

[TN: Jiang = soyadı, Han = soğuk.]

“Lin Moli, suçlarını biliyor musun?” Jiang Han denilen soğuk yüzlü adam, aynı soğuklukta bir ses tonuyla sordu.

“Lordum, ne...ne demek istiyorsunuz? Ben…” Lin Moli dehşete düştü. Zaten başından beri aşırı huzursuzdu, birde Jiang Han böyle bir yolla soru sorunca, ne nasıl yanıtlayacağını bilmesine ne de korkudan ne yapacağını bilmesine neden oldu.

*whoosh* Ama Lin Moli’nin konuşmasını bitirmesine izin bile vermeden, Jiang Han birden elini kaldırdı, eli havada kartal pençesi şeklini aldı ve avucundan sınırsız bir emme gücü yayıldı. Lin Moli’yi anında yerden, avucunun içine doğru çekti.

Jiang Han, Lin Moli’nin beynini sıkıca yakalamak için tek elini kullandı. Her ne olursa olsun Lin Moli mücadele etti ama avucundan kaçamadı.

Korku dolu yüzlerle yere diz çöken Qilin Prens Konağı insanlarına buz gibi gözlerle bakan Jiang Han söyledi:

“Qilin Prens Konağı Lordu Lin Moli, imparatorluk sarayı tarafından Azure Eyaleti’nin yöneticisi olarak atandı. Ama Azure Eyaleti’ndaki gizemli bir mezarlık keşfedildiğinde hanedana hemen rapor vermemekle kalmadı, mezarı da şahsen açarak hanedan hazinelerini kendine almayı planladı. Bu suçun cezası ölümdür, şu an boynu vurulmalı!”

“Lordum, merhamet edin! Lordum, merhamet edin!” Jiang Han’ın sözlerini duyduktan sonra, Lin Moli’nin yüzü mora döndü ve yüksek sesle hayatı için yalvarmaya başladı.

Ancak, Jiang Han, onu umursamadı. Avucunu bir anda sıktı ve Qilin Prens Konağı’ndan birçok insanın önünde, bir patlama ile, Qilin Prens Konağı Lordu Lin Moli’nin kafası ezilip parçalandı.

“Lordum, merhamet edin! Lordum, merhamet edin!”

Orada bulunan tüm Qilin Prens Konağı üyeleri secde ederek hayatları için yalvarmaya başladı. Sonlarının Lin Moli’yle aynı olacağından deli gibi korkuyorlardı.

Çünkü, Dokuz Eyalet’te, Jiang Hanedanı tek patrondu, tek kanundu. Hiç kimse onları gücendiremezdi. Gücendirirlerse tek sonuç vardı, ölüm.

“Herkes dinlesin. Bugünden itibaren, Azure Eyaleti doğrudan Jiang Hanedanlığı tarafından yönetilecek. Hepiniz hala hanedanıma hizmet edebilirsiniz ama herhangi bir sadakatsizlik belirtisinde, hayatınız, bugün Lin Moli’nin hayatı nasıl sona erdiyse öyle sona erecek.” Jiang Han’ın sesi gök gürültüsü gibiydi ve buz gibi bir ses tonuyla bağırarak kalabalığa söyledi.

“Biz, hanedana hizmet etmeye hazırız! Bencillik etmeye biraz bile cesaret edemeyiz.” Bunu gören Qilin Prens Konağı kalabalığı, ağır yükler altına girmekte olsalar da yüzlerinde şükranla secde ettiler.

Bundan sonra, Jiang Hanedanı, Qilin Prens Konağı’ndaki her şeyi devraldı. Onlar gerçekte Azure Eyaleti’ni şahsen idare etmeyi planladı.

Qilin Prens Konağı’nın son derece şaşaalı sarayının içindeki Jiang Hanedanı, gitmeye dünden hazırdı. Bir yere gitmeyi planlıyor gibi görünüyordu ve arkasında beyaz ve gri saçlı bir ihtiyar vardı.

Bu yaşlı adamın aurası çok güçlüydü, açıkça gök aleminde bir uzmandı. Ama Jiang Han’ın önünde anormal derecede değersiz görünüyordu ve çok saygılı bir ses tonuyla sordu: “Lordum, her şey hazırlandı. Mezarı araştırmak için mi gideceğiz?”

“Hayır. Mezar zaten kontrolümüz altında, istediğimiz zaman gidebiliriz.”

“Diğer taraftan, şimdi Azure Eyaleti’nde olduğumuzdan birini ziyarete gitmeliyim.” Jiang Han’ın ses tonu buz gibiydi, sanki duygudan tek bir iz bile yoktu. Kendi klanından insanlara bile aynı şekilde davranıyordu.

“Size eşlik etmem gerekir mi?” Yaşlı adam, Jiang Han’ın kimi aramaya gideceğini biliyormuş gibi görünüyordu, bu yüzden talimatlara göre ricada bulundu.

“Gerek yok. Kendim yeterim.” Jiang Han elini salladıktan sonra bir rüzgar dalgası yükseldi ve bedeni tamamen gözden kayboldu. Hatta bir aura ipliği bile kalmadı ve gitmek istediği yere doğru şimdiden yola çıktı.

Yorum Yap "MGA 325"