Dünyanın Oluşumu Günceli

MGA 247

Eylül 24, 2016
MGA 247
Çeviren : Solgera (Bildiğim Kadarıyla)
Düzenleyici : Dunklesplatz
Yayıncı : Calosa


KENDİNİ ÖLDÜR
O an herkes Chu Feng için soğuk terler döktü çünkü Chu Fengin saldırıyı karşılayamayacağını düşünüyorlardı.

Gerçekte Gong Luyun dahi böyle hissediyordu. Chu Fengin saldırılardan kaçma sebebinin saldırıların basit olmasından kaynaklandığını düşünüyordu. Eğer Chu Feng güçlü vücutsal yetenekler öğrendiyse, bunları savuşturabilirdi. Keza bir yıl öncesinde de o yeteneklerle kaçmıştı.

Yine de, Gong Luyun saldırı gücünden şüphe duymuyordu. Yani, eğer Chu Fengi saldırıdan kaçamayacağı bir pozisyona sokabilirse, tek darbede işini bitirebilirdi. Yani son darbe içinde dövüş yeteneği kullanmadı, sadece yumrukladı.

Yumruk Chu Fenge yaklaştıkça, Chu Fengin suratındaki korku daha da belirgin bir hal alıyordu.

Gong Luyunun gülümsemesi daha da yayılmıştı.

boom

Hiçbir aksilik olmadan saldırı isabet etti. Patlama misali bir yıldırım ortaya çıktı ve kaynak gücü her yana yayıldı. Chu Feng kaynak gücü tarafından sarılınca bir yana uçtu.

“Vurdu. Gerçekten vurdu. Chu Feng öldü mü?“

Bir anda, herkes ayağa kalktı ve bakışlarını beyaz renkli kaynak gücü sisi içindeki Chu Fenge yöneltti.

Büyük bir kesim Chu Fengin öldüğünü düşünse de, hala Chu Fengin nasıl öldüğünü ve Gong Luyunun yumruğunun nasıl bir hasara olsa açtığını görmek istiyordu.

Sonunda, tüm gazlar dağılınca, Chu Feng ortaya çıktı. Yine de, beklendiği üzere et yığını haline gelmemişti. Tamamiyle hasar almamış biçimde duruyordu.


Öyle olsa dahi, ölü köpek gibi bir yanda yatıyor ve kıpırdamıyordu. Vücudundan hiç aura hissedilmiyordu.

“Yenildi. En sonunda Chu Feng yenildi. Çok güçlü olsa da, nadir bir dahi olsa da, henüz yeterince gelişmemiş. Bu yetişim seviyesiyle  Gong Luyun etrafında böyle hareket edebilmesi dahi oldukça beklenmedikti.“

“Ama ne üzüdücür ki, bir dahi bu şekilde mi ölecek? World spirit loncası harekete geçecek gibi değil. Gerçekten kendi taraflarından bir dünya ruhçusunun ölmesine izin mi verecekler?“

Bunu görünce, neredeyse herkes Chu Fengin öldüğünü düşünmüştü. Bu mücadelenin sona geldiği yönünde hükme varmışlardı.

Su Mei dahi ablasına sarılmış, endişe içindeydi. Eğer Su Rou onu tutmasa çoktan fırlamış sahnedeki Chu Fenge sarılmıştı. Sonuçta kalbinde Chu Feng sevdiği kişiydi.

Diğer taraftan, surou Chu Fengin kabiliyetleirni biliyordu, kalbinden lanet okuyordu,”Lanet Chu Feng, ne yapıyorsun? Acele edip kalkmazsan, küçük Mei senin için ağlamaktan ölücek.“

Yine de, surou dışında, oradaki milyon kişi içinde, Chu Fengi gerçekten anlayan kaç kişi vardı? Kaçı Chu Fengin yeteneklerinden haberdardı? Gerçekte, Gong Luyun arasında geçen birkaç vuruş dahi onları şok etmişti ve Chu Fengin bir dahi olduğunu hissetmişlerdi.

Yani, neredeyse herkes Chu Fengin öldüğünü düşünüyordu. Sahnedeki Gong Luyun dahi Chu Fenge birkaç kez bakmıştı ve nefes almadığını doğrulamıştı.

Yani bu yüzden kahkaha attı. Alkışlayıp durdu. Kalabalığa doğru seslendi.

“Millet, bugün buraya geldiğiniz için teşekkürler. Yine de, mücadelenin sonucu biraz beklentilerimi aşsa da, pişmanlık vericiydi.“

“İlk başta, aynı okuldan olduğmuz için, tüm gücümü kullanmadım. Kasıtlı olarak ilk iki yumrukta kendimi tuttum. Chu Fengi uyarmak ve kendi hayatı için bana yalvarmasını istedim. Ama o bunlara aldırış etmedi ve devam etti.“

“Yine de, Chu Fengin bu kadar kibirli olmasında yapabileceğim bir şey yok. Sadece pes etmemekle kalmadı, beni kışkırtmaya devam etti, bende üçüncü darbede bu işe son noktayı koydum.“

“Bunu yapmaktan başka seçeneğim yoktu, bunlar istediğim şeyler de değildi. Yine de, bugün herkese söylemek istiyorum, bu savaşın galibi benim.“

O anda Gong Luyunun yüzündeki gülümseme en üst seviyeye çıktmıştı, adeta kral edası vardı üzerinde.

Yine de, onun konuşmasından sonra, kalabalıktan hiç ses çıkmıyordu. Adeta ölüm sessizliği vardı. Bu garip atmosfer kafasını karıştırmıştı.

Yine de, başka bir sesi duyduktan sonra, yüzü tamamiyle değişti ve kalp atışları hızlandı. Sanki biri beynine yüzlerce tonluk bir çekiçle vurmuştu.

“Gong Luyun. Üç darbe bitti. Öldür kendini!” Gong Luyunun ardından keskin bir ses yankılandı.

Gong Luyun yavaşça arkasını döndü. Ancak o zaman, nefes almayı bırakmış olan Chu Fengin, tam karşısında dikildiğini gördü. Değil ölü durumda olmayı, ona gülümsüyordu.

Yorum Yap "MGA 247"