Tankların Tarihi Günceli

MGA 17

Eylül 03, 2016

Eş Dost


Çeviri için Wertyul ve düzenleme/kontrol için Falcon ve Ahmet_61 arkadaşlarımıza çok teşekkür ederim.

Ruhsal ilaç dağı yasaklı bölgeydi. Tüm dağ mühür katmanlarıyla doluydu.
Birinin uçma yeteneği olmadıkça, Ruhsal İlaç Dağına sadece girişten girebilirdi.
Ruhsal İlaç Dağında sekiz giriş vardı ve sekiz girişin tümünü koruyan Elderler vardı. Sadece Ruhsal İlaç Avı zamanında açılırdı.
O anda, sekiz girişin tamamı açıldı. İç saha öğrencileri girmeleri için belirteçleri vardı ve neredeyse 100 bin öğrenci her yerden geldi.
“Bu Ruhsal İlaç Dağı oldukça gizemli bir yer.”
Chu Feng, Ruhsal İlaç Dağı etrafında gezindi. Bakışları ilginçti. Gökyüzü ağaçlarla ve çalılıklarla örtülmüştü.
İlk defa böyle güzel bitkiler gördü. Hatta çiçek kokuları çok yoğundu ve başka dünyadan bir sahne onu sarhoş etti.
“Yer Ruhu Bitkisi mi?” Aniden, Chu Feng garip bir bitki gördü.
Boyu 5inç, 4 yaprak, tamamen yeşil ve soluk ışıkla kaplıydı. Bu düşük seviyeli Yer Ruhu Bitkisiydi..
D.N: 1 inç=2,54 cm
“Puuu.” Ama yakınlaşmadan önce bile büzüştü ve kaçmak için hazırlandı.
Bunu görünce, Chu Feng aniden sıçradı fakat bir adım çok yavaş kaldı. O geldiğinde, Yer Ruhu Bitkisi çoktan toprağın içine gömülmüştü.
“Bu şeyler gerçekten ruhsal doğaya sahip.” Chu Feng kuru kuru güldü, fakat sabırsız değildi. Bakışlarıyla, etrafı taradı.
O, Yer Ruhu Bitkisinin yeraltına kaçacağını biliyordu ancak belli bir mesafeden sonra yüzeye geri çıkmalıydı ve genellikle düz yönde kaçardı.
Yani Chu Feng, Yer Ruhu Bitkisinin kaçma izlerini belirlediğinde, hızıyla onları yakalaması zor değildi.
“Voşşş.”
Sadece o an, bir ışık parladı ve Yer Ruhu Bitkisi yeryüzüne çıktı. Açıkçası, kaçanla aynıydı.
Yer Ruhu Bitkisi kendini açığa çıkardığında, aniden zemine geri saklandı ve kaçmaya devam etti.
Chu Feng sevindi ve zıplayarak birkaç uzun adım attı, daha sonra sinsi bir tavşan gibi havaya sıçradı. Elleri bir kartal pençesine dönüştü ve önündeki boş alanı yakaladı.
“Vooş.” Chu Feng’in tahmin ettiği gibi, Yer Ruhu Bitkisi yine yerden çıktı.
Fakat bu kez Chu Feng ondan daha hızlıydı. Ona kaçması için hiçbir şans vermedi. Chu Feng büyük elleri ile sıkıca onun dallarını tutup yerden çıkardı.
“ji,jiji.”
Yer Ruhu Bitkisinin zeminle bağlantısı kesilince, kulakları delen sesler yapmaya başladı ve güçlü bir dalgayla güce karşı direndi. Daha zayıf olmadan önce kısa bir süre mücadele etti. Sonunda, Yer Ruhu Bitkisi parladı, daha sonra boyutu küçülmeye başladı. Sonunda büyüklüğü bir parmak kadardı.
“Bu şey gerçekten bayağı tuhaf.”
Ruhsal İlaç toprağı terk ettiğinde, ruhsal doğasını kaybederdi ve hiçbir ruhsal doğası kalmayan Ruh İlacı çok küçük bir bedene sahip olurdu.
