Otto Von Bismark Günceli

MGA 163

Eylül 06, 2016
Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm

Çeviren Useeless’a, Düzenleyen ve Yayınlayan Ratel’e Teşekkürler…


Mga : 163 – Azure Ejder Okula Geri Dönüş


Eggy sana ne oldu? Ne demek istiyorsun? Nereye gidiyorsun?” Chu Feng son derece tedirgindi ve neredeyse aklını kaybetmek üzereydi. O bilinç altında bir şeylerin fazlasıyla yanlış olduğunu biliyordu.
Piç. Hala bana Eggy demeye cüret mi ediyorsun? Beni Milady Queen diye çağırmanı söyledim.” Eggy güzel bir şekilde gülümsüyordu ve bu birinin kalbini oynatabilecek bir şeydi. Ama Chu Feng bunu gördüğünde kalbinde mayhoşluk hissetti ve hissettiği duygular kelimelerle anlatılamazdı.
Milady Queen sana ne oldu? Bana söyle tamam mı? Yaptığım ne yanlıştı? Beni bırakacak mısın?” Chu Feng’in kalbi son derece sıkıştı ve gözleri biraz nemlendi.
Eggy’i uzun zamandır tanımamasına rağmen Eggy onunla büyümüştü. Ikiside tek bedeni paylaşıyordu ve hafızasındaki tüm şeyleri yaşarken Eggy ona eşlik etmişti. Bu duygu kelimeler ile tarif edilemezdi.
Merak etme. Ben sadece yorgunum. Bir süre uyuduktan sonra iyi olacağım. Sen Gizli Beceriyi aldın değil mi?” Eggy sordu.
Mm.” Chu Feng sıkıca başıyla onayladı.
Eğer aldıysan bu harika böylece zorla bedenini devralmam boşa olmamış olacak.” Eggy’nin gülümsemesi gittikçe tatlılaşıyordu ama bedeni giderek saydam oluyordu. Onun böyle bir durumla karşılaşmaya hazır olduğu anlaşılıyordu.
Bedenim geri tepip sana zarar mı verdi? Yada benim için gelişimini mi tükettin? Ne oldu?” Chu Feng sonunda bir ipucu duymuştu ve kalbinde bitmek tükenmeyen bir pişmanlık vardı.
Kendini suçlama. Sebebi ne olursa olsun bunu isteyerek yaptım. Özenle kendini geliştirirken aynı zamanda kendini korumak zorundasın. Her ne kadar senle Gong Luyun’un savaşını izleyemeyecek olsam da kazanacağını biliyorum.”
Unutma. Ben senin yanındayım ve sen yalnız savaşmıyorsun.” Bu sözleri söyledikten sonra Eggy’nin bedeni giderek güçsüzleşti. En sonunda o çeşitli renklerle birlikte ışıklar haline geldi.
Bu ışıklar her çeşit renge sahipti ve hepsi de son derece güzeldi. Onlar Chu Feng’in etrafından dönerlerken onu çevrelediler. Sanki ondan ayrılmak istemiyorlarmış ama ona son bir veda yapmak zorundalarmış gibiydiler.
(Ç.N: Eggy kalbimizde yaşıyorsun bu Chu Feng için yaptıklarını unutmayacağız…)
Eggy seni kurtarmak için ne yapabilirim? Seni kurtarmak için ne yapabilirim?
Chu Feng bağırmaya devam etti ama yanıt yoktu. Etrafında dönen ışıklar kaybolduğunda güçsüzce oturdu ve bakışları cansızlaştı.
Eggy bu şekilde onu bıraktığı için kalbi ağrıyordu. Artık Eggy’nin aurasnı hissedemiyordu ve tarif edilemeyecek kadar korkunç bir acı kalbinden yayılmaya başlamıştı. Sanki ruhu ikiye bölünmüş ve Eggy ile birlikte gitmiş gibiydi.
Eggy seni kurtaracağım.” Bir süre sonra Chu Feng’in aklı başına geldi. Yüzündeki acizlik giderek yerini kararlılığa bıraktı.
Her ne kadar şuan Eggy’nin aurasını hissedemese de Eggy ile yaptığı Ruh Bağlantısı Kontratı hala oradaydı. Buda onun henüz ölmediği anlamına geliyordu bu yüzden onu yeniden uyandıracak bir yol kesinlikle olmalıydı.
Her ne kadar o bu yöntemi bilmese de diğer World Spiritists’lerin de bunu bilmediği anlamına gelmiyordu. Bu yüzden Chu Feng’in Azure Ejder Okuluna geri dönerek Zhuge Liuyun’dan yardım istemesi gerekiyordu. Bedelini umursamadan Eggy’i kurtarması gerekiyordu.
Buna karar verdikten sonra Chu Feng tereddüt etmedi ve ilk olarak mezarın etrafına baktı. O Murong Xiaoyao tarafından bırakılmış hazineleri istiyordu ama etrafta mor elbiseli kız tarafından bırakılan deşifre edilmiş semboller ve oluşum modelleri dışında hiçbir şeyin olmadığını fark etti.
Bunun hakkında bir şey yapamadığından mor elbiseli kızdan zorla aldığı Ruh Dünyası Gri cübbesine baktı. O hiç basit değildi. Bu kesinlikle değerli bir şeydi ve belki de gelecekte gelişmesi için kaynak çekirdekleri almak amacıyla onu iyi bir fiyata satabilirdi.
