Tankların Tarihi Günceli

MGA 198

Eylül 21, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

 

Çeviri için Solgera, Düzenleme, Kontrol, Edit için ghostdreamer1’e Teşekkürler.Keyifli Okumalar…

 

Mga : 198 – Eggy Uyanıyor

 

 Chu Feng sevinmişti çünkü üstünde bir ruh formasyonu girişi hissediyordu ve eğer doğru çözebilirse, bu girişi açabilirdi.
“Tuhaf. Burası en yüksek yerse niye bir ruh formasyonu girişi var? Yoksa orijinalde burası 7 kattı veya bu formasyon başka bir yere mi açılıyor?”
Sevinirken derin düşüncelere de dalmıştı. Üzerindeki ruh formasyonu girişinin basit bir şey olmadığını düşünüyordu çünkü kaldığı üç gün boyunca bu girişi hissetmemişti.
Yani, giriş Chu Feng’in kendisini hissetmesine izin vermiş denebilirdi ve Chu Feng bunun nedenini kendi yeteneklerine yoramıyordu. Yani, giriş tuzak mı değil mi şüphe etmekten başka şansı yoktu.
“Bu doğru, Eggy!  Eggy daha önce Asura kelimesinden söz etmişti, yani o uyanırsa, belki bu kulenin gizemini çözebilir.
Bunu düşününce, Chu Feng yine bir çıkmaza vardı. Bu meyvelerin Eggy’i kurtaracağını bilse de, nasıl kullanacağını bilmiyordu.
“Neyse ne, zaten üç tane var, birini yiyince ne olur bir bakalım.”
Chu Feng daha fazla tereddüt etmeyip birini ağzına attı, bir kaç çiğnemeden sonra yutuverdi. Ruh meyvesinin tadının oldukça iyi olduğu söylenebilirdi. Leziz ve ferahlatıcıydı. Chu Feng’in şu ana kadar yediği en leziz meyve denebilirdi.
Yine de, Chu Feng neden bu denli leziz geldiğini bilmiyordu, büyük ihtimal uzun süredir ağzından tek lokma geçmemesindendir.
Yine de, ruh meyvesi midesine girdikten kısa bir süre sonra, Chu Feng iki güç dalgası hissetti. Bir tanesi beynine girdi. Ruh gücüyle birleşti ve aniden ruh gücünü kat be kat artırdı.
Diğer dalga da beynine hücum etti. Yine de, bu ruh gücü ile birleşmedi. Onun ruhsal dünyasına doldu.
“Bu Eggy! Bu Eggy’nin aurası! Bu kız gerçekten ölmemiş.”
Chu Feng aşırı derecede heyecanlanmıştı çünkü Eggy’nin aurasını hissetmişti, ve şuan da ruh meyvesinden gelen gücü emiyordu. Durumun ışığında, Eggy’nin aurası kat be kat güçlendi. Kademeli olarak, Chu Feng eggy’nin fiziksel vücudunu kendi ruhsal dünyasında tekrar kazandığını hissetti.
“Bu muhteşem! Bu ruh meyvesi gerçekten işe yarıyor.” Bunun sonrasında, Chu Feng başka bir ruh meyvesi aldı ve birkaç ısırıktan sonra onu da yuttu.
Ruh meyvesi mideye indikten sonra, bir düşünceyle, Chu Feng bilincini kendi ruh dünyasına çevirdi ve sonuçları görmek istedi.
“Güzel.”
Bir anda, Chu Feng kendi vasat ruhsal dünyasında, bir grup koyu yeşil gazın havada süzüldüğünü görüyordu.
Bu gaz çok güzeldi. Günbatımındaki gün ışığı gibiydi, koyu yeşil bir parıltısı vardı ve World Spirit uzayına toplanıyordu.
Durum altında, tüm o ışık Chu Feng’in ruh dünyası tarafından yutuldu.
“Ne düşünüyorsun? İçeri gelmeyecek misin?” Chu Feng dalıp gittiği sıralarda, kulakları hoş eden bir ses World Spirit uzayında yankılandı.
“Eggy! Bu Eggy!”
