Tankların Tarihi Günceli

MGA 197

Eylül 21, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

Çeviri için Solgera, Düzenleme, Kontrol, Edit için ghostdreamer1’e Teşekkürler.Keyifli Okumalar…

Mga : 197 – Yedinci Kat

“Kesinlikle, buradaki ruh baskısı tohumları daha hızlı büyütüyor ve onları besliyor. Görünüşe göre Eggy’i kurtarmak için bir umut var.” Chu Feng altıncı katta bacaklarını çelmiş elinde değişen tohumları izliyordu. Beklenmedik derecede mutlu hissediyordu.
(DN:bağdaş kurmuş)
Çünkü şu anda, ruh meyvesi tohumlarında baştaki hallerine oranla çok büyük değişimler vardı. Chu Feng içlerindeki büyük gücü hissedebiliyordu ve bu da giderek artıyordu.
Umut belirdikten sonra, Chu Feng’in bir hedefi de olmuştu. Yine de, tohumların meyveye dönüşmesi için hala belli bir zaman dilimi gerekliydi.
Asura Hayalet Kulesinin içinde, bir kişinin ruh gücünü ve yeteneği belirlemek için pek çok koridor olsa da, içeride belli bir süre kalmakta bu yöntemlerden biri idi.
Sınavın akşamında, pek çok kişi artık dayanamamıştı. Ellerinde pek değişmeyen ruh tohumları ile ilk kattan dışarı fırlamışlardı.
İlk günün sonunda, birinci ve ikinci kattaki herkes neredeyse dışarı çıkmıştı. Çoğu ruh tohumu filizlenmişti. Hatta dallanıp budaklananlar bile vardı. Bu ruh meyvesi tohumlarının fiyatı iyiydi. Elbette, çoğu bununla güçlerini kanıtlamıştı.
İkinci günde, üçüncü kattaki kişilerde dışarı çıktılar. World Spirit loncası kafilesi aşağı inince, hemen saraya çağırıldılar.
Çünkü iki taraftan hangisi olursa olsun, dördüncü kata çıkan üçüncü şahsı bilmek istiyorlardı.
“Üçüncü kişinin Jie Klanı ya da World Spirit loncasından olmadığını mı söylüyorsunuz? Bir yabancı mı?” Elder Li bu cevap karşısında donakalmıştı.
“Bu çocuğun nereden geldiğini ve adını biliyor musunuz?” Elder Li sormaya devam etti.
“Adı Chu Feng. Nereden geldiğini bilmesekte, biz World Spirit loncasına çok yardımda bulundu.”
“Üçüncü katta, Jie klanı bir biçimsiz formasyon aktifleştirdi ve bizi bastırıp devam etmemizi engellemeye çalıştı. Eğer Chu Feng bize yardım etmese, oradan canlı ayrılmamız çok zor olurdu.” Bir genç bayan hışımla cevapladı, hatta şiddetle Jie klanının üç elderine baktı.
“Saçmalık! Şu anda ağır yaralanan kimseler benim Jie klanım üyeleri, ve hala onlara yanlış ithamlarda mı bulunuyorsunuz?” Ama Elder Li cevap veremeden, Jie klanı elderi öfkeyle kükredi.
“Neler olduğunu sınav bittikten sonra detaylıca benim World Spirit loncam tarafından incelenecek. Yine de, şu an odaklandığım kısım, o üçünün ne kadar süre kulede kalacağı, ve kimin ruh meyvesi açma şansına eriştiği.” Elder Li konuştuktan sonra, bakışlarını kuleye çevirdi.
“Hmm.”Jie klanı elderi somurttuktan sonra daha fazla konuşmadı. Sonuçta, onlarda ne kadar kalacaklarını ve zirvede kalan kişileri merak ediyordu.
Üçüncü günde, dördüncü kattaki mavi ışıklar hareketlenmeye başladı. Bir süre sonra, sonunda Asura hayalet kulesinin girişi hareketlendi.
O an herkesin bakışı o yana çevrilmişti. Dördüncü katta üç gün kalabilen kişi büyük ihtimal Chu Feng idi.
O Jie klanı ya da World spirit lonca üyesi olmasa da, yine de, Chu Feng’in kimliğini öğrenmek istiyorlardı.. Sonuçta dördüncü kata adım atanlar adlarını dahiler arasında yazdıran kimselerdi.
*hmm*  Yine de, o kişi ruh formasyonundan çıkınca, herkes şok geçirdi. Özellikle de Jie klanının üç elderi. Donmuşlardı ve şok geçirdikleri yüzlerinden belli oluyordu.
