Otto Von Bismark Günceli

MGA 227

Eylül 23, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

MGA 227
Çeviren : Bana söylenmedi kim çevirdi bilmiyorum – Düzenleyen: dunklesplatz – Yayıncı: Useless

Mga 227: Tehlikeli Arazi

‘’Kıdemli kardeş, lütfen bana yardım et.’’ Gerçekten de, Chu Feng’i gören soluk benizli adam hemen yardım eli için Chu Feng’e sözlerini iletti.
Verimi arttırmak için Chu Feng Yüz Dirsek Vadisine girdikten hemen sonra Eggy’nin gücünü ödünç almaya devam etti. Ancak gereksiz sıkıntılardan kurtulmak için kendisini hala gizliyordu.
Uzun bir elbise giyiyordu ve konik şekilli çimlerden yapılma bir şapka takıyordu kendisini gizlemek için. Böyle bir kılık değişikliği ile kendini gizleme Yüz Dirsek Vadisinde pek sıra dışı bir şey değildi. Çünkü soluk benizli adam ne Chu Feng’in görünüşünü tanıyabiliyor ne de yaşına karar verebiliyordu. Buna rağmen hala Chu Feng’den yardım istiyor ve hem de ona Chu Feng’e “Kıdemli kardeş’’ diye hitap ediyordu.
‘’Sana yardım ettikten sonra yüksek kaliteli bilge ilaca ne olacak?’’ Chu Feng sesini yetişkin bir sese benzeterek doğrudan aklında olanları söyledi.
Soluk benizli adam ‘’Beni önümüzdeki tehlikeden kurtardığın müddetçe korkunç yaratık da yüksek kalite bilge ilaç da senindir!’’ diye inledi.
‘’Güzel.’’ Ancak bu andan sonra Chu Feng havada sıçradı ve keskin bir kılıç gibi kendisini dövüşün ortasına attı.
‘’Cahil insanlar, hepinizi öleceksiniz.’’ Tam o anda Chu Feng yere indi, devasa ayı, korkunç yaratık Chu Feng’e doğru atıldı.
Gerçekten, korkunç yaratık ruhsal bir doğaya sahipti ve insan dilini de konuşabiliyordu. Ancak, sesi hala vahşi yaratıkların sesi gibi yabaniydi.
Sesinden sanki hiç bitmeyecekmiş gibi bir gücü varmış gibiydi. Pençeleri aşağı doğru indiğinde kendisiyle beraber üç yüz bin sinsilikle beraberdi.
‘’Hmmph’’
Ancak, Chu Feng korkunç yaratığın ani saldırısı karşısında sadece sessizce homurdandı. Sıyrılmak veya kaçınmak bir yana dursun, elini bir yumruk şekline getirip korkunç yaratığın gelen pençesine doğru salladı.
‘’Bu….’’ Bu olay soluk benizli adamı tamamen dehşete düşürmüştü. Her şeyden sonra, Chu Feng’in yaydığı hava sadece 1. Seviye bilge aleminde olduğunu gösteriyordu, aynı kendisiyle aynı seviyede. Vücut şeklinde ise Chu Feng ondan daha inceydi bile.
Bu yüzden Chu Feng’in şu anki hareketleri bir peygamber devesinin 2 tekerlekli bir arabayı durdurması gibi bir durumdu ve kendi mezarını kendisi kazıyordu.
Ancak, bir sonraki anda soluk benizli adam tamamen afalladı.
boom
Chu Feng ve korkunç yaratığın saldırıları çarpıştığında aniden kocaman bir boom sesi duyuldu. Her ne kadar Chu Feng’in yumruğu büyük olmasa da barındırdığı enerji devasaydı. Bir enerji dalgası patladı ve korkunç yaratık aniden feryat edip geri çekildi.