Chu Feng o kadar heyecanlıydı ki vücudu titriyordu. Genç suratında parlak bir gülümseme vardı. World Spirit uzayına adım attıktan sonra, mutlu ifadesi daha da arttı.
World Spirit uzayının ortasında, Eggy duruyordu. Hala siyah tüylü siyah eteğini giyiyordu. Üst tarafta kar beyazı omuzları, ve kalem misali, uzun, güzel bacakları görünüyordu.
Şeytani görünüşü değişmemişti ve eskisinden daha büyületiciydi. Güzel suratında bir çift göz, bir anda, iki hilal ay gibiydi. Şu anda gülümseyerek Chu Feng’e bakıyordu.
“Oldukça etkileyicisin he? Gerçekten ruh meyveleri bulmuşsun. Bunun beni uyandırabileceğini sana kim söyledi?” Eggy kıkırdadı ve sordu.
Yine de, Chu Feng konuşmadı. Kocaman adımlarla Eggy’nin önüne vardı. Kollarını açtı ve çekici bayanı kucaklayarak şöyle dedi,”Gelecek sefer aşırıya kaçma! Senin için ne kadar endişelendim biliyor musun?”
Chu Feng tarafından sıkıca kucaklanınca, Eggy’nin kar beyazı yüzü, kıpkırmızı kesildi. Açıkça kız biraz utanmıştı.
Yine de, Chu Feng‘i itmedi çünkü onun yetişimiyle, eğer kaçınmak isteseydi, rahatça kaçınırdı.
“Bu kadarı yeter ve benden küçük avantajlar alma konusunda dikkatli olmalısın. Yoksa seni kırıveriririm.” dedi Eggy.
Bir anda, Chu Feng aşırıya kaçtığından çekindi. Hala devam etmek istese de, onu bıraktı, gülümsedi ve şöyle dedi, “Eggy, Asura hayalet kulesini duymuş muydun?”
“Asura hayalet kulesi mi? Onu duydun mu sen?” Bu üç sözü duyduktan sonra, Eggy’nin ifadesi büyük ölçüde değişti.
“Sadece duymakla kalmadım. Şu an Asura hayalet kulesindeyiz! “Chu Feng cevapladı .
“Gerçekten mi? Hemen çık ve görmeme izin ver!” Bu sözlerden sonra Eggy, aşırı mutlu oldu ve neredeyse heyecandan bir o yana bir bu yana zıplayıp duruyordu.
“Haha, bu muhteşem! Burası gerçekten Asura hayalet kulesi! Chu Feng, neresi burası? Hala dokuz eyaletin içinde miyiz?” Eggy’nin ses tonundan daha da heyecanlandığı anlaşılıyordu.
“Burası dokuz eyaletten ruh eyaleti. Eggy, bu kuleyi özel kılan ne?” Chu Feng’de heyecanlanmıştı çünkü Eggy bu kule hakkında bir şeyler biliyora benziyordu.
“Dokuz eyalette bir Asura hayalet kulesi olacağını düşünmezdim. Burası da sıradan bir yere benzemiyor. Sözüm ona, böyle bir yeri arkada bıraktıklarına göre, burada daha önce aşırı güçlü World Spiritistler olmalı.”
“Chu Feng, bu Asura hayalet kulesinin ne için kullanıldığını bilmek ister misin? Bu bir mühürleme formasyonu.”
“Yine de, mühürlediği şey korkunç bir canavar değil. Aşırı derecede değerli hazineleri mühürlüyor!” diye açıkladı Eggy.
“Değerli hazineler mi? Nerede?” Chu Feng heyecanla sordu.
“Burası kaçıncı kat?”
“Altıncı kat!”
“Bu doğru olamaz. Asura hayalet kulesinde sadece altı kat olması imkansız. Bir Asura hayalet kulesi en az altı katlıdır. Yukarı bak. Orada bir ruh formasyonu girişi olmalı.”
“Bu doğru, üstümüzde kesinlikle bir ruh formasyonu girişi var. Bunun anlamı Asura hayalet kulesinde gerçekten bir yedinci kat mı var?”
“Elbette, eğer yanlış bilmiyorsam, en değerli hazine üstümüzde mühürlü olmalı.”

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

 

Yorum Yap "MGA 198"