Çünkü o anda, kuleden dışarı çıkan kişi Gu Bo ya da Chu Feng değildi. Bu kişi Jie klanının kesinlikle zirveye adım atacağını düşündüğü Jie Bufan idi.
“Bu nasıl oldu? Bu benim klanımın genç efendisi Jie Bufan! O Dikenlerin Zırhına sahipken nasıl olurda sadece dördüncü kata çıkmış olabilir?” Jie klanı üyelerinin yüzleri kül gibiydi ve nasıl bu durumu adlandıracaklarını bilmiyorlardı.
Jie Bufanın yüzü beklendiği gibi aşırı çirkindi. Hiç konuşmadan yürüdü çünkü Chu Feng tarafından dördüncü katta kalma konusunda tehdit edildiğini diğerlerin söyleyemezdi. Sonuç olarak, eğer bunu söylerse, sadece kendi yüzünü değil, Jie klanının yüzünü de kaybetmesini sağlardı.
“Elderler, görünüşe göre klanınızın kuruluş hazinesi o kadarda işe yarar bir şey değil! Hahaha…” World spirit lonca elderleri oldukça iyi bir ruh halindeydi.
“Sen…” Jie klanı elderlerinin yüzleri sinirden kül rengine dönmüştü. Normalde, buna karşı çıkmak isterlerdi, ama o an bir şey demediler. Sonuçta öncesinde çok emin konuşmuşlardı. Suratlarına hiç kaçınamayacakları bir tokat yemişlerdi.
Yine de, üçüncü günün öğleninde, beşinci kattaki ışık hareketlendi ve kayboldu. En sonunda, bu kişi kuleden çıkınca, World Spirit loncasının yüzü karmakarışıktı ve Jie klanı dahi sonsuz bir şok içindeydi.
Çünkü Gu Bo’nun görünüşü herkese cevabı söylüyordu. Zirveye varan isim Jie klanından ya da World spirit loncasında değildi. Bu kişi genç adam CHu Feng idi.
“O gerçekten başardı!”
Gu Bo yukarı baktı, ve altıncı kattaki ışığı gördü. Kalbi okyanuslar ve nehirler gibi dönüyordu. Chu Feng’in muhteşemliğini görmüş olsa bile, onun başarılı biçimde zirveye ulaştığını görünce, tarif edilemez bir heyecan içindeydi.
“Gu Bo.” Aniden, arkasında bir ses duydu ve dönünce, şok geçirdi. Bu world spirit loncasının zirve elderi, Elder Li idi.
“Elder Li, niye buraya geldiniz?“ Gu Bo şaşkınlıkla sordu.
“Ho.. Sen bu Chu Fengi gördün mü?”  Elder Li gülümseyerek sordu.
“O kesinlikle inanılmaz. Beşinci kata girdiğinde ruh baskısından etkilenmedi. Yine de asla kulenin zirvesine ulaşacağını düşünmemiştim.” Gu Bo cevapladı.
“Mm. O kesinlikle olağanüstü ve büyük ihtimal, bir başka akıl almaz etkileyici bir isim.” Elder Li kafasını salladı, ve memnuniyetle altıncı kata baktı.
“Elder Li, sadece Chu Feng’in Jie klanı ile olan husumeti konusunda…”
“Konuşmana gerek yok. Ne olursa olsun, World Spirit loncam Chu Feng’i koruyacak. Bu kişi muhakkak benim World Spirit loncama bağlanmalı.” Elder Li elini salladı ve saraya doğru ilerledi. Sonunda, Gu Bo’nun yüzüne gülümseme gelmişti.
Aynı anda, Chu Feng çoktan altıncı katta ayağa dikilmişti. Elindeki üç koyu yeşil ruh meyvesine bakıyordu, ve kalbi tarif edilemez bir heyecan içindeydi. Üç ruh meyvesinde ki büyük enerjiyi hissediyordu. Eğer ruh meyvesi işe yararsa, eggy gerçekten kurtulacaktı.
“Bu his.” Ama aniden, Chu Feng’in ifadesi büyük ölçüde değişti. Bir şeyleri fark etti ve bir nebze anormallik hissetti.
Hemen ayaklandı, World Spirit pusulalarını çıkardı, ve içlerine ruh gücü yükledi. Daha sonra, elindeki tüm World Spirit pusulaları yukarıyı işaret ediyordu.
Chu Feng ardından ruh gücü ile detaylıca inceleyince, gözleri faltaşı gibi açıldı ve şöyle dedi,
” Burada bir yedinci kat mı var?”

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

Yorum Yap "MGA 197"