Dünyanın Oluşumu Günceli

MGA 214

Eylül 22, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

MGA 214
Çeviren : koyamburamburam – Düzenleyen valla bilmiyom herkes yapmış olabilir   – Yayıncı: Useless

MGA – 214 – Ölüm Haberi
“Eh? Okul başkanı, neden bugün bu kadar erken kalktınız?”
Chu Feng’in kalbinde kuşkular ortaya çıkarken hala rahatça yürüyordu çünkü okul başkanından korkmuyordu. Belki oldukça kötüydü ama Chu Feng’i şuan ki gücü ile Void Kulesinde gizlenmiş yaşlı canavardan başka Void Okulundan kimse onu durduramazdı.
“Bayım, geri dönmeniz güzel. Şuan size verilmesinin gerektiği belirtilmiş bir mektup getirdim.”
“Sizin bu haberi kaçırmanızdan endişelendiğimden dolayı acilen buraya sizi bulmaya geldim.” Okul Başkanı gergin bir şekilde mektubu Chu Feng’e verdi.
Mektubu gördükten sonra Chu Feng ciddileşti çünkü mektup çok özeldi.Sadece Void Okulunun başkanı ile oldukça iyi ilişkileri olanlara Void Okulu tarafından verilen değerli bir mektuptu.Bu mektuplar acilen okul başkanına iletilirdi.
Bu mektubu aslında Chu Feng’e Okul Başkanı vermişti o da Su Rou’ya verdi çünkü Chu Feng gittikten sonra Su Rou ve diğerleri belaya bulaşabilir diye endişelenmişti.
Bundan dolayı Chu Fen Su Rou’ya nerede olduğunu ve ayrıca herhangi bir problemle karşılaşınca mektubu Void okuluna göndermesini söyledi. Mektuba hiçbir şey yazmasına izin vermedi.Gereken tek şey“Mr.Gri Pelerinli için” böyle yazılması en iyisi olurdu.
Daha sonra Chu Feng mektubu açtı ve içinde Su Rou’nun el yazısı ile yazılmış kelimeler vardı.
“Bir şey değil, sadece arkadaş.” Chu Feng Okul Başkanına gülümsedi ve açıkladı. Daha sonra onun iznini aldı ve Okul Başkanının onu göndermesine ihtiyacı kalmadı. Void Okulundan hızlıca ayrıldı ve Su Rou ile önceden belirledikleri binaya gitti.
Küçük bir meyhaneydi ve birçok konuk girip çıkıyordu çünkü yeri oldukça güzeldi. Güzeller güzeli Su Rou içeride oturuyordu, odak noktası haline gelmişti ve bu oldukça doğaldı.
Aslında Su Rou’nun oturduğu masanın yanında gözü olmayan bir kaç kişi vardı. o anda onların ağzından beyaz köpükler çıktı ve ağır bir şekilde yaralandılar. Tabi ki bazı muzipliklerin(yaramazlıkların) sonucunu şiddetli saldırılarla aldılar. Ama bu bile hala erkeklerin Su Rou’nun güzelliğine hayran olmalarını durdurmada faydasızdı. Bu güzelliklerin çekici gücüydü!
“Bu bayanla bazı şeyler konuşmam lazım. Lütfen herkes yardımcı olsun ve bu yeri bize bıraksın!”
Aniden bir ses gök gürültüsü gibi patladı. Masalardaki şarap kâseleri bile titredi.
Bu değişiklik meyhanedeki herkesin panik olmasına neden oldu. Yarım bir kelime dahi söylemeye nasıl cesaret etsinler? Her bir kişi yuvarlandı ve dışarı çıktı çünkü onlar Chu Feng’in dövüş gelişiminde uzman olduğunu söyleyebilirlerdi. Böyle bir kişi gücendirilecek birisi değildi.
“Ne oldu?” Herkes gittiği zaman Chu Feng dikkatlice Su Rou’ya baktı. Su Rou’nun suratının son derece kötü olduğunu keşfetti, bu yüzden büyük bir şey olmuş olmalı.
“Chu Feng sakin kalmalısın.” Su Rou Chu Feng’in önüne geldi ve güzel gözleri tamamen endişe ile doluydu.
“Ne oldu?” Chu Feng tedirgin hissetti. Konu büyük olasılıkla kendisi hakkında olduğunun farkındaydı.
“ Golden-Purple şehri katledildi. Gelişim yapmak için giden genç nesil dışında Chu ailendeki herkes öldürüldü!” Büyük bir zorlukla Su Rou bu kelimeleri söyledi.
