Otto Von Bismark Günceli

MGA 284

Eylül 25, 2016
Martiel God Asura 284 - Dişe Diş

Yeşim Kız Okulu Başkanı’nın kelimelerini duyduktan sonra, Dugo Aoyun'un yüzü değişti. Uzun boyuyla Chu Feng'e baktı, yumruklarını sıkıca sıktı ve soğuk bir parlama gözlerinin içinde ortaya çıktı.

Aynı zamanda, Chu Feng’de sıkıca kaşlarını çatıp soğuk bir şekilde Dugo Aoyun'a baktı. Bakışlarında öldürme niyeti belirdi.

"Chu Feng, şimdi sıra sende. Kurallara göre, Fenghao'ya meydan okuma şansın var. Ona meydan mı okuyacaksın veya pes mi edeceksin?" Chu Feng’e doğru bakarken, Lingyun Okulu Başkanı Yan Yangtian gülümsedi.

O anda herkes Chu Feng'e baktı. Li Zhangqing zaten yenilmişti ve kanlı bir ders olmuştu. Ama Lingyun Okulu'nun kasten Li Zhangqing’i ve Chu Feng’i kışkırttığı görülebiliyordu.

Şu anda, Chu Feng için  en iyi seçenek pes etmekti. Yoksa, Chu Feng'in üzerinde, Fenghao’da ezici gücünü kullanacak ve Dugo Aoyun’un, Li Zhangqing'e yaptığını yapacaktı. Chu Feng'e bir ders vermek için Li Zhangqing zaten, çok aşağılanmıştı.

Yan Yangtian'ın sorusuna Chu Feng alay ederek söyledi. "Benim seçimimin ne olacağını anlayacaksınız."

*whoosh*

Fenghao geldikten sonra, Chu Feng mücadele sahasna sıçradı. "Vücudun iyileşmiş görünüyor. Yüz Okul Buluşması’na katılabileceğini bile düşünmüyordum. Sakat olduğunu düşünmüştüm."

"Sen, ne demek istiyorsun?"

Chu Feng'in, sözleriyle ne demek istediğini anlamıştı.  O sözleri duyduktan sonra, Fenghao'nun yüzü büyük ölçüde renk değiştirdi. Yaklaşık yarım yıl önce Hundred Bends vadisi içinde, bilge ilaçları için kavgada, Fenghao sakat kaldı ve neredeyse  kendini  Asura olarak tanıtan birisi tarafından öldürülüyordu.

O sakatlığından, Lingyun Okulu'nun büyük kaynakları sayesinde kurtuldu.Ama kalbinde sonsuza kadar kalacak bir acı oluşmuştu. O acı, silinemezdi. O gün Asura adındaki adam, onun kalbinde bir gölge bırakmıştı .

Chu Feng, Fenghao'nun sorusuna cevap verdi. Soğuk bir şekilde gülümsedi "Bir şey değil. Sadece tekrar sakat kalmak için kendini hazırla demek istiyorum."

"Saçmalık! köken aleminin 9. seviyesindeki gücün ile, beni sakatlamak mı istiyorsun? Seni bir elimle bile ezebilirim." Fenghao, Chu Feng tarafından öfkelendirildi ve Chu Feng’e doğru elini uzattı

Bu dövüş becerisi değildi, bu gizemli bir teknikti. Bilge aleminin gücü ve 6. seviye bir  becerinin yoğunlaşmasıyla gelen bir saldırıydı. Gücü son derece korkutucuydu.

"Chu Feng,  dikkatli ol. Fenghao,  Gong Luyun ile karşılaştırılamaz. Bu yüzden ona karşı savaşmak için kendi yeteneklerini kullanma. Benimkine ihtiyacın olacak. Bu, gerçek bir dahi." O anda Eggy ciddi bir şekilde söyledi.

"Hıh. Daha önce senden güç aldığım zaman, köpek gibi yenilmişti bana. Şu anda, onu, kendi gücümle yenebilirim."

Chu Feng soğuk bir şekilde mırıldandı. Ve Fenghao'nun saldırısına karşı ellerini sıktı. Döndü ve yumruk attı.  Köken gücü, bilge gücüne karşı savaşırken, Fenghao’ya saldırdı.

"Chu Feng deli mi ? Köken Gücü ile Bilge Aleminin 6. Seviyesinde olan Fenghao’ya karşı koymaya mı çalışıyor ?" O an sahneki herkes korktu. Onlara göre Chu Feng, kendi mezarını kazıyordu.

Öte yandan, Swordless Okulu’ndan Nangong Xiao ve Yeşim Kız Okulu'ndan Baixi ve diğer bir numaralı öğrenciler, Chu Feng'e karmaşık duygularla bakıyorlardı.

Onlar gerçekte Chu Feng'in gücünün hangi aşamada olduğunu merak ettiler. Chu Feng'in süper savaş gücü Lingyun Okulu’nun iki numaralı öğrencisiyle mücadele ediyordu.

Sayısız insanın bakışları altında, Chu Feng'in köken gücü son derece güçlü gözüküyordu. Sadece o da değildi, kalabalığın bakışları altında Fenghao'ya attığı yumrukla Fenghao’nun gücünü bastırmıştı.

