Dünyanın Oluşumu Günceli

Hjc 3.4

Eylül 28, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm



Patron, Zhou Weiqing’e bakarken donakaldı, ”Subayım, B-bu…bu.. bunu bu şekilde hesaplayamazsınız.Bunu tamamlamak için 2 tecrübeli demirci yarım yıldan fazla süre üzerinde uğraştı. Daha Büyülü Yapışkan Yılan’ın kas sinirlerinin fiyatını söylemedim bile.” Bu iç zırhın fiyatı 60 altın coindi. Bu da sıradan bir askerin 20 yıllık maaşına denk geliyordu.

Zhou Weiqing gözleri şaşkınlıktan genişledi, sonra yüzündeki dürüst bir ifadeyle konuştu:” Patron, sen demin kg başına 6 altın coin dememiş miydin? Sen bir de sadece titanyum alaşımının maliyetini alacağını, servis ücreti almayacağını belirtmedin mi? Ben bunu Tabur komutanımıza bir hediye olarak alıyorum. Bu kadar pinti olamazsın değil mi? Bir işletme yönetirken dürüst,samimi olmalısın! Bu nasıl, eğer gerçektende fiyatı yükseltmen gerekiyorsa bişey diyemem ama şuan bende o kadar para yok. Ben bunu tabur komutanımıza hediye ettikten sonra  kalan miktarı gelip ödeyeceğim. Bu uygun mudur? Sonuçta tabur komutanımız devletimizin demirtaşlarındanbiridir.Onun güvenliği adına, ben çoktan bunu almak için birkaç yılda kazandığım birikimlerimden vazgeçtim, şuan gerçenten hiç birşeyin kalmadı.” O hikayesine devam ettiği gibi bu aşağılık hergele karışık duygularla acıklı bir görünüşe büründü.

[ÇN: Hergeleye bak sen gerçekten de konuşmasını biliyormuş 😀 Güzel :D]

“B-Bu…bu..” Shanggong Bing’er için bir hediye olduğunu duyduğunda patronun yüzü garip bir ifadeye büründü.

Zhou Weiqing ile tanışmak gerçektende onda göz yaşları akıtmadan ağlamasına neden olmuştu ve sonunda iç çekerek pes etti, ”Tamam tamam. Bu, Lord Viskont için olduğundan söyleyecek birşeyim yok. Ama subayım, herhangi büyük bir iş olduğu zaman bir dahaki sefere yine bana gelmeyi unutmayın.”

Zhou Weiqing içinden güldü ve daha fazla kalarak riske girmedi, ”Çok teşekkür ederim! Ben akşamın geç saatlerinde şapka için geri geleceğim. Oh evet, normal bir şapka olarak görünmesi için lütfen etrafına kumaştan katmanlar ekleyin. Eğer mümkünse şapka siperini daha büyük yapın böylelikle daha güvenlikli olacaktır.”Bunu söyledikten sonra, Zhou Weiqing iç zırhını avuçladı ve ayrıldı, şuan çok mutlu hissediyordu.

Demirciden ayrıldıktan sonra, Zhou Weiqing sessiz bir dar sokağın içindeki bir köşenin etrafında döndü. O üniformasını çıkardı ve vücuduna oturan iç zırhı giydi. Her ne kadar bu hala  onun için biraz büyük olsada kas telinin esnekliği çok iyidi. Üniformasını giydikten sonra iç zırhı farkedilmiyordu.

“Ne kadar da mükemmel bir parça ah! Ne yazık ki titanyum alaşımı Cennetsel enerji tarafından yönetilemiyordu. Yoksa bu eşsiz kalitesiyle fiyatı astronomik olurdu.” Zhou bu düşüncelerle iç çekti. Titanyum alaşımı bir çok harika özelliği vardı ama demin bahsedilen kusurundan dolayı mükemmel değildi.Bu kusurlar yüzünden cevher ustaları için öncelikli silah olamıyorlardı. Bundan dolayı fiyatı düşüktü.

Yapacaklarını hallettikten sonra, Zhou Weiqing sakladığı hazineleri geri almak için Yıldızlar Ormanına doğru ilerledi. O, yaşadığı 13 yıllık hayatında sahip olduğu en değerli şeydi.

………….

Zhou Weiqing orduya katılıp kurnaz bir okçu olurken Cennetsel Yay imparatorluğu sarayının içinde gergin bir atmosfer mevcuttu.

“Baba, lütfen çok sinirlenme, hepsi benim suçum.” Prenses Difuya diz çökmüş üzüntüden ağlıyordu.

Onun önünde, 40 yaşlarında orta yaşlı bir adam altın bir cübbe giymiş bir ileri bir geri gidiyordu. Kafasında altın bir taç, cildi cevher kadar temiz, gücünü kullanarak oluşturduğu aura havadan hissediliyordu. Bu atmosfer hizmetlilerin zor bir şekilde nefes almalarına neden oluyordu. Şu anda, kaşlarını çatmış gözleri tam bir öfkeyle doluydu. Prenses Difuya’nın kelimelerini duyunca, aniden durdu ve kızgınlıkla bağırdı: “Sana söyleyeyim! Eğer Weiqing yaşıyorsa o zaman sıkıntı yok ama eğer o senin hareketlerin sonucunda ölmüş ise sen de onunla birlikte öleceksin.”

