Tankların Tarihi Günceli

MGA 242

Eylül 23, 2016
Mga-242

MGA: Bölüm 242 – Kararlaştırılan Savaş Günü

O gün Azure Eyaleti’nin ikinci sınıf okulu, Azure Ejder Akademisi için büyük bir gündü.

Neredeyse tüm dış avlu öğrencileri, iç avlu öğrencileri ve hatta merkez öğrencileri bile dışarıdaki işlerin bırakıp Azure Ejder Akademisi’ne dönmüştü.

Çünkü bir yıl önce aynı gün, merkez alana giren isimsiz genç bir adam Azure Ejder Akademisi’nin bir numaralı öğrencisi Gong Luyun’a meydan okumuş ve bugün gerçekleşecek olan ölüm kalım kapışması için sözleşmişlerdi.

Normalde, böyle adı sanı belirsiz bir adamın ne Gong Luyun’un, ne de kıdemliler ve Azure Ejder Akademisi öğrencilerinin gözünde bir değeri olmazdı.

Gelin görün ki, genç adam Azure Ejder Akademisi’ndeki tek Evren Ruhçusu Zhuge Liuyun’un doğrudan talebesi olması hasebiyle ister istemez dikkate alındı.

Ayrıca söz konusu genç adam 6 ay kadar öncesinden, Köken Alemi 1. seviye tekniklerini kullanarak Köken Alemi 5. seviye ustasını kolaylıkla öldürebilecek kabiliyete sahipti ve Chu Feng adını taşıyordu.

O yıl Chu Feng ne kadar silik ve herkesin dalgaya aldığı bir tipse, şimdiki Chu Feng de o kadar dâhiydi, öyle ki Azure Ejder Akademisi’nin birkaç mil etrafındaki alanda onu tanımayan kimse yoktu. Kimse ona karşı bir saygısızlıkta bulunmaya cüret edemezdi.

O zamandan beri 6 ay geçmişti ve kimse Chu Feng’in ne derece gelişmiş olabileceğini öngöremiyordu. Ancak bir şey kesindi ki, önceden ikinci sınıf muamelesi gören genç adam şimdilerde çoğu kişi tarafından saygı görüyordu. Hatta bazıları bugünkü kapışmanın neticesi konusunda kararsızdı.

Nihayetinde, Gong Luyun iddialı sözler sarf etti, Chu Feng üç hamlesini engelleyebilirse kazanmış olacaktı. Gong Luyun’un, Azure Ejder Akademisi’nin bir numarası olacak kadar güçlü olmasına ve diğer ikinci sınıf okulların bir numaralı öğrencileri arasındaki şöhretine karşın, Chu Feng’in yöntemlerinin kendine özgü olmasına ek olarak, savaşma gücü de insanoğlunun hayal edebileceğinin ötesindeydi. Bu nedenle çoğu insan yalnızca Gong Luyun’un üç hamlesini engellemekle kazanabilecekse, elinden geleni yaptığı takdirde Chu Feng’in gerçekten başarılı olabileceğine inanıyordu.

Sonuç olarak, bu kapışma Azure Ejder Akademisi’ndeki herkesin ilgisini çekmişti. Mücadeleyi daha çok insan izleyebilsin diye okulun üst düzey yetkilileri Azure Ejder Akademisi’nin dağlarından birinin zirvesine kocaman bir arena inşa ettirdi.

Arenanın yapımı 6 ay önce başlamıştı. Bir milyon kişiyi alabilecek kapasitedeydi ve kıdemliler, merkez öğrencileri, iç avlu öğrencileri ve dış avlu öğrencileri için ayrı ayrı olmak üzere izleyici koltukları tahsis edilmişti. Kısacası Azure Ejder Akademisi sakinlerinin tamamı kararlaştırılan mücadeleyi rahatça izleyebilecekti.



“Önemsiz gibi görünen bu mücadelenin böylesine büyük bir etkiye yol açacağı aklımın ucundan geçmezdi.”

“Vay be… Azure Ejder Akademi’min öğrencilerinin hevesli ifadelerini görünce bu düzenlenen müsabaka belki de iyi bir şeydir diye düşünmeden edemiyorum.”

“Öyle olmasını umarım. Ancak Gong Luyun ya da Chu Feng’den biri ölürse hiç iyi olmaz.”

“Kritik anlarda lord okul başkanının müdahale edeceğine inanıyorum. Yıllardır kendini saklıyor, artık ortaya çıkma vakti geldi. Ayrıca şu durumda işler kontrolden çıkarsa, ortamı yatıştırabilecek tek kişi o.”

Azure Ejder Akademisi’nin Altı Koruyucusu kıdemliler için ayrılan koltuklarda yerini almıştı. Ruh güçlerine sahip çıkamayıp arenada dağlar ve okyanuslar oluşturan öğrencileri gördükçe bir yandan etkilenirken diğer yandan endişeleniyorlardı.

