Otto Von Bismark Günceli

MGA 110

Eylül 04, 2016

Bu çeviride bize yardım eden Askamov arkadaşımıza çok teşekkür ederiz.
Çeviri için Askamov, kontrol ve  edit için Wertyul arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar…

MGA 110.Bölüm

Vücuduyla tüm temasından sonra, Chu Feng kızın ona hiçbir şekilde zarar veremeyeceğini anladı.
Bilakis, tehlikeli durumda olan kişi kızdı. Sonuçta, o son derece tatlıydı ve hiçbir kaçışı olmayan bir ruh dünyasına hapsedilmişti. En önemli kısımsa, ruh dünyasının içindeyken Chu Feng ona dokunabiliyor ve onu hissedebiliyordu.
Bu adeta eşsiz bir güzelliği vücudunun içine kilitlemekti. Çok parlaktı, yumuşak, kontrol etmesi kolay… Ama bereket versin ki, Chu Feng o tipte bir insan değildi, yoksa…
“Hey, şerefsiz, ne hakkında düşünüyorsun?” Chu Feng’i şeytani bir gülüşle kendisini izlerken görünce, kız bağırdı.
“Diyorum ki, Eggy. İkimiz bir olduğumuz sürece, Gong Luyun’u yenmemde bana yardım edebileceğini söyledin. Bu doğru muydu?” Chu Feng bunu söylediğinde gülüyordu, ancak gülüşü çok yaramazcaydı.
“Git ve öl. Kimse seninle birleşmeyecek.” Kız sinirle dişlerini sıktı ve kulaklarından duman geldi. Yuvarlak gözleriyle Chu Feng’e bakıyordu. Ama Chu Feng onu nasıl görürse görsün, o hala çok şirindi.
Bu, güzellikte belirli bir seviyeye ulaşan birinin, ne kadar dayanılmaz ifadeler takınsada hala bir güzellik abidesi olduğu gerçeğiydi.
“Bak, sen az önce birli…”
“Şerefsiz herif! Bu ikamet etme, birleşme değil!”
“İkamet etme? Bunu nasıl yapıyorsun?” Chu Feng merakla sordu.
“Sen ve ben ruh bağı sözleşmesi yaptığımız sürece, ruh dünyasını seninle paylaşmaya açık olacağım. Ayrıca, sen istediğin sürece ben ruh dünyasından senin vücuduna girebilecek ve gücümü sana aktarabileceğim.”
“Yinede, benim şuanki gelişimim tamamen mühürlendi ve bunu nasıl geri alacağımı bilmiyorum, sadece en başından başlayabilirim. Yani, yardımımı istiyorsan, benim gelişimime yardımcı olmalısın. 1 Yıl içinde benim bilgelik alemine girmeme yardım edersen, doğal olarak, Gong Luyun karşısında dövüşmeye açık olacaksın.” Kız açıkladı.
“Ne? Gelişmene yardımcı olmak mı? Senin bilge alemine yardımcı olmak için harcayacağım vakit muhtemelen benim gökyüzü alemine girmeme yeterli olacaktır.” Chu Feng kederle söyledi.
“Hmph. 1 Yıl içinde gökyüzü alemine girmen mümkün mü? bilge alemine girmen dahi zor olacaktır. Ama, bana yardım etmek istersen, hiç şüphesiz ben profound alemine 1 yıl içinde girebilirim.”
“Ayrıca, benim gelişimim senin gelişimini engellemeyecek. Hatta, benim gelişimime yardım etmek senin ruh formasyon tekniğini geliştirecektir.” Kız dudaklarını kıvırdı ve söyledi.
“Bu doğru mu?” Chu Feng’in şüpheleri vardı.
“Tabii ki” Kız kendinden oldukça emindi.
“Sana nasıl yardım edebileceğimi söyle.” Chu Feng sordu.
Bu dünyada kimseye bedava aş yok ve ruhlar siz insanlara karşılıksız hizmet etmezler. Ruh kontrolcülerinin ruhların gücünü kazanmalarının sebebi ruhlara ‘Kaynak Enerjisi’ sağlamalarıdır.
“Kaynak enerjisi mi? O da ne?”
“Senin dünyanda, ölü yada diri tüm gelişimciler bu enerjiye sahip. Vücutları yok edilmediği sürece, kaynak enerjileri de yok olmayacaktır.”
“Bu Kaynak enerjisinin senin için hiçbir faydası yok. Lakin, bizim için büyük çekiciliğe sahip çünkü bu enerji bizim hızlıca gelişimimizi yükseltmemize yardımcı olabilir.”
“Örnek vermek gerekirse, eğer bilge aleminde bir gelişimci bulursan ve benim onun tüm kaynak enerjisini emmeme izin verirsen, ben kök alemine erişebilirim. Buna ne dersin? Senin gelişiminden çok daha hızlı dimi?” Kız söyledi ve kıkırdadı.
“Bir bilge alemi gelişimcisi? Bunu kolaymış gibi göstermeye çalışma tamam mı? bilge alemindeki bir gelişimcisi yakalayabilecek ve onun enerjisini emebilecek olsam neden sana ihtiyaç duyayım ki?” Chu Feng son derece kasvetliydi.
