Tankların Tarihi Günceli

MGA 295

Eylül 25, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

 MGA: Bölüm 295
Sapkın World Spiritist
Yuvarlak kesimli olan Niuzi ve askeri kesimli olan ise Huzi idi. Onlar naif ve saf olan iki çocuktu. Chu Feng'in sorularını ciddi bir şekilde yanıtladılar, ancak Chu Feng, Niuzi'nın dediklerini dinledikten sonra anlamsızca durmadan deli gibi gülüyordu.
Ama bu Chu Feng’in suçu olamazdı. Niuzi’nin saç stili gerçekten de bir buzağı kafası gibi görünüyordu ve adı da buna uygundu. Chu Feng gülmek istemiyordu ama, kendisine engel olamıyordu, çünkü saçının bu şekli gerçekten biraz buzağı kafasına benziyordu.
(DN:80 lerde ve 90 larda Türkiye’de de epey yaygındı.Dönemin diğer saçmalıkları ile beraber düşünürseniz ne kadar zor zamanlardan geçtiğimizi anlarsınız.)
Fakat kahkaha, kahkahadır. Chu Feng hızlı bir şekilde kendi duyguları bastırdı. Ardından ciddiyetle sordu, "Huzi, Niuzi, siz ikiniz öncelikle bana cevap verin. Siz neden dağın derinliklerindeki bu vahşi ormana geldiniz?”
“Yüce Tanrı, biz küçük kız kardeşimizi kurtarmak için buradayız!”  İki çocuk da aynı anda farklı ağızlardan yanıtladı.
“Küçük kız kardeş?” Chu Feng düşündü; bu iki çocuk bu kadar gençken küçük kız kardeşleri kaç yaşında olabilirdi?
“Evet, küçük kız kardeşimiz kötü adamlar tarafından götürüldü. Onu kurtarmak ve onu geri almak zorundayız. Yüce Tanrı, sana yalvarıyoruz, Lütfen bizi senin öğrencin olarak al ve bize ilahi yöntemlerini öğret!” İçtenlikle konuştuktan sonra Huzi ve Niuzi birdenbire  diz çöktü.
“Bir İki yetenek öğretirim, ama önce, bana söylemelisiniz. Küçük kardeşiniz nereye götürüldü? Kim tarafından götürüldü?” Chu Feng ciddiyetle sordu.
Niuzi’nin ve Huzi’nin kardeş olduğunu duyduktan sonra, Chu Feng nihayet öğrendi. Niuzi bu yıl 9 yaşındaydı, en büyüğükleri oydu. Huzi bu yıl 7 yaşındaydı, ikinci en büyük oydu ve onların da bu yıl 5 yaşında olan kız kardeşleri Niuniu vardı.[ÇN: Niu = kız.]
Bu üç kardeş, Siyah Kaplumbağa Şehri'nin sınırları içindeki bir dağ köyünde yaşıyorlardı. Onların köyü son derece yoksul ve dış dünyadan izole bir haldeydi. Bu yüzden çocuklar dövüş yetişimininin ne oldugunu bile bilmiyorlardı ve onların dini inançları yüzünden, Chu Feng’in gökten indiğini gördüklerinde, Chu Feng’in bir aziz olduğunu ve onun ilahi yöntemler kullandığını sanmışlardı.
Niuzi ve Huzi onu kurtarmak istediğini söyleyerek devam etti nedenine gelince Niuniu bu sabah, altın zırh giyen bir grup insan tarafından götürülmüştü. Söylediklerine göre, Siyah Kaplumbağa Şehri’ne götürülmüştü. Sadece Niuniu değil, aynı zamanda köydeki bütün küçük kızlarda götürülmüştü.
“Onlar Qilin Prens Konağı’ndan insanlar olmalı. Gong ailesi zaten yok oldu, öyleyse neden Qilin Prens Konağı’ndan insanlar Siyah Kaplumbağa Şehri’nde kalıyor? Siyah Kaplumbağa Şehri’ni yönetmek için yeni bir klan seçmeyip bizzat kendilerinin yönetmesi mümkün mü?”
“Ama neden Qilin Prens Konağı insanları bu uzak köyden küçük kızları aldılar?” O anda, Chu Feng’in kaşları sıkıca çatıldı, yine de aklına bir neden gelmiyordu.Bu yüzden bunu araştırmaya karar verdi.
Ama yola çıkmadan önce,Chu Feng, Hiuzi ve Niuziye bazı dövüş yöntemleri söyledi ve biraz  altın bıraktı. Onlara evlerine gidip beklemelerini ve kız kardeşlerini onlara geri getireceğini söyledi.
”Yüce tanrı, bize ilahi yöntemlerini verdiğin için teşekkür ederiz. Biz kendimizi kesinlikle yetişimimize adayacağız ve beklentilerinizi boşa çıkarmayacağız.” İki çocuk yere bir kez daha diz çöktü ve minnet dolu bir yüz ile, Chu Feng için secde etti.
“Ho… Bu hiçte ilahi bir yöntem değil. Bunlar dövüş yöntemleri. Bu yöntemleri kavradığınız sürece, ikiniz dövüş yetiştirme yoluna adım atabilir ve bir dövüş uygulayıcısı olabilirsiniz.”
“Ayrıca, herhangi bir yüce tanrı değilim.Bu dünyada bir tanrı yok. Eğer bir Tanrı varsa bile, şüphesiz inanılmaz derecede güçlü olan bir insan olurdu.”
