Tankların Tarihi Günceli

MGA 158

Eylül 04, 2016

Herşey için Ratel-sama…

Herşey için Ratel-sama…

MGA : 158 – Beyaz Kaplan Kesiş Tekniği

Kaplanın kükremesi her yöne yayıldı ve dünyayı salladı. Mezar her an çökebilecekmiş gibi sallanıyordu.
Bu baskının altında ve bu gücün önünde, mor-giysili genç kızın demin gösterdiği caydırıcılık çok küçük gözüküyordu. O kadar baskılanmıştı ki söz etmeye bile deymezdi.
Siz iki küçük çocuk nerden geldiniz ve nasıl benim dinlencemi bozmaya cürret ediyorsunuz?
Bu ses binlerce hayvanın aynı anda kükremesi gibi çıkıyordu, aynı zamanda güçlü bir insana ait olduğu da açıktı. Sanki her yönden aynı anda geliyodu, sanki birisinin ruhunun derinliklerinden geliyordu. Kalın ve güçlü bir sesti ve de eski bir aurayla doluydu. Auranın yaşı garip duruyordu, sanki bir ruh on bin yıldır uyuyormuş da yeni uyanmıştı. İnsana sanki bu dünyadan değilmiş gibi bir baskı uyguluyordu.
Saygılarımı sunuyorum. İzinsiz girmeyi istememiştim, ben sadece sizin gücünüzün burada mühürlü olarak kalmasını istemedim. Sizi serbest bırakmak amacıyla biraz pervasızca davrandım.” Buna yanıt olarak, mor-giysili kız bunu kanıtlamak için yarı-diz çöktü, ellerini kupa şeklinde havaya kaldırarak sayfısını gösterdi.
Saçmalık. Şu ana kadar uyumayı arzuluyordum. Eğer dışarı çıkıp biraz gerinmek istemeseydim senin gibi küçük bir çocuk beni nasıl uyandırabilir ki?
Sesi biraz kızmış gibiydi. Bir anda, herbir yöne beyaz-renkli bir gaz hücum etti. Gökyüzünde yoğunlaşmaya başladılar ve göz açıp kapayıncaya olan sürede devasa bir Beyaz Kaplana dönüştü.
Bu Kaplan inanılmaz büyüktü. 20 metreden uzundu ve tek bir patisi Chu Feng’i etten bir lapaya çevirebilirdi. Gerçek birbeden olmasa da bu bir Beyaz Kaplandı. Tüm bedeninde beyaz gaz taklalar atıyordu. Kız ve Chu Feng havaya baktıklarında onun sıfırl fırıl dönen bir sise benzediğini gördüler.
Göz bebekleri yoktu ve gözlerinin ikiside siyah delikler gibiydi. Onlar Chu Fengin geçmişini süpürürken, o titremesine engel olamadı ve o baskılı hissiyatı ruhunun derinliklerinde hissetti. Chu Feng eğer o saldırırsa anında yok olacağına hiç şüphe duymuyordu.
Sen çocuk, gerçekten seninle ilgili iyi hiçbirşey yok. Sen sadece gizlice içeri girmemişsin aynı zamanda gizlice bir süpriz saldırı ayarlamışsın ve balıkçının kazancını elde etmeye çalışmışsın ” Chu Feng’i bakışlarıyla süpürdükten sonra soğukça bunları söylemişti. Dışarıya yeni çıkıyor olsa da mezarda neler olduğunu anladığı açıktı.
O anda Chu Feng hiçbir şey söylemedi. Kaşları sertçe çatılmıştı ama hiç bir ses çıkarmıyordu. Konuşmak istemiyor değildi, ne diyeceğini bilemiyordu. On bin yıldır yaşayan bu yaşlı canavara karşı dalkavukluk yapmanın işe yaramayacağını hissediyordu. Kimse Chu Feng’in üstünde yürüdüğü yol kadar ince bir köprüden yada yoldan geçmemiştir.
Beyaz Kaplan Chu Feng’le ilgili kötü yorumlar yaptığında Mor-giysili kız içten içe sevinmişti. Ağzının kendini beğenmiş bir gülümsemeyle kıvrılmasına engel olamadı. Kaplanın Chu Feng’i ayıplaması onu daha da umutlandırmıştı.
Çocuk, sende de iyi bişey yok. Buraya gelme nedenin benim gücümü kazanmaktan başka birşey değil.
Onu daha önce de öldürmeyi hedeflemişsin, yani amacına ulaşmak için her yolu mübah sayan birisisin. Eğer bu yaşta böyleysen, büyüyünce acaba nasıl olursun?” O anda, Beyaz Kaplan mor-giysili kıza bir bakış attı ardından onu soğukça azarladı.
