Tankların Tarihi Günceli

Hjc 3.1

Eylül 28, 2016

Önceki BölümTanıtım | Sonraki Bölüm


ÇEVIRI IÇIN HASIRWARA, DÜZENLEME IÇIN 1GHOSTDREAMER, KONTROL, EDIT IÇIN 1GHOSTDREAMER ARKADAŞIMIZA TEŞEKKÜRLER. KEYIFLI OKUMALAR…


Zhou Weiqing, Shanggong Bing’er’i sadece bir kere görmüştü, ve bu da onun ödül töreni günündeydi. Sınırsız Anakarada ki ülkeler, asiller için çok benzer ünvanlara sahipti.

Düşükten yükseğe doğru asillik sırasının 6 ünvanı vardı.

Lord → Baron → Viskont → Kont → Marki* → Dük

ÇN: [* Marki: Bazı Batı devletlerinde kont ile dük arasındaki bir soyluluk unvanı.]

Tabi ki, farklı ülkeler için çeşitli asillik ünvanları, güç ile doğru orantılıydı. Gücü olan daha yüksek bir ünvana sahip oluyordu.

Shanggong Bing’er sıradan bir ailenin çocuğuydu ama 12 yaşında Lord ünvanıyla ödüllendirildi.13 yaşında Baron ünvanına sahip oldu. Bu yıl o 15 yaşındaydı ve Zhou Weiqing’den 2 yaş büyüktü ama onun asillik ünvanı Zhou Weiqing ile aynı olan Viskont’a yükseltirmişti. Ancak karşılaştırırsak, Shanggong Bing’er bu ünvanı sadece kendi başına kazanmıştı, Zhou Weiqing gibi  babası sayesinde değildi. Prenses Difuya kraliyet ailesinin yükselen bir yıldızı olarak düşünülse bile Shanggong Bing’er ile karşılaştırıldığında sönük kalıyordu.

ÇN : [Kızımız pırlanta okey anladık da, bu yazar daha güzel bir bulamamış mı buna. Shanggong Bing’er ne ya. Hızlı olayım derken yanlış yazmamak için sürekli copy/paste yapmaktan sıkıldım şimdiden ☹ ]

Her ne kadar Shanggong Bing’er prensesten bir yaş küçük olsa da, daha şimdiden 2 Güç cevherini ele geçirmişti . Dahası Hem elementsel hem de fiziksel cevhere sahipti. 12 yaşındayken, Shanggong Bing’er çoktan Cennetsel enerjisini 3.seviyesine kadar geliştirmeyi başarmış, Cennetsel Cevher olarak bilinen ikiz güç cevherlerini uyandırmıştı. İkiz güç cevherlerinin uyandırılması çok ama çok nadir görülürdü.

Özellikle Cennetsel Yay İmparatorluğu gibi küçük bir ülkede görülme olasılığını dürüstçe söylemek gerekirse tam bir içler acısıydı. İşte bu yüzden Shanggong Bing’ere bu genç yaşta Viskont ünvanı verilmişti.

Shanggong Bing’er aslında imparatorlukta Cennetsel Cevher ustası olan 2. Kişiydi. İmparatorlukta Cennetsel cevher ustası olan ilk kişi Zhou Weiqing’in babası Amiral Zhou’ydu.

Her ne kadar Zhou Weiqing’in babası Cennetsel Cevher ustası olsa da, bu sınıf hala Zhou Weiqing’in kalbinde bir gizemdi.

O küçüklüğünden beri damarları tıkalıydı, Amiral Zhou onu kaale almaz onunla asla Cennetsel cevher ustalığıyla ilgili hiçbir şey konuşmazdı. Zhou Weiqing’in yüzeysel olarak bildiği tek şey, Cennetsel cevher ustalarının, fiziksel ve elementsel cevher ustasının birleşmişi gibi görünüyor olduğuydu.

Ancak, çok benzerlikleri olduğu kadar aslında enerjiyi geliştirme konusunda oldukça bazı farklılıkları da vardı.