Azure Ejder Akademisi’nin başkanı gizemli bir kişilikti. Onlar ve Zhuge Liuyu dışında kimse başkanın kim olduğunu bilmiyordu. Azure Ejder Akademisi’nin yetkisi hep onların elindeydi. O nedenle bugün üzerlerindeki baskı zaman zaman artıyordu.

“Efendiler, bu hiç iyi değil.”

Tam o sırada, kıdemlilerin bölmesine ait olan kapı hızla açıldı. Bir merkez öğrencisi içeri daldı ve paniklediği her halinden belliydi.

“Heyecan yapma, ne oldu? Sakin konuş.” O zaman için Azure Ejder Akademisi’ni yönetenler Altı Koruyucu’ydu. O sebeptendir ki böyle durumlar karşısında metanetlerini koruyup tecrübelerini konuşturabiliyorlardı, öyle ki tek bir sözle öğrenci yatışmıştı.

Merkez öğrencisi endişeyle dile getirdi: “Efendiler, diğer okulların başkanları ve yönetici kıdemlileri şu an Azure Ejder Akademisi’ne geliyor.”

“Kaç kişiler?” Meseleyi duyduktan sonra Altı Koruyucu da durumu garipsemiş ve hafiften yüzleri asılmıştı.

“Çok insan var. Yakın çevredeki ikinci sınıf okullar geliyor ve tahminlere göre en az 20 okul demek bu.” diyerek cevap verdi öğrenci.

“O kadar var mı? Çabuk, git sen.” Bu esnada Altı Koruyucu da sakinliklerini daha fazla koruyamamıştı. Geniş elbise kollarını savura savura neler olduğunu soruşturmak için aceleyle okulun girişine gittiler.

Altı Koruyucu Azure Ejder Okulu’nun girişine vardığında, gerçekten de büyük bir insan topluluğunun gelmekte olduğunu öğrenince şoka uğradı.

Kesinlikle hesaplanan miktarın altında kalmıyorlardı. 20’nin üzerinde komşu okulun başkanları, kıdemlileri ve en güçlü öğrencileri toplanmıştı. Beraberlerinde dolusuyla da Bilge Alemi uzmanları vardı.

Bu oluşumu gördüklerinde Altı Koruyucu bile ürkmüştü. Sonuçta altısının ortalama gücü birleşse anca Bilge Alemi 3. seviye ederdi. Eğer bu topluluğun Azure Ejder Okulu’na bir garezi varsa işleri biterdi.

Ama neyse ki okul başkanları Altı Koruyucu’yu görünce yüzlerine bir gülümseme yayıldı. Altı Koruyucu ellerinde olmadan rahatlamıştı çünkü davranışlarına bakılırsa buraya Azure Ejder Okulu’na Saldırmaya gelmemişlerdi. Aksine güzel bir olay olmuş gibiydi.

Sonrasında Altı Koruyucu bu kişilerin Gong Luyun ve Chu Feng’in kapışması için geldiklerini anladı. Haberleri nasıl aldıklarına gelirsek, birkaç gün önce hepsi birer davetiye almıştı, davetiyeleri gönderen ise Azure Ejder Okulu’nun konuk kıdemlisi Zhuge Liuyun’du.

Her ne kadar bu şekilde söylenmiş olsa da Altı Koruyucu hazırlıksız yakalanmıştı. Bu önemli kişilikleri açıkta bırakamayacaklarına göre arenada kıdemliler için ayrılan koltukları hemen konuklara tahsis edilen koltuklara dönüştürerek onları karşıladılar.

“Zhuge Liuyun ne yaptığını sanıyor? Bize haber vermeden Azure Ejder Akademisi adına davetiye göndermiş bir de.” Gelenleri düzene soktuktan sonra Altı Koruyucu’nun beraberindeki yaşlı hanım hafiften sinirlenmişti.

“Belki de Gong Luyun mücadelenin kurallarında döneklik falan yapar diye korktuğu için bu insanları davet edip tanık olmalarını istemiştir. Sonuçta Zhuge Liuyun ne kadar güçlü olursa olsun tüm Kara Kaplumbağa Şehri’nin gücüne erişemez. Kara Kaplumbağa Şehri’nin arkasında Lin Ran var malum. Qilin Prensi’nin Malikânesindeki Lin klanının başı!” Başka bir kıdemli gülümsedi ve konuştu.

“Bunu daha önce de duymuştum. Bencil bunak Zhuge Liuyun Chu Feng için tüm bunları yaptığına göre ona ne kadar iyi muamele yaptığını anlayabiliriz.”

“Yine de Lin Ran gibi biri ne olursa olsun Gong Luyun’u savunursa, Zhuge Liuyun birinci sınıf okullardan adam getirse dahi bir işe yaramaz. Azure Eyaleti’nde kim Lin Ran’ın rahatını bozmaya cesaret edebilir ki?”

“Ah, doğru. Yani Zhuge Liuyun biricik öğrencisi Chu Feng’e ucundan azıcık yardım ediyor denebilir değil mi?” Zhuge Liuyun’un niyetlerine dair tahminlerinden sonra Altı Koruyucu onun itinalı çabalarına acıyarak derin bir iç çekti.

Yorum Yap "MGA 242"