Otto Von Bismark Günceli

Hjc 3.3

Eylül 28, 2016


Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


“Merhaba subayım, ne arzu etmiştiniz?” Dükkanın işletmecisi ordu üniformasını gördüğünde hemen Zhou Weiqing’i selamladı. Cennetsel Yay imparatorluğu içinde, her ne kadar demirci mesleği, düşük seviye olarak dikkate alınmasa da bir askerin hala çok fazla gerisindeydi.

Burada, en çok saygı gören meslek, cevher ustaları dışında ordudaki askerlerdi. Sonuçta sadece Cennetsel Yay imparatorluğunun 50k’lık güçlü ordu, çevredeki ülkelerin sayısız istilalarına karşı direniyordu.

Bundan dolayı vatandaşlar tarafından çok fazla seviliyorlardı. Her ne kadar Zhou Weiqing çok genç görünse de üniformanın içerisinde hala çok zeki gözüküyordu.

Zhou  Weiqing sordu “Sen buranın patronu musun?”

“Evet, ben buranın patronuyum. Bizim dükkanımız çok geniş olmayabilir ama Cennetsel Yay şehri içinde eskilerden kalma bir markayız ve iyi bir ünümüz vardır. Her ne emretmek isterseniz, ülkemizi savunduğunuzdan dolayı size bir indirim yapacağım.”

Zhou Weiqing sırıttı ve başındaki şapkayı çıkardı ve kafasını kaldırdı, patrona doğru yaklaşıp gizemli bir şekilde fısıldamadan önce dikkatli bir şekilde pencereye baktı: ”Patron, Ben ordudaki 5. Alay’ın 3. Okçu taburundanım. Ben aslında birşeyin dövülmesi için tabur komutanımdan aldığım gizli bir görev için buradayım. Eğer verilen işi düzgün yaparsan, söylemeye bile gerek yok ödüllendirileceksin.”

Patron bir an için tereddüt etti, olanları değerlendirmek için Zhou  Weiqing’e doğru baktı. Her ne kadar bu okçu çok genç görünse de, bir dolandırıcıya benzemeyen dürüst bir yüze sahipti.

[ÇN: Ah be amcam asıl böylelerinden kıllanacaksın :d ]

Zhou Weiqing düşük bir sesle devam etti: ”Bizim 3. Taburumuzu bilmiyor musun? Ama merak etme tabur komutanımızdan bahsettiğim zaman sen anlayacaksın; bizim komutanımız imparatorluğumuzun en güzeli olan Viskont Shanggong Bing’er’in ta kendisidir. Sen istiyosan etrafa sormaya gidip kendin kontrol edebilirsin.”

Shanggong Bing’er ismini duyması üzerine, patronun hemen gözleri parladı, ”Subayım, Viskont Shanggong Bing’er ne dövmemi istedi?” İmparatorluktaki halk tabakası için Shanggong Bing’er bir efsaneydi. Sonuçta o da halk tabakasından doğma biriydi ve o Halkın Tanrıçası olarak bilinirdi.

Kuşkusuz patron herhangi birinin onun adını, birisini aldatmak için kullanacağını asla düşünmemişti.

Yoksa eğer birisi buna cüret ederse, o kişi herkes tarafından hor görülüp reddedilirdi. Patron bunları düşünüyordu ama önündeki kişinin de bir Viskont olduğunu nasıl bilebilirdi ki.

Eğer Shanggong Bing’er, Zhou Weiqing’in gerçektende onun adını kullanarak çıkar sağladığı öğrense, kim bilir belki de onu hadım ederdi.

Zhou Weiqing dedi: ” Benim bir şey oluşturmak için son derece dayanıklı, güçlü ama hafif metale  ihtiyacım var ve bunun acelesi var, bugün içinde elimde olması gerekiyor. Para sorun değil ama hemen halledilmesi gerekiyor.”  Bunları söyledikten sonra altın coin lerini çıkardı ve masanın üzerine koydu.

Her ne kadar Zhou Weiqing küçüklükten beri enerjiyi geliştirmekten yoksun olsa da, onun düşünceleri kesinlikle kendi yaşındakilere oranla daha daha oyunbaz ve kurnazdı. Shanggong Bing’er ismini kullanmasının nedeni işleri daha hızlıya getirip bugün içerisinde halledilmesini sağlamak içndi.

Patron hemen onaylarcasına başını salladı ve dedi: ”Sorun değil, Biz Ateş cevheri ustası tarafından arıtılmış olan değerli bir titanyum alaşımına sahibiz. Her ne kadar ücreti yüksek olsa da senin isteklerine mükemmel bir şekilde uyuyor. Alaşımın her kg’ı yaklaşık 10 altın coin fiyatında ama bu madem Viskont Shanggong Bing’er için, sana bunu kg başına 7 altın coine vereceğim. Nasıl, uygun mudur?” Zhou Weiqing altınları çıkarır çıkarmaz patron onun dediklerine inanmıştı.

Titanyım alaşımı kelimelerini duyduğunda,Zhou Weiqing’in gözleri parladı. Bu metali daha önce duymuştu, babası titanyum alaşımından bir zırh oluşturmuştu. Bu son derece sert ve dayanıklıydı ama bir o kadar da narin ve manevra yapmak için hafifti. Bu ekipman oluşturmak için en iyi malzemelerden biri olarak görülürdü. Bundan dolayı Zhou Weiqing aşırı sevindi ve hemen cevap verdi, ”Mükemmel, budur, bunun dövülmesini istiyorum.” Bunu söyler söylemez, Zhou Weiqing şapkasını patrona uzattı.

Patronun bir an kafası karıştı, ”Bu okçular için olan şapka değil mi?”