Cennetsel cevher ustalarının bir üst seviyeye geçme konusunda, görünüş ve cevherin yetenekleri bakımından aslında bazı yollardan fiziksel ve elementel ustalara göre farklılardı.

Ancak Zhou Weiqing bu farklılıkların ne olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu, onun bildiği tek şey, Cennetsel cevher ustalarının diğerlerine oranla gerçek bir güce sahip olduğuydu. Birçok kere kendinin cennetsel cevher ustası olduğunu hayal eder,mutlu olurdu.

Zhou Weiging’in Shanggong Bing’eri gördüğü önceden sadece bir kere görmüştü. O gün, Shanggong Bing’erin Viskont ünvanını aldığı gündü.  Viskont ünvanı Shanggong Bing’ere veren kişi İmparatorun kendisiydi. O zamanlar, Amiral Zhou onu tören alayını görmesi için beraberinde getirmişti. Bundan dolayı o, tek bakışta imparatorluğun en güzelini, Shanggong Bing’er’i tanımış olsa da Shanggong Bing’er onu tanımamıştı.

Ne yazık ki, bu güzelin şu anki yüz ifadesi oldukça çirkindi, onun mükemmel özellikleri buz gibi soğuk, kaşları öfkeyle çatılmıştı ve ellerini göğsünü korur pozisyonunda tutuyordu.

Şuan da , Shanggong Bing’erin morali oldukça bozuktu. O, karargahtan dışarı gitmek isterken bir genç,  dikkatsizce perdeyi çektiğinde onun hassas alanlarını avuçlamıştı.

Aslında, küçüklüğünden itibaren hiçbir erkek daha önce vücudunun hiçbir yerine dokunmamıştı. O babasının kim olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu, sadece annesi tarafından yetiştirilmişti.

Gerçekte, eğer kendini refleks olarak korumaya çalışmasaydı o, göğsünü avuçladığında Zhou Weiqing’e karşı çok daha güçlü bir şekilde tekme atardı.

Zhou Weiqing de bu noktada gerçekliğe geri döndü, ve önceki okçunun kelimelerini hatırladı ve bu durumla ilişkilendirdi. O farkına vardı ki, önündeki bu güzellik açıkça onun üstün subayı olan 3. taburun komutanıydı.

Ayrıca Shanggong Bing’erin yüzüne ve hareketlerine baktığında, daha önceden nereyi avuçladığını da çok iyi anlamıştı.

Daha önceden Yıldız ormanında, prenses Difuya’ nın sırtını sadece çıplak gördüğü için oldukça heyecanlanmıştı.

Şimdi ise o, Shanggong Bing’erin göğsünü avuçlamıştı.

Bu onun şanslı günü olabilir miydi? Bu kısa zaman aralığında Zhou Weiqing, tüm imparatorluktaki en ünlü 2 genç kız ile ‘belirsiz’ bir ilişki yaşamıştı.

Daha evvel nereyi tuttuğunu düşününce… Pooh bir kez daha burun deliklerinden kan fışkırmıştı. Her ne kadar yüzünde dürüst bir ifade olsa da, bu burun kanaması şuan kirli düşünceler içinde olduğunu ele vermişti.

ÇN: [Hadi yine iyisin la kerata, bu sefer en azından dokundun :D]

“Kimsin sen?” Zhou Weiqing’in burun kanamasını gördüğünde Shanggong Bing’er daha da sinirlenmişti, kılıcını ona doğru doğrulttu ve bağırdı.

“Ah! Bu bir yanlış anlaşılma. Ben yeni askere alındım ve buraya yeni ekipmanlarımı almak için geldim.” Zhou Weiqing hızlıca form’ unu onun önünde gösterdi.

Shanggong Bing’er hızlı bir adımla Zhou Weiqing’e doğru ilerledi ve bakmak için form’u onun elinden aldı. Demin olanların tesadüf eseri olduğunu anladığında yüzü az da olsa yumuşamıştı, ama yine de Zhou Weiqing’e karşı çok sinirliydi.

