Tankların Tarihi Günceli

MGA 237

Eylül 23, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

MGA 237
Chu Feng Yüz Dirsek Vadisini terk ettikten sonra ilk uğradığı yer Lingyun Okuluydu.
Amacı abisi Chu Guyuyu bulmaktı. Chu ailesi 1 yıl önce toplandığından beri abisini hiç görmemişti.

Şühesiz Chu Fengle en çok ilgilenen kişilerden biri abisi Chu Guyu’ydu. Eğer Chu Feng Chu ailesindeki en önemli kişileri söylemek zorunda kalsa babası Chu Yuan dışında, Chu Guyu olurdu. Chu Feng’in aile hislerini hissettiği iki kişiydi bunlar.

Şu anda, Chu Feng ve Gong Luyun arasındaki savaş yaklaşırken, onlarda kesinlikle tehlikede olacaktı. Chu Guyu Lingyun Okulundan bir öğrenci olmasına rağmen önemsiz bir konumu vardı ve kendini koruma yolu yoktu.

Eğer isterlerse Gong ailesi çok rahat bir şekilde onu incitebilirdi. Bu yüzden Chu Feng Chu Guyu’yu daha güvenli bir yere götürmek istedi.

“Chu Guyu’nun Lingyun Okulunda olmadığını mı söyledin? O nereye gitti?” Lingyun Okulunun girişindeyken Lingyun Okulunun dış saha öğrencilerine baktı ve biraz şaşırdı.
“Nereden bilebilirim? Onun akrabası olan sensin, eğer sen bilmiyorsan ben nasıl bilebilirim?”

Lingyun Okulu öğrencileri çok gururluydu. Dış saha öğrencileri bile öyleydi. Chu Feng’in yetişimini bile göremiyorlardı, bu yüzden Chu Feng’in sıradan biri olduğunu bile düşündü. Bu yüzden bakışları küçümseme doluydu.

Chu Guyu’nun Lingyun Okulundan gittiğini öğrenince, Chu Feng’in kalbi karışık kenevir gibiydi ve bu öğrenci için zahmete girmek bile istemiyordu. Ancak, biraz düşününce Chu Guyu Lingyun Okulundan nereye gidebilirdi ki?Her şeyden önce Chu ailesi artık yoktu ve bu yüzden Chu Guyu onun için büyük bir güvence olan Lingyun Okulunu nedensiz terk etmiş olamazdı.
“Kardeş, kıdemli Guyu ile nasıl bir ilişkiniz var?” Ancak, Chu Feng gitmeye hazırlanırken yanına bir erkek geldi.

O da Lingyun Okulunun bir öğrencisiydi, ama sadece bir dış saha öğrencisi. Yaşı Chu Guyuyla aynı gibiydi ve bir anda Chu Fengin önüne çıktı. Lingyun Okulunun diğer öğrencileri gibi sadece kibiri yoktu yüzü tamamen gülümsemeyle doluydu.

“Ben Chu Guyu’nun genç kardeşiyim ve adım Chu Feng. Kıdemlim, abimin nereye gittiğini biliyor musunuz?” Chu Feng bu adamın rastgele gelip konuşmadığını hissetmişti, gizli bir şeyler biliyor olmalıydı.
Kardeş Chu Feng, buraya gel konuşalım. “ Etrafına baktıktan sonra Chu Fengi kimsenin olmadığı bir köşeye çekti. Anca o zaman konuştu, “Bende abinle aynı anda Lingyun Okuluna girdim, Dış sahadayken biz iyi arkadaşlardık. “

“Benden daha yetenekliydi ve benden daha önce iç saha öğrencisi oldu. Ancak, bu ikimiz arasındaki ilişkiyi etkilemedi. “

“Abinin yeneği oldukça iyiydi, ve eğer yetişimine devam ederse, çekirdek öğrenci olmasa bile, Lingyun Okulunun elderlerinden olabilirdi. “

“Ancak, yarım sene önce, ailenizde bir şeyler oldu değil mi?” adam aniden sordu.
“Mm. Aile içinde bir olay oldu ve babamız hayatını kaybetti. ” Chu Feng doğruyu söylemedi çünkü ailenin yok olduğunu söylemek asla iyi olmazdı.
“Ahh, şaşmamalı. Bu haberleri aldıktan sonra, aniden başka bir insana dönüştü. Benimle bile çok az konuştu ve öfkesi anormal derecede şiddetliydi. Tam da bu yüzden, her zaman kurallara uyan abin, bir iç saha elderinin torununa saldırdı. “

“Abin sadece ağır yaralanmadı, Lingyun Okulundan bile atıldı. “ öğrenci iç çekti ve söyledi.

