Otto Von Bismark Günceli

MGA 133

Eylül 04, 2016

 Çeviri,Düzenleme ve Kontrol için Yusaince00’a teşekkürler.Keyifli Okumalar…

MGA:Bölüm 133 Zehirlenmek


Su Rou’nun yaşadığı yer büyük olmasada çok zarifdi.Sarayın içindeki süslemeler benzersiz ve büyükdü.Kokunun sarayın her yerinde yayılmasıyla ,birisi burada bir kızın yaşadığını anında  söyleyebilirdi.
‘’Genç Efendi Chu Feng,Lütfen biraz çay için.Bu en yüksek kalitedeki kokulu çay ve ikinci leydi özel olarak size hazırlamam için emretti.’’ Hizmetçi demlik çayı servis etmişti.
‘’Teşekkürler!’’
Chu Feng oldukça yemek yiyip, şölen  sırasında biraz şarap içmişti.O anda çay Chu Feng’in ihtiyacı olan birşeydi. Çayın kokusu çok özeldi ve tarifsiz bir çekiciliği vardı.
‘’Ha ~~ Güzel çay.’’
Chu Feng bir fincan çayı tek yudumda bitirmişti ama hala susamış hissediyordu.Bu yüzden tüm  çaydanlığı kaldırmıştı ve ağzına dökmüştü.Tüm çaydanlığı bitirdikten sonra hala istiyordu ve ağzını sildiği gibi,’’İkinci leydi nerede?’’ dedi.
‘’İkinci Leydi sizi üst katta beklediğini  söyledi.’’ Hizmetçi gülümsedi ve konuştu.
‘’Oh?Yukarı çıkmam gerek?’’ Chu Feng biraz garip hissetmişti.Niçin onu davet edip  kişisel olarak ona hoş geldin diyerek karşılamamıştı ? Onu bulmak için yukarıya kendisinin gitmesi mi gerekiyordu?(Ç.N: Aklımda kötü kötü şeyler ( ͡° ͜ʖ ͡°))
Fakat biraz dikkatli düşündükten sonra,Chu Feng bunu anlamıştı.Chu Feng Su Ailesinin  bir misafiri olsa bile,en sonunda,Su Rou Azure Ejder Okulu’nda bir kıdemliydi.Gücün kimliğine sahip olsa bile o, ondan üstündü bu yüzden Su Rou ‘nun ona bakması onun için normaldi.(Ç.N:Senin aklına yanayım.)
Bu noktada düşündükten sonra,Chu Feng merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Hizmetçi garip bir şekilde gülümsedi,saraya olan kapıyı kapattı ve sessizce orayı terketti.
Ç.N:  BUNDAN SONRASI +18 ! KALBİ OLAN OKUMASIN. HELE ** GÖRMEMİŞ KÖYLÜ BARAN HİÇ OKUMASIN!
( ͡° ͜ʖ ͡°)
Saray 5 katlıydı ve Chu Feng yavaşça yürüyordu.2. kata yürüdüğünde vücudunda birşeyin yanlış olduğunu hissetmişti.Vücudu yanıyor gibiydi ve ‘’kötücül ateş’’ ‘in dalgalarını karnından gelir gibi hissetmişti.Baktığında küçük bir çadır kalkmıştı.(Ç.N : O çadırı bilmeyen yokdur umarım.( ͡° ͜ʖ ͡°) )
‘’Kahretsin!Neler oluyor?!’’Chu Feng biraz tutulmuştu.Hızlı bir şekilte elbisesini reaksiyonlarını kapatmak için kullanmıştı.Yoksa,Eğer Su Rou bunu görürse kesinlikle haydut olarak etiketlenmiş olacakdı.
Chu Feng yürümeye devam etti.Fakat 3. Kata vardığında,aşağı tarafı daha da şişmişti.Bu Chu Feng’i rahatsız etmişti.Gençliğinin başlarında olsa ve yapışkan bir sopanın olması normal olsada ,bu ,onun bu kadar sert olduğu ilk seferdi.(Ç.N:Paşa kalkıyor.)
‘’Kahretsin.Bu doğru değil.Şölende Benim erkek doğamı uyandıran bazı takviyeler mi vardı?’’
