Dünyanın Oluşumu Günceli

MGA 278

Eylül 25, 2016
Bölümün ismi spoiler olduğu için en alttadır.

"Efendi Chu Feng, siz ve kıdemli Yan arasında gerçekten bazı yanlış anlaşılmalar var. Ben, sizin için en iyisinin, birbirinize konuşmanız olduğunu düşünüyorum."

"Sen, ikimizinde okul başkanları için bunu yapabilir misin? Sonuçta, ikiside kıdemli Yan ile birlikte olmanı istiyor." Baixi, ellerini sıkıca tuttuğu Chu Feng'in avucunu yavaşça ovuşturdu.

"Yolu göster. Bakalım ikiniz ne tür oyun oynuyorsunuz bana."

Chu Feng, elini Baixi'nin elinden çekti. Baixi'nin güzelliği tarafından büyülenmiş değildi yada Yan Ruyu'nun. Ancak, Chu Feng çok sıkılmıştı. O gitmezse, Baixi, sürekli etrafında olacaktı. Yani Baixi’den kurtulmak için onunla gitmesi gerekiyordu.

"Ne tür olacağına siz karar vericeksiniz." Baixi tatlı tatlı gülümsedi ve sonra Yeşim Kız Okulu’nun konutlarına yürümeye başladı. Ancak o arkasına döndüğü zaman, Chu Feng, Baixi'nin ağzının köşelerinde garip bir gülümseme olduğunu anlamadı.

Baixi öncülük ederken güzelliklerin yaşadığı yer olan Yeşim Kız Okulu’nun konutlarına çok çabuk geldiler. Yeşim Kız Okulu'ndaki kızlar Chu Feng'i görünce tatlı ve dostane bir şekilde gülümsediler.

Yolda giderken, Yeşim Kız Okulu’ndaki birçok öğrenci, Chu Feng ile daha iyi şartlarda olmak istemişlerdi lakin Chu Feng, buna dikkat etmedi hatta onlara bakmadı bile.

Öte yandan, Baixi'nin  yüzü soğuğa dönmüştü ve gülümseyen öğrencilere soğuk bir şekilde baktı. Chu Feng ile sohbet etmek isteyen herkesi korkuttu.

"Hey, bu kıdemli Yan'ın nişanlısı Chu Feng değil mi? Neden Baixi'yi takip ediyor?"

"O tilki ruhlunun nasıl yöntemleri olduğunu kimse bilemez. Ama kesinlikle çok cesur, kıdemli Yan'ın nişanlısı sonuçta."

"Evet, bu çok utanç verici, kıdemli Yan, onu kardeşi olarak almıştı ama bu kadın çok utanmaz." Baixi ve Chu Feng gittikten sonra, kız öğrenciler toplanıp gizlice mırıldandı.

Chu Feng, Yeşim Kız Okulu’ndaki  konutları bilmediği için doğal olarak, Baixi’nin onu kendi evine getirdiğini bilmiyordu.

Ancak, Chu Feng, hiçbir şekilde Baixi'ye güvenmedi. Baixi, gittikten sonra, ruh gücünü yaydı. Masanın üzerindeki meyve ve tatlıların sorunsuz olduğunu anladıktan sonra, büyük bir parça alıp çignemeden yuttu. (ÇN : Hayvan lan bu)(DN: Hep öyleydi)

"Genç Chu Feng, bana, bu şansı verdiğiniz için teşekkür ederim." Aniden, kemikleri açabilecek son derece yumuşak bir ses yavaş yavaş duyuldu.

Yan Ruyu'ya bakmak için başını yükselttiğinde, Yan Ruyu'nun dışarı salondan yürüdüğünü gördü. Mevcut Yan Ruyu’nun üzerinde, Yeşim Kız Okulu’nun çekirdek öğrencileri için kullanılan giysi yoktu. Uzun pembe bir elbise giymişti.

Bu elbise çok güzeldi, ama elbisenin görünüşünden biraz malzeme çalındığı anlaşılıyordu. Yani,  ortadaki açıklıktan Yan Ruyu'nun iki memesi de gözüküyordu.

Aşağıya doğru baktığında ise,  kar beyazı güzel bacakları görülebiliyordu. Zarif, yumuşak, pürüzsüz ve pembe bir şekilde parlıyordu. Ve güzel yüzü ile Chu Feng'in arzu ateşlerini yakıyordu.

Açık konuşmak gerekirse, Yan Ruyu gerçekten Chu Feng'in gözüne girebilecek kadar güzeldi. Yan Ruyu, baştan Chu Feng ile evlenmek için istekli olsaydı belki Chu Feng ile gerçekten evli olurdu. Ancak, bugün geçmişten farklıydı. Ne olursa olsun, Chu Feng, onunla evlenecek değildi.