Difuya önceden saraya döndüğü zaman, o ne yaşandığını düşününce, çok daha fazla korkmaya başlamıştı. Bir süre sonra onun nedeni, korkusunun üstesinden geldi ve babasına/İmparator Di Feng Ling’e olanları anlattı. İlk başta tereddüt içerisinde  kelimeleri yutarak konuşuyordu ama Di Feng Ling Zhou Weiqing ile alakalı olduğunu duyar duymaz hemen koruması Niya’yı çağırdı ve tüm detayları öğrenene kadar onu sorguladı. Olanları duyduktan sonra çok fazla sinirlenmişti ve hemen 4 Hayatsal element cevher ustasını Niya ile birlikte Zhou Weiqing’i bulmaya ve iyileştirmeye gönderdi.

Difuya babasına şok içinde baktı. O, Zhou Weiqing’in babasının kalbinde bu kadar önemli bir yere sahip olduğunu beklemiyordu.

“Baba, o sadece senin adamlarıdan birinin oğlu ama ben senin tek kızınım!” Di Feng Ling bir kız bir de erkek çocuğu vardı. Kızı,Difuya 16 yaşındaydı ve birde küçük erkek kardeşi vardı. Di Feng büyük ve şanlı bir liderdi, erkek çocuğu olduktan sonra sağlığını düşünerek daha fazla çocuk yapmama kararı almıştı. Nedeni çok basitti, o çocuklarının gelecekte taht için savaşmalarını istemiyordu. Bu yüzden erkek çocuğu olduktan sonra başka çocuk istemedi.

Di Feng Ling öfke içinde dedi:”Sen hala benim sadece kızım olduğunu mu düşünüyorsun? Geçmişte sınırlarımız Kelise imparatorluğu ileyken eğer büyük kardeş Zhou beni kurtarmak için hayatını risk etmeseydi,düşmandan gelen oklara vücudunu kalkan olarak kullanmasaydı, sen şuan hayata gelmemiş olacaktın. O zamanlar büyük kardeş Zhou tam 26 ok tarafından vuruldu ve 4 Hayatsal element cevher ustaları birleşerek onun hayatını anca 1 ay sonra kurtarabildiler. Geçmiş 20 yıl boyunca büyük kardeş Zhou sayısız kere savaşlarda yaşamını riske attı. O olmasaydı, Cennetsel Yay imparatorluğu diye birşey kalmazdı ve o zaman sen bir prenses olabilecek miydin? Kraliyet ailesinin bir üyesi olarak, beyaz atlı prensinin hayalini kurup bekleyeceğine imparatorluğumuzu geliştirmek için efor sarfetmelisin. Bugün Zhou Weiqing seni muhtemelen kazayla yada tesadüf eseri gördü. Hadi diyelim gerçekten de amacı dikizlemekti, nolmuş yani? O senin nişanlın. O her ne kadar…, sen de bir hiçsin. Ama sen..sen fiilen ona Elemensel cevher yeteneğinle saldırdın. Sana söyleyebilirim ki ben şaka yapmıyorum. Eğer Weiqing gerçekten ölmüşse, sende ona ölüm yolunda eşlik edeceksin yoksa büyük kardeş Zhou’nun yüzüne bakamam.”

Difuya şuan gerçekten korkmuştu, özellikle babası iki kere Zhou Weiqing ile birlikte öleceksin dediğinde, o babasının kararını çoktan verdiğini her ne kadar inanmak istemese de biliyordu.

“Majesteleri.” Şuanda 5 kişi odaya girdi ve Di Feng Ling’e doğru eğildiler. Bunlar, Zhou Weiqing’i iyileştirmesi için yolladığı 4 Hayatsal element cevher ustalarıydı.

“Nasıl, Weiqing’in durumu nasıl?” Di Feng Ling endişeli bir şekilde sordu.

Hayatsal element cevher ustalarının lideri saygılı bir şekilde dedi: ”Endişelenmeyin Majesteleri, biz Viskont Zhou’yu bulamadık ama alanı dikkatlice incelediğimizde biz onun uzaklaşan adım izlerini bulduk. Ve Viskont Zhou’nun güvenli bi şekilde ayrıldığı sonucuna vardık.”

Di Feng Ling kaşları çatıldı. ”Bu nasıl mümkün olabilir? Weiqing Cennetsel enerjiye sahip olmayan sadece sıradan bir insan, Ateş elementi cevherinden bir darbeye maruz kaldığnı düşünürsek, Korkarım ki…”

Cevher ustasi dedi: “Viskont Zhou sonuçta Amiral Zhou’nun oğlu. Belki, amiral ona bazı savunma eşyaları vermiştir, ve bunlarda onun hayatını kurtarmış olabilir.”

Di Feng Ling ifadesi nihayet hafifledi ve o Difuya döndü ve şöyle dedi: “Kalk ayağa, beni Amiralin malikanesine kadar takip et ve Weiqing’ten özür dile.”

Bu noktada, Difuya aksi birşey söylemeye nası cüret edebilirdi ki? Her nekadar Zhou Weiqing’e kalbinden sövse de, o hala kalkıp sanki kendisi hatalıymış gibi babasını takip etmeliydi.

………….

Tabiki Zhou  Weiqing başkente neler olduğuyla alakalı hiçbirşey bilmiyordu. Sonraki şafak o ,kaldığı konaklama yerinde kahvaltısını neşeli bir şekilde yaptı ve uzun-yayını omuzlayıp ordu kampına doğru ilerledi.

///////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

ÇN: 3’i gitti, kaldı 5 😀

ÇN: Kalan bölümlerin çevirisine Pazartesi başlayacam arkadaşlar. Çarşamba günü diğer 5 bölümü toplu olarak yayınlayacam haberiniz ola 😀


Yorum Yap "Hjc 3.4"