Dünyanın Oluşumu Günceli

MGA 11

Eylül 03, 2016

KÜÇÜK DÜŞÜRME


“1.seviye beceri: Yüz Elli Yumruk’ta aslında ustalaşmış.”
Salondan sürpriz sesler geliyordu ve herkes Chu Zhen’in o beceriyi kullanabildiğini görebiliyordu.
Yüz Elli Yumruğun sadece 1.seviye beceri olmasına rağmen ustalaştığında daha güçlü oluyordu.

Aynı seviyede olsalardı, buna karşı bir tekniği olmasaydı, o zaman hiçbir şansı olmazdı. Bu yüzden herkes Chu Feng’in şüphesiz yenileceğini düşündü.
Chu Yue kaşlarını çattı ve gizlice iki adım attı. Chu Zhen’in şeytani planlarını durdurmak istedi.
“Chu Yue izleyiciler karışamaz bu kuralı biliyor olmalısın.”
Tam o anda kulaklarında bir ses duydu. Etrafında dönerek, Chu Cheng’in gülümsediğini ve Chu Yue’ye baktığını gördü.
Chu Yue, durumun iyi olmadığını biliyordu. O, Chu Cheng’in onu takip ettiğini düşünmemişti.
Fakat bu yüzden, Bu iki kardeşin Chu Feng’in kolayca gitmesine izin vermeyeceği anlamına geliyordu. Bu onu daha da endişelendirdi.
“Bom. Bom. Bom.”
Birçok yumruk havayı doldurdu ve neredeyse Chu Feng’in görüş alanını kapattı. Havayı kesen bir sesle, aniden saldırdı.
Chu Feng, Chu Zhen’in yumruğunun normal olmadığını hissetti ve kendini herhangi bir şekilde dizginlemedi. Bu, onun çok acımasız olduğunu gösterdi.
Ama Chu Feng hiç korkmadı ve hala olduğu yerde duruyordu. O engellemedi veya kaçmadı, sadece saldırının gelmesini bekledi.
“Bu Chu Feng aptal mı? Niçin engellemiyor?”
“O saldırıdan kaçınmak istiyor ama yapabilir mi ki? Gücüyle muhtemelen zamanında tepki veremez.”
“Bu doğru. Sonuçta o, dış sahada beş yıl kalmış bir çöp.”
Chu Feng’in engellemediklerini gördüklerinde onlar bile Chu Feng’in Chu Zhen’in kudretinden korktuğunu düşündü. Ve başkalarının derdini görünce, yüzlerinde bir gülümseme ortaya çıktı.
Fakat Chu Zhen yaklaştığında, Chu Feng aniden kollarını salladı ve korkunç bir aura vücudundan çıktı.
Bu aura, Chu Zhen’in üstüne geldiğinde, Chu Zhen aniden şaşkınlıkla baktı. Çünkü aurada öldürme niyeti hissetmişti.
“Bommmmmmmm….”
Chu Zheng şaşkınlıkla bakarken, Chu Feng aniden avucunu uzattı. Saldırı hızı çok fazlaydı ve kimse tepki veremeden, Chu Zhen’in göğsünün üzerinde patladı.
“Boom…” Avuç saldırısıyla, Chu Zhen anında Qi’sinin ve kanının sıçradığını hisseti ve bir acı dalgası göğsünden geldi.
“Bom. Bom. Bom.” Ama düşünecek vakti olmadan, Chu Feng birkaç avuç içi daha yolladı ve hepsi de Chu Zhen’e çarptı.
“Ahhh.” Chu Zhen yüksek sesle bağırdı. İki bacağı da uyuşarak Chu Feng’in önünde diz çöktü, sonra gücü olmadan yere düştü.
“Bu………”
Bu olay herkesin ağzını açık bıraktı. Onlar, Chu Feng’in asla böyle bir patlayıcı güce sahip olabileceğini düşünmemişti. Fakat onlar Chu Feng’in kendini frenlediğini bile bilmiyorlardı. Yoksa tek bir avuç içi saldırısıyla, Chu Zhen’i öldürebilirdi.
“Sen Ruh Aleminde 4.Seviyede mısın?” O anda, Chu Wei ağzını açtı. İki gözü de şaşkınlıkla ve sıkıca Chu Feng’e baktı.
“Ne? Ruh Aleminde 4.Seviye mı?”
Bu sözlerle, herkes tepki vermeye başladı. Dövüş becerileri olmadan Ruh Aleminde 3.Seviyeyi yenmek için Ruh Aleminde 4.Seviyede gücünün olması gerektiğini biliyorlardı.
Fakat Ruh Aleminde 4.Seviye ve Chu Feng ile bağlantı kurmaya çalışmak, kalabalık bunun imkansız olduğunu ve kabul etmesi zor bir şey olarak hissetti.
Sadece onların da değil, Chu Yue’nin bile gözleri genişledi. Küçük ağzı yavaşça açıldı ve gözleri şaşkınlıkla doluydu.
Chu Feng kalabalığı umursamadı. O doğrudan masanın önüne yürüdü, üç Aziz Ruhu Bitkisini alıp kapıya doğru yürüdü.
“Dur orada. Bu aile üyeleri arasındaki bir olay yine de bu kadar ağır saldırdın. Senin kalbin nerede?” Aniden birisi bağırdı.
Oraya bakarken, Chu Cheng, Chu Zhen’in kolunu tutup kaldırmaya çalışıyordu. Ama Chu Cheng’in yüzü öfkeyle doluydu. Küçük kardeşinin birisi tarafından bu derece dövülmesi katlanılır bir şey değildi.