"Eğer söylemek istediğin birşey varsa, söyle. Zamanım kısıtlı." Chu  Feng, Yan Ruyu'nun güzellik tuzağına yakalanmak istemiyordu. Bu yüzden hızlıca bakışlarını başka yöne çevirdi.

[TN : "Güzellik tuzağı" Otuz Altı Oyunlarının birine karşılık gelir."] < İng çevirmeni notu

"Genç Chu Feng, o gün gerçekten benim hatamdı. Ama lütfen inan bana. Ben, Yan Ruyu, senin düşündüğün gibi birisi değilim." Yan Ruyu, Chu Feng'in karşısına oturdu ve vücudunun kokusu Chu Feng'in burnuna gelince kalp atışları hızlanmasına neden oldu.

"Ne? Kalbimde ne hissettiğimi biliyor musun ?" Chu Feng dudaklarını kıvırıp alay etti.

"Doğru tahmin etmişsem, benim, soylu insanları sevdiğimi, ilk başta önemsiz gücünü gördükten sonra kaçınmam ve evliliği reddetme sebebim olduğunu, ve yeteneğini gördükten sonra benim evlenmek istediğimi düşünüyorsun." Yan Ruyu, söyledi.

Bu sözleri duyduktan sonra, Chu Feng soğuk bir şekilde gülümsedi ve dudaklarını kıvırdı ve dediki. "Mesele bu değil."

"Tabii ki değil. Bu evliliği iptal etmesi için, okul başkanına söylendiğimiz için bu yüzden kızgınsın."

"Buraya gelme sebebim, benim, senden daha önceki konularda özür dileyemem. Beni affetmeni istemiyorum ve senle evlenmek istemiyorum, çünkü bana karşı iyi duygular beslemen zorunda kalmanı istemiyorum." Yan Ruyu üzgün bir ifade ile söyledi.

"Siktir! Sen hasta mısın? Benimle dalga mı geçiyorsun? Buraya bunun için mi çağırdın? Yanlış olduğunu söyleyeyim. Benim sana karşı herhangi bir ilgim yok ve sen benimle evlenmek istemesen bile ben de asla seninle evlenmeyi düşünmedim." Chu Feng, Yan Ruyu’nun  söylediği şeyler yüzünden biraz sinirlenmişti.

"Genç Chu Feng, lütfen kızma. Benim başka niyetlerim yok. Seninle evlenmek istemiyor değilim. Ben, hayatım boyunca kimseyle evlenmemeye karar verdim."

"Bunun için senden özür dilemek istiyorum." Bunu söylediği an, Yan Ruyu’nun iki gözü kızardı ve sıcak göz yaşları 2 gözünden de aşağı aktı.

"Lanet olsun, sende bir terslik olmalı." Chu Feng hiçbir şey yapmadı, döndü ve ayrılmak istedi. Son derece güçlü ruh gücü ile, Yan Ruyu'nun  duygularının gerçek olduğunu gördü.

Ama neden böyle yapmak zorundaydı? Chu Feng gerçekten anlamamıştı, bu yüzden hemen bitirip gitmek istiyordu.

"Efendi Chu Feng, gitme." O anda, Baixi,  Chu Feng'in önünde durdu.

"Ne yapıyorsun?" Chu Feng’in soğuk bir yüzü vardı.

"Efendi Chu Feng, Kıdemli Yan sizinle evlenmek istemiyor değil, hiçkimseyle evlenmek istemiyor. Ve bunun için mahçup hissediyor ve siz de ona sinirlisiniz. Siz, onu affederseniz anca o zaman rahat olabilir." Baixi söyledi.

"Genç Chu Feng!!" Tam o sırada Yan Ruyu ağlarken yürümeye başladı. Elinde kokulu bir çay vardı. Chu Feng'in önüne getirdi ve dedi ki, " Lütfen özrümü kabul et."

"Tamam tamam tamam, seni affediyorum. Daha önce senin kadar hasta bir kadın görmedim." O anda, Chu Feng, bu yeri terketmek istedi. Ama Yan Ruyu'nun acıklı görünüşüne üzüldü. Yani, kokulu çayı aldı ve ağzına dikti.

"Lanet olsun!"  Chu Feng'in yüzü, büyük ölçüde değişti. Çayın zehirli olduğunu midesine girdiği an anladı.



Martial God Asura 278     -      Zehirli Çay

Yorum Yap "MGA 278"