Senior, hatalı olduğumu biliyorum. Ben sadece sizin mirasınızı ve gücünüzü çok fazla istedim. Yani bu yüzden aceleci davrandım Beni birşeyden dolayı suçlamanız lazımsa, siz çok etkileyicisiniz ve bu da kalbimi sıkıştırıyor, beni bu yüzden suçlayabilirsiniz…” Kız dudaklarını büzmüştü ve onun yüzüne sadece “acıklı” diyebilirdiniz. Olabildiğince hüzünlü gözüküyordu.
Hmph. Süslü laflar ama hileli bir konuşma.” Onun bu kuru dalkavukluğuna rağmen beklenmedik bir şekilde Beyaz Kaplan memnunniyet ipucuları veriyordu. Bu onun dalkavukluktan çok hoşlanan birisi olduğunu gösteriyordu.
Senior, sizin gücünüz eşsiz ve rakipsiz. Metotlarınız tüm dünyada mutlak sayılıyor. Burada dinleneceğinize bize sizin görkeminizi hissetmek için bir şans verin. Bu olmazsa bizim ve herkes için bu büyük bir pişmanlık olacaktır.
Bu dalkavukça sözlerin işe yaradığını gören Chu Feng oturup ölmek için bekleyemezdi. Hemn ileri çıktı saygılarını sunup onu heryerini yaladı.
Haha! Sen küçük oğlan nasıl konuşacağını iyi biliyorsun. Ancak dediklerinin hepsi de doğru. Eğer burada dinlenmeye devam edersem bu gerçekten herkes için bir pişmanlık olur.
Benim ihtişamım hiç kimseyle karşılaştırılamaz. Bu üç eski şey bile benim için bir rakip sayılmaz.” Beyaz Kaplan gururla konuştu. Hatta keskin pençelerini sakallarını fırçalamak için kullandı. Bu onun ne kadar memnun olduğunu gösteriyordu.
Üç eski şey? İşte bu…” Beyaz Kaplan kendi kendine konuştuktan sonra, Chu Feng kalbinin içinde mırıldandı.
Yanılıyor olamazsın. Chu Feng, sen cidden çok şanslısın. Eğer yanılmıyorsam diğer üç İmparator Mezarında da 3 Gizli Yetenek bulunuyor olmalı.
Tanrım. Toplamda dört Gizli Yetenek var. Eğer hepsini öğrenebilirsen geleceğin basitçe ölçülemeyek düzeyde olacaktır. Senin neslinden çok az kişi seninle boy ölçüşebilir. Sen geçrçekten şanslısın ve senin elindeki imkanlar cidden normal insanların ulaşamayacağı şeyler.
Chu Feng’in şüpheleriyle karşılaştırıldığında, Eggy heycanla atlıyıp zıplıyordu. O şimdiden diğer 4 mekanda da dört Gizli Yeteneğin olduğunu doğrulamıştı.
O anda Chu Feng kıyas götünez bir şekilde neşeliydi. Eğer bi tane Gizli Yetenek sayısız uzmanı deli ediyorsa, dört Gizli Yetenek tüm dünyayı altüst ederdi.
Chu Feng mor-giysili kıza bir bakış atmak zorunda hissetti. Onun kendisine nefret ve küçümseme dolu bakışlar attığını gördü. Chu Feng’i bakışlarıyla lanetliyor gibiydi, ve utanmazsın diyordu.
Chu Feng kızın tepkisinden gizlice memnun olmuştu. Şunu diyebilirdi ki Gizli Yetenek dışında, kız İmparatorun Mezarı’nın sırrını bilmiyordu. Azura Eyaletinde 3 tane daha giriş olduğunu ve içlerrinde mühürlenmiş üç Gizli Yetenek daha olduğunu bilmiyordu.
“Kendimi Tanıtıyım. Ben Beyaz Kaplan Kesiş Tekniğiyim ve bir Savaşçı İmparator tarafından yaratıldım. Ustamın adını söylemek sakıncalı. Ancak onun gücü ve kudretiyle, sadece baş parmağını hareket ettirmesi tüm yeryüzünü ufalardı ve gökyüzü çökerdi. O bu dünyadaki inanılmaz kuvveetli insanlardan biriydi.” Böylece, Tanrı-benzeri Beyaz Kaplan kendini tanıttı.
Chu Feng bu durumla karşılaştığı zaman kalbini hazırlamıştı. Sonuçta o Eggy’den Gizli Yeteneklerin Savaşçı İmparatorların aurasından yaratılması gerektiğini öğrenmişti. Diğer yandan Mor-giysili kızın yüzünü şaşkınlıktan bir perde kaplamıştı. Açıkçası bu kız Gizli Yeteneklerin kökeninin bu kadar etkileyici olacağını beklemiyordu.


Yorum Yap "MGA 158"