Ama bunlar sadece söylentilerdi. Yer Ruhu Bitkisi 5 inçten, yarım olmayan bir inçe dönüştüğünde, gözünün önünde gören herkes şaşırırdı.
“Hmmmmm.”
Yer Ruhu Bitkisini aldıktan sonra, Chu Feng ellerini katladı ve bir mühür yaptı. Dantianından güçlü bir emiş gücü çıktı ve göz açıp kapayıncaya kadar, avucunun içindeki bitki rafine edildi.
“Bu şeyler diş aralarını doldurmak için bile yeterli değil.”
Chu Feng acıyla gülümsedi. Yer Ruhu Bitkisi sadece düşük dereceli bir ruh ilacıydı ve içindeki ruhsal enerji Aziz Ruhu Bitkisinden birkaç kat daha kötüydü. Tanrısal Yıldırımı beslemek istiyorsa korkunç bir miktara ihtiyacı vardı.
Elinde olan bir şey değildi, Chu Feng amaçsızca dolaşmaya devam etti ve dağın derin bölgesine dümdüz ilerledi.
Ruhsal İlaç Dağı, iç kesim, orta kesim ve dış kesim olarak ayrılmıştı. Dış kesim düşük kaliteli ilaçlara sahipti, orta kesim orta kalite ilaçlara ve iç kesim yüksek kalite ilaçlara sahipti.
Chu Feng yüksek kaliteli ilaçlara daha aşinaydı: Aziz Ruhu Bitkisi. Ama aynı zamanda o, ruhsal doğaya sahip olduklarında aynı olmadıklarını biliyordu.
İnsanları görünce kaçmıyordu, hatta çok güçlü saldırı güçleri de vardı. Söylentilere göre, bir Aziz Ruhu Bitkisi, 6.seviye vahşi yaratıkla karşılaştırılabilirdi. Ayrıca, Ruh Aleminde 6. Seviye olmadan onunla kapışamazdın.
Bu yüzden iç kesim yasak bölge olarak işaretlenirdi ve çok az insan oraya girmeye cesaret ederdi. Chu Feng’in bu korkunç insanları avlamak gibi planları yoktu ve onun hedefi orta kesimdi.
Orta kalite ruhsal ilaç, Gökyüzü Ruhu Bitkisiydi. Efsanelere göre, sopa olabilir ve zeminde tesadüfen karşılaşılabilirdi. Görünmez olma yeteneği bile vardı, bu yüzden yakalaması çok zordu. Ama neyse ki herhangi bir öldürme gücü yoktu.
Aziz Ruhu Bitkisinin içerdiği ruhsal enerji eşsiz olmasına rağmen, Yer Ruhu Bitkisinden bayağı uzaktı. Bu yüzden, bu kez yakalamak Chu Feng için en iyi amacıydı.
[Y.N= Aziz Ruhu Bitkisi, Yer Ruhundan daha kaliteli. Ancak saf Yer Ruhu onun kullandığında daha kaliteli]
İlerlemeye devam etti ve yol boyunca gördüğü tüm Yer Ruhu Bitkileri, onun şeytani kavrayışından kaçamadı. Hatta olay yerinde rafine edildi.
Öğlen olduğunda, Chu Feng sonunda orta kesime ulaştı.
Ancak, Gökyüzü Ruh Bitkisi, çok etkileyiciydi. Sadece kaçış rotasını değiştirmedi, gerçekten görünmez olma yeteneğine sahipti.
Görünmezlik kısa bir süre sürmesine rağmen bu olduğunda Chu Feng hep acı çekti.
Güneş batıya doğru yöneldiğinde, Chu Feng bir düzine Gökyüzü Ruhu Bitkisi gördü ama hiçbirini yakalayamadı.
“Orta kalite bir ruh ilacına karşı kaybettiğime inanamıyorum.”