Kaba derisi sert eti demir gibi vücudu olan korkunç yaratık ikiye bölünmüştü ve her tarafından kanlar fışkırıyordu, yara korkunç yaratığın bembeyaz kemiklerine kadar açılmıştı.
‘’Cennetler, bu…bu bir insanın yumruğu mu?’’
Tam o anda, soluk benizli adam afallamış salakça boş gözlerle Chu Feng’in yumruğuna sanki gerçek değilmiş gibi bakıyordu. Öncesinde korkunç yaratıkla birkaç saldırıyı takas etmişlerdi bu yüzden yaratığın vücudunu da gücünü de çok iyi biliyordu. Ancak, kendi vücuduyla, Chu Feng yaratığın pençelerini paramparça etti bu yüzden önündeki olayı kabul etmesi çok zordu.
whoosh whoosh whoosh
soluk benizli adam daha şaşkınlığı üstünden atamadan yüksek kaliteli bilge ilacı çoktan gökyüzüne sıçramıştı, üzerindeki bütün sarmaşıklar keskin bıçaklara dönüşüp gökyüzünü dolduruyordu, Işık hızı ile soluk benizli adama doğru fırladılar.
‘’Lanet olsun.’’
Soluk benizli adam bunu fark ettiğinde çok geç kalmıştı. Gökyüzünü dolduran sarmaşıklar bir an sonra vücudunu deşecekti ve istese bile kaçamayacaktı. Şansını kaybetmişti.
swoosh
Ama tam da soluk benizli adam kesinlikle öleceğini düşündüğü anda, bir hayalet gibi, Chu Feng adamın önünde belirdi.
Chu Feng her iki elinde devasa altın renkli bir kılıç taşıyordu. Kollarını havada salladığı gibi, altın renkli kılıç aniden birkaç ışık parıltısına dönüştü. Yarım ay şeklindeki altın ışık gözlerinin önünde görünmeye devam etti ve ışık kaybolduğunda korkunç sarmaşıklar ortadan ikiye bölünmüştü. En şaşırtıcı şey ise, yüksek kaliteli bilge ilacının kafası da ayrıca kopmuştu, Chu Feng tarafından bilmeyen bir anda.
aaoo
Başsız kalan yüksek kalite bilge ilacı korkunç şekilde feryat etti. Derisi sanki katman katman yüzülüyormuş gibiydi. Ve sonunda, sadece  insan şekilli avuç kadar büyüklükte bir bitki göründü. Bu bitki yüksek kaliteli bilge ilacı, insan şekilli ottu.
ta ta ta
Tam o sırada, korkunç ayının kuyruğunu bacaklarının arasına alıp çılgınca kaçarken ki ayak sesleri işitildi. Her ne kadar ağır bir şekilde yaralanmış olsa da hızı hiç de yavaş değildi. Neredeyse göz açıp kapayıncaya kadar, yaratık Chu Feng ve soluk benizli adamın görüş açısından kayboldu.
O an, soluk benizli adam korkunç yaratığın tamamen kaçıp kurtulduğunu düşünüyordu. Kafasını sallayıp iç çekmeye hazırlandığı an, Chu Feng’in altın renkli kılıcını fırlattığını gördü.
İlk başta, soluk benizli adam Chu Feng’in neden böyle yaptığını anlayamamıştı ama ormanın derinliklerinden, korkunç yaratığın ağzından gelen acı dolu çığlığını duyduğu an sonunda Chu Feng’in ne kadar güçlü olduğunu biliyordu.
Chu Feng insan şekilli otu alıp evren çantasının içine attı. Normalde, ilacı stoklamaz direk özümsemek için kullanırdı ancak birilerinin önünde olduğundan ötürü kendisini geri tutması gerekiyordu.
‘’Kardeş, her ne kadar ikimiz de 1. Seviye olsak da oldukça iyi tekniklerin var. Ben, Wu Yuanhua, gerçekten seni önünde eğilecek kadar takdir ediyorum.’’ Tam o anda soluk benizli adam derin bir saygıyla Chu Feng’e doğru yürüdü ve büyük bir hayranlıkla ellerini kavrayıp Chu Feng’e karşı olan saygısını gösterdi.
