Otto Von Bismark Günceli

MGA 1

Eylül 02, 2016

Tanıtım | Sonraki Bölüm

Dış Saha Öğrencisi


Gece. Ay gökyüzünde parlıyor ve yıldızlar gökyüzünün tamamını kaplıyordu. Fakat yılduz nehrin içinde 9 Renkli Yıldırım özellikle göz kamaştırıcıydı.

“Gökyüzünde anormal işaretler belirdi ve bu yeryüzüne bir tanrının vücudu ineceğinin göstergesi.”

Dokuz şehrin zirvesindeki imparatorluk şehrinde, altın kıyafetli yaşlı bir adam elini arkasına atmış gökyüzünü izliyordu. Arkasında 10 binlerce imparator şehri uzmanı vardı. İmparator şehri uzmanları bir emir bekliyorlarmış gibi diz çökmüştü.

*Buzz*

Aniden, yıldızlar yoğunlaşarak 9 renkli bir yıldırım şekli oluşturdu. Cennetten ve yıldız nehri arasından düşmeye başladı.

O anda karanlık gece beyaz bir güne dönüşmüştü. Yıldırımın çarpmasından önce bile zemin sarsılmaya ve şiddetli sesler çıkarmaya başlamıştı.
Ama bu 9 Renkli Yıldırımdı. Zeminle temas ettiği an, hiçbir zarar vermedi aksine bir anda kayboldu.

Aynı zamanda dünya bir kez daha geceye dönmüştü. Önemli şeyler alınmışçasına ve eski günler yenilenircesine ışıldayan gece biraz karanlıklaşmıştı.

Fakat yaşlı adamın gözleri anormal şekilde parlıyordu ve heyecandan vücudu titriyordu. Yıldırımın indiği konumu göstererek,

”İmparatorluk şehrinde bu gece doğan tüm çocukları getirin.”

“Evet, efendim.”

Şimşek benzeri cevap ufka yayıldı ve 10 binlerce İmparator şehri uzmanı Qingzhou’ya doğru yöneldi. Tanrının vücudunu arayacaklarına dair İmparator mahkemesine yemin etmişlerdi.

Zaman geçti. 5 yıl göz açıp kaparcasına geçmesine rağmen insanlar o anı hala hatırlıyorlardı. Hiç kimse imparatorluk mahkemesinin eylemlerinin ne anlama geldiğini bilmiyordu.

Qingzhou sınırları içerisindeki 9 şehirdeki sayısız okuldan biri de Yeşil Ejder Okuluydu.

//Azure= Gök mavisi ama çevirilerde yeşil diye başlanmış öyle devam ediliyor.

Bugün bir kez daha Yeşil Ejder Okulunun yıllık öğrenci alım günüydü. Okulun dışında onlarca insan vardı.

Fakat daima en meşgul insanlar dış saha öğrencileriydi. Okul başvurusundaki tüm sorumluluklar onların üstüne yüklenmişti.
Dış saha öğrencileri, en zor ve teşekkürsüz işi yapanlardı. Sadece okuldaki en düşük pozisyon onların değildi. Onlar, okul dışındaki insanlar tarafından bile aşağılanırlardı.

Sebebi basitti. Eğer dış saha öğrencileriyse, onların yetenekleri berbat olmalıydı ve tüm yaşamları boyunca büyük başarılara sahip olmaları imkansızdı. Doğal olarak onlar küçümsenirlerdi.

“Hey, bu tutum da ne? Kim olduğumu biliyor musun?” Göz kamaştırıcı kıyafetler giyen genç bayan genç adama bağırdı.

“Çok üzgünüm. Zaten çok geç oldu, okul birazdan kapanacak. Yarın lütfen tekrar gelin.” Genç adam önerisini nazik şekilde söyledi fakat iki gözünde de kahramanca bir ifade vardı.

Adı Chu Feng’di. 15 yaşındaydı. Yeşil Ejder Okulunun binlerce dış saha öğrencisinden biriydi. Dış saha öğrencisi olmasına rağmen Chu Feng diğerlerinden farklıydı. O başkalarını asla aşağılamadı ve kendisini de aşağılatmadı.

“Yarın gel mi? Sence ben aptal mıyım? Burada dağlar var. Nerede uyuyacağımızı düşünüyorsun?“

“Benim için yer ayarlamış olmanız lazım ya da bir cevap için büyüklerinle görüşeceğim.” Bayan onu dinlememişti yada umurunda bile değildi. Chu Feng’in yakasına bile yapışmıştı.