Kara deliğe girdi ve karanlığın içindeki çekici bir kuvvetin rehberliğinden sonra Beyaz Kaplan Sıradağlarındaki belirli bir noktaya geldi. Odaklanıp baktı ve hala savaşın olduğu Beyaz Kaplan Villasını görebildi. Ama artık bağırmalar ve öldürme sesleri duyulmuyordu görünüşe göre savaş sabitleştirilmişti.
Chu Feng buna dikkat etmedi ve hızlı bir at bulup Azure Ejder Okuluna dönmeye başladı. Beyaz Kaplan Sıradağları mühürlenmişti ve zayıf gelişimi olanların ayrılmasının hiç yolu yoktu ama Chu Feng biraz araştırma yaptıktan sonra bir çıkış buldu. Biraz dolaştıktan sonra sonunda Azure Ejder Okuluna döndü.
Ancak Azure Ejder Okulunun girişine geldiğinde orada bir grup insanın olduğunu gördü. Daha dikkatli baktığında onların 2 kişiyi döven birkaç iç avlu öğrencisi olduğunu fark etti.
Dayak atanlar Azure Ejder Okulunun İç Avlusunda iyi tanınmış bir organizasyon olan Kılıç İttifakının üyeleriydi. Dayak yiyenlere gelince onlarda 2 tanıdık yüzdü. Onlar Chu Ailesinin kardeşlerinden Chu Cheng ve Chu Zhen idi.
Ben size Azure Ejder Okulundan defolup gitmenizi söyledim. Ama siz beni dinlemediniz. Gitmek istemiyor musunuz? Sorun değil gitmeyin. Ben siz gidene kadar sizi döveceğim.
Kılıç İttifaki üyeleri dövmeye başlarken sövmeye de başladılar. Chu Cheng ve Chu Zhen bir şey söylemezken elleriyle kafalarına sarıldılar. Ne kadar darbe alırlarsa alsınlar yada ne kadar aşağılanırlarsa aşağılansınlar hiç yalvarmadılar.
Ahh Kılıç İttifakı çok mantıksız. Tüm gün boyunca Chu ailesi üyelerine zorbalık yaptılar ama elderler umursamadı. Chu ailesi nasıl Azure Ejder Okulunda hayatta kalacak?
Bunun suçlusu kim olabilir? Eğer suçlanacak biri varsa o sadece Chu ailesinden Chu Feng olabilir. Kim ona Azure Ejder Okulunun 1 numaralı öğrencisi Kıdemli Gong Luyun’u rahatsız etmesini söyledi? “
Bu doğru. Kıdemli Gong’u kim tanımıyor? O Azure Ejder Okulunun gelecek lideri. Eğer onu rahatsız edersen Azure Ejder Okulunu rahatsız edersin. Bu Chu Feng tüm yüzsüzlüğü ile gökyüzünü kaplayabilir.” Kalabalık suçlayacak birini bulup konuşurken Kılıç İttifakı üyeleri darbelerini şiddetlendirdiler.
Lanet olsun. Diz çök ve yalvar yoksa senin gelişimini yok edeceğim!” Aniden bir Kılıç İttifakı üyesi arkasından bir siyah demir kılıç çıkardı ve Chu Cheng’e doğruttu.
HA! Eğer cesaretin varsa devam et. Chu Feng dönene kadar bekleyin. O hiç birinizi affetmeyecek.” Chu Cheng şiddetle uludu. Her ne kadar yüzünde korku olsa da pes etmeye razı değildi.
Bu doğru. Biz bu günlerde Chu ailesine zorbalık edenleri biliyoruz. Chu Feng döndüğünde hiç biriniz kaçmayı düşünmeyin.” Chu Zhen de bağırmaya başladı. Sanki son günlerde herkesin yaşadığı şeylerden yakınıyor gibiydi.
Chu Feng? Gerçekten onun için büyük umutlarınız var. O Kıdemli Gong’u rahatsız ettiği için kuyruğunu bacakları arasına alarak kaçtı. Siz ikiniz onun sizi kurtarmasını mı bekliyorsunuz? Hayal edin aptallar.” Kılıç İttifakı üyeleri alay etti.
HA! Sadece bekleyin. Hepinizin ağlayacağı gün e yada geç gelecek.” Chu Cheng ağzını açtı ve o Kılıç İttifakı üyesinin elbisesine biraz balgam tükürdü.
Sen gerçekten yaşamaktan yorulmuşsun! Seni şimdi sakatlayacağım. Chu Feng’in bu konuda ne yapacağını görelim.” Tüm Kılıç İttifakı üyeleri sinirlenmişti. O kılıcını kaldırdı ve Chu Cheng’in dantianına doğru sapladı.
Ahh~~~
Bu acı dolu çığlık duyulduğunda tüm izleyenler büyük ölçüde şaşırmışlardı.
O anda yerde çığlık atan Chu Cheng değildi çığlığın sahibi Kılıç Birliği üyesiydi. Onun bedeninin üzerinde büyük bir ayak vardı ve bu büyük ayak sırtında ileri ve geriye doğru bükülüyordu. Etraftakiler kemik kırılma seslerini duyabiliyordu ve şuanda parçalanma sesleri daha çok duyuluyordu.
İnsanlar büyük ayağın sahibini gördüklerinde ifadeleri değişti ve hatta içlerinden birisi kontrolsüzce bağırdı  “Chu Feng!
Chu Feng şimdi ne yapacak? Kılıç İttifakı üyelerine neler olacak? Chu Feng’e bir şey diyen çıkacak mı? Okul Chu Feng’e neler diyecek? Neler olacak neler bitecek? Merak mı ediyorsunuz? Bir sonraki topluyu bekleyin zaa xdxd

Yorum Yap "MGA 163"