“Ne? Ne zaman beni bir aile üyesi olarak görüyorsunuz? Daha önce bunu dediğinizi hatırlamıyorum. Chu Feng yavaşça gülümsedi ve dedi. ” Hatta sen bile dedin. Yumrukların ve tekmelerin gözü yoktur bu yüzden herhangi bir yaralanma hakkında şikayet edemezsin. Yenilgiyi kabul etmiyor musun?”
“Yenilgiyi kabul mü etmiyorum? Kasıtlı olarak ağır saldırdığın belli.” Chu Zhen dişini sıkıp acıya katlandı ve yüksek sesle ateş püskürttü.
Kurban olarak, Chu Feng’in ilk avucuyla yenildiği açıkça belliydi. Fakat Chu Feng ona sürekli saldırmaya devam etti. Bu yüzden kasıtlı olduğu belliydi ve onun daha fazla utanmasını istedi.
Bunu dinleyince, Chu Feng tekrar gülümsedi. “Ruh Aleminde 4.Seviyeye yeni girdim bu yüzden gücümü tam olarak kontrol edemiyorum.”
“Ve daha önce, bana çok güçlü göründün doğal olarak seni küçümsemeye cesaret edemedim ve saldırına tüm gücümle cevap verdim.”
Ama kim düşünürdü ki bir darbeyi bile alamayan kağıt üstünde bir kaplan olduğunu? Ben seni gözümde büyütmüşüm.”
“Sen….” Chu Feng’in sözlerini dinleyince, Chu Zhen’in yüzü soldu. O her nefeste yüksek sesler çıkararak daha da sinirlendi ve neredeyse karaciğerini dışarıya çıkaracaktı.
Sadece çöp tarafından yenilmemişti, kalabalığın önünde de aşağılanmıştı. Ve bunu kabul etmek gerçekten zordu.
Fakat isteseydi bile, bir şey diyemezdi çünkü şimdiki kurallar o ve abisi tarafından belirlenmişti.
“Chu Feng, çok kibirli olma. Cesaretin varsa hadi dövüşelim.” O anda, Chu ailesinden başka biri ayağa kalktı.
“Ah! Benimle dövüşmek mi istiyorsun? Tamam, o zaman, bir Aziz Ruhu Bitkisi ortaya koy. Cesaretin var mı?” Chu Feng o kişiye karşı elini uzattı.
“Sen…”
O kişi de Chu Zhen ve Chu Feng ile aynı anda Yeşil Ejder Okuluna girmişti ama Chu Zhen kadar güçlü değildi.
O, Chu Feng ile dövüşmeye cesaret edebilirdi ama eğer bir Aziz Ruhu Bitkisi bahis olursa buna cesaret edemezdi.
“Ne oldu? İsteyen varsa gelebilir, tabii ki Aziz Ruhu Bitkisini kaybetmeyi umursamadığı sürece. ”
“Chu Feng, aşırıya kaçma.” Sonunda Chu Wei konuştu.
“Bu da ne? Chu Wei, sen de mi dövüşmek istiyorsun? Yanılmıyorsam, benden beş yaş büyük olmalısın değil mi? İnsanların küçüklerine zorbalık ettiğini konuşmasını umursamıyorsan o zaman ben de umursamam. Sonuçta kaybedersem yüzümü kaybetmeyeceğim ve kazanırsam büyük kazanacağım değil mi?”
Bunu dinleyince, Chu Wei elini sıktı fakat başka bir şey söylemedi.
Çünkü Chu Feng haklıydı. Aralarındaki yaş farkı yüzünden Chu Wei, Chu Zhen ve Chu Cheng gibi değildi.
Fakat Chu Wei dövüşemezdi çünkü o artık genç değildi. Onun yaşıyla, Chu Feng’e karşı kazansa bile başkaları tarafından alay edilirdi. Bu yüzden saldırmadı.
Salondaki çoğu insanın başını indirdiğini görünce Chu Feng aniden güldü. Mutlulukla güldü ve dönüp ayrılmadan önce konuştu.
“Ayrılmadan önce herkese iki kelime vereceğim. Birincisi ‘hatasız olduğunu düşünmek’ ve ikincisi, ‘kendini küçük düşürmesi’ . Arkalarındaki anlamları kendiniz anlayabilirsiniz.” Bunu dedikten sonra, Chu Feng bir kapıyı zorlayarak açtı ve zarifçe ayrıldı.
Başlangıçta, Chu ailesi Chu Feng’i aşağılamak istemişti fakat şimdi, birkaç yabancının önünde Chu Feng tarafından aşağılanmıştılar. Bu, onlara artık yüzlerinin kalmadığını hissettirdi.
Fakat en kabul edilmez şey Chu Feng’in gücüydü. Başlangıçta, onlar Chu Feng’i, Chu ailesinin çöpü olduğunu düşündüler. Ama şimdi, Chu Feng Ruh Aleminde 4.Seviyeydi, birçok kişiyi geçiyordu. Bu, onları çok utandırmış hissettirdi.
Chu Feng konutun dışına yürüdü ve kalbi yenilendi. Bugüne kadar bu insanlar tarafından zorbalık görüyordu. Sonunda bugün, zorbalık eden oydu.
Aslında, bu zorbalık değildi. Chu Feng, sadece onlar tarafından zorlanmıştı. Ama ne olursa olsun, son derece yenilenmiş hissetti.
“Chu Feng.” Chu Feng uzağa yürümeden önce, tatlı bir ses duyuldu. O kişi Chu Yue idi.

Yorum Yap "MGA 11"