‘’Ho…’’ Chu Feng zaten adamın hareketlerini önceden tahmin etmişti bu yüden pek bir üstünde durmadı. Sadece hafifçe gülerek yoluna devam etmeye hazırlandı.
‘’Kardeş, merak ediyorum da büyük ismini söyler misin?’’ Ancak, soluk benizli adam Chu Feng’i durdurmak için önüne atıldı ve ciddi bir yüzle sordu.
‘’Ben Asura’’ Chu Feng rastgele bir isim söyledi.
‘’Asura… ne tuhaf bir isim’’ soluk benizli adam düşünceli görünüyordu ve bu ismin çok özel olduğunu düşünüyordu.
Chu Feng soluk benizli adamın tepkilerini göz ardı ederek arkasına geçip yoluna devam etti. Ancak, daha birkaç adım bile atmadan, soluk benizli adam onu yakaladı. Kollarını açarak Chu Feng’i tekrar durdurdu.
Adamın ısrarı ile karşı karşıya kalınca, Chu Feng kaşlarını çattı ve canı sıkkın bir tonla ‘’Evet?’’
‘’ Ben…sadece kardeş Asura’ya katılmak ve senin benimle beraber gelmeni istiyorum.’’ Soluk  benizli adam kıkırdayarak söyledi. Tutumu epey içtendi.
‘’Üzgünüm. İşlerim var’’ Chu Feng soğukça homurdandı.Böyle bir çöp parçasının kendisine yük olmasını istemiyordu.
‘’Ahh, kardeş Asura, biz çok yüksek meblağda yüksek kalite bilge ilaçlarının olduğu bir yer biliyoruz.’’Bunu gören soluk benizli adam hızlıca açıkladı.
‘’Bu doğru mu?’’ çok sayıda yüksek kalite bilge ilacını duyduktan sonra Chu Feng’in elinde olmasa da ilgisini çekmişti.
‘’Sözlerimin yarısı bile yalan değil, kardeş Asura, gitmeden önce sana Yüz Dirsek Vadisinde bulunan bu kaynakların tehlikelerle dolu olduğunu da söylemeliyim.’’
‘’Büyük meblağlarda yüksek kalite bilge ilacına sahip bir  yer ve ayrıca bir gurup zalim korkunç yaratık tarafından korunuyor. Lingyun okulundan öğrenciler çoktan defalarca saldırdılar, ancak yenildiler ve çok ağır kayıplar verdiler.’’
‘’Ancak, duyduğum kadarıyla Lingyun okulunun bir numaralı öğrencisi, Dugu Aoyun, çoktan bu bölgeye doğru yola çıktı. Lingyun okulunun bütün güçlü adamları da bu mekanda toplandılar. Okul ayrıca diğer güçlerden de yardım talep etti. Çeşit çeşit okulların öğrencilerini de davet ettiler sırf korkunç yaratıkların kalesine saldırmak için.’’
‘’Ve ben… seni davet etmek istiyorum, sen, kardeş Asura, beraber gitmek ve kazandıklarımı paylaşmak için. Ne diyorsun buna?’’ soluk benizli adam ciddi bir tonla söyledi hatta yüzünde yalvarırcasına bir ifade bile vardı.
Bu sözleri duyduktan sonra Chu Feng’in kalbi çoktan yerinden oynamıştı. Eğer Lingyun okulunun öğrencileri o kadar saldırıdan sonra hala bir sonuç alamamışsa bu demek oluyor ki bu bölge çok tehlikeli. Ama bu ayrıca orada çok daha fazla hazine yatıyor demekti. Bu yüzden Chu Feng tereddüt etmeden kesin bir şekilde ‘’ Yolu göster!’’ dedi.



Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "MGA 227"