“Benim abim Lingyun Okulundan mı atıldı? Kimdi o? Kim benim abime zarar verdi?” Bu sözleri duyduktan sonra Chu Feng çok sinirlendi ve biraz delirdi bile denebilir.
“Her neyse, sana söylesem bile bir yararı olmaz. Ancak, sana şuan abinin nerede olduğunu söyleyebilirim. “ öğrenci konuştu.

Lingyun Okulunun 500 mil ilerisinde küçük bir taverna vardı. Orada hiç uşak yoktu sadece bir patron vardı. Bu patron Chu Guyu’dan başkası değildi.

Şuan Chu Guyu tam 18 yaşındaydı ve bu yaş birinin olgunluk çağının başladığı dönemdi. Ancak, eski kahraman ruhu artık yoktu.

Kabaca yapılmış bir kumaş giysi giyiyordu, ve suratı çok değişmişti, hüzünlü ve moralsizdi. Yürürken topallıyordu, sakatlanmıştı.

“Oi oi oi, Chu Guyu, Kahretsin! Daha hızlı olamaz mısın? Aç olduğumu bilmiyor musun?”

“Biram nerede? Biram nerede? Çabuk bana biramı getir! Kahretsin, daha hızlı olmazsan, senin kırık tavernanı başına yıkacağım!”

Chu Guyu zaten buna alışmıştı. Bir grup insanı gücendiremezdi, çünkü buna cüret edemezdi, kendisine uygun değildi. Küçük kardeşini düşündü.

“Kıdemli Zhao, bu Chu Guyu gerçekten iyi dayanıyor. Her ay, buraya tavernasını yıkmaya geliyoruz. Ama o hala burada duruyor ve gitmiyor. “ bir öğrenci keçi sakallı beyaz suratlı adama söyledi.

“Buna cüret edemez. Chu ailesi katledilmesine rağmen hala küçük kardeşi Chu Feng var. Şuan Chu Feng Azure Ejder Okulunda yetişimini geliştiriyor. Eğer burayı terk etmeye cüret ederse, onun küçük kardeşini kendisinden daha sefil duruma getiririm. ” keçi sakallı adam alay ederek söyledi.

“Chu Guyu küçük kardeşine karşı derin hisler besliyor gibi gözüküyor. Kardeşinin güvenliği için böyle fedakarlıklar yapabiliyor. Ancak, kıdemli Zhao gördüğüm kadarıyla onu öldürmelisiniz. Sizi gücendirmeye cüret ediyorsa, bu dünyada yaşamamalı. “ başka bir öğrenci onayladı ve söyledi.

“Heh… Onu öldürmek oldukça kolay, ama bu onun için iyilik olur. Onun zavallı bir şekilde yaşamına devam etmesini istiyorum. Herkesten daha zavallı ve herkesten daha sefil. Bugün, onun yetişimini yok edeceğim ve iyice sakat olacak. “
Keçi sakallı adam ağız dolusu bira içti ve gözlerinden soğukluk aktı. Hemen ardından yıkıcı sesler duyuldu, kupa yere atılmıştı.
clatter clatter

Bunu gören öğrenciler iki masayı ters çevirdi. Sonra, kötü niyetli bakışlarını mutfaktan çıkan Chu Guyu’ya çevirdiler.

O an Chu Guyu’nun ellerinden birinde bir tabak yemek vardı ve diğerinde bira. Gözlerinin önündeki sahneyi zaten bekliyordu. Çaresizce keçi sakallı adama baktı ve kayıtsızca söyledi.
“Zhao Di, bu yeterli değil mi? Artık Lingyun Okulunun bir öğrencisi değilim ve gözünün önünden ayrılmadım. Nasıl söylediğin önemli değil, ben hala bir yetişimciyim. Bende Lingyun Okulunun öğrencilerindeki ışık artık olmasa bile, benim hala kendi başarılarım var. “

“Biliyorum benim iyi olmamı istemiyorsun, bu yüzden sefil bir şekilde buraya taverna açtım. Ama buna rağmen bile gitmeme izin vermeyecek misin? Benden ne yapmamı istiyorsun?”

“Hmph. Seni bırakmak mı? Eğer seni bırakırsam, artık Zhao Di olamam. Senden ne mi istiyorum? Senin bundan bile daha sefil olmanı istiyorum. Görünüşe göre nereye ait olduğunu hala anlamamışsın. Bir yetişimci mi?Bugün, daha fazla bir yetişimci olmayacaksın. Sıradan bir insan bile olamayacaksın. “

Konuştuğu anda, keçi sakallı adam ayağa kalktı. Soğukça parlayan bir bıçak çıkardı ve agresif bir şekilde Chu Guyu’ya doğru yürüdü.

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "MGA 237"