Tankların Tarihi Günceli

MGA 311

Eylül 25, 2016
Bölüm 311 – Chu Feng Sahneye Girer


Qilin Prens Konağının dışındaki idam alanının içinde, daha fazla insan toplandı.Onlar, idam alanındaki Qi Fengyang’a bakarken aynı zamanda idam alanının önünde ayakta duran iki kişiye bakıyorlardı.

Bu iki kişiden birisi elbise giyiyordu ve diğeri ise altın zırh giyiyordu. İkisi de sıradışı bir atmosfer yayıyorlardı ve onların gelişimi gök alemindeydi.

Onlar, sırasıyla, Lingyun Okulu Başkanı Yan Yangtian ve Qilin Prens Konağı Lordu Lin Moli’ydi.

Bu ikisi, Azure Eyaleti’ndeki en güçlü karakterlerdi. Bu yüzden doğal olarak aynı yerde olmaları gibi nadir bir sahne oluştu, birçok insan bu yüzden heyecanlı hissediyordu. Ama ne yazık ki, bu ikisinin fısıltılarını duyamıyorlardı.

“Gördüğüm kadarıyla, hızlı bir şekilde ilk Qi Fengyang’ı öldürmeliyiz. Eğer bu çok uzun süre bekletilirse, sadece gizli sıkıntılar artacaktır.” Lin Moli, Qi Fengyang’a baktı ve gözleri endişe doluydu.

ÇN: NASILDA BİLİYOR PEZEVENK

“Konak Lordu, sen Chu Feng’in nasıl bir canavar olduğunu bilmiyorsun. O çocuk yok edilmeli. Yoksa, kavradığı yöntemlerle, üç yıldan daha kısa bir sürede  ikimizi de aşması mümkün olacak. O zaman, kötü bir duruma düşenler biz olacağız.” Yan Yangtian açıkladı.

“Kötü bir durum olsa bile benim sorunum değil. Chu Feng’in, Lingyun Okulu’na karşı bir kini olabilir, ama Qilin Prens Konağı’m ile bir alıp veremediği yok.”

Lin Moli soğukça homurdandı. Karşılaştığı kişi Yan Yangtian olmasına rağmen, hala çok gururlu biriydi. Sonuçta, güç bir kenara koyulursa, statü açısından, Azure Eyaleti’nin gerçek hükümdarıydı.

“Ho… Malikane Lordu, Böyle bir şekilde bunu söyleme! Daha önce olsaydı, Chu Feng ve Qilin Prens Konağı arasında gerçekten bir kin yoktu. Bunun yerine, dostça bir ilişkileri vardı.”

“Ama bugün, geçmişten farklıdır. Chu Feng’in yeminli ağabeyini öldüreceksin. Doğal olarak öcünü alırsa, Qilin Prensin Konağı kesinlikle benim Lingyun Okulu’mdan daha kötü bir durumda olacaktır.” Yan Yangtian küçümseyerek dedi.

“Sen! Qi Fengyang’tan kurtulmak için beni teşvik etmene şaşmamalı. Yani kasten beni de aşağı çekiyorsun.” Şu anda, Lin Moli biraz kızgın hissetti.

Buradan sonrası bebepüsküvüsü ne aittir.

“Ahh, Konak Lordu , böyle söylemeyin. Bunu sizin için yapmıyoruz sonuçta değil mi? Qi Fengyang, Qi klanının şefi ve sen Lin klanı üyesisin. İleride, konumunuzu gasp geleceği için endişeli değil misiniz?” Yan Yangtian gülümsedi ve kendini savundu.

“Sonra Chu Feng’in kesinlikle gelip Qi Fengyang’i kurtarmak isteyeceğine emin misin? Sonuçta buraya gelmek ve ölmek bir aptallık değil mı?” Lin Moli’nin bazı şüpheleri vardı.

“Chu Feng’i araştırdıktan sonra anladığıma göre, böyle bir insan. Ama aptalca olduğunu söyleme, çünkü o bazı teknikleri olan küçük bir şeytan. Sen ve ben burayı korusak bile dikkatsiz olamayız.” Yan Yangtian gülerek söyledi.

“Lordum, bu kötü!!” Tam o anda, bir Prens Konağı nöbetçisi paniklemiş bir yüz ile koştu.

“Ne oldu?” Bunu görünce, Lin Moli’nin kaşları hafifçe çatıldı.

“Lord Lin Chong kayboldu ve onun büyüttüğü vahşi hayvan birisi tarafından öldürülmüş.” Koruma gergince cevapladı.

“Çöp grubu! Bir kişiye bile sahip olamıyorsak burada durmanızın anlamı ne?” Bu sözleri duyduktan sonra, Lin Moli’nin yüzü anında büyük ölçüde değişti ve o konuşurken, ayrılacaktı.

“Nereye gidiyorsun?” Bunu görünce, Yan Yangtian hızla önünü kesti.

“Elbette Chong-er’i bulmaya. O tek çocuğum ve onun başına herhangi bir olay gelmesine izin veremem.” Lin Moli yanıtladı.

“Şimdi yapamazsın. Bu zamanda nasıl ayrılabilirsin? Belki de bu kaplanı dağdan uzağa çekip tuzağa düşürmek için Chu Feng’in planı.” Yan Yangtian dedi.

Bu sözleri duyduktan sonra, Lin Moli daha fazla endişelendi. Bu yüzden, öfkeyle dedi ki: “O zaman ona, daha fazla bakmak gerek! Eğer benim Chong-er’ime bir şey olursa, bunun sorumluluğunu taşıyacak mısın?”

“Qi Fengyang, Chu Feng tarafından kurtarılırsa ikisi yıllar sonra geri döndüğünde sadece senin Chong’er’ini öldürmeyecekler. Tüm Qilin Prens Konağı’nı ve tüm Lingyun Okulu’nu yok edecekler.”