Chu Feng birşeyin garip olduğunu ve normal bir durumda olmadığının farkındaydı.O anda boynu kalın ve kırmızıydı.Vücudundaki kan sanki belirsiz bir ateş onun bütün vücudunu yakıyor gibi kaynıyordu.
Belirsiz ateş ‘’kötücül ateş’’ ‘di.Bu beyni arzularla dolduruyordu ve insanlarda erkek ve kadınlar arasındaki şeyleri yaptırma isteğini uyandırıyordu.Eğer bu vücuttan atılmazsa,vücuda zarar verirdi.(Ç.N:Nasıl atılacağını Dr. Chu Feng bize şimdi gösterek )
‘’Görünüşe göre bu yemek gerçekten rastgele yenilemez.’’(Ç.N:Paşa ne durumda?)
Chu Feng biraz endişeliydi ve hızlı bir şekilde bedeni içindeki kötü ateşi bastırmak için ruhsal enerji kullanıyordu.Ruhsal enerjinin gücünün gerçekten harika olduğu söylenmeliydi.Bununla beraber biraz etkisi olmuştu.
Kaynar duygularını kontrol ettiğini hissedince ,yukarı doğru devam etti.Fakat,Chu Feng dördüncü kata vardığında beşinci kattan gelen bir koku dalgası oraya gelmişti.
Koku belirli bir çiçekten geliyor gibi gözüküyordu ve bu insanların kendini kaybetmesine neden oluyordu.Chu Feng kendini kontrol edememişti ve bunun cazibesine kapılmıştı.ayakadımlarını hızlandırmıştı ama 5. Kata yürüdüğü anda ,Chu Feng su sıçraması duyup,buhar’ın yüzüne doğru geldiğini görmüştü.
O anda Chu Feng paniğe kapıldı.O bilinçsizce bir olasılığı düşündü.Bu sahneyi ilk defa tecrübe etmesine rağmen,bu bir kadının banyo yeri gibi görünüyordu.
’Bok.’’ (Ç.N:Kahretsin yapardım da ‘’Crap’’ demişler. Mecbur böyle )
O anda,Chu Feng ruhsal enerjisinin hızla yayıldığını keşfetti.Bir anda tüm ruhsal enerjisini sanki gelişimi biri tarafından emilmiş gibi kaybolmuştu.Bu sanki yıllardır uğraştığı gelişimi kaybolmuş gibiydi.
Bu normal bir durum olsaydı,belkide Chu Feng  sakinleşirdi ve gelişiminin neden kaybolduğunu bulurdu.Fakat Chu Feng o anda tamamen paniklemişti çünkü ruhsal enerjisi tarafından bastırılan arzular deli gibi dışarı çıkmıştı.Bu az önceye göre birkaç kat daha güçlüydü.
O anda arzuları beynine doğru çarpmıştı ve Chu Feng aklını birazdan kaybeteceğini hissetmişti.Bilinç altında bu yeri terk etmeye hazırlanmıştı yoksa korkunç bir şey olacakdı.
*bang clank*Paniklediği gibi,Chu Feng yanlışlıkla bir porselen vazoyu düşürmüştü.Kırılmasada sesi net çıkmıştı.
‘’Kim?’’O anda keskin fakat tatlı bir kadının sesi duyulmuştu.Bu Su Rou’ydu.
‘’Buraya gelme!’’ Chu Feng bilinçsizce sadece Su Rou’nun sesini duyarak bağırmıştı,artık dayanamıyordu.Tilki-ruhlu gibi olan Su Rou’yu gördüğünde ne yapacağını kim bilebilirdi.(Ç.N:Ben biliyorum istersen anlatayım:D)
Bilgilendirici Ç.N: Çin efsanelerinde insanlara dönüşebilen tilki ruhları son derece güzeldir.
‘’Chu Feng bu sen misin?’’ Chu Feng’in sesini duyunca,Su Rou açıkça rahatlamıştı ve gardını indirmişti.Su sıçraması seslerinden sonra hafif ayak adımları onları takip etmişti.