Tüm gün koşmasından sonra bile, hala dinç olmasına rağmen midesi davul çaldığında durup karnını doyurdu.
Erzağını yerken, Gökyüzü Ruhu Bitkisi tarafından alay edildiğini unutmadı. Ve o, Gökyüzü Ruhu Bitkisini yakalayıp rafine edeceğine yemin etti.
“Dediğim gibi orta kesme gelemeyiz. Gökyüzü Ruhu Bitkileri bizim yakalayabileceğimiz şeyler değiller.
“Hanımefendi, aceleye gerek yok. Ben zaten Gökyüzü Ruhu Bitkisinin kaçma yöntemlerini anladım. Bana bir gün ver hepsini yakalayacağıma garanti veriyorum.”
“Bir gün mü? Bir günde dış kesimde kaç tane Yer Ruhu Bitkisi yakalarız? Sen sadece bizim zamanımızı harcıyorsun.”
O anda kırık sözler ormandan geldi ve Chu Feng en az 10 kişinin geldiğini hissediyordu.
“Acı çeken bir tek ben değilmişim gibi görünüyor.”
Chu Feng güldü, fakat bakmak için bile başını kaldırmadı ve elindeki erzağını büyük ısırıklarla yedi.
“Hanımefendi bak, şu Chu Feng gibi görünüyor.” Fakat bir sürprizle, tamamen alaycı bir ses geliyordu. Chu Feng, o lanet tanıdıklarla karşılaştığını biliyordu.
Başını kaldırdı ve baktı. 10 silüet ona bakıyordu ve hepsinin de tanıdık yüzü vardı.
Önde yürüyen kadın, Chu Xue diye çağırılıyordu. Chu Feng’den bir yaş genç ve Chu Feng’in kuzeni olarak görülüyordu.
Chu Xue, Chu Yue kadar tatlı ve güzel olmamasına rağmen hala görünürde birkaç puanı vardı. Onun kar ismiyle eşleşen beyaz derisi.
[y.n: Xue, kar demektir.]
Fakat o, Chu Cheng ve Chu Zhen ile aynıydı. Küçükken Chu Feng’i sevmedi ve o düşman kuvvetine aitti.
Chu Xue’nin arkasında dokuz kişi vardı. Soyadları “Chu” olmasına rağmen onlar kesinlikle Chu ailesinin bir parçası değildiler.
Onlar Chu ailesinin hizmetkarlarıydı. Çünkü ebeveynleri Chu ailesinde biraz statüye sahip olduğundan, aynı anda Yeşil Ejder Okuluna girdiler. Fakat komik olan şey ise bu insanlar bile Chu Feng’e küçümseyerek baktı.
“Chu Feng, bu sensin.”
İtici bir ses geldi ve konuşan kişinin, Chu Xue’nin yanındaki uzun boylu ve sıska olan bir çocuk olduğu ortaya çıktı.
Chu Feng o kişiyi de tanıdı. Ona Chu Gao denirdi ve küçüklüğünden beri Chu Xue’nin yanından ayrılmamayı severdi. O Chu Xue gölgesiydi.
[Y.N: Gao, uzun anlamındadır.]
Bahsetmemiz gereken şey, Chu Gao bir hizmetli statüsünde olmasına rağmen onun yetenekleri kötü değildi ve Chu Yue ile aynı anda Yeşil Ejder Okuluna girmişti. Aynı zamanda, Ruh Aleminde 4. Seviyedeydi.
Chu Xue’in grubunda Chu Gao’nun gücü saygındı. Bu yüzden bu grupta ana kuvvet olduğu belliydi.
Fakat bu adam güvenilir biri değildi. Chu Xue ve diğerlerini, orta kesimin içine getirdiğine bakılırsa. Çiğneyebileceğinden daha fazlasını yapmaya uğraşan bir insan olduğunu söyleyebilirdiniz.

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


Yorum Yap "MGA 17"