Chu Feng gülümsedi ve Niuzi ve Huzi’nin kafasını okşadı, sonra da beyaz kar kartalının üzerine taşıdı. Köye geri götürdükten sonra yön değiştirdi ve Siyah Kaplumbağa Şehri’ne doğru ilerledi.
Siyah Kaplumbağa Şehri’ne geldikten sonra, oradaki alanı keşfetti. Zaten Qilin Prens Konağı’ndan insanlar tarafından işgal edilmişti.
Qilin Prens Konağı’nın çok sayıda askeri, kamp kurmuştu ve Prens Konağı’ndan çok sayıda güçlü insan da orada bulunuyordu. Bilge alemden birkaç yüz kişi bile vardı. Kamp kurulan en önemli yer, Gong ailesinin eski ikametgahıydı.
“Onların bir şey bulmuş olması mümkün mü?” Chu Feng, Qilin Prens Konağı’nın elbiselerini giydi ve kamp kurulan yerin içine sinsice girdi.
Biraz etrafına baktıktan sonra, Chu Feng heyecanla Qilin Prens Konağı insanlarının gerçekten Siyah Kaplumbağa Şehri’nde bir şey bulduğunu öğrendi. Buldukları şey, Chu Feng’in bulmak istediği şeydi. Siyah Kaplumbağa Dağı’ndaki, İmparator Mezarılığı’nın girişi.
Chu Feng Siyah Kaplumbağa Şehri’ne geldiğinde İmparator Mezarlığı’nın girişini bulmak için etrafı aramaya çalışmıştı. Ancak, onun yetenekleri ile bile boşunaydı, o tamamen çaresizdi. Sanki girişi yokmuş gibi hiçbir şey bulamadı.
Ama İmparator Mezarlığı’nın girişinin, Gong ailesinin konağının içinde olduğu hiç aklına gelmedi. Qilin Prens Konağı, Gong ailesini yok edip konağı tahrip ettikten sonra konağın altında gizli, ruh formasyonundan bir giriş olduğunu buldu.
Qilin Prens Konağı askerleri bu yerin İmparator Mezarlığı olduğunu bile bilmiyordu, hazinelerin saklandığı bir yer sanıyorlardı. Böylece bu yeri işgal etmek için çok sayıda insan ve gri pelerinli bir world spiritist bile gönderilmişti. Girişi açmak ve hazineyi alıp götürmek istiyorlardı.
Chu Feng, gri pelerinli world spiritisti gördüğü gibi, Niuniu ve diğer kızların buraya neden getirildiğini anlamıştı. Onlar buraya gönderilmişti, gri pelerinli world spiritistin bulunduğu yere.
O anda kızıl bulutlar batı ufku etrafında oyalanıyordu ve gece yaklaşıyordu. Qilin Prens Konağı’nın ruh formasyonu girişi açmak için yaptığı çalışmaları da durdu.
Chu Feng, Qilin Prens Konağı’nın bekçisi kılığında gri pelerinli world spiritistin ikametgahını aradı. Chu Feng keskin algılama gücü sayesinde, oldukça uzaktaki çadırın içindeki korumaların tartışma seslerini duyabiliyordu.
“Bu yaşlı piç. Her gün bize, köpeğe emir verir gibi emir veriyor ama o kadar günden sonra, ruh formasyonu girişini bile açamadı.”
“Her gün, o yaşlı sapık kirletmek için Siyah Kaplumbağa Şehri dışındaki köylerden bir sürü sevimli kız getirmemizi istiyor. Gerçekten bir sürü küçük kızın onun yüzünden öldüğünü gördükten sonra günahkar hissediyorum.”(DN:Senin ben evveliyatını sikeyim orospu çocuğu, bende masum masum acaba kurban falan mı ediyorlar diyorum, bölüm adını da okumamıştım aq.Chu Feng, atıl!)
ÇN: Olum 297 yi çevirirken aileler karıştı aklımda baştan bir okuyum dedim iyiki :D XdxdxFXdXfCf
“Shh, hepiniz sessiz olun. Gri pelerinli world spiritistlerin son derece güçlü bir algılama gücü var! Eğer sözlerin onun tarafından duyulursa, hepiniz ölmüş oluruz.” Korumalar bir çadırda bira içerken kendi aralarında gizlice mırıldandılar.
“Lanet! Bir sürü kız kaçırmalarının sebebi bu muydu?!” Gerçegi ögrenen Chu Feng, o anda öfke ile yumruklarını sıktı  ve öfke patlaması yaşadı.
Her gün, kızları kirletip öldürdü. Bu sapkınlık değil de neydi? Biraz insan doğası olan herhangi bir kişinin bunu yapması kesinlikle mümkün olmazdı. Qilin Prens Konağı, Azure Eyaleti’nin kurallarını çiğneyip birisine iğrenç bir konu için yardım ediyordu. Bunun ve şeytani öğretilerin arasında hiç fark yoktu! Bu durum, Chu Feng’in sonsuz öfkeli olmasına sebep oldu ve Qilin Prens Konağı hakkında hayal kırıklığına uğradı. [ÇN: Beyler Che Feng psikopat moda geçiyor.]