O anda Chu Feng ayrılmak istemişti ama buhardaki o çekici vücudu gördüğünde hareketlerini durduramamıştı.Kötücül ateş ile dolu olan bakışlarını güzel vücuda götürmüştü.(Ç.N:Ben olsam şimdiye sikerim amk.Daha ne kadar bekleteceksin beni!Hajime olsa şimdiye sokmuştu Yue’ye!)
Su Rou buhardan dışarı çıkmıştı.Beyaz havlu vücudunu ve baştan çıkarıcı hatlarını kapatıyordu.Kar beyazı omuzları ve bacakları tamamen görülüyordu.
Onun ıslak,uzun saçı omuzlarında dağılmmıştı ve su damlacıkları yavaş yavaş ince,yumuşak ve pürüzsüz teninde aşağı doğru akıyordu.Güzel.Aşırı güzel.Eğer bu onun tilki gibi yüzü veya şeytan gibi vücudu olsa bile bir bakışta şehvet patlaması olurdu, (Ç.N:Ulan kızda istekli gibi orada öyle gururla çıkıyor Chu Feng yeter artık vur işte mala !)
‘’Chu Feng,bu gerçekten sensin.Neden buraya geldin?’’Su Rou her ne kadar Chu Feng’in orada olmasını beklemesede,hala tatlı bir şekilde gülüyordu ve binlerce zerafet türü gösteriyordu.Bu yumuşak ve tatlı sesi duyunca Chu Feng’in son bilinci de çökmüştü.
*whoosh*Eğer bu diğerleri olsaydı kendilerini Su Rou’yu gördüklerinde kontrol etmeleri zor olurdu.Kötücül ateş tarafından yutulan Chu Feng’den söz etmeye gerek yoktu.Kolları ve bacaklarını açmıştı ve bir kurbağa gibi zıplamayla kendini güzel Su Rou’ya  atmıştı.
‘’Ne yapıyorsun!’’ (Ç.N:Seni.)
Chu Feng’in ona doğru sıçradığını görünce Su Rou’nun yüzü tüm rengini anında kaybedip, bir şeylerin yanlış olduğunu hissetmişti.Kurtulmaya çalıştı,ama vücudunda tek bir bilge enerjisinin bile olmadığını keşfetti.Gözleriyle Chu Feng’in eylemlerini görebilse bile vücudu tepki verememişti.
‘’Ahh ~~~ ”
Keskin bir bağırış duyulmuştu ve Su Rou yere düşmüştü.Chu Feng tarafından yere atılmıştı ve o anda Su Rou’nun kar beyazı teni  kırmızılaşmıştı.Onun tilki gibi,çekici büyük gözleri Chu Feng’e bakıyordu, bakışları korku ve şok ile dolmuştu.
Chu Feng’in onun vücuduna vahşice  batırdığı bir şey olduğunu hissetmişti.O durum karşısında, doğal olarak, Su Rou neler olup bittiğini biliyordu. (Ç.N: Şimdi tecavüz mü desem,kız da istekli o yüzden tecavüz değil mi desem bilemedim.En iyisi ikiside platonik aşk sanıp aslında birbirini seviyordu diyelim. )
‘’Chu Feng,ne yapıyorsun,ayağa kalk!’’
Korkudan kendini kaybettiği gibi,Su Rou Chu Feng’i itmek istiyordu ama bu işe yaramazdı ve hiç güç kullanamıyordu.Yumuşak ve pürüzsüz elleri Chu Feng’in vücudu ile ovuşturuluyordu ve bu Chu Feng’in arzularını daha da güçlü yapıyordu. (Ç.N: Mercimeği fırında kaynar derecede pişirme diye buna derim ! )
 Ç.N: MGA 134 bugün gelmeyecek.Heyecanlanın azıcık .Belki Arifureta çevirip onuda  atarım ama başka bir seriden bölüm atarsam bilin ki Arifureta işi yatık.


Yorum Yap "MGA 133"