*Whoosh*

 Fenghao'nun saldırısını dağıttıktan sonra, Chu Feng saldırmak için yol aldı . Ayaklarının altı parladı ve bir yay gibi duruş aldı ve Fenghao’ya bir ok gibi ilerledi.

"Gerçekten de ölmek istiyorsun."

Bunu gördükten sonra Fenghao artık kendini tutmadı. Vücudundaki bilge gücü şiddetle arttı ve sayısız el ortaya çıktı. Büyük eller, uzun pençelere sahipti ve Chu Feng'in üzerine atıldılar.

"Böyle düşük bir yöntem ile, beni durdurabileceğini mi sanıyorsun?" Chu Feng'in öfkesi göklere yükselmişti ve geri çekilmeye hiç niyeti yoktu. İlerlemeye son hız devam etti ve gizemli tekniğinin gücü yeniden arttı ve bilge aleminin ilk seviyesine girdi.

O ellerini bir yumruk gibi sıktı ve altın renkli büyük bir bıçak elinin içinde oluştu. Durmaksızın ona gelen büyük elleri altın bıçakla kesmişti.

"Göklerin aşkına. Bu Chu Feng, köken aleminin 9. seviyesiyle, bilge aleminin 6. seviyesinde olan Fenghao’ya karşı mücadele ediyor."

"Bu doğru değil. Chu Feng açıkça 5. seviye dövüş becerisi kullanıyor ama Fenghao, On Bin Örümcek Elleri’ni kullanıyor, Lingyun Okulu'nun ünlü 6. seviye dövüş becerisi.”

"İki dövüş becerisi arasındaki güç farkının çok büyük olması gerekiyordu ama Chu Feng, şu anda, 5. seviye bir beceri ile Fenghao'nun  6. seviye dövüş becerisine baskı yapıyor. Chu Feng'in nasıl böyle korkunç bir savaş gücü olabilir?"

Chu Feng'in gücü herkesi şoka uğratmıştı.Sadece Lingyun Okulu'nun öğrencileri değil, oniki koruyucu ve Dugo Aoyun’un yanı sıra Yan Yangtian dahil olmak üzere herkesin gözleri şaşkınlık içindeydi.

Ancak izleyenlerin önünde, Fenghao biraz panik yapmıştı. Chu Feng ile karşılaşan Fenghao, Chu Feng'in vücudundan tanıdık bir duygu hissetti.

Yaklaşık yarım yıl önceki baskıyı tekrar hissetti.Bu baskıyı daha önce, Hundred Bends vadisinde, Asura’dan, onu öldürme noktasına getiren kişiden hissetmişti.

"Sen.!!" O anda Fenghao tepki gösterdi. Şaşkınlıklarla beraber korku dolu bir şekilde Chu Feng'e baktı.

"Doğru tahmin!" Ama Fenghao'nun önündeki Chu Feng, ona tepki verme şansı vermedi. Elindeki bıçak büyük bir bulanıklığa dönüştü ve kanlar etrafa  saçıldı. Fenghao’nun  kolları  kesildi ve yere düştü.

"Ahh~~~" Fenghao kesilen kollarına üzgün bir  şekilde bakıp acı içinde ağlıyordu.

"Bu.. bu Chu Feng... Fenghao'nun kollarını kesti!."

"Söylentilerin tamamen gerçek olduğu anlamına mı geliyor? Chu Feng'in gerçekten ileri düzey bir savaş gücü var. Ve kolaylıkla bilge aleminin 6. seviyesindeki bir adamı, köken aleminin 9. seviyesiyle yendi."

Chu Feng'in korkunç gücünü, daha önce görmedikleri için herkes şaşkınlık içerisindeydi ve güvensizlik hissetmelerine neden oldu. Olanların gerçek olup olmadığını anlayamamalarına ve rüyada olduklarını sanmalarına bile neden oldu.

Ama kalabalığa kıyasla, Lingyun Okulu’ndaki insanların öfkeleri cennete kadar yükseldi.

"Chu Feng, bu kadarı da fazla! Sadece küçük bir kavgaydı ancak bu tür acımasız saldırılar yaptın! Yaptıgının bedelini ödeyeceksin." Lingyun Okulu’nun öğrencileri ve elderleri, Chu Feng'in etrafını sararken konuştular. (ÇN) siz yaparken iyiydi değilmi .

Lingyun Okulu öğrencilerinin öfkelerini gördüklerinde, Lingyun Okulu’ndan olmayan insanlar  korktu ama Chu Feng’in bakışlarında en ufak merhamet izi yoktu.

Azure Eyaleti’ni, Qilin Prens Konağı dışında Lingyun Okulu yönetiyordu. Ve Chu Feng, tedavi edilen Fenghao’ya daha çok zarar verdi ve Lingyun Okulu'ndakilerin yüzlerine tokat attı. Doğal olarak Chu Feng'in sonunun, felaket olacağını düşünmeden edemediler.

Ama onu saran öğrencilere baktığında Chu Feng zerre kadar korkmadı ve alay ederek söyledi; "Dişe Diş!"








Yorum Yap "MGA 284"