*ta ta ta…* Bu sözler söylendiği zaman Chu Feng üç adım geri gitti. Aniden suratı beyaza döndü ve nefesi hızlandı.
“Chu Feng iyi misin?” Su Rou bunu görünce Chu Feng’i desteklemeye gitti ve hatta daha fazla endişelendi.
O anda Chu Feng’in vücudu titredi. Sadece kısa bir süre sonra sakinleşti. Boğuk bir sesle sordu “Babam nasıl? Büyük abim? Chu Yue ve diğerleri iyiler mi?”
“Büyük abin hala Lingyun okulunda gelişimde. Chu Yue ve diğerleri Azure Ejder okulunda yani hepsi iyi. Ama baban…” Su Rou kelimelerini bitiremedi.
Ancak Chu Feng çoktan ne demek istediğini anladı. Gözlerini kapattı ve o anda çoktan gözlerinden yaşlar akıyordu. Vücudu bir kere daha, daha şiddetli bir şekilde sakince titredi.
“Golden-Purple şehrine döneceğim.”Chu Feng meyhaneden dışarı çıktı ve gökyüzüne ıslık çaldı. Çığlık seslerinden sonra büyük beyaz başlı kartal ok gibi gökyüzünden aşağı indi.
*whoosh*  Hatta kartal yere inmeden önce Chu Feng sıçradı ve kartalın üzerine atladı.
“Bende geleceğim!” Su Rou da atladı ve Chu Feng’in beline sarıldı.
Beyaz başlı kartal uzun bir çığlıktan sonra gökyüzüne yükseldi. Hayrete düşmüş insanların bakışları altında uzak ufuk da kayboldular.
Golden-Purple Şehri, 2.seviye bir şehir katledildi. Bu haberi aldıktan sonra yakındaki şehirlerin lordları aceleyle oraya gitti. Hatta Vermilion Bird şehrinin lordu bizzat kendisi gitti.
Şehir lordu(vemilion lordu) Golden-Purple şehrine girdiği an yüzlerinin büyük ölçüde değişmesin engel olamadılar çünkü o anda Golden-Purple şehri sadece birkaç kelime ile açıklanabiliyordu. En uygun olanı: Bakmak için çok korkunç bir manzara.
Chu Feng Shangguan ailesini katlettiği zaman sadece onların ailesini katletmişti. Ama Golden-Purple şehrinin tamamı katledilmişti. Yüksek rütbeli yetkililer, asil klanlar ya da halk bile fark etmeksizin Golden-Purple şehrinde hiç kimse yaşamıyordu.
Kan zaten kurumuş olsa da, Tanrılar hala koyu kızarıklığı görebiliyordu. Kan her yere sıçramıştı ve şehre girdikten sonra güçlü bir koku koklanabiliyordu. Bu kan kokusuydu.
“Böyle bir şeyi kimin yapması mümkün olabilir?” O sahneyi gördükten sonra uzun boylu bir şehir lordu geldi.
“Chu ailesi için gelmişler.” Aynı zamanda, biraz kilolu adam şehrin dışına yürüdü. Ayrıca o komşu şehrin lorduydu.
“Chu ailesi?” Uzun ve büyük şehir lordu şaşkınlığını ifade etti.
“Bu Chu Feng’in ailesi.” Biraz kilolu olan lord cevapladı.
“Chu Feng? O genç adam? Buraya Chu Feng’in ailesi için geldiklerini nerden bilebilirsin?” Uzun ve büyük şehir lordu dikkatle sordu.
“İçeri girdikten sonra öğreneceksin.”Hafif kilolu adam şehrin ilerisini işaret etti.
Buna karşılık uzun ve büyük şehir lordu atından indi ve şehrin içine doğru yürüdü. Korumalar onu yakından takip ediyorlardı ama şehre girdikten sonra oldukları yerde kaldılar ve yüzleri şaşkınlıkla doluydu.
Golden-Purple şehrinin meydanında uzun ve büyük bir çerçeve vardı. Çerçevenin altında cesetler düzensiz şekilde duruyordu. Birkaç tane kafa bu çerçevenin üstüne asılmıştı. Bu insanların hepsi Chu ailesindendi.
Hatta şehir meydanında kanla yazılmış birkaç kelimede vardı “Kan borcu kan ile ödenmelidir. Chu Feng kardeşime dokundu bende bundan dolayı onun ailesinin tamamını ortadan kaldırdım!”

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "MGA 214"