“Ayrıca, Chong-er Chu Feng tarafından götürülmüş olmayabilir. Konak Lordu, açıkça mevcut durumu anlamak için soruyorum.” Yan Yangtian’ın ifadesi ciddiydi ve her bir kelimesi ile her bir cümlesi ile Lin Moli’ye hatırlattı.

Lin Moli biraz sarsıldı. Azure Eyaleti’nin yöneticisi olarak doğal olarak hangisinin daha önemli olduğunu belirleyebilir. Sonunda, kalbindeki endişeye katlandı ve arkasında durarak, sessizce öğlenin gelişini bekledi. Sessizce Chu Feng’in ortaya çıkmasını bekledi.

Ancak zaman azar azar geçti ve Chu Feng, baştan sona hiç görünmedi. Lin Moli ve Yan Yangtian huzursuz oldular çünkü en çok Chu Feng’in görünmemesinden korkuyorlardı. Görünürse, Chu Feng’i öldüreceklerine ve gizli huzursuzluklarından kurtulacaklarına %90 emindiler.

Chu Feng görünmezse bugünden sonra, her günlerini, her saatlerini, huzursuzluk içinde yaşayacaklardı çünkü ortak algıyı kıran dahinin, ölümün korkunç tanrısının hangi gün katliam için geleceğini ve acımasız yöntemlerle geriye hiçbir şey kalmayana dek hepsini öldüreceğini bilemeyeceklerdi.

“Öğle oldu!” Sonunda bir sesin bağırması çınladı ve herkesin kalbi, boğazından dışarı çıktı çünkü Qi Fengyang’ın idam saati gelmişti. Gök alemi uzmanı öldürülecekti.

Chu Feng’in görünmemesinden dolayı Yan Yangtian ve Lin Moli çok huzursuzdu. Bu, Qi Fengyang’ı kurtarmaktan vazgeçti anlamına geliyordu ve gelecekte, günlerini ve gecelerini endişeli olarak geçireceklerdi.

Qi Fengyang ise sadece yavaşça gözlerini kapattı. Sonuç zaten kesinleşti. Bu, en ileriye bakan birinin akıbetiydi. En azından başkaları etkilenmeyecek.

Ancak, kalabalık derin konular hakkında bir şeyler bilmese de büyük giyotinin üzerinden gözlerini alamazlarken karışık duygular içindeydiler. Giyotinin indiği ve Qi Fengyang’ın ikiye ayrıldığı sahneyi beklediler.

“Konak Lordu.” İnfazdan sorumlu kişi Lin Moli’ye doğru baktı.

Lin Moli ise önce Qi Fengyang’a baktı sonrasında çaresizlik dolu bir yüz ile söyledi: “Öldür!”

*whoosh*  Lin Moli konuştuktan hemen sonra soğuk bir ışık üzerine uçtu. Hızlı ve güçlüydü. Doğruca korumanın kafasına vurdu ve infazdan sorumlu kişi oracıkta öldü.

“Kim?”

Herkes o anda şok oldu. Soğuk ışığın uçtuğu yöne bakmaktan kendilerini alamadılar. O anda, açıkça havada ayakta duran ve dalgalanan bir genç adam şekli görebildiler.

Bu genç adam tam olarak Chu Feng’di. Chu Feng havada duruyordu. Giydiği Azure Ejderha Okulu’nun uzun elbisesi rüzgarla dalgalanıyordu ve omuzunda da büyük bir çuval vardı. Yüzündeki şeytani gülümsemeyle kalabalığa göz gezdirdi ve söyledi: “Herkes beni affetsin. Ben, Chu Feng, geç kaldım!”

“Chu Feng! Bu gerçekten Chu Feng!”

“Nasıl buraya gelmeye cesaret ediyor? Nasıl havada yürüyebilir?”

“Gökler! Chu Feng de gök alemine girmiş olabilir mi? Hayır, doğru değil. Onun aurası açıkça hala bilge aleminin 3. seviyesinde, Dugo Aoyun ile savaştığı zamankinin aynısı.”

Chu Feng’in görünmesi, herkesin şaşkınlıktan çığlık atmasına neden oldu. Chu Feng’i tanısalar da tanımasalar da, gözleri şaşkınlık ve şüphe ile doldu.

“Chu Feng, buraya gelmek için biraz cesaretin var. Aslında önümde görünmek için bile cesaretlisin.”

Başkalarına kıyasla Yan Yangtian çok mutlu oldu ve bir şey bile söylemeden Chu Feng’in kaçmasını engellemek için süratle arkasına geçti.

“Kardeşim Qi Fengyang’ın gitmesine izin ver ve bu konuyu şimdilik unut.” Chu Feng, ufak bir korku izi bile olmadan sakince gülümsedi.

“Hmph. Chu Feng, büyük sözler söylüyorsun. Hangi yeteneklerinle böyle konuşabiliyorsun ki?”  Lin Moli, burnu havada bir şekilde genişçe gülümsedi. Chu Feng’i gördükten sonra, gergin kalbi nihayet hafifledi.

“Neyle mi? Onunla!” Chu Feng sadece soğukça gülümsedi ve omuzundaki çuvalı fırlattı. Sonrasında bir beden, herkesin gözleri önünde ortaya çıktı.

Şişman biriydi. Tek bir şey bile giymiyordu, tamamen çıplaktı. Belinde büyük bir işaret vardı ve işaretin görünmesini sadece kasıkları engelliyordu.

En önemli işaret ise, taze kanla yazılmış 3 büyük kelimeydi: “Ben bir sapığım!” Yüzüne baktıktan sonra, onun, oğlu Lin Chong olduğunu gördü.

Yorum Yap "MGA 311"