Zhou Weiqing onaylarcasına başını salladı ve dedi: ”Aynen, biz senin bu şapkanın dövülmesini istiyoruz. Sadece düşün, savaş alanında biz,okçuların çoğunlukla karşılaştığı tehlike düşman oklarıdır. Eğer titanyum alaşımından yapılmış bir şapka olursa, düşmanların öldürmek için yolladığı oklar, bize zarar veremezler. Dahası, ben ince tuvalden yapılmış bir sapın, şapkanın içine oluşturulmasını istiyorum. Bu şekilde, bunu ayrıca bir kalkan gibi elimde de tutabileceğim.”

Zhou Weiqing’in açıklamalarını duyunca, patron planın olabilirliğini düşününce çok etkilenmişti.Ancak titanyum alaşımı çok nadir ve pahalıydı. Tüm okçular için bu nasıl mümkün olabilirdi ki?

Aslında, Zhou Weiqing uzun bir zamandır böyle bir fikre sahipti. Geçmişte ne zaman evde sıkılsa, o bazen aklına gelen böyle garip çılgın fikirlerle zamanını geçirirdi. Önceden, orduya katılmak için başvurduğu zamanda manga lideri ona okçuların en güvenli birim olduğunu söylediğinde Zhou Weiqing bunun tam bir saçmalık olduğunu biliyordu.

Amiral Zhou’nun oğlu olarak, , özellikle en yüksek ciro oranlarından birine sahip olan Cennetsel Yay imparatorluğunda okçu biriminin tehlikeleri hakkında nasıl bir bilgisi olmazdı ki.  Okçuların hasar verme kapasitesi çok yüksek olmasından dolayı, düşmanlar tarafından sıkça taciz edilirlerdi. Savaş alanında, Ateş ile okçu birimlerinin değişimi oldukça yaygındı.

Zhou Weiqing’in bunları bilmesine rağmen yine de okçu birimine katılmak istemesinin tek nedeni, onun güvenliğini arttıracak bir takım düşüncelere sahip olmasından kaynaklanıyordu ve ayrıca itiş kakış içinde yakından çatışmak istemiyordu.

O, 11 yaşından beridir okçu şapkasından bir kalkan yapmak gibi bir fikre sahipti. Savaş alanında bunu kullanması son derece kolaydı, düşman tarafından ateş altından olduğu vakit, o sadece çömelecek ve şapkasını kullanarak çok büyük bir ihtimalle düşmandan gelen tüm okları bloklayacaktı. Tabikide böyle bir fikir halktan birinin düşünmesi için kolay değildi, sadece Zhou Weiqing gibi doğuştan ölümden korkan ve kafası sinsiliğe/kurnazlığa çalışan birinin düşünebileceği birşeydi.

O zamanlarda, bu fikrini babasına söylemek istemişti ama ne zaman babasının katı suratına baksa o sadece konuşamıyordu. Kim bilir belki babası onun fikrini onaylayacaktı ya da reddedecekti ama sonuçta ordudaki tüm okçulara  titanyum alaşımından şapka yapmak imkansızdı.

“Saygı duyuyorum! Bu Lord Viskont’un fikri olmalı. Ne kadar da yaratıcı! Tamamdır, biz bu işi alacağız. Herkesi bir araya toplar ve bu akşama kadar bitirilmesini sağlarım. Ayrıca ben senden sadece malzemelerin parasını alacağım. Bu da titanyum alaşımının kg’ı başına yaklaşık 6 altın coindir.”

İndirime ihtiyacın yokmuş gibi sorular sormak ve onun sana otomatik olarak bir indirim yapmasını sağlar. Bu birisini kaldırmak için çok iyi bir yoldur. Zhou Weiqing kendinden oldukça gurur duyuyordu. Patronun böyle bir  kurnaz fikri Shanggong Bing’er’in bulduğunu düşünmesi Zhou Weiqing’in fazla umrunda olmadı. Sonuçta, onun mottosu(ilkesi): ‘önce güvenlik’ idi.

“Patron, hiç titanyum alaşımından yapılmış olan bir bitmiş ürünün var mı? Savunma icin olan tercihimdir.” Zhou Weiqing daha önce kg başı 6 altın coine titanyum alaşımının alınabileceğini hiç duymamıştı, normalinde kg başına 10-12 altın coin ederdi. Gelecekte savaş alanında olacağı düşünülürse, olabildiğince hazırlıklı olmak istiyordu.

“Sen doğru adam sordun. Cennetsel yaratık olan Magic Tenacious Snake(Büyülü Yapışkan Yılan)’ın kas sinirlerinin birleşmesiyle oluşan titanyum alaşımından yapılmış bir takım iç zırha sahibim. Bu hafif ama son derece dayanıklı, okçular için kesinlikle yeterlidir.” Bunları söyledikten sonra, patron odanın arkasındaki köşeye gitti ve gümüş parlaklığında bir iç zırhı aldı.

Zhou Weiqing onu avuçladı ve açmak için salladı. Bu  yarı-vücut bir zırhtı, vücudunun üst tarafını kollarıyla birlikte korumaya yeterdi. Bu son derece hafifti, 2kg dan düşük ağırlığı vardı, bu titanyum alaşımının faydasıydı.

Zhou Weiqing böyle bir parçayı gördüğü için adeta sevinçten havalara uçtu,”Harika, bu mükemmel. Bunu istiyorum. Bu 1 kgdan biraz daha ağır görünüyor ama endişelenme senin sıkıntı çekmeni istemiyorum. Bu yüzden bunu 2kg olarak farzedip sana 12 altın coin vereceğim. Buyur!” Bunu söylediği gibi Zhou Weiqing 12 altın coin avuçladı ve hızlı bir şekilde masanın üzerine bıraktı.

Yorum Yap "Hjc 3.3"