“Chu Feng, bir sorunla mı karşılaştın?” Ama o zaman tatlı bir ses duyuldu.

O yöne baktığınızda mor kıyafet giyen genç bir bayan yürüyordu. Ağzında sahte bir gülümseme olmasına rağmen sinirli bir şekilde kıza bakıyordu.
Genç bayanı görünce kızın yüzündeki ifade değişti ve korkmaya başladı.
Bunun sebebi kızın iç saha öğrencisi olduğunu gösteren mor bir kıyafet giymesiydi.

Genç kız sessizce mırıldandı. Statüsünü kullanarak önündeki adam için işleri zorlaştırabileceğini düşünmüştü. Bu dış saha öğrencisinin arkasında bir iç saha öğrencisi olduğunu kim düşünebilirdi ki? İç saha öğrencilerine karşı böyle tutum sergileyemezdiniz.

“Hiçbir şey, hiçbir şey…. Ben sadece bir şeyler soruyordum.” Kız gülerek olanları açıkladı.

Genç bayan ona baktı ve sadece tek bir kelime söyledi “Defol.” O anda genç kızın vücudu titremeye başlamıştı ve yüzü ifadesizleşmişti.

Fakat kız hiç tereddüt etmedi. Kız Genç adamı çekti hızla ayrıldı. Kızın yüzü gerçekten ciddi gözüküyordu.
Olanları görünce Chu Feng başını çevirip yanındaki genç bayana nazikçe söyledi” Chu Yue çok teşekkür ederim.”

“Bu kadar nazik olmana gerek yok. Biz bir aileyiz değil mi?” Chu Yue biraz kırgındı.

Chu Yue haklıydı. İkisi de aynı aileden geliyorlardı. Chu Yue ve Chu Feng, ChuFeng’in baba tarafından kuzendiler ve o Chu Feng’den sadece 1 yıl büyüktü.

Ancak Chu Yue zaten 3 yıl önce iç saha öğrencisi olmuştu. O şuanda Ruh Aleminde 4. Seviyeydi.

“Biz, okul kurallarına uymalıyız.” Chu Feng parlak bir gülümsemeyle konuştu.
Chu Yue, Chu Feng’e baktığında kalbi sızladı,”Chu Feng bu yıl da iç saha sınavına katılmayacak mısın? Ya da hala Ruh Aleminde 3. Seviye olmadın mı?”

Chu Feng cevap vermedi, yüzünde sahte bir gülümseme vardı. Kimse ne demek istediğini bilmiyordu.
Bunu gören Chu Yue belindeki çantasından bir şey çıkarıp Chu Feng’in eline bıraktı, ”İçine çekmeyi dene belki 3. Seviye’ye ulaşmana yardımcı olur.”

Chu Feng çantasını açtı ve içinden ruhsal enerji gelmeye başladı. Pırıl pırıl parlayan şeffaf bir parmak boyutunda Aziz Ruhu Bitkisiydi.

“Chu Yue bu çok değerli, bunu alamam,” Chu Feng aceleyle Chu Yue’ye geri verdi.

Aziz Ruhu Bitkisi. Bu, dövüş sanatları için her derde deva olan bir şeydi ve oldukça değerliydi. Ruh uzmanlarına sonsuz derece yarar sağlıyordu.
Antrenman hızlarını arttırmak için Chu ailesi onlara her yıl 1 tane Aziz Ruhu Bitkisi verirdi.

Chu Yue aile tarafından desteklenenlerden biriydi ama o kullanmadan Chu Feng’e vermişti. Chu Feng bundan gerçekten etkilenmişti ki bu yüzden bunu kabul edemezdi.

“Sana verdiğimi söylediğim zaman onu almalısın. Ne de olsa sen benim küçük kardeşimsin.” Chu Yue tedirgince söyledi.

“Oh… Ne zamandan beri bu kadar cömertsin, hatta insanlara Aziz Ruhu Bitkisi vermeye başladın?”

“Baksana ben de senin küçük kardeşinim, tesadüfen neredeyse Ruh Aleminde 4.Seviye olacağım. Neden onu bana vermiyorsun?”

Chu Feng ile aynı yaşlarda olan genç yürümeye başladı ve o da iç saha öğrenci kıyafetleri giyiyordu. Onun adı Chu Zhen idi ayrıca Chu ailesindendi. 5 yıl önce Yeşil Ejder okuluna aynı anda girmişlerdi. Sadece o 2 yıl önce iç saha öğrencisi olmuştu.