 Bunları düşündüğü an Chu Feng hızını kontrol edemedi. Aceleyle bir süre sonra, nihayet gri pelerinli world spiritistin ikametgahına geldi.
Gong aile konağının, enkaz haline gelmesinden dolayı tüm ikametgahlar çadırdı. Dolayısı ile Gri pelerinli world spiritistin yaşadığı çadırda oldukça büyüktü. Belli ki sapkınca şeyler yapacağından bütün muhafızları göndermişti.
Chu Feng dikkatle yaklaştı ve çadırın dışında gizli bir ruh oluşumu olduğunu gördü. Bu yöntem aslında sadece gri pelerinli bir world spiritist tarafından yapılabilirdi, ancak Chu Feng için zor değildi.
Chu Feng çok kolay bir şekilde world spiritistin koyduğu ruh oluşumunu açtı. Ruh oluşumunu açtıktan hemen sonra, Chu Feng’in yüzü anında büyük ölçüde değişti ve içindeki öfke alevlerini zorla tutarak hızla içeri atıldı.
Çadırın içinde birkaç küçük kızın seslerini duymak mümkündü. Ancak o sesler, hiçbir kötülük barındırmayan masum kahkahalar değil, sefil çığlıklar ve çaresiz yakarışlardı.
[ÇN: Bittin olum sen, Che Feng senin aqzina s****** bekle sen ipina.]

Yorum Yap "MGA 295"