“Aptal. Dediğimi duymadın mı? Dedim ki, ölü veya diri fark etmez, vücutları var olduğu sürece emilebilecek kaynak enerjileri olacaktır. Onları canlı yakalayamasan da, sadece ölü bir tanesini bulamaz mısın? Hatırla, sen bir ruh kontrolcüsüsün!” Kız da biraz kasvetliydi.
“Ölü olsalar bile fark etmiyor mu? Chu Feng tamamen şok olmuştu.
“Elbette! Yoksa, Elder Zhuge neden Leng Wuzui ve o yaşlı adamı harcama ihtiyacı duysun? Hem, Gökyüzü Bilgesi’nin mezarına girdiğinde ondan geriye kalanları bulamadığını fark etmedin mi?”
Kız Chu Feng’in görüşünü paylaştı ve duyduklarını işitti. Yani Chu Feng’in çocukluğundan beri tecrübe ettiği her şeyi biliyordu.
“Eğer böyle söylersen, anlarım. Ama, Elder Zhuge’nin ona hizmet eden bir world spiriti(D.N: nasıl çevirdiğimiz aklıma gelmedi) olmadığını söylemedin mi? Öyleyse kaynak enerjiyi nasıl emebildi?
“Onun, ona hizmet edebilecek bir world spirita sahip olabilecek yeteneği yok ama eminim ki çoktan bir ruhla iletişim kurmuştur. Hali hazırda, bu ruh ile ruh bağlantı anlaşması yapmak için ona teklifler sunacaktır.”
“Gelgelelim, senin şansın çok iyi. Ben seninle bir ruh bağlantı anlaşması yapmayı düşünüyorum ancak senin benim için yeterli kaynak enerjisi bulman şart”
Konuşurken, kız ellerini çaprazladı ve değişik bir el izi dışarı çıktı. Aynı anda, eteği dalgalandı ve ince vücudundan tuhaf ışık huzmeleri yayıldı.
Işık huzmelerinin tuhaf olmalarının sebebi, ışığın siyah olmasıydı. Siyah karanlığı temsil ederdi ve karanlık ışığın direk zıttıydı. Ama,gözleri önünde, son derece koyu siyah ışık yayıyordu, yani bu doğal olarak, kıyaslanamayacak kadar tuhaftı.
Her nasılsa, daha da tuhaf olan şey siyah ışığın kızın vücudundan aşağı akıp yerde değişik bir sembole dönüşmesiydi. Sembol korkunçtu, sinsiydi ve bir canavarın suratına benziyordu. Durmadan kıvrılıyordu ve bir bakışla birlikte, birinin saçları ayaklanabilir, titrerken kalpleri korkuyla dolabilirdi.
“Neyi düşünüyorsun? Hemen içeri gel!”
Kız konuşurken o tuhaf siyah ışık tarafından çevriliydi. Yine de güzelliğinde hiçbir değişme olmadı, hatta gerçek hali buysa çok daha güzel gözüktü.
“Ne? Bu canavar suratının üstünde mi durmamı istiyorsun?” Chu Feng biraz korkmuştu. Bu suratın her şeyi yutabilecek yaşayan bir organizma olduğunu hissetti.
“Aptal. Bu benim ruh bağlantı formasyonum. Geriye doğru düşününce, kaç tane üst seviye world spiritist benimle anlaşma yapmak istedi ancak hepsi benim tarafımdan reddedildi. Şuanda, ben seninle bir anlaşma yapmak istiyorum ve sen beni ret mi ediyorsun?” Kızın kaşları çatıldı, hafiften kızmıştı.
Bunu görünce, Chu Feng dişlerini sıktı ancak yine de içine doğru adım attı. Her nasılsa, adım attığı anda çevreleyen bir gücün onu yuttuğunu hissetti. Anında, her şey bembeyaz oldu ve bilincini kaybetti.
“Mm.”
Ne kadar geçtiği bilinmeyen bir süre sonra, Chu Feng yavaşça gözlerini açtı. Hala Chu aile malikanesinin içinde olduğunu fark etti ve ruh dünyasına girdiğinde ki pozisyonunu koruduğunu gördü.
“Mm?” Aslında iyiyim!” Chu Feng rahatlamanın etkisiyle derin bir nefes aldı. Kız tarafından kandırıldığını düşünmüştü. Lakin etrafını gördükten sonra, düşündüğü gibi olmadığını, hala gayet iyi ve hayatta olduğunu anladı.
“Hey, kokuşmuş Chu Feng, git ve benim için kaynak enerjisi bul!” Ancak tam o anda, kızın sesi Chu Feng’in kulaklarında çınladı.
“Eggy!! Sende mi dışarı çıktın? Neredesin?” Chu Feng şaşkınlıkla zıpladı ve etrafını inceledi, ancak kızı göremedi.
“Aptal, hala seni ruh dünyandayım.” Ses yine kulaklarına geldi.
Bu kelimeleri duyduktan sonra, Chu Feng sevindi ve sessizce söyledi, “Bunun anlamı, başardık mı?”

Yorum Yap "MGA 110"