“Chu Zhen, zaten Ruh Aleminde 3.Seviyesin ve başarıyla ruhsal enerjiyi hissediyorsun. Bu Aziz Ruhu Bitkisine sahip olmasan da rahatlıkla seviye atlayabilirsin.”

“Fakat Chu Feng ruhsal enerjiyi hissedemiyor bile, yani bu Aziz Ruhu Bitkisi onun için önemli.” Chu Yue zorla Aziz Ruhu Bitkisini Chu Feng’in eline tutuşturdu.

“Evet haklısın. Ne yazık ki o istemiyor.” Chu Zhen ellerini açarak sakince gülümsedi.

“Kim söyledi istemediği mi?” Fakat sonra Chu Feng yavaşça gülümsedi ve Aziz Ruhu Bitkisini cebine koyup şöyle söyledi, “ Chu Yue bunu ödünç olarak alıyorum. Daha sonra sana iki tane birden vereceğim.”

“Mm, tamam.” Chu Feng’in kabul ettiğini gördüğünde Chu Yue, zaten mutlu olmuştu. Sadece rastgele cevap verdi ve Chu Feng’in geri vereceğini ya da vermeyeceğini hiç umursamıyordu.

“Eğer onu alıyorsan neden geri vermiyorsun? Bu Aziz Ruhu Bitkisini sana vermek tamamen zaman kaybı.” Chu Zhen’in yüzü çirkin bir şekle büründü.
Chu Feng sadece gülümsedi ve onu duymazdan geldi. “ Chu Yue ben bu sene iç saha sınavlarına katılacağım.” Chu Yue’ye söyledi.

“Hıh, sen mi? Bu yılki iç saha sınavını geçersen, ben de sana bir tane Aziz Ruhu Bitkisinden vereceğim.” Chu Zhen küçümseyerek Chu Feng’e baktı.

“Bu doğru mu?” Chu Feng gerçekten inanmıyordu.

“Chu Yue tanık olacak. Peki ya sen geçemezsen?”

“O zaman bu yılki Aziz Ruhu Bitkim senin olacak.’’ Arkasından söz bırakmadan kendi işini yapmaya başladı.

“Chu Zhen, biz bir aileyiz. Peki, neden hep Chu Feng için işleri zorlaştırman gerekiyor?“ Chu Yue sıkıntı ile Chu Zhen’e baktı.

“Aile mi? Chu Yue, Chu Feng’in bizim Chu ailemizin bir parçası olmadığını biliyorsun.”

“Okula girdikten sonra 5 yıldır iç saha sınavını geçemedi. O, kesinlikle bizim Chu ailemizin utancıdır.”

“Tüm Chu ailesinde, kim onu seviyor? Sadece sen ona nazik davranıyorsun ve hatta ona kullanması için Aziz Ruhu Bitkisini bile verdin.” Chu Zhen gerçekten anlamadı.

“Sen gerçekten aptalsın.” Chu Yue biraz kızgındı, ona biraz baktıktan sonra uzaklaştı.

Öte yandan, Chu Zhen gülümsedi. Gerçekten mutluydu. Chu Yue’nin Aziz Ruhu Bitkisini alamamış olmasına rağmen biliyordu ki Chu Feng’in Bitkisi bu sene onun olacaktı.

Gece karanlığında, Dış saha öğrenci dinlenme alanı tamamen karanlıktı.
Tüm gün meşgul olunca herkes çok yorgun olurdu ve erkenden uyurdular. Sadece Chu Feng’in odasının ışığı açıktı.

Yatağın üstünde oturup Chu Yue’nin verdiği Bitkiyi tutarak mırıldandı. ”Umarım bu Bitki senin seviye atlamamı sağlar.’’
Bunu dedikten sonra Chu Feng gözlerini kapattı ve avuçlarının içinde kenetlenmiş Bitkiden garip bir büyü çıkardı.

O anda Bitkisinin içindeki enerji avucunun içinden vücuduna girmeye başladı ve dantian’ın içine doldu.

[Dantian :spirit(ruh) enerjisinin vücut da toplandığı bölge]
Aynı zamanda Chu Feng’in dantian’ınından bir şeyler yermiş gibi sesler geldi.
Eğer Chu Feng’in vücuduna bakarsanız, Chu Feng’in dantian’ının derinliklerinde bir yıldırımın oluştuğun keşfederdiniz.

O yuvarlak yıldırım 9 renge sahipti ve her renk vahşi bir yaratık gibiydi. Bu dünyaya ait olmayan korkunç bir aura yayıyordu.

[aura:her maddenin içindeki enerji denilebilir.]


Yorum Yap "MGA 1"