Kilimanjaro Günceli

MGA 252

Eylül 24, 2016
Çevirmen : Morikas
Düzenleyici : Bebebiskuvisi
MGA 252 - KURALLARI ÇİĞNEMEK
"Gong Luyun, seni on bin kere öldürsem bile sana karşı öfkem geçmeyecek çünkü benim Chu ailemi öldürme günahını işledin. Sana karşı olan nefretimi, senin tek başına dindirmen mümkün değil. Seninle ilişkili herkesi, seninle birlikte aşağı göndereceğim."
Chu Feng, Gong Luyun'un saçlarını sıkıca yakaladı ve onun kanlı,  çirkinleşmiş yüzünü gördüğünde söyledi. Şu anki Gong Luyun, anormal derecede korkutucu görünüyor olsa da, Chu Feng'in yüzündeki kötülük ile kıyaslanamazdı.
O, uzun bir süre boyunca kalbinde gizlediği öfkesini bugün su yüzüne çıkardı. Birkaç basit kelime ile ya da birkaç kişinin ölümü ile öfkesi dinmezdi . Kan borcu kanla ödenmelidir. Doğal olarak, Chu ailesinin katledilmesinin kan borcunu birkaç katıyla geri ödeyecekti. Bedeli Gong Luyun'un akrabalarının tümü olacaktı. Chu Feng,Gong Luyun’un tüm akrabalarının, onunla birlikte ölmesini istedi.
"Ho... Chu Feng, kendini çok yukarıda görüyorsun. Gerçekten beni öldürebileceğini mi düşünüyorsun? Eğer yapabileceğini düşünüyorsun, devam et ve dene." Gong Luyun, kendine güvenerek ve gülümseyerek söyledi.
(ÇN: BÖYLE ŞEREFSİZLERE ÇOK GICIK OLUYORUM. KENDİ GÜCÜ YETERSİZ OLMASINA RAĞMEN ARKASINA GÜVENİP ARTİSTLİK YAPIYOR.)
"Sen, yapamayacağımı mı düşünüyorsun? Bu iyi. Yapıp yapamayacağımı  görmene izin vereceğim!"
Chu Feng bacağını yukarı savurdu ve Gong Luyun'un çenesini tekmeledi.Yüksek güç Gong Luyun'u havaya fırlattı ve birkaç takla attıktan sonra yere düştü.
"Ahh!" Gong Luyun yere düştükten sonra, sefilce çığlık attı. Chu Feng'in tekmesi, çenesinin paramparça olmasına neden olmuştu ve acı dayanılmazdı.
(ÇN: BETER OL KENDİNİ BEĞENMİŞ ZENGİN ZÜPPESİ SENİ. BURASI ARKASINDAKİLERE GÜVENİP KENDİNİ BİRŞEY SANANLARA GELSİN. :D)
“Hmm” Aynı anda, Chu Feng ayağını kaldırdı ve Gong Luyun'un koluna bastı. Sağ elinin parmaklarını kenetledi ve elinde altın renkli büyük bir satır yoğunlaştı.Ağzının köşesinde şeytani soğuk bir gülümseme ortaya çıktı.Yüzü uğursuzdu. Gong Luyun'a baktı ve kayıtsızca konuştu;
"Senin parmaklarından birine dokunmaya cesaret edersem, bir felaket olacağını mı söyledin? Güzel, beş parmağına birden dokunacağım."
* Whoosh * Konuştuktan sonra, Chu Feng'in elindeki büyük satır, altından bir bulanıklık haline geldi ve Gong Luyun'un eline inerek parmaklarının beşinide kesti .
“Ahh~~~~~~~”
Gong Luyun,  parmağının kesilme acısından dolayı sefilce çığlık attı.Sakinleşebilmesi için gerekliydi de. Atasözünde dendiği gibi, "On parmak kalbe bağlıdır." Bu acı kesinlikle normal insanlar tarafından hayal edilemezdi.
Gong Luyun gibi bir kişinin(geliştiricilerin) parmakları önemliydi. Onun beş parmağı da kesilmişti ve bu durum dayanılmaz bir şeydi. Büyük olasılıkla yüreğindeki acı, bedenindeki acıdan daha fazlaydı.
Gong Luyun artık konuşamıyordu. O, sadece durmaksızın acı içinde uluyordu  ama gözlerinin içinden öldürme niyeti her yere taştı ve gözlerinde düşmanca soğuk bir bakış oluştu.Gong Luyun, şiddetle Chu Feng'e baktı, konuşabilse, "Sen öldün! Sen öldün! Bunu bana yapmaya nasıl cesaret edebilirsin? Kesinlikle öleceksin!! " derdi.
"Ne? Bunu çok mu sevdin? Tamam, ben sana yardımcı olacağım. Parmaksız biri haline gelmene izin vereceğim." Ancak, Chu Feng ondan korkar mıydı ki? Elindeki büyük satırı tekrar indirdi ve Gong Luyun'un diğer elindeki beş parmağını da kesti.
“Gökler! Bu.. bu.. bu…”
Sahnedeki manzara, herkesin ruhunun dehşete düşmesine neden oldu. Onlar kimin kazandığını, kimin kaybettiğini bilselerde, Chu Feng'in, Gong Luyun'u hızla öldürmeyeceğini hiç düşünmemişlerdi. Bunun yerine o, kalabalığın önünde, azar azar Gong Luyun'un bedenini parçalıyordu.