“Niçin etrafta beceriksizce dolanıyorsun?” qiang sesiyle Shanggong Bing’er kılıcını kılıfına koydu, gözlerindeki öldürme arzusu ortadan kalktı ama ses tonu hala soğuk ve sinirliydi.

Sonuçta hangi kız o şekilde avuçlandıktan sonra öfkesini kontrol altında tutabilir ki.

Zhou Weiqing onun yüzündeki ifadeyi gözlemliyordu ve kalbinin içinde oldukça etkilenmişti. Shanggong Bing’ere baktı, sıradan bir aileden doğduğunu düşününce, geçmişte geçirdiği zorluklar prenses Difuya’ dan fazla olmasına rağmen açıkça belli oluyordu ki onun ahlaki karakteri prensesten çok daha fazla üstündü.

Eğer onun nişanlısı prenses değil de Shanggong Bing’er olsa, bu ne kadar da müthiş olurdu?

ÇN: [Ne üzülüyon be koçum sen bi güçlen onu da alırız sana :D]

“Beni içeriye kadar takip et.” Shanggong Bing’er perdeyi çekti ve tekrardan karargaha girdi.

Zhou Weiqing girmek üzereyken birisi yanına geldi. Bu kişi, Shanggong Bing’erin demin karargahtan çıkarken onu takip eden erkek bir askerdi. Vücudun hayati noktaları hafif zırh ile kaplanmıştı ve üzerinde sarı bir tüy bulunan şapka takıyordu. Bu bir Bölük liderinin işaretiydi. Öncesinde Zhou Weiqing’in tüm ilgisi Shanggong Bing’er üzerinde olduğundan onu varlığını fark etmemişti.

Sivrisineğin vızıltısı şiddetinde yumuşak bir ses duyuldu :”Hey genç, nasıl bir histi?”

Zhou Weiqing son derece sinsi aynı zamanda içten bir şekilde düşünmeden yüksek sesle övdü:” Tabur komutanı’nın göğüs kasları kötü değil.”

Bölük lideri onunla sadece takılıyordu, biraz kıskançlık duyuyordu ama o, bu küçük serserinin gerçekten de yüksek bir sesle ona karşılık vereceğini düşünmemişti. Zhou Weiqing’in cevabına bakınca, o sadece tek bir şey düşündü : Ne kadar da korkusuz.

Soğuk bir ışık aniden belirdi ve Zhou Weiqing bir ürperti hissetti aniden önündeki perde ikiye ayrıldı. Önünde kapı aralığında ellerdeki titreyen kılıcıyla Shanggong Bing’er, Zhou Weiqing’e doğru soğuk bir şekilde baktı: “Eh, Tabur komutanın, çok özür dilerim, ben hatalıydım.” ”Eğer daha fazla saçmalamaya devam edersen, seni hadım yapacağıma emin olabilirsin.”

Zhou Weiqing aslında demin söylediği sözler ağzından çıktığı anda pişman olmuştu, sonuçta yüksek bir sesle söylemişti ve Shanggong Bing’er de bu kelimeleri duyacak kadar yakındaydı. Bu yüzden hatasını hemen kabul etti ve yüzünde özür dileyen bir gülümseme vardı.

Shanggong Bing’er karargahın içine doğru geri dönmeden önce sinirli bir ‘hmph’ verdi.

Bölük lideri bu yaşananları görünce, hızlıca kaçmadan önce Zhou Weiqing’e tam  not verdi. Her ne kadar Shanggong  Bing’er iyi niyetli ve çok iyi bir mizaca sahip olsa da dövüş başladığı anda kesinlikle herkesten daha cesur oluyordu. Bu yüzden o, Shanggong Bing’erin sinirini kendisinden çıkarmasını istemiyordu.


Yorum Yap "Hjc 3.1"