Gong Luyun'a, sadece fiziksel işkence yapmıyordu. Ayrıca zihinsel işkencede yapıyordu. O, Gong Luyun, Azure Eyaleti'nde oldukça ünlü bir karakter olmasına rağmen, Chu Feng sadece Azure Ejderha Okulu'nda ünlüydü. Gerçekte, Azure Eyaleti içinde, o bilinmeyen küçük bir karakterdi.
Ancak, o anda, kendini sıradışı olarak kabul eden Gong Luyun gibi büyük bir karakter, Chu Feng gibi küçük bir karakter tarafından harap ediliyordu. Bu, hiç şüphesiz mümkün olan en büyük aşağılamaydı.
“Chu Feng’in yöntemleri gerçekten çok acımasızca. Bu gün olanlar yayılırsa Gong Luyun’un kafasını kaldıracak yüzü kalmaz.”
“Bir şey söyleyeceğim. Chu Feng bir deli olmalı. O, Gong Tianping ve Lin Ran’ı unuttu mu? Onlar, Chun Feng’in, Gong Luyun’a acımasızca eziyet ettiğini öğrenirse, bunu, onun yanına bırakırlar mı?”
“Bugün Lin Ran burada değil. Gong Tianping gerçekten güçlü de olsa, Chu Feng’in arkasında World Spiritist Loncası olduğunu görmedin mi? Gong Tianping, World Spiritist Loncası’ndan insanları rahatsız etmeye nasıl cesaret etsin?”
O anda dövüşü gözlemleyen insanlar arasında bir karmaşa çıktı. Dövüş bu raddeye geldiğine göre, artık nasıl biteceğini ve arkalarındaki güçlü kişilerin ne yapacaklarını merak ediyorlardı.
Bir çok insan, iyi bir gösteri görebilmek için iki dahinin arkasındaki güçlere bakmaya başladı.
Ancak bazı insanlar bunun imkansız olduğunu düşünüyordu. Çünkü ikisininde statüsü yüksek olsa da herhangi biri diğerini görmezden gelerek, yaşam ve ölüm arenasının kurallarını bozmaya cesaret edemezdi. Bugün sadece iki ana karakter vardı; Chu Feng ve Gong Luyun. Diğerleri sadece gözlemciydi.
Ama bazı insanlar ise, aile sevgisi uğruna her şeyin mümkün olabileceğini düşünüyordu. Gong Tianping, oğlu gözünün önünde öldürülürken seyirci kalamazdıı. Chu Feng, Gong Luyun’u öldürmeyi denerse, Gong Tianping, hayatı pahasına oğlunu kurtarır.
Lin Ran’a gelince, o, Gong Luyun’u manevi torunu olarak kabul etmişti ve ona Qilin Prens Konağı’nın eşsiz dövüş becerilerini öğretmişti. Nasıl olurda Chu Feng ona zarar verdikten sonra hiç bir şey yapmadan beklerdi?
“Dur!!”
En sonunda konukların oturduğu bölümden kızgın bir ses yükseldi. Bunu takiben çok sayıda insan ayağa kalktı ve yaşam ve ölüm arenasına doğru ilerledi. Bunlar Gong Tianping ve Siyah Kaplumbağa Şehri’nden başkası değildi.
*whoosh whoosh whoosh*
Siyah Kaplumbağa Şehri’nin insanları ilerlerken, Zhuge Liuyun ve altı koruyucu ayağa kalktı ve Siyah Kaplumbağa Ordusu’nun önünde durdu.
“Gong Tianping burası yaşam ve ölüm arenası. Burada, yaşamak veya ölmek kendilerine bağlı. Hiç kimse buna müdahale edemez. Gerçekten kuralları ihlal etmeyi mi planlıyorsun?” Zhuge Liuyun yüksek sesle sorguladı.
“Kuralların canı cehenneme! Şimdi gidip oğlumu alacağım ve her kim ki önümde durursa onu öldürürüm. Tanrı bile, oğlumu almama engel olamaz!”
O anda Gong Tianping bütün mantığını kaybetmişti ve tek bir kol hareketi ile Zhuge Liuyun ve altı koruyucuya güçlü bir saldırı gönderdi. Ne olursa olsun Gong Luyun’u almayı planlıyordu.
Ama o anda hızla gökten bir rüzgar indi ve Zhuge Liuyun ile altı koruyucunun zarar görmesini engelledi.
“Bakın, orda ne oluyor?”
Bu ani olay karsısında Gong Tianping de dahil herkes şok oldu ve herkes gözleri ile Zhuge Liuyun ile diğerlerini kurtaran uzmanı bulmaya çalıştılar.
O anda herkes World Spiritist Loncası’na baktı ama birlikten hiç kimse yerinden kımıldamamıştı, oturdukları yerden müdahale edemezlerdi.
Herkes bu uzmanı ararken, Zhuge Liuyun ve diğerlerinin bulunduğu alandan yaşlı bir ses yükseldi.
“Gong Tianping, okulumun kurallarını göz ardı etmek istiyorsan yeterince güçlü olman gerekir.”

Yorum Yap "MGA 252"